çatışma ile cümle

çatışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
24 Mart - Keşmir'de İslamcılarla güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmalarda 11 kişi öldü.24 marzo – Kashmir: islamisti si scontrano con le forze di sicurezza, muoiono 11 persone.
260 yılında, Birinci Pön Savaşı'nın bir çatışmasıdır.Costui nel 1360 tentò un colpo di Stato.
Tarihsel süreç içerisinde Osmanlı ile Avusturya arasında şiddetli çatışmalar olmuştur.La crisi bulgara ebbe serie conseguenze nei rapporti fra Austria e Russia.
Bu dönem çatışmaların en yoğun yaşandığı yıllar olarak kayda geçmiştir.Combatte con questo orrendo ricordo per tanti anni.
Daha sonra bir çatışmada savaşırken ölmüştür.Morirà anch'egli durante una delle battaglie.
Bu sırada Arazzamin köyünde çatışmalara katıldı.Ora si ritrova in mezzo alla lotta per quella carica.
Çatışma 5 Ağustos 1944 yılında gerçekleşti.Lo scontro a fuoco avvenne il 11 ottobre 1944.
Protestocular ve güvenlik güçleri arasındaki çatışma günlerce devam etti.Il giorno 3 dicembre gli scontri tra i dimostranti e forze dell'ordine si susseguirono per tutta la giornata.
İberya Savaşı'nın son çatışmasıdır.Fu uno degli eventi della guerra iberica.
Çatışmalar, diğer ilçelere de yayıldı.Altre guerre, quindi e altre devastazioni.
Bu yapının bir silahlı çatışma doğuracak krize dönüşmesinden korkulmuştu.La crisi sembrava pronta a trasformarsi in un vero e proprio conflitto armato.
Rejim güçleri ile DEAŞ ve diğer muhalif gruplar arasında çatışmalar yaşanmaktadır.Avvengono violenti scontri con forze dell'ordine e squadristi.
Yaklaşım, Amerikan tarihinde sınıf çatışmasının merkezi önemini vurgulamıştır.È un argomento pieno di significato per come vediamo il corso della storia politica americana...
Çatışmada 10 er öldü.Ne moriranno 9 in battaglia.
Ufak çatışmalar ve baskınlar devam etti.Piccoli bombardamenti ed omicidi continuavano ad accadere.
Çatışmalar yavaş yavaş tüm 16. Ordu cephesi boyunca yayıldı.""Qui furono meno di sessanta contro un'armata intera.
Burdur gölü kıyılarında büyük çatışmalar yaşandı.Si svolsero quindi numerosi scontri tra gli avversari sul campo di battaglia del lago di Garda.
Hüseyin yara almadan kurtuldu, ancak çıkan çatışmalar üç saat kadar sürdü.Poggiolini aveva tentato la fuga, ma la latitanza era stata di poche settimane.
Snake çatışma sahnelerinde oldukça rahat hareket ediyor.La Wilson ha eseguito tutte le acrobazie presenti nelle scene di combattimento.
Bu çatışmada muhalif gruplar birlikte muazzam bir direnişe geçmişlerdir.Attorno a questi ingressi si scatenò una tremenda battaglia.
Bu tesislerde sürekli olarak çatışmalar sürdü.In tale periodo militò in Lotta Continua.
1963-1974 arasındaki çatışmalarda tahrip oldu.Si disputa dal 1963-64.
Esasen aynı gün içinde yer alan iki çatışmadır.Talvolta si esibiva due volte nello stesso giorno.
Herodot bu çatışmada Serhas'ın iki kardeşinin Abrocomes ve Hyperanthes'in öldüğünü belirtmektedir.Erodoto riporta che in questa mischia morirono due fratelli di Serse, Abrocome e Iperante.
Çatışma esnasında bir çift lazer tabancası kullanır.In combattimento utilizza due lunghi pugnali dorati.
Kısa bir çatışmadan sonra kasabayı ele geçirdik.После короткого боя мы взяли город.
Bu emir Macar birliklerinden birine ulaşmadı ve bu birlik 30 dakika kadar Alman birlikleriyle çatışmada kaldı.Но, одно подразделение не получило этого приказа и сражалось с немцами в течение примерно 30 минут.
Roddenberry'nin notlarından oluşturulan bir dizi de Dünya: Son Çatışma'dır.Другой сериал, посмертно созданный из примечаний Родденберри — Земля: Последний конфликт.
Çatışmalar 6 Kasım'a kadar sürdü.Бои продолжались до 6 ноября.
Presnya'da çatışmalar başlar.Кроме того, в Печати происходят сражения.
ABD ile Rusya arasındaki çatışma sona erer.Между Россией и США идёт война.
Küçük cephelerde son derece güçlü komutan oldu ama büyük bir çatışma için deneyimli bir stratejist değildi.Он был хорошим командиром на фронте, но неважным стратегом в большом конфликте.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.После этого сражения практически не было серьёзных столкновений.
Çatışmalar üç-dört saat daha devam etti.Бой длился три-четыре часа.
Çatışmaların tüm tarafları, çok sayıda insan hakları ihlalleri işledikleri için eleştirilmektedir.Наконец, все стороны, участвующих в конфликте, подвергаются критике за многочисленные нарушения прав человека.
Çatışmalarda, Birleşmiş Milletler'in tahminlerine göre 711.000 Arap İsrail'den kaçtı.Согласно оценке ООН, в ходе Войны за независимость из Израиля бежали около 711 000 арабов.
Bender Çatışması olayları 31 Ocak 1713'te Türk topçuların İsveç kampına ateş açmasıyla başladı.31 января 1713 года турецкая артиллерия обстреляла шведский лагерь.
Protestocular ve güvenlik güçleri arasındaki çatışma günlerce devam etti.Столкновения между демонстрантами и силами безопасности продолжились и в последующие дни.
Sadece bazı yerel, küçük çatışmalar vardı.Происходило множество небольших, локальных войн.
Sokak çatışmaları başladı.Начались уличные бои.
Çatışma yaklaşık 40 dakika sürdü.Забастовка длилась около 40 минут.
Çıkan kavga silahlı çatışmaya dönüştü.Ссора перерастает в настоящий вооружённый конфликт.
Askerlerin de karşılık vermesiyle çıkan çatışma saat 05.00’e kadar sürdü.После пятичасового боя они сдались.
PKK ise, çatışmada en az 15 askerin yaşamını yitirdiğini iddia etmiştir.Представитель ПНС заявил, что в бою они потеряли от 15 до 17 солдат.
Kırım'da çıkan çatışmalarda kahramancasına savaşmış ve başından yaralanmıştır.Участвовал в боях за Крым, был ранен.
İki saat süren kanlı çatışmalarda köy içinde adım adım ilerlemeler sağlanmıştır.В 1919 году в ходе наступления белоинтервентов в деревне состоялся кровопролитный бой, длившийся 2 дня.
Bu çatışmada Amerikan tarafı hiçbir kayıp vermemiştir.В тех боях группа не потеряла ни одного человека.
Çatışma sırasında bütün Amerikan askerleri ve saldıran bütün Vietnamlılar öldü.В ходе атаки все британские солдаты погибли.
Ertesi günler, çatışmalar daha da şiddetlenir.Только в следующий раз, они будут сильнее.
Aralarında çatışma oldu ve çatışmayı Raleigh kazandı.Люк затевает драку и Ральф выигрывает.
Birkaç saat süren çatışma sonucunda Osmanlı ordusu hırpalanmaya başladı.В итоге туркменская кавалерия, которая сражалась в течение нескольких часов, начала отступать.
Ancak bu muhalefeti Brejnev ile çatışmasına sebep oldu.Говорит нам, что у него состоялся разговор с Брежневым.
Önceki askeri çatışmalar Romalılar için başarılı olmadı.Первые столкновения были неудачны для римлян.
Bu birliklerin üçte biri ya çatışmalarda öldü, ya da Sovyet birliklerine teslim oldu.Большинство бойцов погибло в боях или ушли к партизанам.
Geri çekilen FNLC askerleri ve çatışmadan uzaklaşmaya çalışan bölge halkı Angola ve Zambiya’ya kaçarlar.Разбитые отряды FNLC отступили в Анголу и Замбию.
Rand'a göre rasyonel düşünen akıllar için çatışma söz konusu değildir.По словам Рейнер, работа не требует творческих усилий.
Şiddetli çatışmalar Nisan ayına kadar devam etti.Ожесточенные бои продолжались до начала октября.
Bu yüzden anlaşmazlık ve çatışmalar da yaşanmıştır.Он приносил с собой ссоры и несчастья.
Türk ve İran birlikleri arasında çatışmalar başladı.Первоначально между турецкими и египетскими отрядами происходили мелкие столкновения.
PKK sempatizanları ile HÜDAPAR üyeleri arasında çatışmalar yaşanmıştır.Боевые действия развернулись между представителями ПНС и сторонниками Каддафи.

İlgili Sayfalar