çatışma ile cümle

çatışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şiddetli çatışmalar Nisan ayına kadar devam etti.Atacurile periodice au continuat pe durata lunii aprilie.
Aralarında çatışma çıkar.Luptați-vă între voi". .
Çatışmada çok sayıda isyancı öldürülür.Numeroși rebeli au fost uciși în luptă.
Dokuz gün süren şiddetli çatışmaların sonunda Almanlar kalenin büyük bir kısmında kontrolü sağladılar.După nouă zile de lupte foarte grele, germanii au cucerit fortăreața.
Bu çatışma, Batı Avrupa dünyasının Ortadoğu'daki etkisinin sona erdiğinin sinyallerini verdi.Conflictul a semnalizat sfârșitul dominației vest-europene în Orientul Mijlociu.
Çok şiddetli geçen çatışma tüm gün boyunca sürdü.A urmat o luptă aprigă, care a durat întreaga zi.
Çatışmalar tüm gün boyu devam etti.Exemplu: Așa se ceartă ei toată ziua!
Tam bu sırada Richard ile Filip arasında, Richard'ın evlenmesi hakkında büyük bir çatışma ortaya çıktı.Acest lucru a deteriorat brusc relațiile între Richard și Filip.
Bu çatışmada Amerikan tarafı hiçbir kayıp vermemiştir.Pe acest stadion Spania nu a pierdut nici un meci internațional.
Öte yandan Alman 6. Ordusu Stalingrad içindeki çatışmalarda büyük ölçüde zayiat vermişti.Armată a 6-a a suferit mari pierderi în timpul luptelor de la Stalingrad.
Fakat çıkan çatışmada öldürülür.Ori este ucis în confruntare.
12 gün boyunca küçük çatışmalara giren her iki ordu da az kayıp verdi.Timp de 12 zile, cele două armate s-au înfruntat în mai multe ciocniri soldate cu pierderi minime.
Böylece Hussarlar ve piyadeler arasında çatışma başlamış olur.De la ceartă s-a ajuns la o bătaie generală, între husari și infanteriști.
Gece olduğunda çatışmalar büyük oranda sona ermişti.La căderea nopții luptele au încetat.
Daha sonra bu tarz çatışmaların yaşanmasını önlemesi ümidiyle Milletler Cemiyeti kurulmuştur.Liga Națiunilor a fost creată cu scopul de a împiedica repetarea unui astfel de conflict.
Rusya'nın müdahale etmesiyle çatışmalar durdu ve 24 Haziran 1992'de bir ateşkes antlaşması imzalandı.Reacția Israelului a fost dură și s-a convenit o încetare a focului la 24 iulie.
Seçim gayet uzun sürdü ve seçmenler arasında çatışmalar çıktı.Stabilitate nu a fost pentru mult timp, după cum conflictele cu forțele exterioare s-au intensificat.
Üçüncü çatışma olan Vaccaricia Muharebesinde Melus'un zaferi kesindir.O a treia bătălie, încheiată cu o victorie decisivă a lui Melus, a avut loc la Vaccaricia.
Çatışmalarda çok sayıda direnişçi öldürülecektir.O să-i ucidem pe acei nenorociți în număr mare.
Savaş, bir yerde "Doğu" ve "Batı" arasıdaki bir çatışma olarak verilir.Eu nu cred într-un război între Occident și comunism.
Süvari bölüğü kısa bir çatışmadan sonra geri çekilmiştir.Nu m-am întors la unitatea mea, după o scurtă plecare.
1967 - Gerilla lideri Che Guevara, Bolivya'da La Higuera çatışmasında yakalandı.1967: Liderul Che Guevara și oamenii lui au fost capturați în Bolivia.
24 Mart - NATO, Kosova'daki çatışmalar üzerine, Yugoslavya'ya karşı hava harekâtı başlattı.24 martie: Începutul agresiunii NATO contra Iugoslaviei.
2011 yazından sonra çatışmalar şiddetlenerek artış gösterdi.În perioada de după alegeri hărțuielile asupra sa au sporit în intensitate.
Bunlardan yaklaşık 40 bin kadarı çatışmalarda öldü.Circa 400.000 de oameni au murit în lupte.
Tabii ki tankların çatışmalardaki önemini de atlamamak gerek.Dar nu se putea infrunta cu tancurile inamice în condiții de egalitate.
Bu nedenle muhalif grupların çatışmasının daha da kötüye gitmesi muhtemeldir.Deosebit de îngrijorătoare a fost creșterea atacurilor de suicid.
1967 - İsrail ile Arap ülkeleri arasında; tarihe "Altı Gün Savaşı" diye geçen çatışmalar başladı.A avut loc în perioada Războiului arabo-israelian (cunoscut și ca Războiul de Șase Zile).
Bu çatışmanın ne kadar sürdüğü ne türlü devam ettiği bilinmemektedir.Nu se știe modul în care asemenea structuri rezistă așa de mult timp.
Bu gösteriler esnasında zaman zaman silahlı çatışmalar meydana geliyordu.Era firesc în aceste condiții să se producă o nouă confruntare armată.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.Rămășițele sale s-au predat trupele britanice în ultimele zile ale războiului.
Çatışmalar, son yıllarda göreceli olarak azalmaya başlamıştır.Discriminarea la locul de muncă s-a redus enorm comparativ cu anii anteriori.
Çatışma yaklaşık 40 dakika sürdü.Conversația a durat circa 40 de minute.
Çatışmalar 1945'te İkinci Dünya Savaşı'nın sonlanmasıyla sona erdi.1945: Ia sfârșit al Doilea Război Mondial.
Bu birliklerin çoğu savaşın başından bu yana çatışma içindedir.În mare parte au rămas goale după război.
Öğretimdeki yenilikçi tarzı nedeniyle kendini eyalet valisiyle çatışma içinde buldu.În cele din urmă cu minciuna sinuciderii, reușește să-l ademenească în casă pe profesor.
2007'de şehirde Hamas'ın Gazze şehrinin kontrolünü ele geçirmesiyle sonuçlanan çatışmalar yaşandı.2007 - Un război civil a escaladat în Fâșia Gaza pe tot parcursul lunii iunie, care a adus Hamas la conducere.
Aşiret çatışmalarında bölgeyi terk ederek doğuya gitmiştir.S-a întors către est și a ieșit din zona de conflict.
İki boy da daha önce Osmanlı’nın zaman zaman çatışma halinde olduğu boylardır.Acum suntem două state, cum am mai fost și în unele perioade din trecut.
Film, Rus sivil savaşının dramasıdır ve Kızıllar ve Beyazlar arasındaki çatışmayı konu alır.Dezacordurile despre viitorul politic al țării au condus la un război civil între Roșii' și Albi.
General Raus ve karargâh kadrosu, Memel'de bizzat çatışmalara girmek zorunda kaldılar.Comandamentul și statul său major au fost la Târgu Mureș.
3000 partizan ise çatışmalar sırasında öldürüldü. ^ Sumner, Ian.Se știe cu certitudine că unsprezece tancuri au fost pierdute în timpul luptelor. ^ Tony le Tissier, pag.
Sweet ve Grove üyeleri çatışma için yola çıktılar.Familiile Breen și Graves s-au pregătit de plecare.
Bilinçdışı çatışmalar nevrozun kaynağıdır.Conflictele inconștiente și sexualitatea reprimată sunt sursa nevrozelor.
Kamışlı Muharebesi'nde hükümete yanlısı Ulusal Savunma Kuvvetleri ile çatışmalara girdi.S-a mutat la Debrețin împreună cu Comitetul de Apărare Națională.
Çatışmalar 6 Kasım'a kadar sürdü.Luptele au continuat până pe 7 noiembrie.
Moskova’da 10 gün süren çatışmalar 1917 yılı Ekim ayından beri şehirdeki en kanlı olay olur.Conflictul de 10 zile au fost cel mai sângeros de la revoluția bolșevică din octombrie 1917.
İnsanların gelecekleri de bu çatışmadan nasibini alıyordu.Locuitorii acestei vetre au avut ce înfrunta.
Bu birliklerin üçte biri ya çatışmalarda öldü, ya da Sovyet birliklerine teslim oldu.O parte din partizani au fost arestați sau au murit în confruntările cu trupele de securitate.
Fakat vuku bulan çatışmada yenildi.La Hell in a Cell a fost învins de Cena.
Bu partilerden özellikle ikisi çatışmalarda başı çekmekteydi: Nazi Partisi ve Komünist Parti.Ca urmare, ei au fost în dezacord pe toate temele: a Internaționalei și a Comunei din Paris.
Böylece eşlenme sayısı artacağından çatışma riski azalır.Utilizarea prezervativului scade riscul în oarecare măsură.
Savaş sırasında işgal edilen Bağdat’ta süren çatışmalar müze civarında da yaşanmıştır.O lege care interzie paradele gay în Moscova pentru o sută de ani a fost de asemenea adoptată.
Université de Paix: Aile ve iş yerindeki çatışmaların önlenmesi konusundaki çalışmalar.Université de Paix: a munkahelyi és a családon belüli konfliktusok megelőzésén fáradozó szervezet.
Bu çatışmada Deutschland, 28 cm'lik toplarından yalnızca bir atış yaptı.A Deutschland a csata ezen szakaszában egy lövést adott csak le a 28 cm-es ágyúival.
Protestolardan ve polisle çatışmalardan sonra Tunus'ta yine bir gece sokağa çıkma yasağı ilan edildi.A tüntetők és a rendőrök közötti összetűzés miatt a fővárosban éjszakai kijárási tilalmat rendeltek el.
Çıkan çatışmalarda yüzlerce kişi öldü.Az összecsapásokban több százan meghaltak.
Ancak çatışma sırasındaki kargaşada tam olarak kaç kişinin öldüğü bilinmemektedir.Pontosan nem tudni, hányan haltak meg a csatában.
Saldıran grubun tamamı öldürülür; ancak gerçekleşen çatışmalarda Joel ağır bir şekilde yaralanır.Távozásuk során banditák támadnak rájuk, Joel súlyosan megsérül a menekülésük során.
Fakat dış semtlerde sokak çatışmaları birkaç gün daha devam etti.A környező utcákban ezután még egy ideig folyt a tömegoszlatás.

İlgili Sayfalar