çatışma ile cümle

çatışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu çatışmalar sırasında taarruz kolu komutanı olan General Cox da hafif şekilde yaralanmıştır.Durante a luta o tenente "Kot" ficou ferido.
55 yılında Neron, Agrippina yandaşlarıyla çatışmaktan yorulduğundan dolayı Pallas'ı görevinden uzaklaştırdı.Em 55, o Nero demitiu Pallas de serviço, cansado de ter que lidar com os aliados de Agripina.
İki imparatorluk arasındaki askeri çatışmaların esas nedenleri ise çeşitlidir.A integração dos territórios fronteiriços pelos dois impérios é diferente.
Sonrasında çıkan çatışmada ise 19 asker yaralanmıştır.Na batalha que se seguiu 19 destes foram afundados.
Polis ile göstericiler arasında çatışmalar oldu.Houve confronto entre polícia e torcedores.
Saldıran grubun tamamı öldürülür; ancak gerçekleşen çatışmalarda Joel ağır bir şekilde yaralanır.Eles são atacados por bandidos e Joel acaba seriamente ferido.
Çatışma esnasında bir çift lazer tabancası kullanır.Ele também usa um par de, grandes pistolas laser em combate.
Bu çatışma, Epirote Kilisesi ile Patrikhane arasında bir şizme yol açtı.Este conflito inclusive levou a um cisma entre a Igreja Epirota e o Patriarcado.
Yine bu rapora göre, en az 310 sivil çatışmalarda hayatını kaybetmiştir.É estimado que pelo menos 300 mil pessoas perderam a vida na guerra.
Çatışmalardaki can kaybının %75'ten fazlası bu üç yerde yaşandı.Nestes locais foram registrados até 75% das fatalidades desta guerra.
1967 - Gerilla lideri Che Guevara, Bolivya'da La Higuera çatışmasında yakalandı.1967 - Che Guevara é capturado na Bolívia.
MÖ 259 - Kara çatışmaları Sardinya ve Korsika'ya sıçradı.259 a.C. – A guerra em terra estende-se à Sardenha e Córsega.
30 Ocak'tan itibaren çatışmalar yeniden şiddetlenmeye başlamıştır devam etmektedir.Os ataques se repetiram a partir do dia 30 de janeiro.
Sonraki iki yıl boyunca çatışmalar devam etti.Ele passou os dois anos seguintes em litígios.
Tıpkı çatışmacı kuram ve etkileşimcilik gibi.Como conquistar e influenciar pessoas.
Bu teşebbüs, Ptolemaioslarla Seleukosların arasında bir çatışma sürecini doğurdu.O desafio seria uma disputa de pênaltis entre os treinadores.
2004-2013: Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde Kivu Çatışma.2009 - Crise alimentar no Quênia.
Askerlerden birisi çatışmaların son gününde yaralandı ve bu yaralardan dolayı 22 Kasım’da öldü.Ele foi aparentemente ferido em batalha e morreu em novembro devido a esses ferimentos.
Çok sayıda askeri çatışmalar sonrasında, Polonyalı güçler Sejny bölgesini ele geçirdi.Depois de várias horas de confusa luta, as forças soviéticas capturaram a cidade.
Kısa sürede keşfedilen tünelin varlığı, genç Yahudiler ile Araplar arasında çatışmaya sebebiyet verdi.O túnel foi rapidamente descoberto e isto provocou uma grande rixa entre jovens judeus e árabes na região.
Çatışmalar sırasında General el-Azma da öldürüldü.Yusuf al-'Azma foi morto na batalha.
Çatışmada birkaç Irgun üyesi öldürüldü.Vários egípcios foram mortos no conflito.
Jackson ayrıca başka çıkar çatışmaları konusunda endişeliydi.Jackson também manifestou o seu desagrado ao se levantar.
Amacı şehrin kontrolünü eline geçirmekti fakat çatışma patlak verdi.Depois cercou Tiro mas a cidade resistiu.
Ayrıca Sünni aşiretler ile IŞİD üyeleri arasında çatışmalar çıkmıştır.Há também conflitos entre aborígenes marcianos com os novos colonizadores.
Çatışma esnasında başka bir aracın onu çekmesi yerine kendi motor gücü ile manevra yapabilirler.Com a força do motor, o novo veículo podia se movimentar contra o vento.
Harekat sırasında kayda değer bir çatışma olmamıştır.Durante seus mandatos não ocorreu nenhuma batalha importante.
Bununla birlikte çatışmalar dört gün boyunca sürdü.Os confrontos duraram quatro dias.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.Não há uma briga de verdade nesse.
"Fransa'da iş kanunu karşıtı eylemlerde çatışmalar çıktı".«Onda de violência na França levanta questões sobre política social».
1908 yılında Klungkung'da benzer bir çatışma ve katliam vuku buldu.Na ocorreu outro massacre similar em Klungkung.
Hemen ardından 30 yıldan fazla sürecek bir çatışma başladı.Em seguida, começou um conflito sangrento que durou mais de uma década.
Denizde ve karada çatışmalar yaşandı.Há guerras no mar e em terra.
Bu eser, Güney Afrika'daki ırksal çatışmalara adanmıştır.Última corrida disputada na África do Sul.
Ertesi gün, iki ordu Melitene yakınlarındaki savaş düzeninde dizildiler, ancak çatışma yapılmadı.No dia seguinte, os dois exércitos alinharam-se em formação de batalha próximo de Melitene, mas não colidiram.
Meydana bağlanan sokaklarda çatışmalar bu şekilde devam etti.Lutas nas ruas se sucederam.
Bu arada kent içindeki çatışmaların yoğunluğu arttı.Enquanto isso, os combates na região se tornaram mais intensos.
Alman ordusu geri çekilirken birkaç çatışma yaşanmıştır.Após um breve combate as tropas alemãs recuaram.
Bu yüzden anlaşmazlık ve çatışmalar da yaşanmıştır.E toda vez que se encontram há confusão e brigas.
Suriye İç Savaşı Humus Cephesi, Suriye İç Savaşı'nda Humus ilindeki çatışmaları kapsamaktadır.F. ^ A Síria disputou suas partidas como mandante em Omã devido a Guerra Civil Síria.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.Ele foi projetado para reconhecimento de combate e operações de procura e destruição.
Çatışma sonucunda, Ruslar birlikleri geri çekilmiştir.Antes que viesse a ser encurralado, as tropas russas se retiraram.
İlk çatışmada 1 Azeri asker şehit olmuş, 1 tanesi yaralanmıştır.Houve registro de brigas isoladas e pelo menos um ficou gravemente ferido.
Ölümsüzler ilk günkü çatışmalarda yüksek kayıplara uğramışlardır.Logo, os fuzileiros começaram a sofrer pesadas baixas no primeiro dia de lutas.
İngiliz Mandası döneminde Yahudi ve Arap milliyetçileri arasında ilk çatışmalar başladı.Então, houve a primeira grande luta entre os israelitas e os edomitas.
Türk ve İran birlikleri arasında çatışmalar başladı.Foi reportado inclusive também combates entre aeronaves russas e do Irã.
İlk büyük çatışmalar 2012 yılının Haziran ayında meydana gelmiştir.As lutas eliminatórias ocorreram em Junho de 2012.
Toplumdaki yeri ve yapmak istedikleri konusunda çatışmalar yaşar.Recomeçam a falar das terras e aguardam o que Deus fará a esse respeito.
Çatışmaların bir barış antlaşması sonucunda sona erdiği tahmin ediliyor.Atualmente desconhecem-se os termos do tratado de paz que terminou este último conflito.
Waffen-SS birlikleri kiliseyi kuşattı ve Çeklerle silahlı çatışmaya girdi.Tropas da Waffen-SS então cercaram a igreja onde os dois atiradores e seus colegas estavam.
Şehrin mahallelerinde çatışmalar yaşanmıştır.Conflitos violentos tiveram lugar na capital.
ABD'nin Vietnam müdahalesinin iki büyük devlet arasında bir çatışmaya varmasını engelledi.Para consternação de Washington, persistiram disputas internas entre os dois homens.
İki devlet arasındaki çatışmalar Türkler tarafından İran ülkesi istila edilerek başlamıştır.E agora os dois Estados estavam lutando lado a lado para esmagar o governo republicano da Espanha.
Çıkan çatışmada Çakırcalı ölür.Na batalha Sasori morre e Deidara foge.
Esasen aynı gün içinde yer alan iki çatışmadır.Primeiro de dois no-hitters jogados no mesmo dia.
6 tane çatışmadan oluşmaktadır.O combate consiste em seis lutadores.
Koğuşta varolan çatışmada Ana'nın tarafındadır.E com Ana Furtado a frente da bateria.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.De acordo com relatórios das testemunhas, o Milagre do Sol durou aproximadamente dez minutos.
Bu nispi barışa rağmen bazı çatışmalar olmaya devam etti.Não obstante a relativa paz, havia alguns conflitos religiosos.
Bu çatışmalar onu bir gezgin olmaya zorluyordu.Isto tornou-se para ele uma causa pela qual lutar.

İlgili Sayfalar