çarpısma ile cümle
çarpısma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çarpışmanın etkisiyle keresteler kamyondan fırladı.The collision sent the timber off the truck.
Araç çarpışmanın etkisiyle dümdüz olmuştu.The vehicle was almost flattened by the impact.
Bu oran çarpışma için 0.002 olarak hesaplanmıştır. [30]In a head on collision this fraction is calculated at 0.002 or 0.2%.[30]
Örnek: 2 parçacığın çarpışmasıExample: two-particle collision
Çarpışma - BirleşmeCollision-coalescence
Lazerler ışınları üzerinde çarpışmazlar.Lasers do not clash when their beams cross.
Beta Pictoris çevresindeki toz, büyük planetaryal çarpışmalarla üretilebilir.The dust around Beta Pictoris may be produced by the collisions of large planetesimals.
Yaban hayatı-araç çarpışmalarıWildlife-vehicle collisions
Bir çarpışma problemi olarak tahminCast as a collision problem
Falstaff, kendisi ve onbir saldırgan arasındaki çarpışma hakkında yanlış bir açıklama sunar.Falstaff offers a false account of a skirmish between himself and eleven assailants.
Otomobil, çarpışma sonucu patlayan yakıt tankları ile ters döndü.The car landed inverted with the fuel tanks ruptured by the impact.
Tümenin son çarpışması Nisan 1945'te Fulda şehrinde yapıldı.The final engagement of the unit was at the city of Fulda in April 1945.
Çarpışma sonucunda güvenlik aracı ilk turda piste girdi.As a result of the crash the safety car was deployed on the first lap.
Yörüngesel rezonanslar, çarpışmadan malzeme toplamak için "çukur" görevi görmüş olabilir.The orbital resonances may have acted as "ruts" to gather material from the collision.[10]
Dağlık Karabağ Savaşı 2008 Mardakert çarpışmalarıNagorno-Karabakh War 2008 Mardakert skirmishes
Waters Xevo TQ-S üçlü kuadrupol kütle spektrometresinden çarpışma hücresi.Collision cell from a Waters Xevo TQ-S triple quadrupole mass spectrometer.
1994'te Galileo, Shoemaker Kuyruklu Yıldızı-Levy 9'un Jüpiter ile çarpışmasını gözlemledi.In 1994, Galileo observed Comet Shoemaker–Levy 9's collision with Jupiter.
1) Çarpışma yerine birleşme1) Blending not clashing
Çarpışma , savaşın en maliyetli ve en kanlı çarpışmalarından biri olarak bilinir.The battle is remembered as one of the most costly and brutal battles of the war.
Çiftin diğer nesnelere birleşik hızı varsa, çarpışmalar meydana gelebilir.If the couple have a combined velocity relative to other objects, collisions could occur.
İki güç arasında çok az doğrudan çarpışma olsa da, Amerikan taktikleri başarılıydı.While there was little direct combat between the two forces, the American tactics were successful.
2004 Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) Çarpışma Testi Derecelendirmeleri (coupe): [1]2004 National Highway Traffic Safety Administration (NHTSA) Crash Test Ratings (coupe):[4]
2002 Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) Çarpışma Testi Derecelendirmeleri (sedan): [1]2002 National Highway Traffic Safety Administration (NHTSA) Crash Test Ratings (sedan):[5]
Ağır çarpışmalardan sonra Peloponezliler galip geldi.After heavy fighting, the Peloponnesians were victorious.
100 metreden daha kısa bir süre kala muhteşem bir çarpışmada tepetaklak yuvarlandı.With less than 100m left he tumbled head-over-heels in a spectacular crash.
Julius Popper, 1886'da çarpışma sırasında öldürülen ölü bir Selk'nam'ın üzerinde poz veriyor.Julius Popper posing over a dead Selk'nam killed during fight in 1886
Ayın 19'unda, kısa ama acı bir çarpışmadan sonra Kızıl Ordu yeniden Odessa'ya girdi.On the 19th, after a brief but bitter fight, the Red Army re-entered Odessa.
Önden çarpışma uyarısı.Forward collision warning.
Çarpışma testi skoruCrash test ratings
Nedenleri arasında düşmeler, araç çarpışmaları ve şiddet sayılabilir.Causes include falls, vehicle collisions and violence.
Orduyla kafa kafaya çarpışmaktan korkan Attasi, talepleri isteksizce kabul etti.Fearing a head-on-clash with the military, Atassi reluctantly accepted the demands.
Bir sanatçının Ay'ın oluşumuna sebep olmuş devasa çarpışmayı tasviri.Artist's impression of the enormous collision that probably formed the Moon
Birkaç gün süren çarpışmalardan sonra, Osmanlı kuvvetleri 3 Şubat 1517'de şehre girdi.After several days' fighting the Ottoman forces entered the city on 3 February 1517.
Aramalar, çarpışmadan kaynaklandığı düşünülen enkazları güçlü bir kesinlik ile keşfetti. [1] [2] [3]Searches discovered debris considered to originate from the crash with strong certainty.[1][2][3]
Çarpışmanın ardından gemi, sonraki iki gün boyunca Atlantik'in iki yakasında görüldü. yıllar.After the collision, the ship was sighted on both sides of the Atlantic over the next two years.
Ortaya çıkan asimetrik itme durumu, kontrol kaybına neden oldu ve ardından çarpışma meydana geldi.The resulting asymmetric thrust condition resulted in a loss of control and a crash ensued.
Bir sanatçının iki gezegenin çarpışma anını tasviri.Artist's depiction of a collision between two planetary bodies.
Bu durum dalma-batmayı sona erdirir ve eklenme orojenezini çarpışma orojenezine dönüştürür.This ends subduction and transforms the accretional orogeny into a collisional orogeny.
Bu orojenez, Afrika'nın Kuzey Amerika ile çarpışmasından kaynaklanmıştır.The orogeny was caused by Africa's collision with North America.
Üç ayrı kıtasal çarpışmanın sonucu olan Allegheniyen Orojenezi.The Alleghanian orogeny, a result of three separate continental collisions.
Hansan Adası Muharebesi ve ardından Angolpo'daki çarpışma 8 Temmuz 1592'de gerçekleşti.The Battle of Hansan Island and following engagement at Angolpo took place from 8 July 1592.
Aile üyelerinin geçmişteki asteroit çarpışmalarının parçaları olduğu düşünülmektedir.The members of the families are thought to be fragments of past asteroid collisions.
Ailelerin asteroitlerin çarpışması sonucu oluştuğu düşünülüyor.The families are thought to form as a result of collisions between asteroids.
Şu anda yalnızca 5.8 milyon yıl önce bir çarpışmada oluştuğuna inanılıyor[1].It is currently believed to have formed in a collision only 5.8 million years ago.[2]
Üçüncü terim, o faz uzayında çarpışması olan tüm nötronları açıklar.The third term accounts for all neutrons that have a collision in that phase space.
Asteroit, çarpışma gereçekleşirse büyük olasılıkla Büyük Okyanus'a düşecektir.The asteroid would most likely impact the Pacific Ocean.
Küçük değerde hesaplanan MOID çarpışmanın gerçekleşmeyeceği sonucunu doğurmamaktadır.Having a small MOID is not a guarantee of a collision.
Çarpışma hipotezinin çürütülmesiRebuttals to the impact hypothesis
Bedout çarpışması hipotezi, çarpma krateri uzmanları tarafından geniş çaplı destek görmemiştir.The Bedout impact hypothesis has not been widely supported by impact cratering specialists.
Tehlikeyi unutarak kendini en yakın çarpışmaya attı.Die Gefahr vergessend warf er sich ins dichteste Kampfgetümmel.
Bu iki gökada çarpışma ve birleşme sürecindedir.Die beiden Welten, das Diesseits und das Jenseits, sind zeitgleich.
İlk Çağ'da savaştan önce ya da savaş sırasında teke tek çarpışmalar yapılırdı.Vermutlich wurde der schlichtere Bau erst während oder unmittelbar nach dem Krieg errichtet.
Daha hızlı çarpışmalarda daha fazla hasar alınır.Umso vernichtender werden seine Schläge sein.
Burada İtalyan faşist ve Alman Nazi kuvvetlerine karşı çarpışmalara katılır.Sie warben bei der Bevölkerung, gegen die italienischen Faschisten und die deutschen Nazis zu kämpfen.
Ama ikisi çarpışmalarına devam ederler ve sahne arkasına kaybolurlar.Die beiden unterbrechen ihren Streit, als sie von der Treppe Schritte hören.
Avustralya halen doğu Asya ile çarpışma rotasında ilerlemeyi sürdürmektedir.Australien wandert weiter Richtung Südostasien.
Film bu noktadan sonra kanlı çarpışmalara sahne olur.Am Ende des Films kommt es zu einem blutigen Handgemenge.
Bu çarpışma, toz ve gazın dışarıya doğru süratle atılmasına yol açan bir şok dalgası oluşturur.Der Durchgang erzeugt eine Schockwelle, die Gas und Staub nach außen drückt.
Bu muharebe Jül Sezar ve Muhafazakar Cumhuriyetçiler arasındaki iç savaşın son çarpışmasıdır.Es war die letzte Schlacht im Bürgerkrieg zwischen Gaius Iulius Caesar und den konservativen Republikanern.
Dover'da çarpışmaktadır.Sie erreichen Dover.