çatışma ile cümle

çatışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu dönemde askeri çatışmalarda gözlemlendi.Contudo fez o possível para evitar conflitos militares durante este período.
Çıkan çatışmada, 1 polis ve 1 bekçi öldü.No confronto, um policial e um manifestante morreram.
Bu çatışmaların en önemlisi Otuz Yıl Savaşları'dır.Sua principal área de interesse era a Guerra dos Trinta Anos.
Herodot'a göre çatışmalar son derece sertti ve her iki taraf için de ciddi kayıplarla sonuçlanmıştır.A batalha, feroz, teria terminado com pesadas perdas para ambos os lados e com o recuo de ambas as forças.
Protestocular ve güvenlik güçleri arasındaki çatışma günlerce devam etti.No dia 24, policiais militares e manifestantes entraram em confronto repetidas vezes.
Çatışmaların tüm tarafları, çok sayıda insan hakları ihlalleri işledikleri için eleştirilmektedir.Muitas das operações participaram de controvérsias, sendo consideradas violadoras dos direitos humanos.
Bu kapsamda İdlib'de de çok sayıda çatışma çıkmış, kente bağlı bölgeler sık sık el değiştirmiştir.Intensas batalhas nas ruas se seguiram, com algumas cidades mudando de dono várias vezes por dia.
Çatışmalarda 7 güvenlik görevlisi öldü.3 combatentes das Forças Democráticas morreram nos combates.
Çatışma 5 Ağustos 1944 yılında gerçekleşti.Foi executada a 5 de Agosto de 1943.
Çatışmalar 16 - 19 Nisan tarihleri arasında üç gün sürdü.Foram exatos três dias de luta continua, de 16 até 19 de abril de 1945.
Fakat vuku bulan çatışmada yenildi.No manga foi derrotado em batalha.
2011 yazından sonra çatışmalar şiddetlenerek artış gösterdi.Em meados de julho, os combates se espalharam pelo país de forma mais violenta.
Rusya'nın müdahale etmesiyle çatışmalar durdu ve 24 Haziran 1992'de bir ateşkes antlaşması imzalandı.Foi negociado o fim das hostilidades com Israel e assinado um tratado de paz em 25 de Julho de 1994.
Ateşkes, savaşın ve çatışmaların geçici bir süreliğine durdurulmasına denir.Um cessar-fogo é uma suspensão temporária das hostilidades durante um conflito armado.
İlk çatışmada Atina filosunun yarısı imha edilmiştir.Na décima hora, a frota de Antônio é derrotada.
Çıkan çatışmada bir koruması ve saldırıyı düzenleyen grubun lideri Alfredo Reinhado öldürüldü.O líder rebelde Alfredo Reinado é morto no ataque.
1138 yılında çok sayıda cephede çatışmalar başlar.Estêvão foi atacado em vários frontes diferentes em 1138.
Çatışma yaklaşık 40 dakika sürdü.A ação durou cerca de 40 minutos.
Kısa süre sonra sosyal çatışmalar yükseldi.Pouco depois estouraram as Guerras Samnitas.
Klasik iyi-kötü çatışmasıdır.Um comunista bom de briga.
Karabağ Savaşı'nın bittiği 1994 yılından beri en şiddetli çatışmaların gerçekleştiği bildirilmiştir.Os confrontos foram definidos como "o pior" desde o cessar-fogo de 1994.
Çatışma resmî olarak 2005 yılı Ocak ayında bir barış anlaşmasının imzalanmasıyla sona erdi.Het conflict werd officieel beëindigd met het tekenen van een vredesovereenkomst in januari 2005.
Gündüzki çatışmalarda ciddi kayıplara uğranılmıştı.Op de dagen erna waren er nog diverse (zware) naschokken.
Çatışmalar 6 Kasım'a kadar sürdü.De slag duurde tot 6 november.
Sağ kanatta, Yartzevo yakınlarındaki ormanlık bölgede şiddetli çatışmalar patlak verdi.Aan de rechterflank braken zware gevechten uit in de bossen bij Jartzevo.
Klasik iyi-kötü çatışmasıdır.Het is een klassieke ballade.
Çünkü daha önceki ağır çatışmalarda bulunmamışlardı.Ze konden de conflictueuze voorafgaande jaren niet vergeten.
7 Haziran'da ağır çatışmalar oldu.Op 2 juli vonden zware gevechten plaats.
1987 - İsrail-Filistin çatışmaları: Gazze Şeridi ve Batı Şeria'da Birinci İntifada başladı.1987 - Begin van de eerste intifada in de Gazastrook en de Westelijke Jordaanoever.
Köpek Beli'nde çok şiddetli çatışmalar oldu.Er bestaan al heel lang hondengevechten.
Joey’in yeğeni Michael’la ciddi bir çatışması vardır.Ze heeft een oogje op Joeys neefje Michael.
Bu tankların çatışmalarda kullanıldığına dair bir bilgimiz yoktur.Er is nergens geregistreerd dat deze tanks ook echt ingezet zijn.
Çatışmada birkaç Irgun üyesi öldürüldü.Verschillende Noordelijken werden in de aanval gedood.
Çıkan çatışmalarda yüzlerce kişi öldü.Bij gevechten vallen honderden doden.
Bu nedenle bu devletler arasında halen zaman zaman sınır çatışmaları olabilmektedir.Mogelijk kent men sinds die tijd ook grensconflicten.
Kore Savaşı Soğuk Savaşın ilk büyük çatışmasıydı.De oorlog in Korea was de eerste grote test van de Koude Oorlog.
Çatışmadan sonra, birçok komite üyesi öldürüldü.Bij het daaropvolgende gevecht werd een aantal van de deelnemers gedood.
Ancak bu tartışma parti içi çatışmalar nedeniyle yapılamadı.Dit concert ging niet door vanwege visa problemen.
Daha sonra Reşkotanlarla büyük bir çatışmaya giriştiler.Daar komen ze al snel in conflict met de boeven.
Aynı zamanda bu çatışmaların nihai siyasi yerleşim için harici garantiler için çağırır.Tevens wordt gevraagd om externe garanties voor een uiteindelijke politieke oplossing van deze conflicten.
Birçok hikâye bu üç karakterin çatışmasına tanık olur.In veel verhalen botsten de persoonlijkheden van de drie.
Kuşatma, aralıklı çatışmalarla 53 gün sürdü.Het Ardennenoffensief had welgeteld 53 dagen geduurd.
Yer yer çatışmalar çıktı.Er werd land ontgonnen.
Çatışmaların tüm tarafları, çok sayıda insan hakları ihlalleri işledikleri için eleştirilmektedir.Beide partijen worden sterk bekritiseerd voor de vele begane mensenrechtenschendingen.
NATO güçlerinin çatışması, 2006'nın ikinci yarısı boyunca yoğundu.Ook op andere plaatsen werd in de tweede helft van 2006 hard gevochten.
Böylece Antep çatışmasız geri alınmış oldu.Opnieuw arriveerde Wasp ongeschonden.
Kısa bir süre sonra da çatışma patlak verir.Enkele ogenblikken later zou de Orient bovendien exploderen.
Türkiye Cumhuriyeti ile PKK arasındaki çatışmalarda toplamda 30.000'den fazla insan ölmüştür.De gevechten tussen de PKK en de Turkse staat hebben tot circa 35000 doden geleid.
Savaşın en kanlı çatışmaları Isonzo Nehri'nde olmuştur ve burada 11 büyük muharebe meydana gelmiştir.De gevechten concentreerden zich rond de rivier de Isonzo waar in totaal twaalf slagen zouden worden geleverd.
Jackson ayrıca başka çıkar çatışmaları konusunda endişeliydi.Jackson had bovendien kritiek op de hoes.
Grev, çatışmalar durduktan sonra 7 ay daha devam etti.Na 17 maanden is de staking in elk geval voorbij.
Bu durum göçerler ile yerleşikler arasında çatışmalara yol açtı.Daarmee kwamen er echter toenemende conflicten tussen en binnen de nederzettingen.
Takip eden çatışmada ağır topçu saldırıları üzerine Yeniçeri kışlaları alev almıştır.Het fort is tijdens de belegering van zware artillerieaanvallen gespaard gebleven.
Pek çok sivilin hayatını kaybettiği çatışmalar sonucunda protestolar kanlı bir şekilde bastırılmıştır.Door de vele oorlogen was de eigen bevolking leeggebloed.
Dolayısıyla, etnik barış, çatışmanın olmaması değil, şiddetin yokluğudur.Vrede en geweldloosheid: Al het geweld moet afgekeurd worden.
Hemen ardından 30 yıldan fazla sürecek bir çatışma başladı.Zo kwam er een einde aan een verbintenis van meer dan 30 jaar.
Yerlilerle girdiği çatışmalarda sol gözünü kaybetti.Heeft tijdens een verrassingsaanval van de Vagrianen zijn rechteroog verloren.
Tüm bu gelişmeler olmakta iken ateşkes yapılmamıştı ve tüm cephelerde yerel çatışmalar devam etmekteydi.Deze aanval werd echter afgeslagen, maar overal in het land braken nu gevechten uit.
Çatışma sonucunda, Ruslar birlikleri geri çekilmiştir.Na harde gevechten werden de Russen teruggedrongen.
Bu gruplar birbirleriyle sürekli çatışma halindedirler ve şehrin kontrolünü ele geçirmeye çalışmaktadırlar.Deze twee organisaties vochten met elkaar om de macht over de stad.

İlgili Sayfalar