çarpısma ile cümle

çarpısma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çarpışmalar sabaha kadar sürdü.واستمر القتال حتى الفجر.
Bu birlikler ilk çarpışmalara katılamayacaktır.أنا متأكدة من أن هؤلاء الأشخاص لن يستمروا في الغزو.
Günümüzde en çok Little Bighorn Muharebesi'ndeki talihsiz askeri çarpışması ile bilinir.أما اليوم فلا يذكر إلا مرتبطا بالكارثة العسكرية في معركة لتل بيج هورن.
Hindistan, Asya'yla çarpışmaya devam ederek Himalaya Dağları'nı meydana getirmeye devam etti.واصلت شبه القارة الهندية لتصطدم بآسيا والتي شكلت جبال الهيمالايا.
Fakat şimdi biz onları aşağı indirdik ama bunların bir kısmı tırmanmayı başardı çarpışma orada sürüyor.’Nelas, acordávamos bem cedo e fomos separados por grupos, divididos por cores.
Bir kinetik açıklama çarpışmasız plazmalar için genellikle gereklidir.Uma descrição cinética é frequentemente necessária para plasmas sem colisões.
Bu iki yıl sürecek olan Küba Devrimi'nin açılış çarpışmasıydı.Esta foi a fase de abertura da guerra da Revolução Cubana, que continuou nos próximos dois anos.
O zamandan beri bu protokolün tek önemli ihlali 2008 Mardakert Çarpışması olmuştur.A única violação grave desde então tornaram-se as escaramuças de Mardakert de 2008.
Kralların Çarpışması, Taht Oyunları'nın bıraktığı yerden devam eder.A Clash of Kings começa onde A Game of Thrones terminou.
Bu üç gökada yüzmilyonlarca yıldır birbirleriyle çarpışmaktadır.Estes três diferentes pontos de fronteira encontram-se separados entre si por alguns milhões de anos.
NGC 2207 ile IC 2163, çarpışma ve birleşme sürecindedir.NGC 2207 está em processo de colisão e fusão com IC 2163.
Çarpışma bütün gün devam etti.A batalha durou todo o dia.
Sonradan çeşitli çarpışmalara katıldı ve 1370'te İspanya'da savaşmakta iken dizanteri hastalığına yakalandı.Entretanto, depois de outras aventuras militares ele acabou pegando disenteria na Espanha em 1370.
Bir proton (ışık) ve bir tek elektron (serbest) arasındaki inelastik bir çarpışmana Compton saçılması denir.Uma colisão inelástica entre um fóton (luz) e um elétron solitário (livre) é chamada de efeito Compton.
Daha gerçekçi çarpışmalar başlamadan önce Abdurrahman ordusundaki askerlerin hoşnutsuzluğu belli olmaktaydı.Mesmo antes da luta iniciar, desentendimentos surgiram entre algumas tropas de Abderramão.
Bu model çarpışma testlerinde 3 yıldız almayı başarmıştır.Você pode fazer combinações de no máximo 3 estilos de luta.
Çarpışma Luke'un gözleri önünde başlamıştır.Assim a sorte está lançada nas mãos de Luke.
Çarpışmalar sırasında Avrupa'ya giderek kıta ülkelerinin desteğini sağlamaya çalıştı.Ele passou a vida toda combatendo seus vizinhos para fortalecer seu país.
Çarpışma diplomatik ve askeri sonuçlar da doğurdu.Mas as dificuldades de defesa diplomática e militar da União estavam por vir.
Bir başka olası çarpışma tarihi ise 2037'dir.Uma data de impacto adicional em 2037 também foi identificada.
Dört çok farklı gökada, çarpışma ve birleşme sürecinde bu aileyi oluşturmuştur.Trata-se de uma família de quatro diferentes galáxias no processo de colisão e fusão.
Savaş antik Filippi kentinin batısındaki ovada birbiri ardında gelen iki çarpışma halinde olmuştur.A batalha foi travada em dois combates distintos na planície a oeste da antiga cidade de Filipos.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.1968 — Término da Batalha de Huế, uma das mais sangrentas e longas batalhas da Guerra do Vietnã.
Ancak şehirde henüz hiçbir çarpışma gerçekleşmemişti.Até o momento, não houve disturbios na região.
Söz konusu saldırı kuzeyde gerçekleşen son büyük çarpışmaydı.Esta foi a última grande batalha terrestre travada no norte.
Araplara bu çarpışmadan galip ayrıldılar ve Türklerden 3.000 kişi öldürdüler.Os armênios conseguiram vencer a batalha e apenas 3 000 homens escaparam.
İlk Çağ'da savaştan önce ya da savaş sırasında teke tek çarpışmalar yapılırdı.A cidade se manteve intacta durante e após a guerra.
İtalyan kuvvetlerinin Caporetto Çarpışması'nda uğradığı bozgundan sonra Ekim 1917'de istifa etti.Sob esse cargo, executou uma ofensiva extremamente bem-sucedida na Batalha de Caporetto em outubro de 1917.
Sasanilerle giriştiği ilk çarpışması başarısızlıkla sonuçlandı.Seu primeiro encontro com os persas foi fracassado.
Son çarpışma New York'ta gerçekleşir.A ação principal ocorre em Nova York.
Öncesinde bir Avrupa Savaşı olan çarpışmalar tüm dünyaya yayılıp bir Dünya Savaşı'na dönüşmüştür.Mais tarde, certos rumores de um "deus da luta" estavam circulando pelo mundo todo.
Bu çarpışma aynı zamanda dünyaya eksen eğikliğini kazandırmış ve rotasyon hızı sağlamıştır.A Terra precisaria ter girado rápido demais para explicar sua velocidade atual de rotação.
Gürültü kirliliği nedeniyle zaten hemen hemen kör olan hayvanın pervanelerle çarpışma riski arttı.A poluição sonora fez com que o quase cego animal colidisse com as hélices.
Son çarpışma New York'ta gerçekleşir.De laatste grote slag vindt plaats in New York.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.1944 - Met de Slag om Monte Cassino begint een van de langste en bloedigste slagen van de Tweede Wereldoorlog.
Macbeth çarpışmayı kaybeder.Tom is Robbe aan het verliezen.
28 Eylül günü özel polis kuvvetleri ile Yeltsin karşıtı göstericiler arasında ilk kanlı çarpışmalar yaşanır.Een eerste bloedig slagen vond op 28 september plaats tussen demonstranten en de politie.
Birkaç elverişli durumda, aksilikler, Amerikan denizaltıları ile gövdelerin çarpışmasına delil gösterildi.In meerdere gevallen werden ongelukken van de hand gedaan als een botsing met Amerikaanse onderzeeërs.
Katıldığı çok kanlı bir çarpışmada Zeb savaşın hiç de hayal ettiği gibi olmadığını anlar.Tijdens de bloedige Slag bij Shiloh ontdekt Zeb dat de oorlog niet zo avontuurlijk is als hij had gedacht.
Birkaç süvari çarpışmasından sonra Sezar ordusunu geriye ordugaha doğru çekti.Na enkele cavaleriegevechten liet Caesar zijn troepen terugkeren naar het kamp.
IC 1801 ile çarpışma yörüngesindedir.Het sterrenstelsel IC 1813.
Tüm çarpışmalar hızlı ve elastiktir.Alle botsingen zijn zuiver elastisch.
Bu çarpışma sonrası Fransa kralı II. Jean İngilizlere esir düştü.Tijdens de laatste slag werd zelfs de koning van Frankrijk, Jan II, gevangengenomen door de Engelsen.
Ertesi gün metris çarpışmaları başladı.Pas de volgende dag kwam het metronet weer op gang.
Ve kısa süre sonra ilk çarpışma yaşanır.Het duurt dan ook niet lang of de eerste doden vallen...
B.534'i başlıca Slovak Air Arm çarpışma için kullanmıştır.De B-534’s werden voor het eerst door de Slowaakse luchtmacht gebruikt.
Çarpışmalar 10 Nisan'a kadar devam etti.Deze gevechten duurden tot 10 mei.
Bu çarpışmalar İtalya topraklarındaki ilk savaştır.Het was de eerste grote slag van de Italiaanse Oorlogen.
Fakat şimdi biz onları aşağı indirdik ama bunların bir kısmı tırmanmayı başardı çarpışma orada sürüyor.’En Wij deden een regen over hen komen, en vreselijk was de regen voor de gewaarschuwden.
Çarpışma bütün gün devam etti.Dit gevecht duurde de gehele dag.
Levha, komşu levhalarla çarpışma halindedir.Bij Grouw gaat de buurtschap over in de buurtschap Gotum.
Çarpışmanın hemen ardından KLM tamamen havalandı.Na de oorlog vloog hij voor de KLM.
Fakat bu infaz edilemez, çünkü çarpışmalar son derece şiddetle devam etmektedir.Het is niet mogelijk om de strijd te ontlopen, want de strijd wordt je opgedrongen.
Selçuklu ordulari İzmit (Nikomedia) civarında Roussel birlikleri ile çarpışmaya giriştiler.Zij kozen voor regenbanden, terwijl anderen voor intermediates kozen.
Burada enerjinin bir kısmı maddeye dönüşür (iki nötronun çarpışmasıyla elektron ya da pozitron ortaya çıkar).B. Op deze manier kan de kracht tussen twee magneten (of magnetische voorwerpen) worden benaderd.
Burada İtalyan faşist ve Alman Nazi kuvvetlerine karşı çarpışmalara katılır.Samen strijden ze tegen de Duitse en Italiaanse fascisten.
Bu nedenle aralarında sürekli büyüklü küçüklü çarpışmalar gerçekleşmektedir.Daardoor kwam het tot weinig openlijke gevechten.
İki ordu arasında şiddetli bir çarpışma başladı.Het wordt een hevige strijd tussen twee legers.
Şiddetli bir çarpışma yaşandı.Er volgde een harde strijd.
Çarpışmanın durması onlarca, hatta milyonlarca yıl sürebilir.Dit proces kan zomaar miljoenen of zelfs miljarden jaren gaan duren.

İlgili Sayfalar