Bekleyen kaç görünce, çaresizlik içinde vazgeçmiş olurdu ama Spaulding duymak olmaz.제가 기다리던 얼마나 많은 보았을 때, 나는 절망에 포기했을 있지만 Spaulding 그것을 들으려하지 않았다.
Bekleyen kaç görünce, çaresizlik içinde vazgeçmiş olurdu ama Spaulding duymak olmaz.Toen ik zag hoeveel zaten te wachten, zou ik hebben het op in wanhoop, maar Spaulding zou het niet van horen.
Bekleyen kaç görünce, çaresizlik içinde vazgeçmiş olurdu ama Spaulding duymak olmaz.Όταν είδα πόσο πολλοί περίμεναν, θα είχα δώσει σε απόγνωση? Αλλά Spaulding δεν θα τ 'ακούσουν.
Bekleyen kaç görünce, çaresizlik içinde vazgeçmiş olurdu ama Spaulding duymak olmaz.Когато видях колко са чакали, щеше да го даде в отчаяние, но Spaulding не ще да чуе за него.
Bekleyen kaç görünce, çaresizlik içinde vazgeçmiş olurdu ama Spaulding duymak olmaz.Когда я видел, как многие ждали, я бы отказалась от нее в отчаяние, но Сполдинг и слышать не хотел об этом.
Bekleyen kaç görünce, çaresizlik içinde vazgeçmiş olurdu ama Spaulding duymak olmaz.Коли я бачив, як багато хто чекав, я б відмовилася від неї у відчай, але Сполдінг і чути не хотів про це нам.
Bekleyen kaç görünce, çaresizlik içinde vazgeçmiş olurdu ama Spaulding duymak olmaz.כשראיתי כמה חיכו, הייתי נותן את זה מתוך ייאוש, אבל Spaulding לא היה מוכן לשמוע על זה.
Bekleyen kaç görünce, çaresizlik içinde vazgeçmiş olurdu ama Spaulding duymak olmaz.عندما رأيت كيف كانوا ينتظرون الكثير ، ولقد أعطيت الامر في حالة من اليأس ، ولكن سبولدينج لن تسمع منه.
Bekleyen kaç görünce, çaresizlik içinde vazgeçmiş olurdu ama Spaulding duymak olmaz.そこから聞こえてこないでしょう。 どのように彼は私が想像できなかったそれをしなかったが、彼が得たまで彼は、プッシュとプルとバテッド
Bende kapsüle geri tırmandım ve çaresizce doğru kararı verdiğimi düşündüm.Alors je suis revenu dans la capsule et essayé désespérément de m'assurer que je faisais le bon choix.
Bende kapsüle geri tırmandım ve çaresizce doğru kararı verdiğimi düşündüm.A tak jsem sešplhal zpátky do kabiny a zoufale jsem se ubezpečoval, že jsem udělal správné rozhodnutí.
Bende kapsüle geri tırmandım ve çaresizce doğru kararı verdiğimi düşündüm.Deci m-am urcat din nou in capsula si am incercat cu disperare sa ma asigur ca luam decizia corecta.
Bende kapsüle geri tırmandım ve çaresizce doğru kararı verdiğimi düşündüm.Így aztán visszamásztam a kapszulába, és csak reménykedhettem benne, hogy helyes döntést hoztam.
Bende kapsüle geri tırmandım ve çaresizce doğru kararı verdiğimi düşündüm.그래서 기구 안으로 기어 들어가서 절박한 심정으로 올바른 판단을 내리려 애썼습니다.
Bende kapsüle geri tırmandım ve çaresizce doğru kararı verdiğimi düşündüm.Så jeg klatrede tilbage i kapslen og prøvede desperat at sikre jeg traf den rigtige beslutning.
Bende kapsüle geri tırmandım ve çaresizce doğru kararı verdiğimi düşündüm.So bin ich zurück in die Kapsel und habe verzweifelt versucht, die richtige Entscheidung zu treffen.
Bende kapsüle geri tırmandım ve çaresizce doğru kararı verdiğimi düşündüm.Wspiąłem się więc ponownie do modułu i desperacko próbowałem upewnić się, że podejmuję właściwą decyzję.
Bende kapsüle geri tırmandım ve çaresizce doğru kararı verdiğimi düşündüm.Покатерих се обратно в капсулата и отчаяно се опитвах да се убедя, че вземах правилното решение.
Bende kapsüle geri tırmandım ve çaresizce doğru kararı verdiğimi düşündüm.Тому я заліз назад у капсулу та відчайдушно намагався впевнитись, що приймаю правильне рішення.
Bende kapsüle geri tırmandım ve çaresizce doğru kararı verdiğimi düşündüm.Я залез обратно в капсулу и отчаянно старался принять верное решение.
Bende kapsüle geri tırmandım ve çaresizce doğru kararı verdiğimi düşündüm.לכן טיפסתי חזרה לתוך הקפסולה ובצורה נואשת מנסה לבחון שאני מבצע את ההחלטה הנכונה.
Bende kapsüle geri tırmandım ve çaresizce doğru kararı verdiğimi düşündüm.لذلك صعدت مرة أخرى للكبسولة و حاولت بإستماتة أن أتأكد أنني أتخذ القرار الصحيح.
Bende kapsüle geri tırmandım ve çaresizce doğru kararı verdiğimi düşündüm.なんとか正しい判断をしたかった 家族に手紙を書いて また気球に上がり
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Będę do brata poznać jego naprawienia; Jeśli wszystko inne zawiedzie, sam ma prawo umrzeć.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Budem na mnícha poznať jeho nápravu; Ak všetko ostatné zlyhá, sám som moc zomrieť.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Budu na mnicha znát jeho nápravu; Pokud všechno ostatní selže, sám jsem moc zemřít.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Eu vou para o frade a conhecer o seu remédio; Se tudo isso falhar, eu tenho poder para morrer.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Ik zal de broeder om zijn middel te kennen; Als al het andere mislukt, heb zelf de macht om te sterven.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Io al frate di conoscere il suo rimedio; Se tutto il resto fallisce, io stesso il potere di morire.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Jag ska till munken känna sin rätta; Om allt annat misslyckas, har själv makt att dö.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Jaz bom na patra vedeti njegovo odpravo; Če vse drugo ne, sam imajo moč, da umre.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Jeg vil til munk at kende sin rette; Hvis alt andet svigter, mig selv har magt til at dø.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Je vais au capucin de connaître son remède; Si tout cela échoue, moi-même avons le pouvoir de mourir.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.내가 그의 구제를 알 수있는 수사에 전화 할게, 모든 다른 실패하면 자신이 죽을 힘을있다.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Majd, hogy a barát tudni a jogorvoslatot; Ha minden mást nem, magam is erő kell halnia.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Minä ja Veli tietää hänen korjaamiseksi; Jos kaikki muu epäonnistuu, itselläni on voimaa kuolla.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Tôi sẽ cho anh em biết khắc phục của mình, Nếu tất cả các khác thất bại, bản thân mình có sức mạnh để chết.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Voi să calugar a cunoaşte remedia lui; În cazul în care toate nu altceva, eu am puterea de a muri.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Voy al fraile a conocer su remedio; Si todo lo demás falla, me tienen el poder de morir.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Θα την friar να ξέρει την άρση του? Αν όλα τα άλλα αποτύχουν, ο ίδιος έχει την εξουσία να πεθάνουν.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Ще на монаха да познава своите средство; Ако всичко друго се провали, като се имат власт да умре.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Я к монаху узнать его защиты; Если ничего не получится, сам власть, чтобы умереть.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.אני לנזיר לדעת התרופה שלו, אם כל השאר נכשל, עצמי יש כוח למות.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.سآخذ على الراهب أن يعرف له علاج ، وإذا فشل كل شيء آخر ، والقدرة على نفسي تموت.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.[終了。]
Ben umutsuzluk içine düştüm. Birisi bana yardım edebilir mi? ... Umutsuz, çaresizCand cad in disperare, cineva ma ajuta! ...fara ajutor, fara ajutor,
Bicky şekilde çaresiz bir türlü bana baktı.Bicky katseli minua avuton eräänlainen tapa.
Bicky şekilde çaresiz bir türlü bana baktı.Bicky keek me in een hulpeloze manier.
Bicky şekilde çaresiz bir türlü bana baktı.Bicky kiggede på mig i en hjælpeløs slags måde.
Bicky şekilde çaresiz bir türlü bana baktı.Bicky 방식으로 무기 력한 일종의 나를 보았다.
Bicky şekilde çaresiz bir türlü bana baktı.Bicky menatapku tak berdaya dalam semacam cara.
Bicky şekilde çaresiz bir türlü bana baktı.Bicky me regarda avec une sorte de passage impuissants.
Bicky şekilde çaresiz bir türlü bana baktı.Bicky mi guardò in una sorta impotente modo.
Bicky şekilde çaresiz bir türlü bana baktı.Bicky nhìn tôi trong một loại bất lực của con đường.
Bicky şekilde çaresiz bir türlü bana baktı.Bicky Pogledal me je v nemočni koli način.
Bicky şekilde çaresiz bir türlü bana baktı.Bicky rám nézett egy tehetetlen módján.
Bicky şekilde çaresiz bir türlü bana baktı.Bicky sah mich in einer hilflosen Art und Weise.
Bicky şekilde çaresiz bir türlü bana baktı.Bicky sa na mňa v bezmocné žiadnym spôsobom.
Bicky şekilde çaresiz bir türlü bana baktı.Bicky se na mě v bezmocném žádným způsobem.
Bicky şekilde çaresiz bir türlü bana baktı.Bicky spojrzał na mnie bezradny rodzaju sposób.