çatışma ile cümle

çatışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
5 Nisan tarihinde karşılıklı ateşkes kararı alınarak, çatışmalara son verilmiştir.El 5 de abril se anunció por las ambas partes la cesación del fuego.
Buradaki çatışmalar 17 Aralık'a kadar devam edecektir.Los enfrentamientos durarán hasta el 25 de septiembre.
Tümel gerçeklikler arasından görünen çatışmalardan doğan felsefî sorunları çözmek, felsefenin asıl görevidir.Por último, la estrategia de base para enfrentar la conflictiva personal, es a través de la ficción.
Çatışmalarda üç insan öldürüldü.Tres personas fueron asesinadas durante esa pelea.
Samba-Panza tarafsız ve klan çatışmalarından uzak durdu.Samba-Panza fu riconosciuta essere neutrale e lontana da scontri tra clan.
NATO güçlerinin çatışması, 2006'nın ikinci yarısı boyunca yoğundu.La lotta delle forze NATO si intensificò nella seconda metà del 2006.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.Pensammo che avevamo bisogno di conflitto, inseguimento e azione.
Dolayısıyla, etnik barış, çatışmanın olmaması değil, şiddetin yokluğudur.La pace etnica viene quindi caratterizzata dall'assenza di violenza, ma non dall'assenza di un conflitto.
Bu çatışma sırasında neredeyse herkes ölmüştür.Morirono tutti nel corso di quella battaglia.
22 Aralık gündoğumuyla, çatışmalar tüm büyük kentlere sıçramıştı.Dalla mattina del 22 dicembre, la ribellione si era diffusa in tutte le maggiori città.
Etnik gruplar arasında devlet kaynakları uğruna çıkan çatışmalar etnik şiddet olasılığını artırabilir.I conflitti sulle risorse tra gruppi etnici possono incrementare sino a divenire violenza etnica.
1138 yılında çok sayıda cephede çatışmalar başlar.I combattimenti iniziarono su vari fronti durante il 1138.
Bir mücadele ya da çatışma olduğuna dair herhangi bir bulgu yoktu.Non ci sono racconti di battaglie o di combattimento.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.In questa battaglia non vi furono grandi scontri.
Olumsuz cevap üzerine teslim olmalarını istediyse de bu teklifin de reddedilmesiyle çatışma başladı.Dopo aver chiesto di arrendersi, e ricevuta risposta negativa, attaccò.
Bu çok geçmeden bir silahlı çatışmaya dönüştü.Ma ben presto si giunse allo scontro armato.
Musa Çelebi önceki çatışmalarda üstün geldi.Egli svela a Mosè le vere origini sul suo passato, suscitando in lui paura.
Bunun yanında, bugünkü Papua Yeni Gine'deki Bita Paka ve Toma'da da küçük çaplı çatışmalar yaşanmıştır.Tuttavia, ulteriori piccole azioni di combattimento ebbero luogo a Bita Paka e Toma, in Nuova Guinea.
Romalılar ve savunmacılar arasında ufak çatışmalar yapıldı.Battaglia tra i Romani e i Veienti.
Kasaba 2011 Libya iç savaşı sırasında bir takım çatışmalara sahne olmuştur.Nel 2011 è stato teatro degli scontri durante la guerra civile libica.
Berlin'deki sokak çatışmalarında kullanılan Alman taktikleri, üç etmen tarafından şekillendirilmiştir.La tattica prescelta dai tedeschi per la battaglia urbana di Berlino era dettata da tre considerazioni.
Bu çatışmanın ne kadar sürdüğü ne türlü devam ettiği bilinmemektedir.Non saprei dire quanto durò questa lotta.
Kısa sürede keşfedilen tünelin varlığı, genç Yahudiler ile Araplar arasında çatışmaya sebebiyet verdi.Poco dopo venne scoperto un tunnel, che causò una grave rissa tra giovani ebrei e gli arabi della zona.
Şiddetli çatışmalar Nisan ayına kadar devam etti.I pesanti combattimenti continuarono fino a novembre.
Çok etnikli demokrasilerde etnik çatışmanın önemli bir kaynağı, devlet himayesine erişimdir.Una delle principali fonti di un conflitto etnico nelle democrazie multietniche è l'accesso ai beni statali.
Çatışmalar devam etmektedir.I combattimenti si susseguono.
Biteviye çatışmaları çok sık annelerinin arabuluculuğuna ihtiyaç duyardı.I conflitti erano costanti e spesso richiedevano la mediazione della madre.
1820'de bazı çatışmalar yaşandı.Nel 1894 successero diversi incidenti.
Ruslar, Kafkasya'daki çatışmalarda ciddi miktarda osmanlı toprağı ele geçirmişlerdi.Le forze russe stavano guadagnando ampie fasce del territorio ottomano durante la Campagna del Caucaso.
Çatışmalar, resmî olarak 16 Nisan 2009 tarihinde sona eren İkinci Çeçen Savaşı'nın devamıdır.La Seconda guerra cecena fu dichiarata ufficialmente finita il 16 aprile 2009.
20 adet top çatışmalar sırasında kaybedildi.Circa 20 esemplari rimasero distrutti in fase di atterraggio.
Beatty, muharebe kruvazörlerine Alman muharebe kruvazörleriyle çatışmaya girmesini emretti.Beatty ordinò ai suoi incrociatori da battaglia di ingaggiare le rispettive controparti nella linea tedesca.
Bu çatışmalar 1102'de Dagobert'in görevden alınması ile sona erdi.La contrapposizione finì con la deposizione di Daiberto nel 1102.
Ermenistan’ı ateşkese uymaya ve çatışmalara bir an önce son vermeye davet etti.Chiese pertanto l'immediata cessazione delle ostilità.
Aralarında çatışma çıkar.Litigano tra di loro.
1826-1828 İran-Rus Savaşı Rus İmparatorluğu ve Kaçar Hanedanı arasındaki son büyük askeri çatışmadır.La guerra russo-persiana del 1826-1828 fu l'ultimo principale conflitto tra l'Impero russo e quello persiano.
Savaşın en kanlı çatışmaları Isonzo Nehri'nde olmuştur ve burada 11 büyük muharebe meydana gelmiştir.Mancanza di esperienza difensiva: le precedenti undici battaglie dell'Isonzo erano state tutte offensive.
Özellikle sekiz numaralı kale bölgesinde şiddetli çatışmalar yaşandı.Inoltre, intensi furono i combattimenti in prossimità del forte 8.
Çatışma üç gün boyunca sürdü.La battaglia durò per tre giorni.
Esasen savaşı tetikleyen, Sicilya üzerindeki hakimiyet çatışması olmuştur.Un fattore che alla lunga avrebbe portato allo scontro con la città siciliana.
Çatışmalarda iki kez yaralandı.Fu ferito due volte in battaglie.
Çıkan çatışmalarda 90 PKK'lı ölü ele geçirildi.Rio: Salgono a 21 i morti negli scontri narcos-polizia.
Çatışma yaklaşık 40 dakika sürdü.La conversazione durò per circa 40 minuti.
1970 - Nijerya'dan bağımsızlığını kazanmak için 32 aydır sürdürdükleri çatışmalardan sonra Biafra teslim oldu.1970 Dopo 32 mesi di lotta per l'indipendenza dalla Nigeria, il Biafra si arrende.
Marius çatışmada yaralanır.Bernardi rimasto ferito in combattimento.
Ancak Calles anlaşmaya uymadı ve çatışmalar bir süre daha devam etti.Carlo I riuscì però a fuggire e la guerra continuò ancora per un anno.
"Şırnak'ta çatışma: 3 asker şehit".I ranghi tra gli Asha'man sono tre: Soldato.
Nasıl olsa herhangi bir çatışma olmuyordu.Ma non avviene uno scontro.
Üç gün süren Osmanlı karşı taarruzları kanlı çatışmalarla sürmüş, lakin siperler geri alınamamıştır.Nei tre giorni della rivolta, non una goccia di sangue fu versata.
Sonuçta silah Mart 1944 tarihinde servise girdi be Oerlikon ile beraber çatışmalara katıldı. .Polsten entrò in servizio nel marzo del 1944 a fianco dell'Oerlikon.
İki gün süren çatışmalarda 381 kişi öldü, 400 kişi yaralandı.I disordini provocarono la morte di 381 persone in due soli giorni di scontri.
Savaş, bir yerde "Doğu" ve "Batı" arasıdaki bir çatışma olarak verilir.La sfida è denominata "battaglia tra l'est e l'ovest" (The Battle of the East and West).
Sonraki iki yıl boyunca çatışmalar devam etti.I combattimenti si protrassero durante nei due giorni successivi.
Bu birliklerin büyük bir kısmı çatışmalarda imha olmuştu.La maggior parte di questi uomini perì nella battaglia.
Çatışma sonucunda, Ruslar birlikleri geri çekilmiştir.Nel combattimento che ne seguì i caccia russi dovettero ritirarsi.
Klasik iyi-kötü çatışmasıdır.Il gioco è un classico picchiaduro a scorrimento.
Palmira ve Karyatayn çevresinde de çatışmalar sürmektedir.Ama circondarsi di pini e palme.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.La battaglia proseguì finché le forze federali non cessarono l'offensiva nel tardo pomeriggio.
12 gün süren bir çatışmadan sonra ateşkes yapılarak barış görüşmeleri başlatıldı.Dopo giorni di battaglia, venne concordata una tregua.
Amerika ve Siyasal İslam: Kültürler Çatışması veya Çıkarlar Çatışması?.Scontro di civiltà - Islam e occidente: lo scontro tra democrazia e fondamentalismo.

İlgili Sayfalar