çatışma ile cümle
çatışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Oralarda küçük çatışmalar vardı.郡内では幾つかの小戦闘が起こった。
Ateşkes, savaşın ve çatışmaların geçici bir süreliğine durdurulmasına denir.停戦(ていせん)とは戦争や武力紛争の一時的な停止をいう。
Harper'ı kurtarırlar ve çatışmaya devam ederler.コブラに命を救われ、以後共闘する。
2011 yazından sonra çatışmalar şiddetlenerek artış gösterdi.2011年の夏以降はクルド人の不満の高まりを受けて武力紛争は暴力性を増した。
Bu son derece kanlı geçen çatışmalar dokuz gün boyunca devam eti.激しい白兵戦が、昼夜を問わず9日間続いた。
Askerlerin de karşılık vermesiyle çıkan çatışma saat 05.00’e kadar sürdü.5点同時襲撃時に有主の救出を決行。
Özellikle sekiz numaralı kale bölgesinde şiddetli çatışmalar yaşandı.この日に行われた中で、特に激しい戦いは8号要塞を巡る戦いであった。
Sağ-sol çatışmaları yüzünden üniversite kapandı.左手を負傷したため、準決勝を棄権した。
Çatışmada Malcolm ağır yaralanır.その直後、コリンは戦闘で大怪我を負う。
Gündüzki çatışmalarda ciddi kayıplara uğranılmıştı.日々綾乃から理不尽に虐げられていた。
Polis-öğrenci çatışmaları oldu.学生運動の闘士でもあった。
Bu çatışmaların sonunda Rumen Ordusu, daha sonra Sovyet kuvvetlerine teslim edilen 50 bin Alman tutsak aldı.この戦いの間、ルーマニア軍はドイツ軍将兵50,000名を捕虜としたが、彼らは後にソ連軍に引き渡された。
Böyle bir çatışmayı çok yakın görüyordu.この戦いでは接近戦が多かった。
Alman ordusu geri çekilirken birkaç çatışma yaşanmıştır.ドイツ軍の撤退時に多くの家屋が破壊されている。
Çatışmalar üç gün sürdü.衝突は三日間続いた。
Protestocular ve güvenlik güçleri arasındaki çatışma günlerce devam etti.デモ隊と治安部隊の衝突はエスカレートし続けた。
Buna rağmen bu devletlerin zaman zaman çatışmalara girmesi eleştiri konusu olmuştur.ただし、この部隊が戦闘に間に合ったかについては疑問が残っている。
Alvaro Iradier, kendi versiyonuyla, aMSN (Alvaro's Messenger) ile bir çatışma geliştirdi.アルバロ・イラディエルがCompu's Messengerのフォークとして開発したのがaMSN(Alvaro's Messenger)である。
En önemli kitabı Strategy of Conflict (Çatışma Stratejisi) 1960'ta yayımladı.シェリングの最も有名な著書は、1960年に発表された『紛争の戦略』(The Strategy of Conflict)である。
Yaklaşık 200 askeri bu çatışmalarda kayboldu.この行軍中に2名の兵士が死んだ。
Çatışmada yenilen 28. Alay dağılmıştır.第28話で戦死。
İnsanların toplu halde hareket ettikleri her yerde çatışmanın olması kaçınılmazdır.したがって、遭遇戦は各部隊が全体として運動中であるために戦闘の経過は極めて流動的である。
Yerlilerle girdiği çatışmalarda sol gözünü kaybetti.以前移民を巡る争いで左半身を失っている。
Savaşçıları bir çatışma için hazır değildiler.しかし、帝国軍は戦闘の準備が整っていなかった。
Bu kez çatışmalar ülkenin kuzeyinde yoğunlaşmaya başladı.この戦闘は北部州で厭戦気分を高揚させた。
Vietnam'daki çatışmalarda 5 tanesi düşmüştür.ベトナム戦争にて53人。
7 Haziran'da ağır çatışmalar oldu.6月7日を苦しめた。
Çatışmalardan kaçanlar hükümetin sağladığı barınaklara sığındı.残っていた者達は管理局の建物を取り囲んだ者達との戦いを始めた。
Yakın çatışmalar akşamın geç saatlerine kadar sürdü.この衝突は、深夜遅くまで繰り広げられた。
2003'te Çad'ın komşusu Sudan'daki Darfur bölgesindeki çatışmalar Çad'a sızdırıldı.チャドは2004年頃から隣国スーダンのダルフール紛争が激化した影響により、国内の反政府勢力も活発化。
Uyarı ateşi Gazze Savaşı 2012 İsrail-Gazze çatışmaları ^ガザ紛争 (2008年-2009年) ガザ侵攻 (2014年) 中東戦争 パレスチナ問題
Çatışma esnasında bir çift lazer tabancası kullanır.戦闘時は二丁の拳銃を使う。
2011-2012 Suriye çatışmaları sırasında halk gıda, yakıt, işsizlik ve barınak sıkıntısı yaşamıştır.16世紀にも住民は戦争、飢饉、火災、ペスト禍に苦しめられた。
Anlaşmazlıklar, iki grup arasında geçen kanlı çatışmalarla sonuçlandı.両者大流血の喧嘩ファイトとなった。
Kuşatma, aralıklı çatışmalarla 53 gün sürdü.対馬は53日間かけて測量した。
2001: 2001 Makedonya çatışma.2001年:アフガニスタン紛争に派遣される。
(Irak Savaşı) 1 Mayıs: Bush, "esas çatışmaların sona erdiğini" açıkladı.5月1日、ブッシュは「任務は達成された」と書かれた看板の下で、地上での主要作戦は終わったことを宣言した。
Babası 1627 yılında İngiltere'yle girdikleri bir çatışmada öldürüldü.父親は、1627年7月レ島がイングランド軍に侵攻された際に殺された。
Bir saatlik çatışmanın ardından radyo istasyonu ele geçirilir.戦後、列車無線基地局が設置される。
Otuz tümenin sınıra ilerlemesine rağmen (ve bazı yerlerde geçmesine), çatışma hiç yaşanmadı.人類の歴史をみると(一部の例外的な地域・時期はあるにしても)、概して、戦争はたえたことがない。
Yunanistan İç Savaşı (1946-1949) sırasında şehrin çevresi önemli çatışmalara sahne olmuştur.しかし、ギリシア内戦(1946-1949)による被害が最も大きかった。
Afganistan'da üç büyük İngiliz-Afgan Savaşı ve 1929 iç savaşı da dahil olmak üzere birçok çatışma oldu.かつては、19世紀に起こったイギリスの二次にわたるアフガニスタン侵攻と、1919年のアフガニスタンとイギリスの戦争、すなわち三次にわたるアフガン戦争を指して言うことが多かった。
Bu yüzden anlaşmazlık ve çatışmalar da yaşanmıştır.恋と葛藤が起こる。
Sokak çatışmalarına girerek ilerlemek zorundaydılar.ストリートファイトを続けるさくらに呆れながらも付き合う。
Çatışmalar, resmî olarak 16 Nisan 2009 tarihinde sona eren İkinci Çeçen Savaşı'nın devamıdır.2009年4月16日、第二次チェチェン紛争が終結。
Rodezya Konferansı - Rodezya'da süren çatışmaları sonlandırmak üzere 1976 yılında düzenlenen konferans.1976年のロッテオリオンズでは、1976年のロッテオリオンズにおける動向をまとめる。
Şiddetli, aralıksız çatışmalar 3 Mart'a kadar sürmüştür.一連の砲撃は3月3日まで続いた。
Tıpkı çatışmacı kuram ve etkileşimcilik gibi.衝撃系と対立。
Tüm savaşın en sert çatışmaları bu tepelerde yaşandığı görüşü hakimdir.この砂漠での戦いは私が知る中で、最も激しいものだった。
Başbakan olarak kral ile büyük oğlu William arasındaki çatışmada arabuluculuk yapmak için boşuna çaba harcadı.殷郊(いん こう) 商の太子で紂王と姜妃の間にできた長男。
Hemen bir silahlı çatışma başlar.特攻兵器桜花初出撃。
Şiddetli çatışmalar Nisan ayına kadar devam etti.小規模な戦闘は3月まで続いた。
Fakat 1 Haziran 2004'te PKK'nın ateşkesi sonlandırmasıyla çatışmalar tekrar başladı.2004年1月にはPKKは休戦の終結を宣言し再び武力紛争が始まった。
Şehrin mahallelerinde çatışmalar yaşanmıştır.市街においても乱闘騒ぎが発生した。
Sonrasında çıkan çatışmada ise 19 asker yaralanmıştır.その他の衝突で、少なくとも19人の負傷者が出た。
Bu çatışmalar 1 Eylül 1999'da PKK'nın ateşkes ilan etmesiyle son buldu.1999年9月1日、PKKは一方的に休戦を宣言した。
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.この戦いではあまり激しい戦いは行われていない。
Bununla birlikte çatışmalar dört gün boyunca sürdü.それでも戦闘は4時間続いた。
"Bir çatışma kaçınılmaz gözüküyor, gidip de dönmemek var, hakkınızı helal edin."勢をなさず、物と争わず、相和して戻らず、彼、強む時は、和して彼に添う」。
Ertesi gün, iki ordu Melitene yakınlarındaki savaş düzeninde dizildiler, ancak çatışma yapılmadı.その後2日にわたって両艦隊は接近した状態を保っていたが、戦闘は起こらなかった。