çekme ile cümle

çekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Arabasının benzini bitince, arabadan iner ve otostop çekmeye başlar.Se tudo der certo, você vai sentir o carro colando no chão e acelerando.
Yarış tüm dünyadan bisikletçilerin ilgisini çekmektedir.A corrida atrai corredores de todo o mundo.
Daha sonra Moskova nükleer füzeleri çekme kararı alır.Por isso, a África do Sul desenvolveu sua própria linha de mísseis.
Şarkıdaki sözler ayrıca kameraların ilgisini çekmek ve ün kazanmak gibi konulara da değinir.As letras também retratam o desejo de capturar a atenção da câmera, bem como alcançar a fama.
Şarkı güçlü sosyal mesajıyla dikkat çekmektedir.A canção é conhecida pelo seu efeito profundo sobre a sociedade.
Şarkıyı duyduğumda çekmem gereken şeyin bu olduğunu düşündüm."Só estou cantando, porque é o que eu sei fazer."
Gerekçe olarak ise “Artık fazla kaslı ve erkeksi olduğunu, eskisi gibi ilgi çekmediğini” belirtti."Ele disse que sempre gostou de ser notório e não famoso".
1998 yılında Channel 4'ün sitkomu Spaced dizisini çekmeye başladı.Em 1998, aproximava-se o lançamento dos chassis de ônibus série 4 da Scania.
Yöre, katedralleriyle dikkat çekmektedir.O centro da cidade está dominado pela Catedral de Strängnäs.
Bu yöntemler çekme, taşıma ya da basitçe araca havada yakıt ikmali yaparak elde edilir.A circulação e a troca de gases são provavelmente realizadas por difusão simples.
Ameliyat başarılı geçer; fakat Schuldiner ailesi maddi güçlükler çekmektedir.A cirurgia é bem sucedida, e Homer realiza uma recuperação completa.
Albüm, grubun 1998 Japonya turnesine ilgi çekme amacıyla, Japonya pazarı için çıkarılmıştır.Este EP foi lançado com vista à promoção da torné ao Japão em Janeiro de 1998.
Bütün telefon şebekeleri 3G çekmektedir.Expensas dos telemóveis 3G.
Bilahare ses sanatçılarının kliplerini çekmeye başladı.Ao longe soam os cânticos dos sacerdotes.
Üniversitesinin dünyanın dört bir yanından öğrenci çekmesini hedefliyordu.O objectivo era seleccionar os quatro alunos que serão eliminados do programa.
Bu CPU ve hafıza hızı arasının açılmasına dikkat çekmek için söylenmiştir.Ela indica a unidade de transferência entre a CPU e memória principal.
Albüm, pek dikkat çekmedi.O álbum não teve repercussão muito grande.
Grup artiyi tekrar eski geleneksel siyasi hattına çekmeye çalışacaktır.Ele queria que a banda voltasse a seu som clássico.
Unity, oyunları birden fazla platformda hedefleyebilme özelliğiyle dikkat çekmektedir.A Unity é notável por sua capacidade de direcionar jogos para múltiplas plataformas.
Bu örneklerin arasında iki tane başlıcası dikkat çekmektedir.Dentre as quais duas se destacam.
Genellikle video klipler ve reklamlar çekmektedir.Geralmente são cadastros e publicações pagas.
Yalnızlık çekmektedir.A Solidão.
Pamphylia Küçük Asya'nın dikkat çekmeyen bir lehçesidir ve genelde herhangi bir bölümde değildir.O panfílio é um dialeto marginal falado na Ásia Menor e costuma ser deixado fora das categorias.
Amelia kurayı çekmeye ve kurayı kazanın ismini açıklamaya zorlanır: kazanan Renato'dur.Het is Amelia die de naam van de winnaar moet trekken – Renato.
Riccardo'yu kim öldüreceğine tespit etmek için aralarında bir kura çekmeye karar verirler.Zij trekken strootjes om te beslissen wie Riccardo zal vermoorden.
Ameliyat başarılı geçer; fakat Schuldiner ailesi maddi güçlükler çekmektedir.De operatie was een succes, maar de familie Schuldiner kwam in financiële problemen.
1997 yılına kadar Asya, gelişmekte olan ülkelere akan sermayenin neredeyse yarısına yakınını çekmekteydi.Tot 1997 werd door Azië bijna de helft van de totale kapitaalinvoer van ontwikkelingslanden aangetrokken.
Hafif endüstri şeker ve rom imalatı ile dikkati çekmektedir.De lichte industrie wordt gekenmerkt door suiker- en rumfabricage.
Fotoğraf çekmeye 26 yaşında hobi olarak başladı.Zo komt ze op het idee een tweede leven te beginnen als 26-jarige.
Çünkü müzenin hedefi çocukların ilgisini çekmektir.Het museum richt zich nadrukkelijk ook op kinderen.
17 Ekim 1931’de, Capone 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve cezasını çekmeye 1932’de başladı.Op 17 oktober 1931 werd Capone tot elf jaar gevangenisstraf veroordeeld.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Ook vervaardigde hij beelden van vrouwenfiguren.
Seyircisinin de ilgisini çekmedi.Het publiek was niet geïnteresseerd.
İnternette "Yasak video" adlı bir video ilgi çekmeye başlar.Op het internet circuleert het filmpje onder het predicaat "banned cartoon".
Orfe çok üzüntülü yas çekmektedir.Wolf moet vreselijk verdriet verwerken.
Disney seriyi filme çekmeyi planlamıştır.Disney heeft de verfilming op zich genomen.
Onu bilenler onun çok kolayca taktikler bulup hiç zorluk çekmeden bunları uygulandığını belirtmişlerdir.Zij die hem kenden en van hem hielden zullen hem missen."
İlin bu nitellikleri her yıl çok sayıda turisti ilde bulunan olağandan değişik doğa niteliklerine çekmektedir.Jaarlijks bezoekt menig toerist deze bezienswaardigheden van grote historische waarde.
Spielberg, Dante'ye Gremlinler filmini çekmesini teklif etti.Spielberg vroeg hem om Gremlins te regisseren.
Orada dikkati çekmezdim.Ik kon niet rechtop staan.
Müthiş hızıyla dikkat çekmektedir.Hij heeft een uitmuntende snelheid.
Kasaba bir sayfiye merkezi olup pek çok turist çekmektedir.Ze ligt in een voetgangerszone en trekt veel toeristen.
Boş zamanlarında Kung Fu pratikleri yapmayı, seyahat etmeyi ve fotoğraf çekmeyi seviyor.In haar vrije tijd gaat ze graag reizen, op trektocht gaan en schrijven.
Konsey, Kuzey Kore'den tüm askeri birliklerini 38. enlemin gerisine çekmesini de istemiştir.De Veiligheidsraad vroeg Noord-Korea zich terug te trekken tot de 38ste breedtegraad.
Dünya rekorunu 2:06:39'a çekmeyi başardı.Met zijn finishtijd verbeterde hij het wereldrecord tot 2:09.36,4.
2008 yılında Athletic de Bilbao'nun dikkatini çekmesiyle oraya transfer oldu.In 2008 stapte hij over naar rivaal Athletic Bilbao.
Ziyarete açık olan kubbe pek çok turistin ilgisini çekmektedir.De Utrechtse Dom trekt veel toeristen.
Şimdi cezamızı çekmek zorundayız...Maar er moet een einde komen aan hun protest…
Yazılanlar okuyucunun ilgisini çekmelidir.Dat zal de lezers interesseren!
Günümüzde bu yarışlar kente 155.000 civarında izleyici çekmektedir.De race wordt bezocht door 155,000 fans.
Niye bu dikkatimi çekmelidir?Waarom is deze anamnese zo belangrijk?
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Ze hield van lezen, schilderen, gedichten schrijven en had een goede relatie met haar vader.
Alzheimer hastalığından acı çekmektedir.Hij leed aan de ziekte van Alzheimer.
İkisi de hem aşıktır, hem de girdikleri çıkmazda acı çekmektedir.De twee raakten daar bevriend en verzoenden zich.
Genellikle nakit ve diğer değerli eşyaların saklanması için bir çekmeceye bağlanır.Achter een loket bevinden zich vaak grote hoeveelheden geld en andere documenten.
Öteki ucu ise, çekme halatlarına bağlanıyordu.De aanhanger was verbonden aan een trekker.
Hakemler çok tutarlı ve fazla dikkat çekmeden çalışıyorlardı.De Nederlanders waren ongewapend en handelden uitermate onvoorzichtig.
Sovyetler Birliği yeniden İkinci Dünya Savaşı sonrasında Ortadoğu'da ilgi çekmeye başlamıştır.Bell speelde een belangrijke rol bij de herverdeling van het Midden-Oosten na de Eerste Wereldoorlog.
Yıllık 2 milyon ziyaretçi çekmektedir.Er worden gedurende die maand twee miljoen bezoekers geteld.
Quentin Tarantino üçlemeyi filme çekmek konusunda ilgisini dile getidi.Quentin Tarantino was naderhand tevreden over het einde van de film.
İlgili Sayfalar