çatı ile cümle
çatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sonuç olarak Suriye Deniz Kuvvetleri çatışmaların geri kalanında limanda kalmıştır.La marina siria permaneció atracada en sus propios puertos durante el resto de la guerra.
Saldırıların hiçbiri başarılı olamadı ve havanın kararmasıyla birlikte çatışmalar sona erdi.Sin embargo, ninguno de estos intentos tuvo éxito y a la puesta del sol la lucha había acabado.
Çatı topraktır.El piso es de tierra.
James Thom, ekleme demir çatıyı kurdu.James cubrió a The Iron Sheik.
Çatıya modern kiremitler kondu.Figuras modernistas en el techo del comedor .
Bazı aşiretlerde çatışmalarda taraf olmuştur.Mayor número de puntos en confrontaciones directas.
Çatışmalar devam etmektedir.Las peleas continúan.
Nasıl olsa herhangi bir çatışma olmuyordu.No ha habido ningún enfrentamiento.
Anlaşmazlıklar, iki grup arasında geçen kanlı çatışmalarla sonuçlandı.El conflicto dio lugar a sangrientos combates entre ambas facciones.
Air France-KLM ortak çatısı altında hizmet vermektedir.La aerolínea es parte del grupo Air France-KLM.
"Van'daki çatışmada 5 terörist ölü ele geçirildi".Cinco hombres fueron asesinados en la batalla de "Fort Wilson."
Bu çatışma, Epirote Kilisesi ile Patrikhane arasında bir şizme yol açtı.Este conflicto llevó incluso a un cisma entre la Iglesia epirota y el Patriarcado.
Ülke uluslararası çatışmaların dışarısında kalma eğilimi içerisindedir.Aquellos que se abstienen en participar en conflictos internacionales.
Bu aşamadaki şiddetli çatışmalar on gün sürmüştür.A la tarde de ese día se desencadenó un furioso temporal.
Dört gün süren çatışmalarda Alman kuvvetleri Sovyet birliklerini kuşattı ve imha etti.Los alemanes tardaron 4 días en rodear y destruir a los tanques soviéticos.
Sokaklardaki çatışmalar 3 gün sürdü ve sonunda Fokas destekçileri kazandı.La batalla duró tres horas, y resultó en victoria para las fuerzas patriotas.
M3 Hafif tankı ya da "General Stuart" tankını çatışmada ilk kullanan İngiliz Ordusu olmuştur.El Ejército Británico fue el primero en utilizar el M3 Stuart en combate.
Somali İç Savaşı Somali'de 1988'den bu yana sürmekte olan bir silahlı çatışmadır.La guerra civil somalí es un conflicto armado en Somalia que se inició en 1991.
14 Nisan'da, Antonius'un lejyonları Pansa'nın birlikleri ile Forum Gallorum köyünde çatışmaya girdi.El 14 de abril, las legiones de Marco Antonio chocaron con las de Pansa, en el pueblo de Forum Gallorum.
Az sayıda birkaç kuşatılmış binada bazı SS birlikleri teslim olmayı reddederek çatışmaya devam ettiler.Hubo combates esporádicos en unos pocos edificios aislados donde algunas SS todavía se negaron a rendirse.
(352 hava çatışma zaferi).(Véase Vuelo 52 de Avianca).
Bu durum bazen Hooke ve Newton arasında hararetli çatışmalara yol açıyor.Esto creó algo así como una pelea de alto perfil entre Carson y Newton.
Hannibal burada çatışmayı sonlandırdı.Hannón aceptó el combate.
Konunun gelişme ve çatışma(conflict) noktaları belirlenir.Presentación del obstáculo o materia del conflicto.
Presnya'da çatışmalar başlar.10 - Detengan a los Press.
Çatı ve pencereler ahşaptır.Las puertas y ventanas son de madera.
Yaklaşık yarım asır sonra meydana gelen bir yangından sonra kilisenin çatısı tekrar yapıldı.Poco después del incendio se reconstruyó la iglesia una vez más.
Lübnan'da mezhep kökenli çatışmalar yaşanmıştır.En Liguria se produjeron algunos enfrentamientos de caballería.
Yer yer çatışmalar çıktı.Por supuesto se sucedieron combates terrestres.
2012'de çatışmalar başladığından beri binlerce sivil hayatını kaybetmiştir.La violencia ha dejado miles de muertos desde que comenzó el conflicto.
İşgal İstanbul'da Ermeniler ve Müslümanlar arasında çatışmalara yol açtı.En la Guerra Civil de Sri Lanka ha habido luchas entre hindúes y musulmanes.
1970 - Nijerya'dan bağımsızlığını kazanmak için 32 aydır sürdürdükleri çatışmalardan sonra Biafra teslim oldu.1970: en Nigeria, Biafra se rinde, después de 32 meses de lucha por su independencia.
Fakat tarihe Paralı Askerler Savaşı olarak geçecek bir iç çatışmanın patlak vermesini önleyemedi.Las autoridades dijeron haber evitado un estallido de guerra dentro de la Cosa Nostra.
İngiliz Mandası döneminde Yahudi ve Arap milliyetçileri arasında ilk çatışmalar başladı.Es en esta época cuando pueden apreciarse las primeras tensiones entre árabes y judíos.
Çatışma sırasında Lance Vance ve Sonny Forelli ölür.En una pelea, Cable y Stryfe aparentemente mueren.
MSN Soapbox, Microsoft'un MSN çatısı altındaki video paylaşım hizmetidir.Soapbox on MSN video es un servicio de Microsoft a través de su portal MSN.
Bu çatışmada, 13 yaşında bir çocuk öldü.Entre los muertos también fue un niño de 13 años de edad.
Çok az sayıda araç çatışmada kullanıldı.Una pequeña cantidad de estos vehículos han entrado en servicio.
Ancak bu sırada grup çatırdamaya başladı.En este contexto el sistema comenzaba a colapsar.
Bu dönem çatışmaların en yoğun yaşandığı yıllar olarak kayda geçmiştir.Los más activos participantes de estos eventos fueron perseguidos por años.
Alman ordusu geri çekilirken birkaç çatışma yaşanmıştır.Después de una larga lucha, las tropas alemanas se retiran.
Yangın sonucundan çatı ve kolonlar hasar görmüştü.Las paredes y el techo de la bodega recibieron graves daños a causa del incendio.
Çatışan Feminizmler.Hacia la huelga feminista.
Son Latin imparatoru II. Baodouin sarayın kurşun çatısını söktürüp, satmıştır.El emperador latino anterior, Balduino II, llegó hasta a quitar las azoteas de plomo para venderlas.
Bunlardan yaklaşık 40 bin kadarı çatışmalarda öldü.Aproximadamente 40.000 personas han muerto en estos conflictos.
Birçok lider bu tarz şiddetlenen çatışmalardan nemalanmakta.Muy pocos de ellos se salvaron de esa salvaje matanza.
Tümenin tüm askerleri, günler ve geceler boyu süren çatışmalardan dolayı bitkin durumdadır.Todos los hombres se agotaron de días y noches de continua lucha.
Bu arada kent içindeki çatışmaların yoğunluğu arttı.No obstante, la guerra aumentó las tensiones en la región.
Çatışmada İran birlikleri 400 ölü ve 120 esir verdiler.En esa batalla los independentistas tuvieron 100 hombres muertos y 24 prisioneros.
Kahramanmaraş ve Kütahya'da meydana gelen çatışmalarda 21 kişi yaralandı.Al menos 21 muertos en un tiroteo entre sicarios y militares en México.
"Bir çatışma kaçınılmaz gözüküyor, gidip de dönmemek var, hakkınızı helal edin."No sirve de nada luchar, así que escapa de ellos."
Esasen aynı gün içinde yer alan iki çatışmadır.Lo curioso es que se realizaron dos funciones ese mismo día.
1929 - Çin ve Sovyet askerleri Mançurya'da çatıştı.1929: en Manchuria se producen violentos combates entre tropas chinas y soviéticas.
Terminalin üstü tek bir çatı ile kaplıdır.Cubierta por un tejado a una sola agua.
Çatı da denir.¿Cómo se llamará al ascensor?
24 Mart - NATO, Kosova'daki çatışmalar üzerine, Yugoslavya'ya karşı hava harekâtı başlattı.24 de marzo: la OTAN inicia la campaña de bombardeos sobre objetivos en Yugoslavia.
Yaşamının son yılları öteki İspanyol yöneticileriyle çatışmalar ve kırgınlıklar içinde geçti.Los últimos años de su vida los pasó haciendo y rechazando incursiones fronterizas.
Bu yazarlar, Kartaca ile rekabet halinde olan dolayısıyla da sık sık çatışan toplumların insanlarıdırlar.Estos autores provenían de culturas que fueron casi siempre rivales de Cartago.
İki imparatorluk arasındaki askeri çatışmaların esas nedenleri ise çeşitlidir.La integración de los territorios fronterizos por ambos imperios ha sido sin duda diferentes.
Falanks düzeninden önce savaşlar, düzensiz gruplar arasında bire bir çatışmalar şeklinde yürütülmektedir.Y es común que se programen luchas entre integrantes de un mismo stable.