Fakat 25 Ocak 2008'de adaylıktan çekilmek zorunda kaldı.Jednakże 5 stycznia 2012 roku musiał wrócić z wypożyczenia.
Antonius ve Kleopatra İskenderiye’ye çekilmek zorunda kalmıştı.Antoniusz przebywał wraz z Kleopatrą w Aleksandrii.
"Emret Komutanım" dizisi bu binada çekilmektedir.Placówka Straży Granicznej I linii „Podłęże Królewskie” znalazła się w jego strukturze.
Ancak, ekonomik zorluklardan dolayı yarışmadan çekilmek zorunda kalmıştır.Załoga ta z powodu problemów technicznych musiała wycofać się z rywalizacji.
Otomobil sahneleri burlesk tarzda çekilmektedir.Niektóre filmowe sceny mają burleskowy charakter.
Silahlı direniş gösterildi ve Yunanlar geri çekilmek zorunda kaldı.Wywiązała się strzelanina, siły policyjne musiały się wycofać.
Bu yüzden çekilmek zorunda kalır.Därför måste han flytta.
O zamandan beri buzullar geri çekilmektedir.Strandlinjen har sedan dess dragit sig tillbaka.
Bu yerler inzivaya çekilmek için kullanıldığı kadar eğitim için de kullanılır.Det är även denna anläggning som används för träning under utomhussäsongen.
"Emret Komutanım" dizisi bu binada çekilmektedir.Uppslagsordet ”Förenade kungariket” leder hit.
Fakat bir Waffen SS karşı taarruzuyla geri çekilmek zorunda kaldılar.Vissa särpräglade drag fanns dock hos Waffen SS i förhållande till krigsmakten.
Ayrıca dizi seyirciler önünde özel bir stüdyoda canlı olarak çekilmektedir.Inspelningen gjordes live inför en riktig publik i studion.
Rus kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı.Російської армії довелося відступити.
General Douglos MacArthur komutasındaki ABD ve Filipin güçleri geri çekilmek zorunda kaldılar.Об'єднаними американськими та філіппінськими військами командував генерал Дуглас Макартур.
Ruslar mağlup oldu ve çekilmek zorunda kaldılar.Руси зазнали поразки та відступили.
Geriye kalan orklar ve Gothmog geri çekilmek zorunda kaldılar.Після цього Кабуто з Орочімару змушені були відступити.
O aksam Haçlılar geri çekilmek zorunda kalmışlardır.Січові стрільці були змушені відступити.
Artık birlikler geri çekilmektedir.Підрозділи були змушені відступати.
İstanbul'da çekilmektedir.Друкується в Стамбулі.
Bu nedenlerden Nisan ayında Mora'ya geri çekilmek zorunda kaldı.В результаті в квітні 2001 року Морі подав у відставку.
Halife geri çekilmek zorunda kaldı.Кільмяк був змушений відступити.
Ancak son zamanlarda daha fazla sayıda sinema filmi doğrudan dijital ortama çekilmektedir.Останнім часом для кінодемонстрації все частіше використовуються цифрові кінопроектори.
Çartistler bozguna uğrayıp, geri çekilmek zorunda kaldı.Баварці потрапили в засідку і були змушені відступити.
O zamandan beri buzullar geri çekilmektedir.Відтоді їх рід припинився.
Tabyadakiler, gemiler atış menzillerinin dışındayken siperlere çekilmekteydiler.Біреми бували як палубними так і безпалубними кораблями.
Her iki savaşta iki ordusunu kaybeden Avusturya savaştan çekilmek zorunda kalmıştır.Rakousko, které bylo nuceno vést válku na dvou frontách, vytvořilo dvě armády.
Böylece milyonlarca yıldır denizden karbon çekilmektedir.Sto roků kopal jsem uhlí.
Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır.Prorazit však nedokázali a museli se stáhnout zpět.
Savaş arabası yedi at tarafından çekilmektedir; bu yedi çakrayı temsil eder.Jeho 24 kol je ozdobeno symbolickými znaky a vůz je tažen sedmi koňmi.
Bu durumda tek seçeneği Moskova'dan çekilmekti.Na toto se mu však z Moskvy nepodařilo dostat povolení.
Kral savaşmak ya da geri çekilmek arasında bir tercih yapmak durumunda kalır.Když mu dá král vybrat mezi popravou a vyhnanstvím.
Los Angeles'ta çekilmektedir. ^ "Chelsea Lately Taping Tickets".Cole v L.A. získává nový Chevrolet."
Osmanlı sol kanadının tamamı geri çekilmek zorunda kalır.Levá stěna rámu je odnímatelná.
Ülkenin ilgisi iyice İç savaşa çekilmekteydi, ve Donanma kaynak ve eğitim desteklenemiyordu.Jednalo se o válku výhradně pozemní, ani na jedné straně se nezapojilo letectvo nebo námořnictvo.
Görevden çekilmek istediyse de kabul edilmedi.Odstoupit ze své funkce však nehodlala.
Bu zaman R.J., Jason'a "teslim olmak yok, geri çekilmek yok" der.Toto ultimátum vyhrožovalo Japonsku, že pokud se nevzdá, „bude okamžitě a úplně zničeno“.
Ardından, Alman orduları doğu cephesinden geri çekilmek zorunda kaldı.În consecință, armata germană a început să se retragă de pe Frontul de Est.
Böylece Atina kuvvetleri Mısır'dan çekilmek zorunda kalacaktır.Astfel, Atena este obligata să se retragă de pe insula.
"Emret Komutanım" dizisi bu binada çekilmektedir.Sediul conducerii Uniunii a fost stabilit în această clădire.
Fransızlar bölgeden geri çekilmek zorunda kaldı .Francezii au trebuit să se retragă din Spania.
Bu birlikler geri çekilmekte olan Belgalar'a yetişince onlara büyük zayiat verdirdiler.Pe când mergeau unde fuseseră trimiși, aceștia s-au curățat de lepră.
Diğer yandan kuşatılıp tümüyle imha edilmemek için geri çekilmek zorundaydılar.El a fost în cele din urmă obligat să se retragă pentru a evita să fie încercuit.
Son yıllarda yağışların azalması nedeniyle su sıkıntısı çekilmektedir.Consumul de căldură a scăzut în ultimii ani datorită diminuării consumului industrial.
Alman kuvvetleri 12 Ocak'ta geri çekilmek zorunda kaldı.Armata belgiană a fost obligată să se retragă pe 26 mai.
Hazırlıksız yakalanan Göktürk ordusu büyük bir yenilgi aldı ve Işbara bozkırlara doğru çekilmek zorunda kaldı.Dupǎ o luptǎ cumplită, armata normandă a fost înfrântǎ, fiind nevoită sǎ se retragǎ.
İtalyan kuvvetleri Libya içlerine kadar çekilmek zorunda kaldılar.Az olaszokat folyamatosan egyre visszábbszorították Líbia belseje felé.
Better Call Saul, Breaking Bad'in de çekildiği Albuquerque, New Mexico'da çekilmektedir.A Better Call Saul-t is Albuquerque-ben, Új-Mexikóban forgatták.
Silahlı direniş gösterildi ve Yunanlar geri çekilmek zorunda kaldı.Az emigránsok jól fel voltak fegyverezve és az indiánok kénytelenek voltak visszavonulni.
Ardından, Alman orduları doğu cephesinden geri çekilmek zorunda kaldı.Ettől kezdve a német csapatok visszavonultak a keleti fronton.
İkinci setin üçüncü oyunuda karın ağrıları sebebiyle maçtan çekilmek zorunda kaldı.Egyéniben a harmadik játszmában sérülés miatt kellett feladnia.
Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır.A támadáshoz gyengék voltak, így erősítésre vártak.
31 Mayıs'ın geç saatlerinde donanma Almanya'ya çekilmek için düzen almaya başladı.Május 31-ének éjjelén a flotta felkészült az éjszakai összecsapásra.
Ruslar mağlup oldu ve çekilmek zorunda kaldılar.Roomalaiset kärsivät tappion ja joutuivat perääntymään.
Rus kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı.Venäläiset joutuivatkin perääntymään.
O zamandan beri buzullar geri çekilmektedir.Siitä lähtien kalliot ovat pysyneet paikoillaan.
Çarlık Rusya’nın yıkılması ve iç işlerinin karışıp bozulması Rusları geri çekilmek zorunda bırakmıştı.Emigranttien erimielisyydet ja Venäjän-yhteyksien heikkeneminen johtivat sen lakkaamiseen.
Kuşatma dışında kalan Sovyet kuvvetleri,19 Eylül'de çekilmek zorunda kaldılar.Kiovan alueella olleet neuvostojoukot jäivät mottiin armeijaryhmien kohdatessa 19. syyskuuta.
Ancak, ekonomik zorluklardan dolayı yarışmadan çekilmek zorunda kalmıştır.Hän joutui kuitenkin vatsavaivojen vuoksi keskeyttämään kilpailun.
Kumandansız kalan Normanlar geri çekilmek zorunda kalmışlardır.Tavalliset asukkaat piti kuitenkin jättää rauhaan.
Tarımda su sıkıntısı çekilmektedir.Vesitornissa on väestöhälytin.