çekme ile cümle
çekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Son dönemde, demokratik anayasa üzerine çalışmalarıyla dikkat çekmektedir.Últimamente centra su investigación en el proceso de constitucionalización de la Unión Europea.
Fakat, son zamanlarda çok fazla otel yapımı ve inşaatı dikkat çekmektedir.Se han construido recientemente numerosos hoteles y mansiones.
Her yıl yaklaşık 100.000 ziyaretçi çekmektedir. ^Recibe alrededor de 100.000 visitantes cada año.
Bu tablo sergide çok fazla ilgi çekmedi.Este personaje no tuvo apenas relevancia destacable en la serie.
Uzun saçlarıyla dikkat çekmektedir.Lleva el pelo largo.
Dünya rekorunu 2:06:39'a çekmeyi başardı.Fijaron el nuevo récord mundial en 3:33.62.
Sonrasında oyucuların da ilgisini çekmesi üzerine oluşturuldu.Además, los Worms parecen ser atraídos a él.
Herkesin kafasında çekmeceler var.La gente lleva varios marcos en sus cabezas.
Bacağı bütün vücuttaki kanını çekmektedir.Su piel es lisa en todo el cuerpo.
Bu örneklerin arasında iki tane başlıcası dikkat çekmektedir.A continuación hay dos ejemplos de tales organizaciones.
Bu işlemede battal çekmek denirdi.En esta banda tocaría batería.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Especialmente las que atraen a turistas.
Yöre, katedralleriyle dikkat çekmektedir.Conversación con las catedrales.
CBS de "Batman in Outer Space" adlı bir filmi çekmeyi tasarlıyordu.A éste lo acompañó un disco llamado "Spider Webb's Sounds from Outer Space".
Halbuki bu iki garantici de Dördüncü Haçlı Seferi'nin idaresine baş çekmekteydiler.Dos de las columnas fueron botín de la Cuarta Cruzada.
Bu olay ilk başlarda pek dikkat çekmedi.Al principio la situación no fue tan grave.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Leyendo como una mujer la imagen de la mujer.
Kısa sürede büyük takımların dikkatini çekmeyi başardı.Pronto atrajo la atención de sus superiores.
Bu filmden sonra bir daha kısa film çekmez.Luego, ya no compartimos ninguna película.
Hücreden akım çekmek, ömrünü çok fazla etkilemeyecektir.Tranquilo, esta inyección no le dolerá nada.
Çekme sırası pot 1 ile başladı ve pot 4 ile bitti.El sorteo comienza con el bombo 1 y finaliza con el 4.
Teçhizat olarak güçlenen ordu, kamuoyundaki olumlu etkiyle de yeni asker bulmakta sıkıntı çekmez.El personal de recursos humanos contratados no tiene otro interés que su salida rápida del edificio.
Lake Macquarie City çok muhteşem deniz kıyıları ve uzun kumluk plajları ile çok büyük turizm çekmektedir.El Puerto de Pollensa conserva un largo paseo marítimo y amplias playas.
Fotoğraf çekmeye 26 yaşında hobi olarak başladı.Ha seguido volando como un hobby desde los 17 años.
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.Le gusta la fotografía.
Bu yöntemler çekme, taşıma ya da basitçe araca havada yakıt ikmali yaparak elde edilir.Existen dos métodos para generar la propulsión, por combustión o por conversión de pila de combustible.
Niye bu dikkatimi çekmelidir?¿Por qué he de ocultarlo?
Sonrasında ise uzun metrajlı sinema filmleri çekmeye yöneldi.Posteriomente, volvería a dirigir películas sonoras.
Altın Beş ise cephane sıkıntısı çekmeye başladı.Afortunadamente, Pete había quitado la munición.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Le gusta leer, ver la TV, practicar deportes, tocar el piano y pasar tiempo con sus amigos.
Ancak, Homer'ın dikkatini çekmekten zevk alır.Por lo que abraza a Homer.
Nasyonal sosyalistler, yurt dışından turist çekmek için çalışmıştır.Los nazis también intentaron atraer el turismo extranjero.
Kadırgalı Eşref - Dinçer Çekmez: Bir psikopattır.La tauromaquia no es mala porque genera mucha riqueza. —Este hombre es un estúpido —¿Estúpido?
Abasıyanık'ın daha önceleri de film çekmek istediği biliniyordu.Pope siempre supo que quería hacer películas.
Disleksiktir, okuma güçlüğü çekmektedir.La droga empeora mi escritura.
Kalan kâğıtları çekme destesi oluşturmak için masaya yüzleri aşağıya gelecek şekilde koyar.Descubrirás las cartas round tras round para componer tu Deck.
Dikkatini çekmeye çalışıyorum.Sto cercando di catturare la tua attenzione.
Bu yer fotoğraf çekmek için çok gölgeli.Questo posto è troppo all'ombra per fare delle foto.
Acı çekmek kaderim mi?Soffrire è dunque il mio destino?
Tom hızla çekmeceyi açtı ve bir silah çıkardı.Tom aprì rapidamente il cassetto ed estrasse una pistola.
Hiç bir testte kopya çekmedim.Non ho mai copiato a un compito in classe.
Tom fotoğraf çekmekten hoşlanır.A Tom piace scattare fotografie.
İstiyorsan onu çekmeceye geri koyabilirim.Se vuoi posso rimetterlo nel cassetto.
Tom sadece dikkat çekmek istedi.Tom voleva solo attirare l'attenzione.
2001'de konu ile ilgili: "Film çekmeye ilgimi kaybettim...Nel 2000 ha dichiarato: "Ho perso interesse nel fare film.
2006 Mart'ında, ABD, İzlanda Savundma Kuvvetleri'nin büyük bir bölümünü çekmeye karar verdiğini açıkladı.Nel marzo del 2006 gli USA annunciarono l'intenzione di ritirare gran parte della Icelandic Defence Force.
Nate onu çekmemeye karar verir ve Jibanyan ve Fısıltı'nın onun için çekmesini ister, ama boşuna.Nate decide di non estrarlo e chiede a Jibanyan e Whisper di tirarlo fuori per lui, ma senza successo.
NASA fırlatışı önce Mart sonra da Eylül 1986'ya çekmek zorunda kaldı.La NASA quindi venne forzata a spostare la data di lancio da marzo a settembre 1986.
Niye bu dikkatimi çekmelidir?Perché questa precauzione?
Ben genelde Omnitrix'i fazla muzipliğe çekmez, acil durumlarda düzgünce kullanır..Non è insolito che Ben usi l'Omnitrix per motivi futili, anche durante situazioni urgenti.
Liebermann daha sonra, Türkiye elçisini geri çekmekle tehdit ettiğinde özür diledi .Successivamente ha dovuto scusarsi dopo che la Turchia ha minacciato di far ritirare l'ambasciatore.
Liberal görüşleriyle dikkat çekmektedir.Era noto per le sue opinioni religiose liberali.
"Hiçbir zorluk çekmeksizin her şeyi zihninin gücüyle yönetir."«Ma senza fatica con la forza del pensiero tutto scuote».
Bazen balıkları çekmek için su yüzüne yiyecek atarlar.Occasionalmente si tuffa in acqua per pescare.
Şimdi cezamızı çekmek zorundayız...Ora voglio la revisione della sentenza di condanna...
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.È appassionato di fotografia.
Genellikle video klipler ve reklamlar çekmektedir.Tipicamente, si tratta di telefilm e spot pubblicitari.
Fotoğraf çekmeye 26 yaşında hobi olarak başladı.Ha cominciato a correre per hobby a 25 anni.
Uzun yıllardır sinema filmi çekmemektedir.A lungo non sa cosa fare del filmato.
Dinleyicinin dikkatini çekmemeye çalışır.Non vogliono disturbare l'audience.
İlgili Sayfalar