çatışma ile cümle

çatışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Önce Haçlılarla ufak çatışmalar yapıldı.Wkrótce między krzyżowcami rozpoczęły się spory.
Bu sırada şehir nüfusunun üçte biri çatışmalardan kaçarak şehri terk etmiştir.Stwierdzono wówczas, że 1/3 mieszkańców opuściło miasto w obawie przed walkami.
Bu sebeple dönem dönem Türk-Fars çatışmaları yaşanmıştır.W tym samym roku wybuchły nowe walki kurdyjsko-irackie.
12 Haziran 1993'te çatışmada ölmüştür.Zmarł 12 czerwca 1993 roku w Czudcu.
Alman kaynakları çatışmaların sonunda 103 bin Sovyet askerinin tutsak alınmış olduğunu ifade etmektedir.Powojenne źródła niemieckie twierdzą, że do niewoli dostało się w sumie 103 000 radzieckich żołnierzy.
Krav Maga öğrencileri herhangi bir çatışmadan kaçınmaya teşvik eder.Pomaga też uczniom w ewakuacji przed decydującą bitwą.
Nasıl olsa herhangi bir çatışma olmuyordu.Nie doszło do żadnych walk.
Böylece eşlenme sayısı artacağından çatışma riski azalır.Minimalizując przy tym ryzyko przypadkowych strat.
Sezar en güvendiği Lejyonu olan X Equestrisin ağır bir çatışmaya karıştığı sağ kanadın komutasını almıştı.Cezar objął dowództwo nad swym prawym skrzydłem, gdzie jego ulubiony X legion zaangażował się w zażartą walkę.
Bu tankların çatışmalarda kullanıldığına dair bir bilgimiz yoktur.Brak jest informacji na temat użycia tych czołgów.
Esasen aynı gün içinde yer alan iki çatışmadır.Dwa ataki tego samego dnia.
Oralarda küçük çatışmalar vardı.Odbywało się dużo drobnych potyczek.
Nijerya Kızıl Haçının verdiği bilgilere göre 10.000 kişi çatışma bölgesinden kaçtı.Czerwony Krzyż podał, że w wyniku zamieszek swoje domy opuściło 10 000 ludzi.
Birkaç saat süren çatışma sonucunda Osmanlı ordusu hırpalanmaya başladı.Zmęczone trwającymi kilka lat walkami wojsko chłopskie zaczęło Iwajłę opuszczać.
CDU ve sosyal bakımdan daha muhafazakâr CSU arasındaki farklılıklar geçmişte çatışmalara sebep oldu.Różnice pomiędzy CDU i bardziej konserwatywną CSU czasem doprowadzają do spięć.
Gerçekleşen çatışmalarda nüfusun %10'nu hayatını kaybetti.W trakcie walk straciła około 40% swego stanu osobowego.
Tayland'la sınır anlaşmazlıklarından kaynaklanan çatışmalar sürmekteydi.Bezpośrednim powodem konfliktu był spór o granice Teksasu.
12 gün süren bir çatışmadan sonra ateşkes yapılarak barış görüşmeleri başlatıldı.Po dwóch godzinach walk, ogłoszono zawieszenie broni.
Çatışmalarda üç insan öldürüldü.W atakach zginęły trzy osoby.
Bu nedenle bu devletler arasında halen zaman zaman sınır çatışmaları olabilmektedir.Pomiędzy tymi miejscowościami przez długi czas toczyły się spory graniczne.
Savaş bittikten sonra, BM tarafından çatışmaların kalbi olan Badme'de Eritre–Etiyopya Sınır Komisyonu kuruldu.Po zakończeniu konfliktu Komisja Graniczna ONZ ustaliła, że sporne miasto Badme należy do Erytrei.
Güneyde çatışmalar şiddetlenmişti.Zaostrza się konflikt na Bliskim Wschodzie.
Bu çatışma, malzeme eksikliği nedeniyle Kuşanların geri çekilmesiyle sonuçladı.Konflikt zakończył się wycofaniem Kuszanów z powodu braków w zaopatrzeniu.
Şarkı sözlerinin çoğunluğu depresyon ve kişinin iç çatışmaları ile ilgilidir.Staramy się śpiewać ponad podziałami i ponad ludzkimi słabościami.
Evdekilere karşı kuşak çatışması ile karşılaştığından anne-babası ile sürekli kavga eder.Ciągle kłóci się ze swoimi rodzicami, zwłaszcza jeśli chodzi o zarządzanie restauracją.
Belli başlı kızışmalar olduysa da sıcak bir çatışma halinde bulunulmamıştır.Nie spaliśmy na ciepłych nąrach, Ale od razu poszli w bój.
2008 Jos Çatışmaları.Zamach stanu 2008.
Belçika limanlarının çatışmada sağladığı stratejik avantajlar büyük bir önem taşımaktaydı.Z powodu sytuacji politycznej podróż zespołów na Grand Prix Belgradu wiązała się z trudnościami.
Çad'da çatışmaBitwa nad jeziorem Czad.
En şiddetli çatışmalar Volokolamsk kesiminde oldu.Najcięższe walki toczą się teraz na Mokotowie.
Çatışmalar, resmî olarak 16 Nisan 2009 tarihinde sona eren İkinci Çeçen Savaşı'nın devamıdır.W wyniku rozmów 16 kwietnia 2009 oficjalnie zakończyła się wojna w Czeczenii.
Çatışmalarda, Birleşmiş Milletler'in tahminlerine göre 711.000 Arap İsrail'den kaçtı.Liczba arabskich uchodźców została ustalona przez ONZ na 711 tys.
Sonraki iki yıl boyunca çatışmalar devam etti.W ciągu następnych dwóch dni trwały walki obronne.
Dönünce bunlar arasında çatışma çıktı.Doszło wówczas między nimi do bitwy.
Bu dönemde sağ ve sol çatışması arttı.W tym czasie wzrosły wpływy lewicy.
Kentteki çatışmalar 2 Mayıs 1945 gününe kadar devam etmiştir.Ostatnie walki na froncie włoskim toczyły się do 2 maja 1945 roku.
ABD ile Rusya arasındaki çatışma sona erer.Konflikt pomiędzy Rosją a Stanami Zjednoczonymi wydaje się nieunikniony.
Karanlık çöktüğünde çatışmalar durdu.Walkę przerwały zapadające ciemności.
2 kere çatışma sırasında yere inmek zorunda kaldı.W czasie walk doszło do dwóch bitew.
Bu alanların başında çatışma analizi ve strateji konuları gelmektedir.Należy brać to pod uwagę podczas dokonywania analizy cykliczności występowania konfliktów zbrojnych i wojen.
İlk büyük çatışmalar 2012 yılının Haziran ayında meydana gelmiştir.Pierwsza z imprez masowych odbyła się w czerwcu 2012 roku.
Ancak bu çatışmalarda ciddi kayıplara uğradı.W trakcie tych walk poniosła ciężkie straty.
Tang'la doğrudan bir çatışmaya girmedi.Link toczy z nim długą walkę.
9 Eylül'deki çatışmada ciddi şekilde yaralandı ve hastanede birkaç ay geçti.Ranny 2 września w nalocie bombowym, zmarł po kilku dniach w szpitalu.
Çatışmalar üç-dört saat daha devam etti.Loty trwały 3 - 4 godziny.
2007'de şehirde Hamas'ın Gazze şehrinin kontrolünü ele geçirmesiyle sonuçlanan çatışmalar yaşandı.2007: Hamas, po walkach z Fatahem, przejął całkowitą kontrolę nad Strefą Gazy.
Savaşın hemen akabinde, Yugoslavya ile Müttefikler arasında birkaç silahlı çatışma hadisesi yaşanmıştı.Już po wojnie doszło do kilku incydentów zbrojnych pomiędzy Jugosławią a aliantami zachodnimi.
Rand'a göre rasyonel düşünen akıllar için çatışma söz konusu değildir.Nie bójmy się powiedzieć, Racine to zwykły szelma!
Önceki askeri çatışmalar Romalılar için başarılı olmadı.Pierwsza faza wojny była bardzo niepomyślna dla Rzymian.
Filistinliler tarafından öldürülen 988 İsraillinin 215 i çatışmalarda görev alanlardı.W 978 wojska Fatymidów opanowały Palestynę.
Kargo kültü Kültür çatışması Outside Context Problem Temasa geçilmemiş topluluklarEwidencja Dóbr Kultury Niewpisanych Do Rejestru Zabytków
Bu çalışmada, Amerikan İç Savaşı'ndaki bir deniz çatışması konu edildi.Wypadek był wstrząsem dla amerykańskiej marynarki wojennej.
Braddock çatışma sırasında öldürüldü.Ludwik został zabity w czasie bitwy.
Çatışmalarda hayatını kaybeden Azerbaycan askerlerin için taziye dileğinde bulundu.W potyczce zginęło pięciu azerskich żołnierzy.
Ertesi günler, çatışmalar daha da şiddetlenir.Kolejne dni to również ciężkie walki odwrotowe.
Şehirdeki çatışmalarda 29 ABD askeri öldürülmüştür.Podczas interwencji zginęło 29 amerykańskich żołnierzy.
Çatışma 2008 Teen Choice Ödülleri'nde iki ekib arasında son bir dans ile sona erdi.Po dwóch starciach, podczas gali Teen Choice Awards w 2008 rozegrano finałową bitwę.
7 Haziran'da ağır çatışmalar oldu.Generalny szturm nastąpił 7 czerwca.
Tarihsel süreç içerisinde Osmanlı ile Avusturya arasında şiddetli çatışmalar olmuştur.Wewnątrz niego zarysowywała się stopniowo rywalizacja między Prusami a Austrią.
Böylece toplumdaki uzlaşmaz sınıflar (burjuvazi ve proletarya) arasındaki çatışma daha çok keskinleşti.Ale dlaczego sprzeczność tę ubrał w postać antagonizmu między proletariatem a burżuazją?.

İlgili Sayfalar