çamaşır ile cümle
çamaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İç çamaşırı hem erkek hem kadınlar için önemli birer moda aksesuarı olmuşlardır.Strumpfhalter für Kompressionsstrümpfe gibt es sowohl für Männer als auch für Frauen.
1913'ten 1918'e kadar bir çamaşırhanede şoför olarak çalıştı.Von 1913 bis 1914 arbeitete er als Kutscher für eine Wäscherei.
Birinci elbisenin içinde (Buna uzay çamaşırı da diyebiliriz) soğuk su akımı sağlayan ince tüpler vardır.Im Erdgeschoss befindet sich eine Gaststätte, die mit farbigen Holzwappen ausgeschmückt ist.
Valiz kirli çamaşırlardan başka bir şey içermiyordu.La valise ne contenait rien d'autre que des vêtements sales.
Valiz sadece kirli çamaşırlar içeriyordu.La valise ne contenait rien d'autre que des vêtements sales.
Çamaşırlar bugün mutlaka tamamen kuruyacaktır zira havalar yeniden çok güzel.La lessive va certainement bien sécher aujourd'hui car il y a de nouveau vraiment du beau temps.
Lutz, 2010 Calvin Klein iç çamaşırı kampanyasının modellerinden biri.Il était l'un des modèles présents dans la campagne de sous-vêtement de 2010 de Calvin Klein.
Paulo, tuvalete giderek elmasları alır ve iç çamaşırına saklar.Paulo retourne aux toilettes pour rechercher les diamants, les cachant dans ses sous-vêtements ensuite.
Bu da Falstaff'i korkutup çamaşır sepetinde çamaşırlar içine saklanmasına neden olur.Les deux femmes font en sorte que Falstaff se cache dans le panier de linge sale.
13 yaşından sonra okulu bıraktı, bir çamaşırhanede çalışmaya başladı.Elle quitte l'école à l'âge de treize ans pour travailler à temps plein dans la confection de vêtements.
Yaşlı çocuksuz bir kadın onu nehir kenarında çamaşır yıkarken bulur.Hermeline est une pauvre femme qui lave le linge à la rivière.
Kıyafet olarak bayan Simler için iç çamaşırları ve gecelikler gelir.Mais pour récupérer le ballon et les vêtements, Mme.
Görünen iç çamaşırı, sosyal bir yersizlik göstergesiydi.Sa tenue vestimentaire témoigne d'une réussite sociale.
Çamaşır topu (İng.Le lever (la toilette).
Kurutulmak için asılan çamaşır..La corde à linge sert à faire sécher du linge.
İç çamaşırı bölümünüz nerede?¿Dónde está su sección de ropa interior?
Çamaşır makinesini bozdun.Has estropeado la lavadora.
Çamaşır yıkamak için zamanım yok.No tengo tiempo para hacer la colada.
Çok fazla çamaşır suyu kullandım ve gömleğim delindi.Usé demasiada lejía e hice un agujero en mi camisa.
Hatta Charlie'nin iç çamaşırları, sevdiği sinema oyuncusu Jack Oakie'nin giydikleriyle eştir.Hasta la ropa interior de Charlie es igual a la usada por su héroe fílmico Jack Oakie.
1999'da 16 yaşındayken Victoria's Secret'ın iç çamaşırı katalogunda yer aldı.En 1999, con 16 años, fue retratada en el catálogo de lencería de Victoria's Secret.
Kil – Yaşlı çamaşırhane çalışanı Maria, cadılar bayramını üvey oğlu Joe Donnelly ve onun ailesiyle geçirir.Polvo y ceniza – La señorita Maria celebra Halloween con su hijo adoptivo, Joe Donnelly, y familia.
Marion yine çıplaktır, iç çamaşırlarıyla dolanmaktadır.Heliane regresa, aún desnuda.
Bodrum katında toplantı salonu, mutfak, çamaşırhane, sağlık merkezi ve idari ofisler yer alır.En el sótano se encuentran la sala de estar, cocina, lavandería, centro médico y la administración.
Köyün birde çamaşırhanesi bulunmaktadır. çamışırhanede genellikle halı vb.yıkanmaktadır.Rape: servido a menudo con laver, y común en la costa.
Artık para karşılığı çamaşır yıkar.Para ganar dinero empezó a modelar en ropa de baño.
İç çamaşırı hem erkek hem kadınlar için önemli birer moda aksesuarı olmuşlardır.Es un vestuario totalmente igual para hombres y mujeres.
Makinenin içine yatay olarak yerleştirilmiş metal tambura kirli çamaşırlar konuluyordu.Sí es cierto que existieron cámaras de desinfección de ropas con apertura hacia adentro.
Çamaşır topu (İng.Lavaderos públicos (Pilones).
Ressam, çalışan kadınları, kadın şapkacılarını ve çamaşırhaneleri resmetmeye başladı.También comenzó a pintar mujeres trabajando como modistas o lavanderas.
Fransız çorap/iç çamaşırı üretiminin %25'i.Pasarela en traje de gala 15%.
İç çamaşırı olarak yazın ince, kışın kalın çiçekle pazenden dikolta dikilir.Estarían posando en trajes de baño en pleno invierno, salpicadas por agua fría.
Valiz kirli çamaşırlardan başka bir şey içermiyordu.La valigia non conteneva altro che abiti sporchi.
Çamaşır makinesi bozuldu.Si è rotta la lavatrice.
1999'da 16 yaşındayken Victoria's Secret'ın iç çamaşırı katalogunda yer aldı.Nel 1999, a sedici anni, venne ritratta nel catalogo di lingerie di Victoria's Secret.
Cesetlerinden biri Wehrmacht üniforması giymiş ve diğerinin ise üstünde sadece iç çamaşırı olduğunu söyledi.Il primo indossava una uniforme della Wehrmacht mentre il secondo indossava solo la propria biancheria intima.
Eski zamanlarda Reykjavík'deki kadınlar çamaşırlarını yıkamak için buraya gelirlerdi.In passato le donne di Pennapiedimonte venivano a lavarvi e stendere il bucato.
Ayrıca internet üzerinden iç çamaşırı satışı yapan bir site için de modellik yapmıştır.Gestiva inoltre un sito internet di vendita online di abbigliamento per giganti.
AussieBum Avustralyalı erkek mayo ve iç çamaşırı üreticisi.aussieBum è una azienda di biancheria intima e costumi da bagno maschili australiani.
Bulaşık, çamaşır yıkama yeri ve tuvaletler evin sol kapısının dış tarafında inşa edilmiştir.I locali di servizio, lavanderia e cucina, erano posizionati nel piano seminterrato.
15 yaşında bir iç çamaşırı dükkânında çalıştı.A quindici anni iniziò a lavorare in un negozio di biancheria intima come commessa.
Bu iç çamaşırı sayesinde askerin göğsü ve göbeği görünmezdi.In questo lasso di tempo gli uomini non si fanno la barba o i capelli.
Benim çamaşır hazır mı?Моя стирка готова?
Çamaşırımı nereye koymalıyım?Куда я должен положить своё бельё для стирки?
Çamaşırım hazır mı?Моя стирка готова?
Benim çamaşırım hazır mı?Моя стирка готова?
İç çamaşırı hala ıslak.Бельё ещё влажное.
Çamaşır yıkamaya gitti.Она пошла стирать бельё.
Ulyanovsk'ta, iç çamaşırını satın almak nedeniyle öğretmenin kovulmasını talep ettiler.В Ульяновске потребовали уволить учительницу за покупку нижнего белья.
Çamaşır topu (İng.Огненная рубашка (тур.
Cesetlerinden biri Wehrmacht üniforması giymiş ve diğerinin ise üstünde sadece iç çamaşırı olduğunu söyledi.Один из погибших был одет в униформу вермахта, другой — лишь в нижнее бельё.
Marion yine çıplaktır, iç çamaşırlarıyla dolanmaktadır.Однажды он возвращается домой голый и со следами помады.
15 yaşında bir iç çamaşırı dükkânında çalıştı.С 13 лет торговал одеждой на рынке.
Eski zamanlarda Reykjavík'deki kadınlar çamaşırlarını yıkamak için buraya gelirlerdi.В прошлом из черёмухи изготавливали вальки для стирки белья.
Çamaşırlık atölyesi olmuştu.Работает в химчистке.
Sucre T-Bag'den çekici bir kadın iç çamaşırı bulmasını ister.О персонаже South Park см. Полотенчик.
Bu ürün kimyasal amonyak, alkol, hayvansal yan ürünler, çamaşır suyu veya fosfat içermez.Он не вступает в химические реакции с пищевыми продуктами, водой или бытовыми моющими средствами.
Bu iç çamaşırı sayesinde askerin göğsü ve göbeği görünmezdi.من خلال هذا الزي الداخلي كان لا يظهر الصدر والسرة للجندي.
Ceketleri ortadan bir düğme ile bağlıydı, altında kırmızı bir iç çamaşırı mevcut idi.كانت جاكيتاتهم مربوط بعروة من الوسط وكانت توجد أسفلها ملبسها داخلي أحمر.
II. Dünya Savaşı'ndan önce, fundoshi Japon yetişkin erkeklerin geleneksel iç çamaşırıydı.قبل الحرب العالمية الثانية كان الفوندوشي هو اللباس الداخلي الأكثر شيوعا بين الذكور في اليابان.