çarşaf ile cümle
çarşaf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir çarşaf kadar beyazsın.You are as white as a sheet.
İki çarşaf yataktaydı.Two sheets were on the bed.
Çarşaflar nemli.The sheets feel damp.
O, temiz çarşafları yatağın üstüne koydu.She put clean sheets on the bed.
O çarşafları yatağın üzerine koydu.She put sheets on her bed.
Annem, yatağın üstüne temiz çarşaf koydu.My mother put clean sheets on the bed.
Bu çirkin sarı bana senin yatak çarşafı rengini hatırlatıyor.This ugly yellow reminds me of the color of your bedsheets.
Çarşaf yatağın üstünde.The sheet is on the bed.
Elbiseleri ve çarşafları yıkamak benim işimdir.Washing clothes and sheets is my work.
Mary çarşafları değiştirmek için döşekleri kaldırdı.Mary raised the mattress in order to change the sheets.
Tom yataktaki çarşafları değiştirdi.Tom changed the sheets on the bed.
Ben sadece yatağıma yeni çarşaflar koydum.I've just put new sheets on my bed.
Ne sıklıkta çarşaflarını yıkarsın?How often do you wash your sheets?
Çarşaflar temiz.The sheets are clean.
Çarşaflar kirli.The sheets are dirty.
Çarşafları değiştireceğim.I'll change the sheets.
Tom yataktan çarşafları çekti ve onları çamaşır makinesine koydu.Tom took the sheets off the bed and put them into the washing machine.
Çarşafları yıkadım.I washed the sheets.
Tom yatağındaki çarşafları değiştirdi.Tom changed the sheets on his bed.
Tom temiz çarşafları yatağına koydu.Tom put clean sheets on his bed.
Sen bir çarşaf gibi beyazsın.You're white as a sheet.
Tom'un yüzü bir çarşaf gibi beyazdı.Tom's face was as white as a sheet.
Deniz çarşaf gibiydi.The sea was glassy.
Annem temiz çarşafları yatağıma koydu.My mother put clean sheets on my bed.
Çarşaflar dün değiştirildi.The sheets were changed yesterday.
Annem yatağıma temiz çarşaf koydu.My mother put clean linen on my bed.
Bugün çarşafları yıkadın mı?Did you wash the sheets today?
Sami kendini bir çarşafla astı.Sami hung himself with a sheet.
Sami karısının vücudunun üzerine bir çarşaf koydu.Sami put a sheet over his wife's body.
Sami'nin çarşafları yatağına uymadı.Sami's sheets didn't fit his bed.
Sami çarşaflarını hiç değiştirmedi.Sami never changed his sheets.
Geniş yanıkları olan kişiler hastaneye getirilene kadar temiz çarşaflara sarılabilir.People with extensive burns may be wrapped in clean sheets until they arrive at a hospital.
Tekstilde talep, savaş sonrası artış göstermiş, özellikle yatak çarşafları açısından talep arttı.The demand for textiles rose after the war enormously, especially bed linen was now in demand.
Bir çarşafı bir kirişin etrafına düğümleyerek kendini asmıştı.He had tied a sheet around a beam and hanged himself.
Çarşaf veya başörtüsü itaat etmenin mi sembolü, yoksa direncin mi?Is the hijab or the headscarf a symbol of submission or resistance?
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.She said to me, "It is not about the burka."
Bana bir çarşaf bulun.And find me a sheet.
Çok kötü plastik çarşaflarla parkta... ...bu şekilde yaşıyorlardı.They were living like this with very poor plastic sheets in the park.
Karyolalar, yatak çarşafları ve bazen süt bile var.There are cots, bed sheets and sometimes even milk.
Temiz çarşaflarda uyuyabilirsiniz.You can sleep in clean sheets.
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Two sheets were laid down to protect the oriental carpets."
Hadi gözden çıkar beni, ben çarşafında çıplak yatacağımGo ahead and sell me out and I'll lay your ship bare.
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.This was done three times, and immediately the vessel was received up into heaven.
Bazen kara çarşaf giyen Şincanlılar'dan korkuyorum.Sometimes I am also frightened by those Xinjiang people wearing black dresses.
Saeed bir gece çarşaflı ve bir genç kadınla karşılaşır.Saeed comes across a strange young woman in a chador at night.
Kadınlar kan bağı olmadan ve çarşafsız sokağa çıkmamalıdır.Women should not appear in the streets without a blood relative or without wearing a burqa.
Başörtüsü, çarşaf ve burka gibi giysiler tipik olarak yalnızca toplum içinde giyilir.Clothing such as ḥijābs, chādors, and burqas are typically worn in public only.
Bir yatak çarşafA bed sheet
Çarşaflar düz veya lastikli (fitted) olarak iki ana kategoriye ayrılır.Bed sheets come in two main varieties: flat and fitted.
Arabada ise sadece çarşaflı bir kadın oturmaktadır.Doch in der Kutsche sitzt nur ein einsamer König.
Bakemon, Beyaz çarşaf giyen hayalet.Mighta: un fantasma che veste una tunica bianca.
Çarşafı değiştirdim.Я сменил простыню.
Geniş yanıkları olan kişiler hastaneye getirilene kadar temiz çarşaflara sarılabilir.يمكن أن يتم لف المصابين بحروق شديدة بملاءة نظيفة لحين وصولهم إلى المستشفى.
Bazı bölgelerde yatak çarşafları ayrıca nakışlandı.كما تم العثور على أجزاء من السرير في الموقع.
Bir çarşaf kadar beyazsın.أنت بيضاء كالورق.
Geniş yanıkları olan kişiler hastaneye getirilene kadar temiz çarşaflara sarılabilir.As pessoas com queimaduras extensas podem ser envoltas em lençóis limpos até à chegada ao hospital.
Bir çarşafı bir kirişin etrafına düğümleyerek kendini asmıştı.Ele amarrou um lençol em torno de uma viga e se enforcou.
Bazı bölgelerde yatak çarşafları ayrıca nakışlandı.Ook zij die sliepen werden verjongd in Noen.
İlk karikatürleri Çarşaf ve Horoz gibi dergilerde yayınlandı.Haar eerste kortverhalen verschenen in tijdschriften als De Brakke Hond en Revolver.
Mahallede yaşayan bayanlar geleneksel olarak sadece birkaç çerkes mahallenine mahsus siyah çarşaf giyerler.Ze rennen door het publiek helemaal naakt met alleen scheerschuim op sommige plekken.