İşte bu çaresizlikten faydalanacaklar.Juuri tuollaista epätoivoa he käyttävät hyväksi.
İşte bu çaresizlikten faydalanacaklar. -Ling!Las mujeres se aprovechan de ese tipo de desesperación. - ¡Ling!
İşte bu çaresizlikten faydalanacaklar.To właśnie takie słabości oni wykorzystują.
İşte bu çaresizlikten faydalanacaklar.Αυτού του είδους την απόγνωση θα εκμεταλλευτούν.
İşte bu çaresizlikten faydalanacaklar.Они воспользуются этим отчаянием.
İsval iç savaşında... ...çaresizlik içindeyken... ...kalbinizin bir yerinde bu dünyadaΚατά τον Εμφύλιο Πόλεμο του Ίσβαλ... ...βρεθήκατε σε απόγνωση!
It's not a very big deal. All I care about is my job, after all.. זה לא סיפור גדול מאוד... כל מה שמעניין התפקיד שלי, אחרי הכל.
Just do whatever you want! I don't care anymore!Μην της ξαναπείς τίποτα, εντάξει;
Kafayı çekmiş 13 yaşında çaresiz bir çocuk için kötü bir fikirdi.그건 담배를 피우는 불쌍한 13살 짜리한테는 안 좋은 일이었죠.
Kafayı çekmiş 13 yaşında çaresiz bir çocuk için kötü bir fikirdi.Bardzo zły pomysł dla smutnego, zjaranego trawą trzynastolatka.
Kafayı çekmiş 13 yaşında çaresiz bir çocuk için kötü bir fikirdi.lo cual es una mala idea para un miserable de 13 marihuano.
Kafayı çekmiş 13 yaşında çaresiz bir çocuk için kötü bir fikirdi.שזה רעיון גרוע עבור ילד אומלל בן 13 על חשיש.
Kafayı çekmiş 13 yaşında çaresiz bir çocuk için kötü bir fikirdi.وهي فكرة سيئة لطفل تعيس يبلغ 13 عاماً.
Kafayı çekmiş 13 yaşında çaresiz bir çocuk için kötü bir fikirdi.その晩 理由は何であれ
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Aos sacerdotes leva despojados, e aos poderosos transtorna.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.A papokat fogságra viszi, és a hatalmasokat megbuktatja.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.direndahkan-Nya imam-imam dan para pemuka
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Duhovnike vodi oplenjene vstran in podira močno utrjene.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.El ia robi pe preoţi; El răstoarnă pe cei puternici
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Er führt die Priester wie einen Raub und bringt zu Fall die Festen.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Fa andare scalzi i sacerdoti e rovescia i potenti
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Hace ir descalzos a los sacerdotes, y arruina a los poderosos
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Han fører prester bort som fanger, og mektige menn støter han ned.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Hän vie papit pois paljaiksi riistettyinä, ja ikimahtavat hän kukistaa.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Il emmène captifs les sacrificateurs; Il fait tomber les puissants.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.제사장들을 벌거벗겨 끌어 가시고 권력이 있는 자를 넘어뜨리시며
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Ngài bắt tù dẫn những thầy tế lễ, Ðánh đổ các kẻ cường quyền.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Ngài bắt tù dẫn những thầy tế_lễ , Ðánh đổ các kẻ cường_quyền .
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.On uvodí knížata v nemoudrost, a mocné vyvrací.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Podaje książęta na łup, a mocarze podwraca.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Præster fører han nøgne bort og styrter ældgamle Slægter;
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Präster utblottar han, han för dem i landsflykt, och de säkrast rotade kommer han på fall.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Priesters voert Hij als slaven weg; Hij werpt de machtigen omver.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Uvodí kňazov v nerozum a vyvracia mocných.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Παραδιδει λαφυρον τους αρχοντας και καταστρεφει τους ισχυρους.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Закарва първенците ограбени, И поваля силните.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.князей лишает достоинства и низвергает храбрых;
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.מוליך כהנים שולל ואתנים יסלף׃
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.يذهب بالكهنة اسرى ويقلب الاقوياء.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.他 把 祭 司 剝 衣 擄 去 、 又 使 有 能 的 人 傾 敗
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.他 把 祭司 剝 衣擄去 、 又 使 有能 的 人 傾敗
Karındeşen Jack'e benzetmişti ve zavallı, çaresiz Holywood'u evdeki yalnız bir kadına.Hasfelmetsző Jackhez hasonlította, és szegény, gyámoltalan Hollywoodot pedig egy egyedül otthon lévő nőhöz.
Karındeşen Jack'e benzetmişti ve zavallı, çaresiz Holywood'u evdeki yalnız bir kadına.비유했죠, 그리고 할리우드는 집에 홀로 외로이 지내는 여인으로 표현했습니다.
Karındeşen Jack'e benzetmişti ve zavallı, çaresiz Holywood'u evdeki yalnız bir kadına.לג'ק המרטש ואת הוליווד המסכנה וחסרת הישע לאישה בודדה בבית.
Karındeşen Jack'e benzetmişti ve zavallı, çaresiz Holywood'u evdeki yalnız bir kadına.بجاك السفاح وهوليود الفقيرة العاجزة بامرأة توجد وحيدة في البيت.
Karındeşen Jack'e benzetmişti ve zavallı, çaresiz Holywood'u evdeki yalnız bir kadına.かよわいハリウッドを 家に一人でいる女性に喩えたものです 何という話術でしょう
Kendi başımın çaresine bakarım.Egyedül is boldogulok.
Kendi başımın çaresine bakarım.Ik zorg wel voor mezelf.
Kendi başımın çaresine bakarım.Mă descurc singură.
Kendi başımın çaresine bakarım.Poradím si sama.
Kendi başımın çaresine bakarım. Tabii.Сама ще се оправя.
Kendi başımın çaresine bakarım. Tabii.Я как-нибудь выкручусь сама.
Kendi başımın çaresine bakarım.Θα τα καταφέρω μόνη μου.
Kendi başımın çaresine kendim bakmak istiyorum.Amit túl jutok azon, amin túl kell jutni.
Kendi başımın çaresine kendim bakmak istiyorum.Dan aku juga harus menjalani apa yang harus aku jalani.
Kendi başımın çaresine kendim bakmak istiyorum.Giống như là em phải vượt qua những thứ cần phải vượt qua.
Kendi başımın çaresine kendim bakmak istiyorum.Jak już przejdę to, co mam do przejścia.
Kendi başımın çaresine kendim bakmak istiyorum.내가 겪을건 겪어가면서.
Kendi başımın çaresine kendim bakmak istiyorum.Kun selviydyn mistä täytyy selviytyä.
Kendi başımın çaresine kendim bakmak istiyorum.Per superare ciò che deve essere superato da sola.