çekme ile cümle
çekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yakında bulunan birliklerin üniformalarını da, bölgede dikkat çekmemek ve tanınmamak için giyerler.Nemsokára polgárháborús egyenruhába öltözött katonák táborába botlik, akik azonban nem vesznek róla tudomást.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Mindenekelőtt hozzá kell szoknia az új körülményekhez.
Son zamanlarda, bu yöntem çeşitli nedenlerden dolayı tepki çekmektedir.Mindenesetre sokféle embert vonz ez a mozgalom, különféle okoknál fogva.
En sevdiği şey ise insanları çekmek.Kedvenc szórakozása a többiek szívatása.
Yılan : Yılan Bir Kişilik Sorunu Çekmektedir.Monk: A kígyó üti a magasságot.
Bu bölümde Freud dikkatleri rüyaların kendi yargı mekanizmaları olmadığına çekmektedir.Freud szerint ezek az álmok nem állnak az örömelv irányítása alatt.
Orhan Bekir Bey' den intikam alacağı günü iple çekmektedir.A tárgyaláson megalázott Bob Ewell bosszúra készül.
Çekme gerilmesi malzemenin çekmeye karşı gösterdiği dirençtir.Húzószilárdság A húzással szembeni ellenállás.
1997 yılına kadar Asya, gelişmekte olan ülkelere akan sermayenin neredeyse yarısına yakınını çekmekteydi.Vuoteen 1997 asti Aasia houkutteli lähes puolet kehitysmaihin virranneesta pääomasta.
Nate onu çekmemeye karar verir ve Jibanyan ve Fısıltı'nın onun için çekmesini ister, ama boşuna.Nate päättää pyytää Jibanyania ja Whisperiä vetämään korkin, mutta turhaan.
Dionysus da kürek çekmeye yardım etmeye mecbur edilir.Dionysos puolestaan joutuu auttamaan soutamisessa.
Bunun ardından gemi, yakınlarda bulunan diğer gemilerin dikkatini çekmek için işaret fişekleri atmaya başlar.Alukselta aletaan ampua ilotulituksia, lähellä olevien laivojen huomion herättääkseen.
Uzun saçlarıyla dikkat çekmektedir.Hänet tunnetaan pitkistä hiuksistaan.
Halen, Kaliforniya, Corcoran'da yer alan eyalet hapishanesinde müebbet hapis cezasını çekmektedir.California State Prison, Corcoran -vankila sijaitsee kaupungissa.
Müthiş hızıyla dikkat çekmektedir.Hänet tunnetaan poikkeuksellisesta nopeudestaan.
İster Şeytana ister Tanrıya inansınlar onlar kendilerini geri çekme nedenleridir."God... damn you all to hell!» »Jumalan tähden, olen palannut kotiin...
Charlie uyuşturucu kullanmadığı için acı çekmektedir.Charlie alkaa käyttää huumeita.
NATO'nun kara güçlerini çekmesi sonrası Taliban, Afgan güvenlik güçlerine saldırmaya devam etmiştir.Kun talibanien valta romahtaa, he palaavat Afganistaniin.
İngiliz oyuncu Billie Piper'a olan benzerliğiyle dikkat çekmektedir.Hahmoa näyttelee brittiläinen näyttelijä Billie Piper.
Ateşleme için çanta dışındaki pimi çekmek yeterli oluyordu.Paukkupatruunan ruuti riitti sen laukaisemiseen.
Konuşma ve hareket zorluğu çekmektedir.Liikkuminen ja puhuminen tuottivat hänellä suuria vaikeuksia.
Aynı anda itip çekmek de mümkün değildir.Nappula ei myöskään voi vetää ja työntää samanaikaisesti.
Bazen balıkları çekmek için su yüzüne yiyecek atarlar.Toisinaan se kuitenkin voi pyydystää kaloja uimalla vedessä.
Tragedya kahramanları günahlarından dolayı vicdan azabı çekmezlerdi.Tilannetta ei muiden lentäjien kaunan vuoksi haluttukaan uskoa ...
Ama elektrikli asansörlerin çoğu artık çekmeli tiptedir.Nykyaikaisten hissien tarraimet ovat useimmin luisutarraimia.
Onu kendi tarafına çekmeye çalışır.Ajaako hän tällöin oman partansa?
Yanlış anlama ve acı çekme de yok”.Hänessä ei ollut katkeruutta eikä halveksuntaa."
Halbuki bu iki garantici de Dördüncü Haçlı Seferi'nin idaresine baş çekmekteydiler.Molemmat Ferrarit keskeyttivät kilpailun neljänneltä sijalta.
Hayvanat bahçesi ve onun akvaryumu, 2007 yılında 3,2 milyon ziyaretçi çekmeyi başarmıştır.Vuonna 2007 huvipuisto saavutti kävijäennätyksensä 3,4 miljoonalla vuosittaisella vierailijalla.
Albüm, pek dikkat çekmedi.Albumi jäi kohtuullisen vähälle huomiolle.
Şehir halkı açlıktan büyük zorluk çekmeye başladı.Lopulta kaupungin puolustus murtui erittäin kovan nälänhädän takia.
Kadırgalı Eşref - Dinçer Çekmez: Bir psikopattır.(Kuva montaasista) Ei aihetta pelkoon - hän on kasvissyöjä!
Guançeler ölülerini mumyalanmış olmaları ilgi çekmektedir.Aleutit joskus muumioivat vainajansa.
Jackson, arkadaşlarını topladı ve bir film çekmeye başladı.Jackson tuotti elokuvat ja osallistui niiden käsikirjoittamiseen.
Şarkı güçlü sosyal mesajıyla dikkat çekmektedir.Musiikki muistuttaa kansanmusiikkia, ja siinä on voimakas yhteiskunnallinen sanoma.
Kelime manası, kendini tutmak, bir şeyden el çekmektir.Sanonta jäädä käpälälautaan tarkoittaa kiikkiin eli kiinni jäämistä jostakin teosta.
Ülkede yaşayan insanların sayısı beş milyon civarındadır ve işgücü eksikliği çekmektedir.Asukkaita oli vajaat viisi miljoonaa ja työttömyys oli varsin vähäistä.
Günümüzde hentbol özellikle Avrupa kıtasında büyük ilgi çekmektedir.Nykyisin sisähockeyta pelataan kilpalajina varsinkin Keski-Euroopassa.
Aracaju tropik ormanlar içinde bulunmakta ve bu nedenle yükssek yağış çekmektedir.Trooppinen sademetsä sijaitsee matalapainevyöhykkeellä ja sen takia siellä sataa runsaasti.
Yazılanlar okuyucunun ilgisini çekmelidir.Kirjoittajan innostus vie kuitenkin lukijan mukanaan.
1994'te, şirketin merkezi Çekmeköy'deki tesislere taşındı.Vuonna 1992 yrityksen pääkonttori siirrettiin Taiwanin Taipeihin.
Cezasını çekmeye Sibirya’ya gönderildi.Hänet lähetettiin Itä-Siperiaan suorittamaan rangaistustaan.
İnternette "Yasak video" adlı bir video ilgi çekmeye başlar.Videon on sanottu olevan yksi ilmentymä ”väärin kuultujen” lauluvideoiden internet-ilmiöstä.
Kesimleri görünmez, dikkat çekmeyen yapmak için çok çaba harcanır.Näin se pyrkii näyttämään hyvin kapealta ja olemaan lähes näkymätön.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Se on myös turistien suosiossa.
Ne var ki, Pan Afrikan Kongresi eylemi on gün öne çekmek istemiştir.Texasin kongressi oli hyväksynyt osavaltioksi tulemisen yhdeksän kuukautta aikaisemmin.
Her yıl yaklaşık 100.000 ziyaretçi çekmektedir. ^Paikalla käy noin 100 000 vierailijaa vuosittain.
Brookers, 9 yaşından beri video çekmektedir.Sanders on näytellyt televisiosarjoissa 9-vuotiaasta asti.
En az altmış üyesi olduğu düşünülmekte ve Ülker yıldız kümesine benzerliğiyle dikkati çekmektedir.Tähtiä joukossa on ainakin 60, ja se muistuttaa kooltaan ja iältään hyvin paljon Seulasia.
2012 yılından beri eğlence ve oyun içerikli videolar çekmektedir.Tammikuusta 2010 alkaen pelin keskusteluja ja siihen ladattuja videoita on valvottu jatkuvasti.
Böylece medyanın dikkatini çekmek zapin kendisinden daha önemli oldu.Nyt murhaajan paljastaminen on entistäkin tärkeämpää.
Öncelikle, her şeyden elini eteğini çekmek gerekliydi.Oli tärkeää käyttää kaikki, mitä saatiin käsiin.
Bu albümde sebzeler dünyasına dikkat çekmek istedi.Tämä artikkeli käsittelee Audioslaven albumia.
Fotoğraf çekmek istiyorum.Haluan ottaa valokuvia.
Resmi devlet ziyaretleri için, ziyaret yerinde genel göndere çekme tavsiye edilebilir.Virallisten valtiovierailujen vuoksi voidaan suosittaa vierailupaikkakunnalla yleistä liputusta.
Bu günlerde, devlet kurumları ve kurumlarının yasalar gereği bayrağı göndere çekmesi gerekiyor.Näinä päivinä valtion virastot ja laitokset on lailla velvoitettu liputtamaan.
Yine 1992 yılında dünyanın bu konuya dikkatini çekmek için Paris'te uluslararası bir toplantı düzenlendi.Έγινε διεθνής συνάντηση, επίσης, το 1992 στο Παρίσι ώστε να δημοσιοποιηθεί το θέμα και να αναληφθεί δράση.
Boş zamanlarında Kung Fu pratikleri yapmayı, seyahat etmeyi ve fotoğraf çekmeyi seviyor.Του αρέσει να βλέπει τα τρένα να περνούν και να κάνει όνειρα.
Dahası, Dünya'da atmosferin bileşiminin de fiilen sabit kaldığına dikkat çekmektedir. ^ Bkz.Επιπρόσθετα, παρατήρησε, η ατμοσφαιρική σύσταση της Γης είναι σταθερή.
Şehir Brezilya'nın diğer bölgelerinden de göçmen çekmektedir.Η πόλη επίσης, στεγάζει μετανάστες από διάφορα μέρη της Τανζανίας.
İlgili Sayfalar