çamaşır ile cümle
çamaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Uzay çamaşırının üzerine giyilen özel elbise kat kattır.Kik vagy mik rejtőznek az űrhajósruhában.
Gain Procter & Gamble tarafından üretilen çamaşır deterjanıdır.A sikeres tesztelés után a Procter & Gamble segítségével szabadalmaztatta terápiás eljárását.
AussieBum Avustralyalı erkek mayo ve iç çamaşırı üreticisi.Speedo on australialainen uimapukujen ja uima-asusteiden valmistaja.
Mahallede eski yıllarda köy girişinde köylülerin ortak kullandığı büyük bir çamaşırhane obu vardı.Aikanaan monissa kylissä oli iso kyläläisten yhteiskäytössä oleva kyläkeinu.
Marion yine çıplaktır, iç çamaşırlarıyla dolanmaktadır.Kreivi Olaf palaa yhä valepuvussaan.
Cesetlerinden biri Wehrmacht üniforması giymiş ve diğerinin ise üstünde sadece iç çamaşırı olduğunu söyledi.Ένας από τους νεκρούς φορούσε στολή της Βέρμαχτ, και ο άλλος μόνο το εσώρουχό του.
Çamaşırhane 1975'li yıllara kadar kullanıldı.Το στάδιο χρησιμοποιήθηκε ως το 1975.
Paulo, tuvalete giderek elmasları alır ve iç çamaşırına saklar.Paulo kravler på egen hånd ned i Perlen, og gemmer diamanterne på toilettet.
Bundan sonra da çamaşır tozunun yerini hızla almaya başladı.I stedet for at gå på toilettet med det samme.
Kızı Zelha çamaşır yıkamaktadır.Når man har sat snavset vasketøj til vask.
Artık para karşılığı çamaşır yıkar.Nå skal han begynne å vaske gull.
15 yaşında bir iç çamaşırı dükkânında çalıştı.Hun arbeidet i en undertøysbutikk da hun var 15 år, etterhvert som innkjøper.
Bunlara göre Ruhi Su, sesine zarar vermemek için kuruyemiş ve çamaşır suyundan uzak dururmuş.Deretter var det bare å spe på med sprit til den gikk i oppløsning.
İlk kurutuculu çamaşır makinesi ise 1924'te üretildi.Det første renseanlegget ble tatt i bruk i 1924.
II. Dünya Savaşı'ndan önce, fundoshi Japon yetişkin erkeklerin geleneksel iç çamaşırıydı.Sebelum Perang Dunia II, fudoshi adalah pakaian dalam wajib para pria Jepang.
Yunak, çamaşır yıkama yeri.Greg bekerja di tempat Cuci mobil.
Şirketin ürün yelpazesinde çamaşır makineleri, buzdolapları, mutfaklar, televizyonlar bulunmaktadır.Produknya meliputi peralatan rumah tangga seperti alat pendingin, mesin cuci, kulkas dan televisi.
Paulo, tuvalete giderek elmasları alır ve iç çamaşırına saklar.Paulo trở lại nhà vệ sinh để lấy kim cương, sau đó anh giữ chúng trong quần lót.
15 yaşında bir iç çamaşırı dükkânında çalıştı.Khi ông mới 15 tuổi, ông đã làm việc ở một cửa hiệu quần áo.
Depend iç çamaşırları ise yaşlı yetişkinler için tasarlandı.Những trang phục cô thiết kế chủ yếu dành riêng cho tuổi teen.
1999'da 16 yaşındayken Victoria's Secret'ın iç çamaşırı katalogunda yer aldı.1999年、16歳でヴィクトリアズ・シークレットの下着カタログのモデルとなった。
En sevmediği ev işi ise çamaşırları yıkamak.反面、家事は得意だが洗濯は嫌い。
Paulo, tuvalete giderek elmasları alır ve iç çamaşırına saklar.パウロはステーションのトイレに戻り、ダイヤモンドを自分の下着の中に隠した。
Makinenin içine yatay olarak yerleştirilmiş metal tambura kirli çamaşırlar konuluyordu.隠れ場所であるドラム式洗濯機の中に入っている。
Yeni yapılan bir araştırmaya göre mahallenin Çamaşırhanesi Şeyh Edebali'nin evi olarak belirlenmiştir.洗濯物を見ればその家の住人がアーミッシュかどうかわかる。
Çamaşırları beyazlatır.洗濯に弱い。
Kil – Yaşlı çamaşırhane çalışanı Maria, cadılar bayramını üvey oğlu Joe Donnelly ve onun ailesiyle geçirir.Clay (土) - 老メイドのマリアは、里子だったジョー・ドネリーと彼の家族とともに、ハロウィーンを祝う。
Bundan sonra da çamaşır tozunun yerini hızla almaya başladı.すると、洗濯物がすぐに下げられた。
İç çamaşırı hem erkek hem kadınlar için önemli birer moda aksesuarı olmuşlardır.現代の正装の着物には、男性用・女性用ともに紋を入れる。
Sıkı ve nem tutan iç çamaşırlardan kaçınılmak gerekir.避免太緊或不透氣的衣物。
Fakat orada hala su birikintisi vardı ve civar evlerin kadınları çamaşırlarını burada yıkarlardı.昔時橋下有水流經,有婦人會在這裡洗衣。
Falstaff gelmeden bir büyük çamaşır sepeti eve getirilmiştir.在修建福克蘭宮之前,這裡曾有一座狩獵小屋。
Köyün birde çamaşırhanesi bulunmaktadır. çamışırhanede genellikle halı vb.yıkanmaktadır.他类似于人们的洗衣筐,堆积起来却常常忘记清洗。
Çamaşırlık atölyesi olmuştu.洗衣店經營者。
Gom:Ev Seren:Çamaşır kurutma yeri.家業:笛・裝束。
Fırlayıveren aşk oku, karşı kıyıda üzerinde çamaşır yıkanan taşa çarpar.女性角色穿泳衣在沙灘玩文字接龍的故事。
Kızı Zelha çamaşır yıkamaktadır.육남매어머니가 빨래를 도맡아서 한다.
Çamaşır suyu madensel eşyaya zarar verir.세탁법은 미지근한 물에서 손빨래 하는 것.
İngiliz İngilizcesinde terim erkek iç çamaşırını ifade eder, ABD'de ise terim toplumsal cinsiyettir.영국식 영어로는 남성용 속옷을 의미하며, 주로 복서 브리프를 뜻한다.
En sevmediği ev işi ise çamaşırları yıkamak.가정적인 성격의 누나이며 청소나 빨래하는 것도 좋아한다.
Erkekleri günü birlik işlerde çalışırlardı, hanımları evlere günlük çamaşır ve temizlik işlerine giderlerdi.그날 사병들을 동원하여 비밀리에 매복시키고, 그날 저녁 한성부를 점령하였다.
Evin arka kısmında bulunan çamaşırlığı atölye olarak kullandı.골판이 지붕의 기와처럼 등에 납작하게 놓여있는 갑옷 역할을 했다.
8 Ekim 2009'da Rihanna, Berlin'de üzerinde iç çamaşırı ve beyaz kürk mantoyla fotoğraflar çektirdi.ב-8 באוקטובר 2009, ריהאנה חשפה תמונת קידום מכירות בברלין בבגד גוף ומעיל פרווה לבן.
Lutz, 2010 Calvin Klein iç çamaşırı kampanyasının modellerinden biri.לוץ הוא אחד מהדוגמנים בקמפיין התחתונים של קלווין קליין משנת 2010, "Calvin Klein X".
Çamaşır topu (İng.Der Waschbär (בגרמנית).
Dünyanın hemen her yerinde üst vücut parçası için en yaygın kullanılan iç çamaşırıdır.כיום, במקומות רבים בעולם, החזייה הפכה לפריט ההלבשה התחתונה הנפוץ ביותר לפלג הגוף העליון.
İlk kurutuculu çamaşır makinesi ise 1924'te üretildi.מכונת הגילוח הראשונה יוצרה בשנת 1937. .
Kil – Yaşlı çamaşırhane çalışanı Maria, cadılar bayramını üvey oğlu Joe Donnelly ve onun ailesiyle geçirir.Пръст – Старата жена Мария, перачка, празнува Хелоуин с детето си Джо Донели и семейството му.
Cesetlerinden biri Wehrmacht üniforması giymiş ve diğerinin ise üstünde sadece iç çamaşırı olduğunu söyledi.Единият труп е облечен в униформа на Вермахта, а другият е само по бельо.
İç çamaşırı hem erkek hem kadınlar için önemli birer moda aksesuarı olmuşlardır.Обувките с дебела платформа стават еднакво модерни както за жените, така и за мъжете.
14 yaşında Austin mayo, iç çamaşırı ve vücut modelliği konusunda uzmanlaşmaya başladı.На 24 години Остин започва да се специализира в снимките на бански костюми и бельо.
Kızı Zelha çamaşır yıkamaktadır.Понякога е наричано просто пералня.
1913'ten 1918'e kadar bir çamaşırhanede şoför olarak çalıştı.От 1932 до 1939 г. работи като шивач.
Bu nedenle, otomatik çamaşır ve bulaşık yıkama makineleri için yararlıdırlar.Поради това тоалетните и палатките за първа помощ се оказват недостатъчно.
Fransız çorap/iç çamaşırı üretiminin %25'i.U 25. godini oblači franjevački habit.
Çamaşırlık atölyesi olmuştu.Počela izgradnja svlačionica.
Yunak, çamaşır yıkama yeri.Uzdržavala se pranjem, čišćenjem.
Çamaşır suyu kullanılacağı zaman sulandırılmalıdır, durmakla bozulur.Ak máš bazén, zakrývaj ho keď nie je používaný.
Kadınlar için diğer bir moda da dışa giyilen kadın iç çamaşırlarıydı.Bývalým prísnym pravidlom bolo nosenie sukien pre ženy.
Sık sık iç çamaşırının değiştirilmesi, banyodan sonra kaşınan bölgelerin iyice kurulanması önerilir.Aby sa tomu zabránilo, ženy si ho často vymieňajú nad toaletnou misou.