çatışma ile cümle
çatışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çatışmalarda hayatını kaybeden Azerbaycan askerlerin için taziye dileğinde bulundu.Azerski izvori naveli su pogibiju četiri azerska vojnika u tim borbama.
Şarkı sözleri kişinin iç çatışmaları ve umutsuzluğu ile ilgilidir.Tekstovi pjesama govore o unutrašnjim bitkama i očaju.
Öte yandan Alman 6. Ordusu Stalingrad içindeki çatışmalarda büyük ölçüde zayiat vermişti.Šesta armija je pretrpila velike gubitke tijekom borbi u Staljingradu.
Çatışmalar, ameliyat bekleyen hastaların sayısında ciddi bir birikme yaratmıştı.U Domovinskomg je ratu izveo mnoštvo složenih operacijskih zahvata u ozlijeđenih bolesnika.
Çatışmalar Tenkitten'de yoğunlaştı.Borbe su se vodile po cijelom Lipiku.
Bu sebeple dönem dönem Türk-Fars çatışmaları yaşanmıştır.Do tada se već uvelike bio razmahao hrvatsko-bošnjački sukob.
22 Aralık gündoğumuyla, çatışmalar tüm büyük kentlere sıçramıştı.Idući dan, 22. studenog, započeli su masovni prosvjedi diljem zemlje.
Çatışmalar yağmura rağmen gece saatlerine kadar sürdü.Tu se noćilo, a kiša je padala cijelu noć, sve do jutra.
Bölgede çatışmalar halen sürüyor.Bitke za grad još traju.
New Jersey'de bir silahlı çatışmada öldürüldü.Ubijen tijekom borbe za prevlast u New Yorku.
Ada halkı da, çağrıya riayet ederek çatışmasız teslim oldu.Potom su opljačkali grad Ismaru koji se odmah predao bez borbe.
Çatışmalar 1945'te İkinci Dünya Savaşı'nın sonlanmasıyla sona erdi.Pisanje je opet zastalo 1945. godine, čak i nakon što je završen Drugi svjetski rat.
1294'te İngiltere ile başlayan savaş, ülke kaynaklarını zorlayan 10 yıllık bir çatışma dönemini başlattı.Tijekom 1294. godine dolazi do početka dugogodišnjeg rata protiv Engleske.
Saldıran grubun tamamı öldürülür; ancak gerçekleşen çatışmalarda Joel ağır bir şekilde yaralanır.Nakon toga bivaju napadnuti od strane razbojnika i Joel je ranjen u bjegu.
Çatışmalarda asker-sivil yüzlerce kişi ölmüş ve yaralanmıştır.Tu su poginuli ili ranjeni milijuni vojnika.
Sonuç olarak onyıllarca süren kıtlık ve çatışmalar olmuştur.Posljedica toga bila su desetljeća gladi i razdora.
Klasik iyi-kötü çatışmasıdır.Strah čini loš trip.
Hüseyin yara almadan kurtuldu, ancak çıkan çatışmalar üç saat kadar sürdü.Hauser se uspio odvući kući, ali je umro nakon tri dana.
Akşama doğru kentin her bölgesinde devam eden çatışmalar devam eder.Poslije nekoliko dana nastavljaju se sukobi u kojima HVO preuzima kontrolu u gradu.
Bu çatışmalardan ilki 1936 yılında İspanya İç Savaşında olmuştur.Tijekom njegovog boravka u Sovjetskom Savezu, u Španjolskoj je u kolovozu 1936. godine izbio građanski rat.
Evdekilere karşı kuşak çatışması ile karşılaştığından anne-babası ile sürekli kavga eder.U to doba se počeo sve češće sukobljavati s ocem.
Çıkan çatışmada 1 asker hayatını kaybetti, 2 asker ise yaralandı.Vozač je izgubio nogu dok je još jedan vojnik lakše ozlijeđen.
Çatışma, çocuk cinselliğinin Odipus kompleksi çerçevesinde gelişmesiyle örülür.Dijete to zdušno čini tijekom svog procesa socijalizacije.
İngiliz Mandası döneminde Yahudi ve Arap milliyetçileri arasında ilk çatışmalar başladı.1917. - Započela je Prva bitka kod Gaze između britanskih i turskih trupa.
Fakat bu ölümden sonra Kral Charles ise karısı Kraliçe Henrietta Maria arasındaki aile çatışmaları sona erdi.Zbog ljubavnih avantura došao je u sukob sa svojom suprugom, kraljicom Natalijom.
Kolordu'nun tümenlerinden biri olan 22. Panzer Tümeni, çatışmaların sonunda büyük ölçüde imha olmuştur.Dio korpusa, 22. tenkovska divizija, je u borbama koje su uslijedile gotovo u potpunosti uništena.
Çatışmalar daha sonra Alman askeri tesislere karşı saldırı şeklini aldı.Kao takav, našao se na putu njemačkim napadačima.
Çatışmalar saatlerce sürdü.Prosvjedi su trajali tjednima.
Bu Cemaat ile AK Parti arasındaki çatışmanın dışa vurulan ilk büyük belirtisi olarak değerlendirildi.Ovo je prva vjerska zajednica koja se otvoreno zjasnila protiv ove inicijative.
İki imparatorluk arasındaki askeri çatışmaların esas nedenleri ise çeşitlidir.Druga značajna razlika između dva Carstva su bili njihovi generali.
Bu çatışma şehrin diğer kısımlarına da sıçradı.Neki su još pružali otpor u drugim dijelovima grada.
Şubat - Mart 1945'te çatışmada öldüğü düşünülmektedir.Poginuo je (ili počinio seppuku) krajem ožujka 1945.
Dizi boyunca işlenen başlıca unsur, Frasier, Niles ve Martin arasındaki sınıfsal ve ailevi çatışmalardır.Hlavnou témou sú triedne a rodinné konflikty medzi Frasierom, Nilesom a Martinom.
Team Deathmatch: Herkesin takım halinde çatışması.Team Deatmatch – Tím proti tímu.
Çatışmalar saatlerce sürdü.Boje trvali niekoľko hodín.
Küçük ayaklanmalar dışında bu çarpışma, İsviçre topraklarında yaşanan son silahlı çatışmaydı.Ak neprihliadame na niekoľko neskorších vzbúr, išlo o posledný vojenský konflikt na území Švajčiarska.
Tekrar şiddetli çatışmalar başlar.Znova sa začali rozširovať násilné protesty.
Çatışmalardaki can kaybının %75'ten fazlası bu üç yerde yaşandı.V týchto troch mestách bolo zabitých 75 % obetí konfliktu.
Bu gruplar birbirleriyle sürekli çatışma halindedirler ve şehrin kontrolünü ele geçirmeye çalışmaktadırlar.Títo králi medzi sebou neustále bojovali a snažili sa zabrať územie toho druhého.
Süvari bölüğü kısa bir çatışmadan sonra geri çekilmiştir.České vojsko v nej po krátkom boji podľahlo.
1943 yılında Sjenica, Partizanlar ve Alman ordusu arasında yoğun çatışmalara sahne oldu.V roku 1944 prebiehali v okolí ťažké boje medzi partizánmi a nemeckou armádou.
Görev Yerleri geçmis savaş suçlarının ve silahlı çatışmaların sahne oldukları yerlerdir.Miesta pre výkon služby sa nachádzajú na miestach bývalých vojenských zločinov a ozbrojených konfliktov.
Sadece bazı yerel, küçük çatışmalar vardı.Očakávali sa iba lokálne protiútoky.
Çatışmalar devam etmektedir.Boje pokračujú.
1992 yılında bir çatışmada ağır yaralandı ve bunun sonucunda bir ayağı kesildi.V roku 1993 utrpel leteckú nehodu, následkom ktorej mu museli amputovať obe nohy.
Bu sırada Vizigotlar ve Romalılar arasında ilk huzursuzluklar ve çatışmalar başlar.Tu sa však začali prejavovať prvé spory medzi unitaristami a federalistami.
Güneyde çatışmalar şiddetlenmişti.Hlavné boje sa rozhoreli na juhu.
Ancak buralardaki çatışmalarda Amerikanın kaybı çok oldu.Američania pri týchto bojoch utrpeli ťažké straty.
Bunu gören savunmacılar teslim olmaktan vazgeçip çatışmaya devam ettiler.Vyzvala prítomných, aby sa nevzdávali a pokračovali v boji.
Bu çatışma öğleden sonra 2 de son erdi.Druhý polčas sa začal s dvojhodinový oneskorením.
Luftwaffe ise ilk günkü hava çatışmalarında 35 uçak kaybetmiştir.V októbri Luftwaffe stratila 35 strojov.
Ertesi günler, çatışmalar daha da şiddetlenir.Druhý deň boje pokračovali v ešte väčšej intenzite.
Çatışmalarda, 5 güvenlik görevlisi hayatını yitirdi.5 dozorcov v bojoch zahynulo.
Aşiret çatışmasında 3 kişi öldü.Pri stretoch zomreli 3 ľudia.
Dolayısıyla, etnik barış, çatışmanın olmaması değil, şiddetin yokluğudur.Mier je stav bez vojny či bojov, stav absencie konfliktov.
Buna karşın çatışmalar yer yer iki yıl daha devam etti.Boje ale pokračovali ešte ďalšie dva roky.
Aynı oynadığı dizideki gibi bir çete çatışması esnasında vurularak henüz 16 yaşındayken yaşamını yitirdi.V jednom zápase dokonca ako 16-ročný z trestného strieľania strelil aj gól.
Bu kendiliğinden meydana gelen gösteriler gittikçe büyüyerek, polisle çatışmaya kadar varıyordu.Ich demonštrácie prerástli až do potyčiek s políciou.
Böylelikle Vorlonlar ile Gölgeler'in birbirleriyle çatışması sağlanacaktır.Napätie medzi Vorlonmi a Tieňmi však neutíchlo.
Joey’in yeğeni Michael’la ciddi bir çatışması vardır.Michaelov vzťah s otcom, Joem bol napätý.