çekme ile cümle

çekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Oysa bu yazılar insanların dikkatini çekmez.Mais les gens comme nous, nous ne prêtons pas attention à ces sondages.
Newport Limanı'ndaki evinin yer aldığı bölge hala ilgi çekmektedir.La zone du Vieux Port d´Algorta est aussi très fréquentée.
IOS 10'da, kullanıcının daha iyi uyku çekmesine olanak tanıyan bir Yatma Zamanı özelliği vardır.Le chauffeur a le droit de conduire 10 minutes de plus afin de trouver un endroit plus approprié pour dormir.
Ancak Tyrion cezayı bir cüce olarak zaten çekmektedir.Tyrion est condamné à mort.
Oluşan iki eğrim hızlı bir şekilde birbirlerini çekmeye başlar.Les abbés suivants se succèdent les uns aux autres assez rapidement.
Bu sayede çekme hızı gelişmişti.Puis la moto a accéléré.
Müthiş hızıyla dikkat çekmektedir.Il est rapidement remarqué pour sa vitesse incroyable.
Bazen balıkları çekmek için su yüzüne yiyecek atarlar.La Chouette rayée patauge parfois dans l'eau afin de capturer des poissons.
Yazılanlar okuyucunun ilgisini çekmelidir.Ce qui a pour valeur de séduire le lecteur.
Hayatının sonlarına doğru geçim sıkıntısı çekmeye başladı.Il commence à perdre la vue à la fin de sa vie.
Bölgenin kendine özgü doğası ve kültürel yapısı, çok sayıda yerli ve yabancı turisti çekmektedir.La biodiversité, très riche et singulière de cette région attire beaucoup de touristes étrangers.
Halbuki bu iki garantici de Dördüncü Haçlı Seferi'nin idaresine baş çekmekteydiler.C'est lui qui est désigné comme chef de la quatrième croisade.
Hyluss bundan acı çekmektedir.Le malheureux paraît souffrir.
O çekmecelerden birine girmiyorsanız hemen damgalanıyorsunuz.Si elles ne sont pas acquises, un coéquipier part aux oubliettes.
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.Elle s’intéresse à la photographie.
Yıllık 500.000'den fazla ziyaretçi çekmektedir.Elle reçoit plus de 500 000 visiteurs par an.
Dağçınar, önceleri filmi Nesli Çölgeçen'in çekmesini istemiş, ama sonra kendi çekmeye karar vermiştir.Leur projet de base était de se séparer consécutivement à cette démo, mais ils décident de continuer.
Yarış tüm dünyadan bisikletçilerin ilgisini çekmektedir.Il se dit que le monde est rempli des bicyclettes des autres.
Peter Jackson ve Fran Walsh, The Hobbit filmini çekmekle 1995 yılında ilgilenmeye başladı.Dès 1995, Peter Jackson et son épouse Frances Walsh voulaient adapter Le Hobbit au cinéma avec la New Line.
Alemdağ Ormanı: Anadolu Yakası'nda, Çekmeköy ilçesi sınırları içinde bulunur.Canopée : étage supérieur de la forêt, en contact direct avec l'atmosphère libre.
Yine hücre cezasını çekmeye başlar.La prison redevient maison d’arrêt.
Fotoğraf çekmekten hoşlanırım.Me gusta sacar fotos.
Çekmecedeki sözlük benim.El diccionario sobre el escritorio es mío.
Dikkat çekmek için abartılı elbise giyer.Ella usa ropa extravagante para llamar la atención.
Eşarplar çekmecede.Los pañuelos están en la gaveta.
El frenini çekmeyi unutma.No olvides poner el freno de mano.
O çekmeceyi kapat.Cierra ese cajón.
Tom tetiği çekmek istedi ama çekemedi.Tom quiso apretar el gatillo, pero no pudo.
Hırsızlar kimsenin dikkatini çekmeden binaya girmeyi başarmış.Los ladrones consiguieron entrar en el edificio sin llamar la atención de nadie.
Resim çekmek istiyorum.Quiero sacar fotos.
Dikkat çekmek için bağırarak konuşuyor.Habla a gritos para llamar la atención.
3. Sahne: Bahçe Kızkardeşler hala özlem çekmektedirler.Escena 3: Un jardín Las hermanas se lamentan de su situación.
Sonunda, o Dj'in dikkatini çekmeyi başarıyor ve Dj ile iskelet olarak dans ediyor.Al final, consigue la atención de la DJ y baila con ella como un esqueleto.
2011'de Suburgatory'yi çekmeden önce Harvard Üniversitesi Yaz Programı'na katıldı.Asistió al programa de verano de la Universidad de Harvard antes de comenzar a rodar Suburgatory en 2011.
Sinekleri çekmemek için çukura ışık girmesi önlenmelidir.Se debe impedir que la luz entre en el hoyo para evitar que entren también las moscas.
İlgi çekmek hoşuna gider.Le gusta que le presten atención.
1971 - Vietnam Savaşı: Avustralya ve Yeni Zelanda, askerlerini Vietnam'dan çekme kararı aldılar.1971: en el marco de la guerra de Vietnam, Australia y Nueva Zelanda retiran sus tropas de Vietnam.
Kendisi şüphesiz bir akıl hastası; mahkemeye çıkmaya veya hapis cezasını çekmeye uygun değildir.Está sin duda mentalmente enfermo e incapaz de afrontar un juicio o una condena.
Albüm, pek dikkat çekmedi.El álbum no recibió mucha atención.
Seyircisinin de ilgisini çekmedi.El público no se interesó.
Bazen balıkları çekmek için su yüzüne yiyecek atarlar.A veces arrojan comida sobre la superficie del agua para atraer a los peces.
Onları yakalayıp sorguya çekmeye başlarlar.Entablan conversación y comienza a interrogarla.
Hepsi, video çekmek için sadece 4 müzik seçmiştir.Se grabaron cuatro vídeos musicales.
Halen, Kaliforniya, Corcoran'da yer alan eyalet hapishanesinde müebbet hapis cezasını çekmektedir.Continuó purgando sentencia en la prisión estatal de Corcoran en California.
O’na göre acı çekmekten yararlanmak ; kişinin benliğini zayıflatan, mutsuz olmaya eğilimli kılan bir dürtüdür.Y a quien intente cortarlo, se le cercenará la mano y la maldición de Dios pesará sobre él a perpetuidad."
Halat çekme: Yarışmacılar birbirlerine karşı teke tek halat çekerler.Tira y afloja: Los concursantes están unidos por una cuerda.
Abdurrahman'ın ordusu erzak sıkıntısı çekmeye başladı.Así, el ejército de Rommel comenzó a sufrir enormes problemas de abastecimiento.
Dinleyicinin dikkatini çekmemeye çalışır.Ellas intentan no hacer caso.
Aynı anda itip çekmek de mümkün değildir.No es posible disparar y moverse al mismo tiempo.
Müthiş hızıyla dikkat çekmektedir.Destaca por su gran velocidad.
Bir süre sonra reklam çekmekten sıkılan bu üçlü, bir korku filmi çekmeye karar verdi.Durante este periodo, el trío se aburrió de hacer comerciales y decidieron filmar una película de terror.
Fotoğraflarını çekmesine olanak tanır.Se permite tomar fotografías.
Periler onu yukarı çekmeye çalışırken Charlie ayılır.Está intentando liberarse cuando entra Tom.
"Pazar pazar toplanti:)) yeni albume 3 klip birden cekmeye karar verdik:))".Lanzó un álbum de estudio nuevo (Te espero...).
Orfe çok üzüntülü yas çekmektedir.Lionel se siente profundamente avergonzado.
Bu yapısından dolayı yün kadar çekmez ve keçeleşmez.Dicho material es muy apreciado por su resistencia y no pesa.
Kesimleri görünmez, dikkat çekmeyen yapmak için çok çaba harcanır.Caminan muy despacio para no atraer la atención.
Doğal ve tarihsel zenginlikleriyle ilgi çekmektedir.Es rica en recursos naturales e históricos.
Ara Güler hâlâ fotoğraf çekmektedir.Vista de la foto on ride.
"Uyarlama senaryo çekmek istemezdim".«No me gusta llamar demasiado la atención sobre el dibujo».
İlgili Sayfalar