çekme ile cümle

çekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Cezasını çekmeye Sibirya’ya gönderildi.Entrambi sono condannati alla deportazione in Siberia.
Ta-Ha suresi 'Biz sana bu Kur'an'ı güçlük çekmen için indirmedik' sözleriyle başlar.Se non fosse per il tuo clan ti avremmo certamente lapidato, poiché non ci sembri affatto potente”. ^ Cor.
Josh film çekmek istiyordu ama henüz bir konu bulamamıştı.La Disney era soddisfatta del film, ma non sapeva cosa farsene.
Yaşadığı dönemde az basılan eserleri kamuoyunun dikkatini çekmemiştir.Quel poco che fu pubblicato durante la sua vita riscontrò una scarsa attenzione da parte del pubblico.
Yalnızlık çekmektedir.Resta la solitudine.
Çekme direnci yüksektir.Alta la resistenza alla rogna.
2008 yılında Athletic de Bilbao'nun dikkatini çekmesiyle oraya transfer oldu.Nel 1990 fu acquistato dall'Athletic Bilbao.
Seyircisinin de ilgisini çekmedi.Non piaceva a quel pubblico.
Battōjutsu (抜刀術, battou-jutsu), kılıç çekme teknikleri anlamına gelen Japonca bir terimdir.Battou Jutsu (tecnica di estrazione della spada) Questa è una tecnica particolare di estrazione della spada.
Ancak bu nedenle rahatsızlanmaya başlar ve giderek her gün daha fazla acı çekmeye başlar.Da questi sogni si risveglia sempre più stanco e inizia a dormire sempre più ore al giorno.
Düğünlerde en başta keşkek dikkat çekmektedir.All'inizio della celebrazione si accolgono gli sposi.
Ama elektrikli asansörlerin çoğu artık çekmeli tiptedir.La maggior parte dei tiralatte elettrici sono del tipo a sistema di raccolta aperto.
Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt değildir köyde elektrik ve sabit telefon vardır. cep telefonları çekmektedir.Nella Città delle Tenebre non è disponibile la corrente elettrica e possedere telefoni cellulari è un reato.
Yani JFET'ler gate ucundan hiçbir akım çekmezler.VV., I cactus non temono il vento.
Bütün telefon şebekeleri 3G çekmektedir.Utilizzano tutti la connettività 1G.
Yanlış anlama ve acı çekme de yok”.Non c'è nulla di strano e di male».
O çekmecelerden birine girmiyorsanız hemen damgalanıyorsunuz.Se non è presente nel servizio di posate al suo posto si mette un cucchiaio.
Kesimleri görünmez, dikkat çekmeyen yapmak için çok çaba harcanır.Devi fare molto per evitare il disprezzo degli abitanti...
Halen, Kaliforniya, Corcoran'da yer alan eyalet hapishanesinde müebbet hapis cezasını çekmektedir.Sta scontando la pena nella California State Prison di Lancaster, California.
Kürtlerin yaşadığı acılara ve KHK mağdurlarına dikkat çekmek için düzenlenen yürüyüş 27 gün sürmüştür.L'istruttoria per accertare se e quali responsabilità fossero individuabili per la sciagura durò 7 anni.
Normal insanların yarısında uyku esnasında bu içe çekmeler olur.La metà delle persone normali hanno queste piccole aspirazioni durante il sonno.
Kelime manası, kendini tutmak, bir şeyden el çekmektir.Gli basta dirlo e muovere la mano.
Gözlerinin çevresinde bir grilik dikkat çekmektedir.Una zona glabra è presente intorno agli occhi.
Merovenj konuları uluslararası alanda çok fazla ilgi çekmedi.La comunità internazionale ha fatto poco per risolvere il problema hmong.
2005 yazında Agonija (Acı Çekme) isimli teklisini çıkarmıştır.Nel 2005 incise una cover di Despoina Vandī intitolata "Agonija".
Daha sonra ise bu açıklamasını geri çekmeye çalıştı.In seguito tornò indietro su questa dichiarazione.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Ama leggere, giocare col computer portatile e guardare la TV e i film con la sua famiglia.
O sırada Meg, Joe'nun oğlu Kevin'in dikkatini çekmeye çalışır.Nel frattempo, Amy conosce il figlio di Josh, Jimmy.
Şehir Brezilya'nın diğer bölgelerinden de göçmen çekmektedir.La corsa all'oro coinvolse anche le altre regioni del Brasile.
Londra Victoria-Eastbourne tren seferi için seyahat 1 saat 36 dakika çekmektedir.Treni per London Victoria ogni 15 minuti.
Onları yakalayıp sorguya çekmeye başlarlar.Questi inizia a sospettare e ad investigare.
Haçlı ordusu devamlı yiyecek ve hayvan yemi sıkıntısı çekmeye başladı.Il corvo per tre volte ruba il cibo al contadino.
22 Eylül 2012'de, cezasını çekmek üzere tutuklandı ve Evin Cezaevi'ne nakledildi.Il 2 settembre 2014 è stato trasformato da casa circondariale a casa di reclusione.
"Birlikte prova yapmışlardı; ama henüz birlikte hiçbir şey çekmemişlerdi.Egli offrì loro anche dei doni, ma essi li rifiutarono.
Bir resim çekmek için yapmanız gereken bütün şey bu düğmeye basmaktır.Чтобы сделать снимок, нужно просто нажать эту кнопку.
Bahçedeki yabani otları çekmek onun işi.В его обязанности входит пропалывать сад.
Daşa çekmeceyi güçlükle açtı.Даша с трудом открыла шкатулку.
Saçımı çekmeyi bırak!Хватит тянуть меня за волосы!
Bu fiili çekmek zordur.Этот глагол трудно спрягать.
O dikkat çekmeyi seviyor.Ей нравится выделяться.
Nehirde kürek çekmeye devam ettikçe, suyun berraklığı beni afallattı.Чистота воды поражала меня, пока я продолжал грести по реке.
Eşzamanlı olarak çekmek durumundasınız.Вы должны потянуть одновременно.
Eşzamanlı olarak çekmeniz gerekiyor.Вам надо потянуть одновременно.
Kendisi şüphesiz bir akıl hastası; mahkemeye çıkmaya veya hapis cezasını çekmeye uygun değildir.Без сомнения, он психически болен, не способен предстать перед судом или отбывать наказание.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Трудно приспосабливалась к новым условиям.
Güncelleme ile, 4K çözünürlükte video çekimi yapmak ve aynı anda fotoğraf çekmek mümkün oldu.С обновлением появилась возможность снимать видео в разрешении 4K и делать снимки одновременно.
Kompleksin Tel Aviv’den birçok iş çekmesi ve şehrin ana ticaret ve iş merkezi olması beklenmektedir.Ожидается, что комплекс привлечёт множество бизнесов из Тель-Авива и станет главным деловым центром города.
Dikkat çekmemek için ışın kılıcını saklamaktadır.В экранизации меч не имеет свечения.
Bu namazı kılanlar mahşer sıkıntısı çekmezler.Это люди, которые небрежно относятся к предписанным молитвам и совершают их не должным образом.
Hatta Kastamonu'dan geçmekte olan Faruk Nafiz'in ilgisini çekmeyi başardı.Ему даже удалось привлечь к себе внимание поэта Фарука Нафиза, который проезжал через Кастамону.
Ameliyat başarılı geçer; fakat Schuldiner ailesi maddi güçlükler çekmektedir.Операция была успешна, но семья Шульдинеров была полностью истощена финансово.
Liberal görüşleriyle dikkat çekmektedir.Известен своими либеральными взглядами.
Şarkıda ayrıca Orta Doğu vurmalıları da dikkat çekmektedir.Для песни также характерно влияние музыки Среднего Востока.
NASA fırlatışı önce Mart sonra da Eylül 1986'ya çekmek zorunda kaldı.НАСА было вынуждено ещё дважды перенести старт, сначала на март, а затем на сентябрь 1986 года.
Niye bu dikkatimi çekmelidir?Зачем это подчёркивать?
Achilles IIC Full-Track Prime Mover M35 - Taretsiz M10A1 ağır silah çekmek için kulanılıyordu.Full-Track Prime Mover M35 — безбашенный тягач M10A1 для буксируемых тяжёлых орудий.
Fotoğraf çekmeye 26 yaşında hobi olarak başladı.Начал бегать в качестве хобби в 25 лет.
İlgi çekmek hoşuna gider.Любит привлекать к себе внимание.
1928 yılında muhalefetini geri çekmesinden sonra parti üyeliği tekrar verilmiştir.После подачи заявления об отходе от оппозиции в 1928 году восстановлен в партии.
Savaş sonrası dönemde Yahudilerin çoğu dikkatleri üzerilerine çekmemeye özen gösterdiler.Я думаю, что если бы они жили сегодня, большинству из них было бы стыдно за то, что случилось с евреями.
İlgili Sayfalar