çekme ile cümle
çekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Halat çekme: Yarışmacılar birbirlerine karşı teke tek halat çekerler.Αντικρυστά εννοούμε πως οι χορευτές χορεύουν ο ένας απέναντι από τον άλλο.
Bu kuvvet çekme itme veya aradaki doğruya dik yönde olabilir.Μπορεί να είναι προσανατολισμένη στο έδαφος και/ή να προσανατολίζεται στη δύναμη.
IV. Konstantinos bunu bastırmakta çok zorluk çekmedi.Άλλωστε, ο Κωνσταντίνος δεν έκανε καμία προσπάθεια να το αποφύγει.
Bu başarısı ona büyük bütçeli Uykusuz ve Prestij filmlerini çekme fırsatı verdi.Μέσα στη βραχύβια δράση της, κατάφερε να βγάλει μερικές βραβευμένες και αξιομνημόνευτες ταινίες.
Yöre, katedralleriyle dikkat çekmektedir.Στην πόλη δεσπόζει ο καθεδρικός ναός της.
Daha sonraki yıllarında Parkinson hastalığından da acı çekmeye başlamıştır.Στα τελευταία χρόνια της ζωής της, υπέφερε και από την νόσο του Πάρκινσον.
Fotoğraf çekmeye küçük yaşta başladı.Από νεαρή ηλικία άρχισε να ασχολείται με την φωτογραφία.
Sonrasında oyucuların da ilgisini çekmesi üzerine oluşturuldu.Τότε κτίσθηκε και η ακρόπολή της.
Cep telefonu çekmeye başlamıştır.Το τηλέφωνό μας σταμάτησε να χτυπά.
22 Eylül 2012'de, cezasını çekmek üzere tutuklandı ve Evin Cezaevi'ne nakledildi.Στις 16 Ιουλίου του 2007 συνελήφθη στην οικία της και οδηγήθηκε να δικαστεί στην Ντάκα.
Kısa zamanda hızlanmasıyla dikkat çekmektedir.Ιδιαίτερα εντυπωσιακή είναι η επιτάχυνση σε αυτήν την ταχύτητα μέσα σε ελάχιστο χρόνο.
Ayrıca, mahalle batısında ve güneyinde Çekmeköy ilçesiyle de sınırdaştır.Επίσης, τόσο στα ανατολικά του όσο και στα δυτικά του έχει ανοιχτά μέτωπα.
Yeni Cami, geniş ana mekanı, cemaat yeri revakları ile dikkati çekmektedir.Η Κάπιτολ, η εξαιρετικά προηγμένη μητρόπολη, ασκεί πολιτικό έλεγχο στην υπόλοιπη χώρα.
Liberal görüşleriyle dikkat çekmektedir.Υπήρξε γνωστός για τις φιλελεύθερες θέσεις του.
Edis, ilk şarkısını "muhtemelen ilgi çekmek amacıyla" 10 yaşındayken yazdı.Έγραψε τα πρώτα της τραγούδια σε ηλικία 10 ετών, τα οποίο είχαν ύφος παραμυθιού.
Daha sonra kendi dizilerini çekmeye başladı.Αργότερα, άρχισε να οργανώνει τις δικές της εκστρατείες.
Çekme sırası pot 1 ile başladı ve pot 4 ile bitti.Η καμπύλη ξεκινάει στο σημείο P0 και τελειώνει στο σημείο Pn.
Christoph kadar iyi birini bulamamış olsaydım, Soysuzlar Çetesi'ni çekmeyebilirdim."Μεθυσμένος ή όχι, δεν θα έλεγα αυτά τα πράγματα για τους μουσουλμάνους».
"Hiçbir zorluk çekmeksizin her şeyi zihninin gücüyle yönetir."Η απανθρωπιά τους υπερέβη κάθε φαντασία σκληρότητας».
Her yıl yaklaşık 100.000 ziyaretçi çekmektedir. ^Προσελκύει όλο το χρόνο χιλιάδες επισκέπτες.
Robinson, yeniden Hollywood'a dönüp, filmler çekmeye devam eder.Ο Γουάιλερ επέστρεψε στο Χόλιγουντ κι άρχισε να κάνει προετοιμασίες για την ταινία.
O çekmeceyi kapat.Κλείσε εκείνο το συρτάρι.
Şu çekmeceyi kapat.Κλείσε εκείνο το συρτάρι.
Bu dalma sırasında Batı Anadolu'ya çekme kuvveti uygular.Κατά τη διάρκεια αυτής της κατάδυσης, ασκεί μια δύναμη έλξης στη Δυτική Ανατολία.
Gaga "Provokatif olmak sadece insanların dikkatlerini çekmek için değildir."At provokere handler ikke kun om at få folks opmærksomhed.
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.Hun er vild med at fotografere.
"Uyarlama senaryo çekmek istemezdim"."Vi var ikke ude på at skrive pladekontrakt.
Yıldız kümesinde son 100 milyon yıl içinde oluşmuş sıcak mavi yıldızlar başı çekmektedir.Hoben domineres af varme blå stjerner som er dannet inden for de sidste 100 millioner år.
Peter Jackson ve Fran Walsh, The Hobbit filmini çekmekle 1995 yılında ilgilenmeye başladı.Peter Jackson og Fran Walsh havde interesse i at virkeliggøre Hobbitten allerede i året 1995.
Ardından o da kendi arkadaşları ile kısa filmler çekmeye başladı.Han startede med at lave en række videoer med ham selv og hans venner.
Kadırgalı Eşref - Dinçer Çekmez: Bir psikopattır."Dobbelt-morder: - Jeg er ingen psyko".
Daha sonraki yıllarında Parkinson hastalığından da acı çekmeye başlamıştır.I sine sidste år led hun desuden af Parkinsons sygdom.
Fotoğraf çekmeye 26 yaşında hobi olarak başladı.Man bliver myndig som 33-årig som Hobbit.
1971 - Vietnam Savaşı: Avustralya ve Yeni Zelanda, askerlerini Vietnam'dan çekme kararı aldılar.I 1971 trak Australien og New Zealand deres soldater ud.
Cep telefonları da çekmektedir.Også telefonrelæer har været benyttet.
Bölgenin kendine özgü doğası ve kültürel yapısı, çok sayıda yerli ve yabancı turisti çekmektedir.Rügens specielle natur- og kulturlandskab tiltrækker mange turister.
Cezasını çekmeye Sibirya’ya gönderildi.Lenin blev dømt til strafarbejde i Sibirien.
Yalnızlık çekmektedir.Singlen floppede.
Uzun saçlarıyla dikkat çekmektedir.Han var altid let genkendelig med sit lange hår.
Çöküntüler ve sel yarıkları da dikkati çekmektedir.Halve indsigter og konturerne af et liv tegnes.
Konutlaşmada bu durum özellikle dikkat çekmektedir.Denne adfærd foregår især i skumringen.
Vinç sistemiyle ya da bir uçağın çekmesiyle havalanırlar.De kommer enten via katamaran eller med fly.
Halen cezasını ömrünün sonuna kadar yaşayacağı hücresinde çekmektedir.Straffen blev lagt til hans sluttid i løbet.
Kompleks, güzel ve iyi korunmuş Orta Çağ freskleriyle dikkat çekmektedir.Den har en stor og velbevaret middelalderbykerne.
Disney seriyi filme çekmeyi planlamıştır.Korine havde planer om at arbejde med film.
Özellikle müzik sektöründe ve listelerinde ilgi çekmek isteyenler için tasarlanmıştır.Listen er især beregnet for musikbranchen og dem, der har en interesse i hitlister.
Ara Güler hâlâ fotoğraf çekmektedir.Satrup Herreds våbenbillede er en le.
Reklam sektörüne geçer ve reklam filmleri çekmeye başlar.Hun indtaler og indsynger reklamefilm, og dubber tegnefilm.
İlgi çekmek hoşuna gider.Han elsker at blive lagt mærke til.
Daha sonra ise bu açıklamasını geri çekmeye çalıştı.Nogen dage senere trak hun dette udsagn tilbage.
Elindeki kartların sayı toplamı 17 ve üstünde ise artık kart çekmez.Sædvanligvis skal dealeren hitte indtil summen af hans kort er 17 eller derover.
Çünkü müzenin hedefi çocukların ilgisini çekmektir.Museets formål er at inspirere industrien.
Bu bilim merkezleri her yıl 300 milyonun üzerinde ziyaretçi çekmektedir.Antallet af besøg af disse skibe er op til 300 hver år.
Şöhretleri kraliyetin bile dikkatini çekmeyi başarır.De kongelige lysthuse inspirerede også adelen.
Tarkovski filmi siyah-beyaz çekmeyi tercih etmiştir.Reiniger foretrakk å arbeide med svart/hvitt-filmer.
Yıldız kümesinde son 100 milyon yıl içinde oluşmuş sıcak mavi yıldızlar başı çekmektedir.Stjernehopen er dominert av varme blå stjerner, som er blitt dannet i de siste 100 millioner år.
Böylece medyanın dikkatini çekmek zapin kendisinden daha önemli oldu.Oppmerksomheten fra media gjorde henne enda mer kjent.
Tanrısal tabiatı acı çekmemiştir.Gudinnens straff uteble ikke.
Albüm, pek dikkat çekmedi.Albumet vakte svært liten oppmerksomhet.
Kesimleri görünmez, dikkat çekmeyen yapmak için çok çaba harcanır.Desperat ønske om å være usynlig.
İlgili Sayfalar