çatışma ile cümle
çatışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gerginlik tırmanmış ve çatışmalar şiddetlenmiştir.De spanningen bouwden op, het conflict bleef escaleren.
Bu program da guncel sorunlardan ve fikir catismalarindan bahsedildi.Ze is ook te zien in de clips van Hung up en Sorry.
Bu araçlar Çeçenistan'da meydana gelen çatışmalarda tekrar boy göstermiştir.Dit boek geeft een beeld van deze plaats tijdens de oorlogen in Tsjetsjenië.
Buradaki çatışmalar 17 Aralık'a kadar devam edecektir.De gevechten gaan door tot 24 oktober.
Önceki askeri çatışmalar Romalılar için başarılı olmadı.De eerste aanvallen draaide op niets uit voor de Romeinen.
Bazı süvariler çatışmaya karar verdiler ama bir kısım şövalyeler öldürüldü.Ze namen deel aan veldslagen en sommige werden tot ridder geslagen.
II. Constantinus 340 yılında en küçük kardeşi ile girdiği çatışmada öldü.In 340 stierf Constantijn II, de oudste van de drie broers, in een slag tegen Constans (de jongste).
Askerî öyküler tarihsel çatışmalarla paralellik gösterir.Er zijn muurschilderijen van historische veldslagen te zien.
Muhalefet yanlıları Sünniler ve rejim yanlısı Nusayriler bu bahaneyle çatışmaya girmişlerdir.Sommige bevrijdingsbewegingen provoceerden om die reden de regimes waartegen ze streden zelfs opzettelijk.
Çatışmada yenilen 28. Alay dağılmıştır.Job 28 doorbreekt plotseling het verhaal.
Şehremini'de Siyasi Polis Ekipleri TİKKO'cularla silahlı bir çatışmaya girdi.Elders in de hoofdstad verhinderen politieagenten een aanval met een steekwapen.
Roma barbarlarla, özellikle de Burgundiler ve Saksonlar ile çatışma içindeydi.Ze voerden bloedige oorlogen, vooral met de Saksen en Abodriten.
Bunun yanında, artan mezhep çatışmaları da savaşın bitmeden yeniden başlamasına neden olmuştu.Ook hier moest eerst deze uitgeschakeld worden alvorens de rebbelen deze konden vernietigen.
2008'de Kodori Vadisi Çatışması sonrası Rus-Abhaz birlikleri bölgede kontrolü ele geçirdi.Gedurende de Oorlog in Zuid-Ossetië in augustus 2008 hebben Abchazische troepen het gebied echter veroverd.
Bir nehrin ne kadar kısmının hangi ülkede bulunduğu da çok tartışmalar ve hatta çatışmalar doğurmaktadır.Het land is door de afzettingen van de rivieren zeer vruchtbaar, maar ook erg vatbaar voor overstromingen.
Stalingrad Muharebesi 164 gün süren bir dizi çatışmadır.Celestinus’ pontificaat telde slechts 164 dagen.
Göktürk-Cücen Savaşı, 552-555 yılları arasında Göktürkler ile Cücenler arasındaki bir dizi askeri çatışmadır.De langste tijdsperiode tussen twee Hell in a Cells is 525 dagen.
Bu çatışmada, 13 yaşında bir çocuk öldü.Een 17-jarige jongen is daarbij omgekomen.
Bu kendiliğinden meydana gelen gösteriler gittikçe büyüyerek, polisle çatışmaya kadar varıyordu.Begijnen die in moeilijkheden waren, kwamen steeds meer tot haar om raad.
1820'de bazı çatışmalar yaşandı.In maart 1918 werden hier enkele gevechten geleverd.
Oralarda küçük çatışmalar vardı.Daar werden er verschillende kleinere gevechten geleverd.
Bu çatışmalardan ilki 1936 yılında İspanya İç Savaşında olmuştur.Deze groeiperiode werd ernstig verstoord door het begin van de Spaanse Burgeroorlog in 1936.
Kısa süre sonra sosyal çatışmalar yükseldi.Korte tijd later viel het Spaanse leger echter Alkmaar aan.
Koğuşta varolan çatışmada Ana'nın tarafındadır.De kist met Ana erin staat naast hem.
Sağ-sol çatışmaları yüzünden üniversite kapandı.Kort daarna werd de bijschuur aan linkerzijde afgebroken.
1990’ların başlarında bölgede etnik çatışmalar başladı.In 1990, aan de vooravond van de onafhankelijkheid vonden er etnische onlusten plaats in het gebied.
Sınıf çatışmaları başladı.Begin van de Schoolstrijd.
1989 yılında Taif Antlaşması imzalalandı ve çatışmalar sona erdi.In augustus 1989 werd de contracten geannuleerd en de bouw gestaakt.
Türkiye-YPG çatışması, 2015 yılından bu yana Türkiye ile PYD'nin askerî kanadı YPG arasında çatışmalar bütünü.De YPS is betrokken bij het Turks-Koerdisch conflict van 2015.
Bu birliklerin çoğu savaşın başından bu yana çatışma içindedir.Veel van deze functies had het bureau al voordat de oorlog begon.
Albay Kannengiesser, bu çatışmada göğsünden yaralanmıştır.Wel raakte Körner tijdens deze slag gewond aan zijn been.
Bölgede çatışmalar 16 Ocak 1944 tarihine kadar sürmüştür.De gevechten duurden tot ongeveer 16 oktober 1944.
Çatışmalar sırasına birkaç otomobil ve minibüs yakıldı.Bij het ongeval waren twee minibussen en een vrachtwagen betrokken.
Daha sonraki döneme dair Mercia ile bir çatışma bilgisi yoktur.Van een herbestemming voor Mercurius is thans niets bekend.
Herennius, çatışmada bir düşman oku tarafından vurularak öldü.Herennius sneuvelde, getroffen door een vijandelijke pijl.
Kısa süre sonra konsoloslukta çatışma başlar.Daarna moment begon de strijd om de cockpit.
Bu çatışma, malzeme eksikliği nedeniyle Kuşanların geri çekilmesiyle sonuçladı.Het terughalen van deze bestanden werd door het ontbreken van een externe back-up ernstig bemoeilijkt.
Ancak görünürdeki esas neden Mareşal von Kluge ile çatışması oldu.Dit werd pas duidelijk in een gevecht met Baron Von Strucker.
2001: 2001 Makedonya çatışma.Oekraïense volkstelling 2001.
Tang ve Tibetliler arasındaki çatışmalar Tang Hanedanlığı yıkılana dek devam etmiştir.Het bezit van het gebied werd een twistpunt tussen Tibetanen en de Tang-dynastie.
Tahliyeye kadar bu bölgede kayda değer bir çatışma olmamıştır.Er is in de omgeving tot aan de bevrijdingsperiode niet zwaar gevochten.
Duma Muharebesi, Suriye İç Savaşı sırasında çıkan bir çatışma.Het Al-Hawl offensief was een offensief tijdens de Syrische burgeroorlog.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.In een actiethriller ligt de nadruk op gevechten, achtervolgingen, explosies en stuntwerk.
Nuredddin Zengi Hareketi, Temmuz 2012'de başlayan Halep çatışmalarının ilk safhalarından beri yerini almıştır.Zijn knieblessure was de eerste blessure die hij opliep bij de Catalanen sinds zijn komst in juli 2014.
12 gün süren bir çatışmadan sonra ateşkes yapılarak barış görüşmeleri başlatıldı.Na zes dagen van vijandelijkheden komt het tot een staakt-het-vuren.
Çıkan kavga silahlı çatışmaya dönüştü.Het werd het toneel van regelmatige gewapende strijd.
Bu çatışma öğleden sonra 2 de son erdi.Bitwa zakończyła się przed godziną 2 po południu.
Sokak çatışmaları başladı.Rozpoczęły się walki uliczne.
5 Şubat günü yine benzer bir çatışma yaşandı.15 lutego doszło do kolejnego incydentu.
1908 yılında Klungkung'da benzer bir çatışma ve katliam vuku buldu.W 1908 roku podobne wydarzenia miały miejsca w Klungkung.
Bu çatışmalarda Almanlar ilk kez Sovyet KV ağır tanklarıyla karşılaştı.Właśnie tu niemieckie siły po raz pierwszy spotkały się z radzieckimi ciężkimi czołgami KW.
Beyazlarla köleler arasında sık sık şiddetli çatışmalar çıkardı.Pomiędzy kolonizatorami a ich czarnymi niewolnikami często dochodziło do ostrych konfliktów.
Bu arada kent içindeki çatışmaların yoğunluğu arttı.W ciągu dnia intensywność walk o miasto wzrosła.
Çünkü daha önceki ağır çatışmalarda bulunmamışlardı.Wcześniej bowiem większych sporów nie było.
Bosna-Hersek'in başkenti olarak Saraybosna, Bosna Savaşı boyunca da çatışmanın merkez bölgesi konumundaydı.Sarajewo jako stolica Bośni i Hercegowiny znalazło się podczas wojny w Bośni w centrum strefy konfliktu.
Ateşli silahların kullanıldığı, çok kısa fakat bir o kadar da kanlı bir çatışma gerçekleşti.Doszło tu do równie zaciętej, choć już nie tak krwawej bitwy.
Bu son derece kanlı geçen çatışmalar dokuz gün boyunca devam eti.„Twój organizm pracuje na najwyższych obrotach przez dziewięć dni.
Mayıs 2012'de yine Sudan ile Güney Sudan arasında şiddetli çatışmalar yaşanmıştır.W kwietniu 2012 wybuchła wojna pomiędzy Sudanem i Sudanem Południowym.
Bu çatışmada, 13 yaşında bir çocuk öldü.W starciu zginął 13-letni chłopiec.
Bu birliklerin üçte biri ya çatışmalarda öldü, ya da Sovyet birliklerine teslim oldu.Większość żołnierzy poległa lub dostała się do sowieckiej niewoli.