Çaresiz kalınca Kendimi kurtaracak gücüm mü olur?Ni li pač tako, da nimam pomoči v sebi nobene, in vsaka pospešitev rešenja je daleč od mene?
Çaresiz kalınca Kendimi kurtaracak gücüm mü olur?Non v'è proprio aiuto per me? Ogni soccorso mi è precluso
Çaresiz kalınca Kendimi kurtaracak gücüm mü olur?Nu sînt eu lipsit de ajutor, şi n'a fugit mîntuirea de mine?
Çaresiz kalınca Kendimi kurtaracak gücüm mü olur?Trong mình tôi chẳng có sự tiếp cứu, sự khôn ngoan bị cất khỏi tôi, Ấy há chẳng phải như vậy sao?
Çaresiz kalınca Kendimi kurtaracak gücüm mü olur?Trong mình tôi chẳng có sự tiếp_cứu , sự khôn_ngoan bị cất khỏi tôi , Ấy há chẳng phải như vậy_sao ?
Çaresiz kalınca Kendimi kurtaracak gücüm mü olur?Zdaliž pak obrany mé není při mně? Aneb zdravý soud vzdálen jest ode mne,
Çaresiz kalınca Kendimi kurtaracak gücüm mü olur?Μηπως δεν εξελιπεν εν εμοι η βοηθεια μου και απεμακρυνθη απ' εμου η σωτηρια;
Çaresiz kalınca Kendimi kurtaracak gücüm mü olur?Есть ли во мне помощь для меня, и есть ли для меня какая опора?
Çaresiz kalınca Kendimi kurtaracak gücüm mü olur?Не изчезна ли в мене помощта ми? И не отдалечи ли се от мене избавлението?
Çaresiz kalınca Kendimi kurtaracak gücüm mü olur?האם אין עזרתי בי ותשיה נדחה ממני׃
Çaresiz kalınca Kendimi kurtaracak gücüm mü olur?ألا انه ليست فيّ معونتي والمساعدة مطرودة عني
Çaresiz kalınca Kendimi kurtaracak gücüm mü olur?在 我 豈 不 是 毫 無 幫 助 麼 . 智 慧 豈 不 是 從 我 心 中 趕 出 淨 盡 麼
Çaresiz kalınca Kendimi kurtaracak gücüm mü olur?在 我 豈 不 是 毫 無幫助麼 . 智慧 豈 不 是 從 我 心中趕 出 淨盡麼
çaresizliğim beni bir mucid yaptı.A kétségbeesésem tett feltalálóvá.
çaresizliğim beni bir mucid yaptı. Aşk bile teknolojinin yardımına ihtiyaç duyar愛でさえ技術の助けが必要だ
çaresizliğim beni bir mucid yaptı.De wanhoop veranderde mij in een uitvinder.
çaresizliğim beni bir mucid yaptı.Disperarea mea m-a făcut inventator.
çaresizliğim beni bir mucid yaptı.Keputusasaan saya membuat saya menjadi inovator.
çaresizliğim beni bir mucid yaptı.이런 저의 간절함때문에 혁신이 탄생한거죠.
çaresizliğim beni bir mucid yaptı.La mia disperazione mi ha reso un innovatore.
çaresizliğim beni bir mucid yaptı.Meine Verzweiflung machte mich zum Erfinder.
çaresizliğim beni bir mucid yaptı.Mi desesperación me convirtió en un innovador.
çaresizliğim beni bir mucid yaptı.Moja desperacja obudziła we mnie kreatywność.
çaresizliğim beni bir mucid yaptı.Mon désespoir m'a rendu innovant.
çaresizliğim beni bir mucid yaptı.Η απογοήτευσή μου με έκανε καινοτόμο.
çaresizliğim beni bir mucid yaptı.Моё отчаяние сделало меня изобретателем.
çaresizliğim beni bir mucid yaptı.Отчаянието ме направи иноватор.
çaresizliğim beni bir mucid yaptı.הנואשות שלי הפכה אותי לממציא.
çaresizliğim beni bir mucid yaptı.لقد قادني احباطي الى هذا الابداع
Çaresizliğinin içinde beni düşünMysli na mě v hlubinách svého zoufalství
Çaresizliğinin içinde beni düşünPense à moi dans ton plus profond désespoir
Çaresizliğinin içinde beni düşünPiensa en mí en lo profundo de tu desesperación
Çaresizlik boğazımda düğümlendi.Estoy muy decepcionado.
Çaresizlik boğazımda düğümlendi.Je suis tellement déçu.
Çaresizlik boğazımda düğümlendi.Sono così deluso.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.Alors un peu par désespoir, j'ai décidé que je pouvais penser de manière latérale.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.Así que en un arrebato de desesperación decidí pensar lateralmente.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.Aus einer Art Verzweiflung heraus, entschied ich mich, in anderen Ansätzen zu denken.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.Dus uit een soort wanhoop, besloot ik dat ik een zijstap moest maken.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.Jadi karena putus asa, saya berpikir saya dapat berpikir lateral.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.Joten jotakuinkin epätoivoisena päätin, että voin ajatella asiaa epäsuorasti.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.그래서 일종의 절망감으로, 이런 저런 생각을 해보기로 결심했습니다.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.Per la disperazione, allora, decisi di pensare creativamente.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.Şi, din disperare, am decis că aş putea privi lucrurile din altă perspectivă.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.Szóval kétségbeesésemben úgy döntöttem, hogy valami újszerű gondolkodásmódot vetek be.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.Tak trochu ze zoufalství jsem se rozhodl jít na to jinak.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.Takže v podstate zo zúfalstva som sa rozhodol problém obísť.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.Trong phút tuyệt vọng, tôi đã quyết định mình phải nghĩ thoáng ra một chút.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.W desperacji stwierdziłem, że powinienem myśleć niestandardowo.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.В этой безысходности я решил, что можно зайти с другой стороны.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.Така от отчаяние, реших, че мога да мисля латерално.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.Я відчайдушно вирішив, що зможу придумати щось інше.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.כך שבמין יאוש, החלטתי לחשוב בצורה מקיפה.
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.ولكي أخرج من هذا الاحباط .. قررت أن أفكر بصورة أفقية ..
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.別の視点から考えることにしました 地質学者によって名づけられた
Carry them carefully, like this.. זה בסדר, יקירתי.
Çocuk koruma hep son çaredir.Barnskydd är alltid det sista alternativet.
Çocuk koruma hep son çaredir.La protection de l'enfance est toujours une mesure de dernier ressort.
Çocuk koruma hep son çaredir.Las medidas de protección de la infancia son el último recurso.
Çocuk koruma hep son çaredir.Lastensuojelu on aina viimesijaista.