Kendi başımın çaresine kendim bakmak istiyorum.Que je surmonte ce qui doit être surmonté.
Kendi başımın çaresine kendim bakmak istiyorum.Trebuie sa ne depasim piedicile.
Kendi başımın çaresine kendim bakmak istiyorum.Καθώς θα ξεπερνώ αυτά <br />που πρέπει να ξεπεράσω.
Kendi başımın çaresine kendim bakmak istiyorum.Если я преодолею то что нужно преодолеть
Kendi başımın çaresine kendim bakmak istiyorum.حتى أتخطّى ما عليّ تخطّيه
Kendi başımın çaresine kendim bakmak istiyorum.知ってるか?
Kendi başının çaresine bak.A trhni si!
Kendi başının çaresine bak.Nic nie będzie. Nie w twoim życiu. Ale to było do mnie czy do ciebie?
Kendi başının çaresine bak.Ni šanse. Ne v tvojem življenju. Je bilo namenjeno tebi ali meni?
Kendi başının çaresine bak.И за теб!
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi. AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.Auzise că SIDA era letală și nu se oferea niciun tratament.
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi. AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.Povedali mu, že liečba neexistuje, že AIDS je smrteľné ochorenie a liečba nie je dostupná.
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi.AIDS(エイズ)は死に至る病、と。
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi.Disseram-lhe que não existia cura.
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi.Gli era stato detto che non esistevano cure.
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi.Ihm wurde gesagt, dass es kein Heilmittel gäbe.
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi.치료법이 없다고 들었습니다.
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi.Le dijeron que no existía cura.
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi.Men vertelde hem dat er geen behandeling bestond.
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi.Ông được bảo rằng đây là căn bệnh vô phương cứu chữa.
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi.On lui a dit qu'il n'existait pas de traitement.
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi.Powiedziano mu, że nie ma na to leku
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi.Ему сказали, что лекарства не существует.
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi.Йому сказали, що ліків не існує.
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi.Казаха му, че няма лечение.
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi.נאמר לו שאין תרופה למחלה.
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi.فتم إخباره أن العلاج غير موجود
Kerim, be careful.Khan, να είστε προσεκτικοί.
Kerim, please be careful.Khan, παρακαλώ να είστε προσεκτικοί.
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:Brat Trzymaj twoje rozpaczliwe strony:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:Călugăr Ţineţi mâna ta disperată:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:CAPUCIN Tenir ta main désespérée:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:FRADE Mantenha tua mão desesperada:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:FRATE Tenere la tua mano disperata:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:Friar Giữ bàn tay tuyệt vọng ngươi:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:FRIAR Halten deiner verzweifelten Hand:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:Friar Hold din desperate hånd:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:Friar Houd uw handen wanhopig:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:Friar Pegang tangan putus asa-Mu:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:Friar Κρατήστε το απελπισμένο χέρι σου:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:HERMANO sostiene de tu mano desesperada:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:KAPUCINUS Tartsa a te kétségbeesett kezét:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:수사는 너의 절망 손을 잡아 :
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:Mních za tvoju zúfalé ruky
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:Mnich za tvou zoufalé ruce
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:Patra Hold tvoja obupana strani:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:TIGGARMUNK Håll din desperat hand:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:Veli Pidä sinun epätoivoinen käsi:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:Брат твой отчаянный Держите руку:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:Монах Hold ти отчаяно ръка:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:הנזיר החזק יד נואש עמך:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:الراهب أمسك يدك يائسة :
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:なたの男?汝のフォームは、なたの叫び、汝の涙は女らしいです。汝の野生の行為が表す
Kibirli olanlara çaresizlik yaşat.Desesperación para aquellos que se vuelven presuntuosos.
Kibirli olanlara çaresizlik yaşat.Disperazione a coloro che diventano troppo superbi.
Kibirli olanlara çaresizlik yaşat.Dla tych, którzy się chełpią, jest rozpacz.
Kibirli olanlara çaresizlik yaşat.Epätoivoa omahyväisille!
Kibirli olanlara çaresizlik yaşat.Förtvivlan till de skrytsamma...
Kibirli olanlara çaresizlik yaşat.Fortvivlelse til de hovmodige ...
Kibirli olanlara çaresizlik yaşat.O desespero de quem se torna gabarola.