çarşaf ile cümle
çarşaf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir çarşafı bir kirişin etrafına düğümleyerek kendini asmıştı.Popełnił samobójstwo wieszając się na ramie okna.
Bazı bölgelerde yatak çarşafları ayrıca nakışlandı.В деяких місцях вишивався також поділ сорочки.
Geniş yanıkları olan kişiler hastaneye getirilene kadar temiz çarşaflara sarılabilir.Lidé s rozsáhlými popáleninami mohou být do příjezdu do nemocnice zabaleni do čistých prostěradel.
Geniş yanıkları olan kişiler hastaneye getirilene kadar temiz çarşaflara sarılabilir.Pacienții cu arsuri mari pot fi înfășurați în cearșafuri curate până când sunt aduși la spital.
Bunun üzerine öğrenciler beyaz çarşaflar göstererek teslim olmuştur.Så hans underhøvding måtte overgive sig til de hvide mænd.
Bir çarşafı bir kirişin etrafına düğümleyerek kendini asmıştı.Dia naik dengan sebuah platform dengan menggantungkan sebuah keytar di sekitar pundaknya.
Bakemon, Beyaz çarşaf giyen hayalet.ケスラー 白いフードを被った謎の人物。
Geniş yanıkları olan kişiler hastaneye getirilene kadar temiz çarşaflara sarılabilir.大面积灼伤的病人,可以用干净的床单包裹,直至他们被送到医院。
Arabada ise sadece çarşaflı bir kadın oturmaktadır.차로 따지면 사람이 앉는 시트에 해당한다.
Geniş yanıkları olan kişiler hastaneye getirilene kadar temiz çarşaflara sarılabilir.Пострадалите с обширни изгаряния могат да бъдат повити в чисти чаршафи до пристигането им в болница.
Çarşaf aşağıdaki anlamlardan birine gelebilir: Çarşaf (örtü), yatağın üstüne serilen örtü.Купих столът, но Това е от стола (на стола, под стола, пред стола).
Geniş yanıkları olan kişiler hastaneye getirilene kadar temiz çarşaflara sarılabilir.Osobe s opeklinama velike površine mogu biti umotane u čisti papir prije nego stignu do bolnice.
Çarşaf aşağıdaki anlamlardan birine gelebilir: Çarşaf (örtü), yatağın üstüne serilen örtü.Kõrvallause: mees, kes valetas; pall, mis oli diivani all.
Asla sakin bir numaradan sonra olmaz. Bana bir çarşaf bulun. - Bir numaran var mı?Necesito una sábana de dos por dos. - ¿Tienes un número?
Asla sakin bir numaradan sonra olmaz. Bana bir çarşaf bulun.Ποτέ μετά από ένα βουβό νούμερο.
Bana bir çarşaf bulun.Adu-mi un cearceaf.
Bana bir çarşaf bulun.A najdi mi místo pro házení.
Bana bir çarşaf bulun. - Bir numaran var mı?- Hast du eine Show?
Bana bir çarşaf bulun.En bezorg me een laken.
Bana bir çarşaf bulun.És szerezzen nekem egy leplet.
Bana bir çarşaf bulun.И искам двоен чаршаф.
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Elle m'a dit, "Il ne s'agit pas de la burka."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.I powiedziała mi " To nie ma nic wspólnego z burką."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.그리고 그녀는 "이건 부르카에 대한것이 아니야" 라고 말했어요.
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Me dijo, "El asunto no es la burka."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Mi-a zis : "Nu este vorba despre burka."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Mi disse, "Non si tratta del burka."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Ő azt mondta nekem: "Nem a burkáról van szó."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Sie sagte zu mir, "Es geht nicht um die Burka."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Ze zei tegen mij: "Het gaat niet over de boerka."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Μου είπε, "Δεν έχει να κάνει με τη μπούρκα."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi."Не става вапрос за бурка".
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Она сказала мне: "Дело не в парандже."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.היא אמרה לי, "העניין אינו עם הבורקה (לבוש צניעות מסורתי)".
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.وقالت " المشكلة ليست في البرقع."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.彼女は出会った中で最も決意の固い
Bazen kara çarşaf giyen Şincanlılar'dan korkuyorum.Algunas veces me siento aterrado por esa gente que viste trajes negros.
Bazen kara çarşaf giyen Şincanlılar'dan korkuyorum.Parfois j'ai peur des gens de Xinjiang qui portent des robes noires.
Bir gözlem nasıl kardeş uygulanan elleri altında çarşaf ve yastıklar yataklar ve yüksek düzenlenmiş atıldı.하나는 관찰 수있는 방법 여동생의 연습 손을 아래의 시트 및 베개에 침대는 높고 배열에 던진했다.
Bir gözlem nasıl kardeş uygulanan elleri altında çarşaf ve yastıklar yataklar ve yüksek düzenlenmiş atıldı.Man kunde se hur under systers vana händer lakan och kuddar på sängarna kastades på hög arrangerade och.
Bir gözlem nasıl kardeş uygulanan elleri altında çarşaf ve yastıklar yataklar ve yüksek düzenlenmiş atıldı.אפשר לבחון כיצד התאמן תחת הידיים של האחות את הסדינים והכריות על המיטות נזרקו על המסודרים גבוהה.
Bir gözlem nasıl kardeş uygulanan elleri altında çarşaf ve yastıklar yataklar ve yüksek düzenlenmiş atıldı.ويمكن للمرء أن يلاحظ كيف تحت يد الأخت يمارس الأوراق والوسائد على ألقيت على سرير مرتفع وترتيبها.
Bir gözlem nasıl kardeş uygulanan elleri altında çarşaf ve yastıklar yataklar ve yüksek düzenlenmiş atıldı.ベッドは高いと配置に投げられた。 下宿の部屋に達した前であっても、彼女はベッドに固定し、完成した
Bu sonsuz çarşafı çekerek uzatıyoruz Sınırları yok ve onu hala uzatıyoruz genişletiyoruz.O ponto verde afastou-se do ponto magenta.
Bu sonsuz çarşafı çekerek uzatıyoruz Sınırları yok ve onu hala uzatıyoruz genişletiyoruz.Ми просто розтягуємо безкінечний лист, у нього немає країв, але ми досі його розтягуємо.
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.A to sa stalo po tri razy, a nádoba bola zase hneď vzatá hore do neba.
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.A to se stalo po třikrát. I vzato jest zase prostěradlo do nebe.
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.A to się stało po trzykroć. I wzięte jest zasię ono naczynie do nieba.
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.Cela arriva jusqu`à trois fois; et aussitôt après, l`objet fut retiré dans le ciel.
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.Detta skedde tre gånger efter varandra; sedan blev duken strax åter upptagen till Himmelen.
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.Dette skjedde tre ganger, og straks blev det tatt op igjen til himmelen.
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.Dit gebeurde drie keer en toen werd het kleed weer in de hemel opgetrokken.
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.Esto ocurrió tres veces, y de repente el objeto fue elevado al cielo
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.Ez pedig három ízben történt; és ismét felviteték az edény az égbe.
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.이런 일이 세 번 있은 후 그 그릇이 곧 하늘로 올리워 가니라
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.Lời đó lặp lại ba lần ; rồi vật ấy liền bị thâu lên trên trời .
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.Lời đó lặp lại ba lần; rồi vật ấy liền bị thâu lên trên trời.
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.Lucrul acesta s'a făcut de trei ori, şi îndată după aceea vasul a fost ridicat iarăş la cer.
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.Og dette skete tre Gange, og straks blev dugen igen optagen til Himmelen.
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.Penglihatan itu berulang sampai tiga kali, kemudian kain itu terangkat ke surga