çarpısma ile cümle

çarpısma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1969 Çin-Sovyet ayrılığı sırasındaki sınır çarpışmasında, PLA bir Sovyet T-62'sini ele geçirmiştir.Durante el conflicto fronterizo de 1969, el ejército chino capturó un T-62 soviético.
Radyasyon sadece çarpışmalar kabarcık duvarları arasında olduğu zaman üretilir.La radiación solo podía ser generada en colisiones entre muros de burbujas.
Kralların Çarpışması, Taht Oyunları'nın bıraktığı yerden devam eder.Choque de reyes continúa donde acabó Juego de tronos.
Çarpışma bütün gün devam etti.La lucha continuó durante todo el día.
8 Eylül’de Türk birlikleri Manisa yakınlarındaki küçük bir çarpışmanın ardından şehre girdi.El 8 de septiembre después de una colisión menor cerca de Manisa, las tropas turcas entraron en la ciudad.
1885'de bir lokomotif çarpışması sonucu ölmüştür.Murió en 1885 al ser atropellado por una locomotora.
Naruto 2. film: Büyük Çarpışma!Naruto la película 3: ¡La gran excitación!
Pangea'nın oluşmasında ikinci adım Gondvana ve Euramerika'nın çarpışması oldu.El segundo paso en la formación de Pangea fue la colisión de Gondwana con Euramérica y su unión a ella.
Hindistan, Asya'yla çarpışmaya devam ederek Himalaya Dağları'nı meydana getirmeye devam etti.La India continuó chocando con Asia, aumentando el Himalaya.
Hereford'da karşı geldikleri Mercia Kontu Ralph'a karşı çarpışmayı kazandılar.Los dos aliados marcharon sobre Hereford, donde se enfrentaron con el conde Ralph el Tímido.
1148 yılında Normandiya'ya dönen Matilda, İngiltere'deki çarpışmalarda sorumluluğu oğlu Henry'ye bırakır.En 1148, Matilde regresó a Normandía y dejó la campaña en Inglaterra a su pequeño hijo Enrique FitzEmpress.
Şu anda büyük bir çarpışmanın gerçekleştiği bir alanda bulunuyoruz.Y ahora ellos están comprometidos en un conflicto a gran escala.
Çarpışma sırasında sıcak gazlar arasında bir etkileşim olmuş ve daha sonra merkeze yaklaşmışlardır.Los gases calientes interactuaron durante la colisión y permanecieron cerca del centro.
Süveyde'de ise büyük çarpışmalar yaşanmamıştır.Incluso en Vandea no faltaron los gestos sorprendentes.
Kendisi bu çarpışmalarda şehit düştü.Ese individuo participaba él mismo en las palizas.
Ağır iyon çarpışmalarını incelemek.Estudiar aspectos de colisiones de iones pesados.
Darbe ölçer tarafından son çekilen görüntü çarpışmadan yalnızca 3,7 saniye önce yakalandı.El gol fue anotado 3,17 segundos después de iniciado el partido.
Bu çarpışmada dört polis ölür.En esa acción mueren dos combatientes.
Bu videolarda çarpışma saatte 20 mil, 30 mil ve 40 mil hızla gerçekleşiyordu.Los árboles de la derecha me estaban pasando de manera ordenada a 60 millas por hora.
İsyancılar, 16 Haziran 1487'de Stoke Çarpışması'nda yenilgiye uğradılar.El 16 de junio fueron derrotados por los realistas en la batalla de Stoke Field.
Çarpışmalar sabaha kadar sürdü.Contaba yo hasta la mañana.
Ve kısa süre sonra ilk çarpışma yaşanır.A la espera de que empiece de una vez la maldita pelea 9.
Ona göre, taşa bir varoluş verilmiştir, onun olduğu şey olması için çarpışması, mücadele etmesi gerekmez.Ella le obliga a que cumpla un trato, que nada de lo que ha pasado aquí debe de salir de sus labios.
12 Şubat - Kıbrıs'ta kanlı çarpışmalar oldu.El 6 de junio estos enfrentamientos acaban en derramamiento de sangre.
1964 - Limasol'da (Kıbrıs) Rumlarla Türkler arasında çarpışmalar başladı.1964: en Limassol (Chipre) los griegos y los turcos se traban en combate.
Bunun sonucunda da Dünya'yla çarpışma ihtimâli sıfıra inmiş olur.Tras ello, debía ponerse en contacto con la Tierra.
Sasanilerle giriştiği ilk çarpışması başarısızlıkla sonuçlandı.Su primer encuentro con los persas fue infructuoso.
Buralarda çok şiddetli çarpışmalar olmuştur.Hubo una intensa lucha en ese lugar.
Yangın çarpışmadan sonra yaklaşık 6 saat sürdü.Tras aproximadamente cuatro horas se logró apagar el fuego.
Son çarpışmada şeytanların liderlerini öldüren Bulvay da ölür.También muere en el mismo enfrentamiento el izquierdista que remató al falangista.
Hindistan, Asya'yla çarpışmaya devam ederek Himalaya Dağları'nı meydana getirmeye devam etti.L'India continuò la sua collisione con l'Asia, provocando la crescita delle catene montuose Himalayane.
Bu muharebe Jül Sezar ve Muhafazakar Cumhuriyetçiler arasındaki iç savaşın son çarpışmasıdır.Fu l'ultima battaglia della guerra civile tra Giulio Cesare ed i repubblicani conservatori.
Şehirde yoğun yaşanan çarpışmalar 1942 yılı Ağustos ayından Eylül ayına kadar sürmüştür.Gli intensi combattimenti in e attorno alla città durarono da agosto a settembre del 1942.
Çarpışma bütün gün devam etti.I combattimenti perdurarono per l'intera giornata.
Bunun sonucunda da Dünya'yla çarpışma ihtimâli sıfıra inmiş olur.Con esse cadrà ineluttabilmente lo Stato.
Darbe ölçer tarafından son çekilen görüntü çarpışmadan yalnızca 3,7 saniye önce yakalandı.L'ultima immagine dall'Impactor è stata scattata a solo 3,7 secondi dalla collisione.
Çarpışmada iki kişi ölür ve yirmi iki kişi ağır yaralanır.A causa del loro operato, 2 persone muoiono e 23 rimangono gravemente intossicate.
Son hızlar daha sonra iki yeni bileşen hızları hesaplanabilir ve çarpışma noktasına bağlıdır.Le velocità finali possono essere calcolate dalle due nuove componenti e dipenderanno dal punto di collisione.
1969 Çin-Sovyet ayrılığı sırasındaki sınır çarpışmasında, PLA bir Sovyet T-62'sini ele geçirmiştir.Durante il conflitto di frontiera sino-sovietico, l'EPL riuscì a catturare un T-62 sovietico.
2008 Kasım îtibâriyle 191 DYA, NASA sitesinin çarpışma riski sahifesinde bulunmaktaydı.Fino a novembre 2008 sono stati segnalati 191 asteroidi NEA sulla pagina internet del sito della NASA.
Ama bu çarpışmada Alceste'nin kocası Admete ölümcül bir yara almıştır.Questa azione costa al vecchio maestro una ferita mortale da parte di Dagmer.
Göğüs göğse çarpışmalar bütün cephelerde yaşanır.Che i tuoi raggi risplendano sul mio petto durante il giorno.
Savaş süresince, iki ülkenin donanmaları sürekli çarpışma içinde olmuştur.Due tribù di Nativi Americani erano in costante conflitto.
Günümüzde en çok Little Bighorn Muharebesi'ndeki talihsiz askeri çarpışması ile bilinir.In questo biennio avvengono le battaglie più cruente, come quella di Little Bighorn.
Çarpışmalar sabaha kadar sürdü.Lo scontro cominciò in mattinata.
Bu birlikler ilk çarpışmalara katılamayacaktır.Queste truppe non parteciparono alla battaglia.
Esnek olmayan çarpışma ise iki türlü olabilir.L'impugnatura può essere di due tipi.
Arjantin güçleri geri çekilmek yerine çarpışmaya karar verdi.Il centrocampista argentino decide di ritirarsi.
Naruto 2. film: Büyük Çarpışma!La crisi della realtà 2: Attacco!
Bu ayaklanmalarda olan çarpışma mevkileri isimleri dik duvarlar üzerine kazılmıştır.I nomi dei caduti di queste guerre sono incisi sulle pareti.
Felluce’deki iliştirilmiş gazeteciler çarpışmaların yoğun yaşandığı bölgelerden korkunç haberler aktarır.Tuttavia a distrarlo arrivarono dalla Sicilia notizie seriamente preoccupanti.
Ancak çarpışmalar genel olarak savaşın seyrine etki etmedi.I festini in verità non servono ad altro che a far scoppiare una battaglia.
Sasanilerle giriştiği ilk çarpışması başarısızlıkla sonuçlandı.La loro prima apparizione su una barca per i canali di Stoccolma fu un insuccesso.
1885'de bir lokomotif çarpışması sonucu ölmüştür.Morì per un colpo apoplettico nel 1885.
Böylece Siraküza güçleri iki değişik cephede çarpışmaya zorlandılar.Risulta evidente che Siracusa e Crotone fossero schierate su due fronti opposti.
Ve kısa süre sonra ilk çarpışma yaşanır.La prima vittoria non tarda ad arrivare.
İki ordu beş gün boyunca herhangi bir çarpışmaya girmeksizin birbirini gözetledi.Tutte le partite si disputarono in un unico stadio, nell'arco di 5 giorni.
NGC 2207 ile IC 2163, çarpışma ve birleşme sürecindedir.NGC 2207 e IC 2163 sono due galassie interagenti.
Saat 19:00'da Alman gemileri çarpışmak üzere yakınlaştı.Verso mezzanotte i tedeschi si arresero.
Diğer çarpışmalar 1907'ye kadar sürdü.Gli scavi proseguirono fino al 1907.

İlgili Sayfalar