çatışma ile cümle

çatışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O günden bu yana, Crips çetesiyle yapılacak çatışma ve kavgalar devam etmektedir.Sedan dess har många fejder och rena gängkrig brutit ut mellan de övriga Crips-gängen.
Azalan avların rekabeti sonucu Britanyalılar ile yerliler arasındaki ilk şiddetli çatışmalar görülmüştür.Fångandet av slavarna ledde till det första stora slaget mellan spanjorer och indianer i Nya världen.
Clarence çatışmadan sağ çıkmıştır ama bir gözünü kaybetmiştir.Vance gjorde samma sak, men överlevde med vanställt ansikte.
Önce Haçlılarla ufak çatışmalar yapıldı.Mellan kolonnerna placerades först ett förgyllt kors.
1970'li yıllara kadar önemli bir çatışma meydana gelmemiştir.Någon större flyktinginvandring inträffade inte förrän på 1970-talet.
Çatışmalarda üç insan öldürüldü.Under bråket dödades tre personer.
Akşam karanlığında çatışma durdu ve iki taraf geri çekildi.Vid mörkrets inbrott drog sig båda sidor tillbaka.
Ayaklanma sonrasında Baas hükümeti ile Kürt ayaklanmacılar arasında büyük çatışmalar çıkmıştır.Ganska snabbt uppstod stridigheter mellan folkrepresentationen och regeringen.
Airsoft oyunu, bir çatışma simülasyon oyunudur.Air Hockey är ett spel.
Süvari bölüğü kısa bir çatışmadan sonra geri çekilmiştir.De lyckades stoppa angreppet efter en kort strid.
Jackson ayrıca başka çıkar çatışmaları konusunda endişeliydi.Jackson gav sig ut på ytterligare turnerande.
Çatışma 5 Ağustos 1944 yılında gerçekleşti.Kåren sattes upp den 5 augusti 1944.
Ekibi Miley Cyrus ile birçok kamuya YouTube dans çatışması oldu.Dansgruppen hade en uppmärksammad dansduell med Miley Cyrus på YouTube.
Bu yeni sosyal yapı ortaya çıktığında, çatışmalar nüfusun çoğunluğunda meydana geldi.Då den nya sociala strukturen växte fram uppstod konflikter bland en del av de nomadiska befolkningarna.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.Detta skulle vara ett enhetsplan som skulle fungera för både jakt, attack och spaning.
Çatışmalar sürdü.Slagsmål utbröt.
Çatışmalar detaylar üzerine kurulur.Sedan mäter man in detaljerna.
Fransız askerler ise çatışma alanına ulaşabilmek için kilometrelerce yürümek zorunda kaldı.Французькі війська мали йти пішки багато миль, аби дістатись зони бойових дій.
ABD ile Rusya arasındaki çatışma sona erer.Між Росією і США йде війна.
Sadece bazı yerel, küçük çatışmalar vardı.Були лише невеликі бої місцевого значення.
12 Haziran 1993'te çatışmada ölmüştür.Загинув у бою 12 червня 1993 року.
Sigismund da İsviçre konfederasyonu ile çatışma içindeydi.Цюрих приєднався до Швейцарської Конфедерації.
Türkiye Cumhuriyeti ile PKK arasındaki çatışmalarda toplamda 30.000'den fazla insan ölmüştür.Всього в результаті двадцятичотирирічного курдсько-турецького протистояння загинуло більше 35 тисяч чоловік.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.Згідно свідчення місцевих жителів, атака тривала 12 годин.
Kore Savaşı Soğuk Savaşın ilk büyük çatışmasıydı.Це була перша велика помилка корейців у війні.
Yer yer çatışmalar çıktı.Відбулася бійка за землю.
18 Ağustos 2004 tarihinde taraflar ateşkesi çiğneyerek tekrar çatışmaya başladılar.18 серпня сторони припинили вогонь.
Sömürgecilerle yerliler arasındaki ilişki ticaretten silahlı çatışmaya kadar çeşitli şekillerde gerçekleşti.Відносини між колоністами та тубільцями варіювалися від конструктивної торгівлі до збройних конфліктів.
Karanlık çöktüğünde çatışmalar durdu.З настанням темряви бій припинився.
Bu tankların çatışmalarda kullanıldığına dair bir bilgimiz yoktur.В бою ці танки не були випробувані.
Yanmakta olan Kumkale köyüne çekilen kuvvet, köy içinde çatışmalara devam etti.Мешканці села, що залишились на окупованій території, продовжували боротьбу.
Presnya'da çatışmalar başlar.Крім того, в Печатці відбуваються битви.
Vietnam'daki çatışmalarda 5 tanesi düşmüştür.У війні загинув кожен п'ятий українець.
1970'li yıllara kadar önemli bir çatışma meydana gelmemiştir.Втім тут не здійснювалися яки-небудь розкопки до 1970 року.
Bu savaş Soğuk Savaş döneminin ilk büyük çatışmasıydı.Це була одна з перших подібних спроб в часи Холодної війни.
Uzun bir çatışmadan sonra Gedik Halil vurulur.Після довгої боротьби Распутін застрелений.
1990’ların başlarında bölgede etnik çatışmalar başladı.Етнічні конфлікти почалися в 1990.
Buradaki savaş sözcüğünü çatışma ile ilişkilendirilmemelidir.Ми навпаки не хочемо щоб цей процес об'єднання був пов'язаний з насиллям.
Sudan-Güney Sudan veya Pakistan-Hindistan arasındaki çatışmalar bu konuya örnek teşkil eder.Серед відомих прикладів можна навести Індо/Пакистанський конфлікт або битви у Судані.
Türkçesi ise çatışma yarasından dolayı ölümdür.Туркмані помер від отриманих поранень після нападу.
Bu çatışmalarda Almanlar ilk kez Sovyet KV ağır tanklarıyla karşılaştı.Це було в Расейняйській битві, де німецькі війська вперше зустрічалися з радянським КВ.
Bu çatışma öğleden sonra 2 de son erdi.Битва завершилась близько другої-третьої години дня.
Evdekilere karşı kuşak çatışması ile karşılaştığından anne-babası ile sürekli kavga eder.Її протест виражається в постійній конфронтації з батьками.
Bu kez çatışmalar ülkenin kuzeyinde yoğunlaşmaya başladı.Водночас почався тиск кочовників на північні райони держави.
9 Eylül'deki çatışmada ciddi şekilde yaralandı ve hastanede birkaç ay geçti.У травні 1944 року був важко поранений і декілька місяців пролежав у лазареті.
Çatışmalar saatlerce sürdü.Бій тривав кілька годин.
En şiddetli çatışmalar Volokolamsk kesiminde oldu.Найсерйозніші зіткнення пройшли в Клівленді .
Ancak Calles anlaşmaya uymadı ve çatışmalar bir süre daha devam etti.Віллем I відмовився підписати таку угоду, і протистояння тривало ще кілька років.
1808 yılında 100 yerli ve 20 Beyaz bu çatışmalarda hayatını kaybetmiştir.Станом на 1880 рік у факторії проживали 82 індіанці і 1 білий чоловік.
Çatışmalar sırasında 72 Çekoslovakyalı öldü ve yüzlercesi de yaralandı.При вторгненні 72 громадяни Чехословацької Соціалістичної Республіки загинули, сотні поранені.
Muharebenin üçüncü gününde de yoğun çatışmalar devam eder.З іншими мурахами герої ведуть постійні бої.
Yani bu durum bir nevi çıkar çatışmasıydı.Це само по собі було предметом палких суперечок.
Liddil, çatışmada yaralandı.Дрого був поранений в бою.
Kuşatma, aralıklı çatışmalarla 53 gün sürdü.Облога міста тривала 53 дні.
Bu sırada Arazzamin köyünde çatışmalara katıldı.Водночас вступив у судові суперечки з сусідами.
Çatışmalar 1963 ve 1964 yıllarında da devam etti.Також тренував цю команду в 1963 та 1964 роках.
Hannibal burada çatışmayı sonlandırdı.Ганнібал рушив сюди, приготувавшись до бою.
Bu dönem iç çatışmaların, kargaşanın hakim olduğu bir dönemdir.У цю тривожну епоху необхідний міжрелігійний діалог.
Tabii ki tankların çatışmalardaki önemini de atlamamak gerek.Історичних деталей про участь танків у боях залишилося небагато.
Kararda, Darfur'daki çatışmaya askeri bir çözüm bulunmadığı vurgulanmıştır.Тому НАТО знову повторює, що нема військового вирішення конфлікту в Афганістані.

İlgili Sayfalar