çamaşır ile cümle
çamaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Mary'nin çamaşır yıkaması için Tom yardım etmeli.Tom is supposed to help Mary do the laundry.
Tom kirli elbiselerini çıkardı ve onları çamaşır makinesine attı.Tom stripped off his dirty clothes and threw them into the washing machine.
Tom Mary ile çamaşırhanenin önünde buluşmayı kabul etti.Tom agreed to meet Mary in front of the laundromat.
Animesiz dünya Internet erişimi olmayan bir çamaşır makinesi gibi olurdu.The world without anime would be like a washing machine without Internet-access.
Tom bugün bir sürü çamaşır yıkadı.Tom did a lot of laundry today.
Tom'un Mary'yi çamaşırlarını onun için yıkaması konusunda ikna edebilmesi mümkündür.It's possible that Tom was able to convince Mary to do his laundry for him.
Tom kirli çamaşırlarını ayırdı.Tom sorted his laundry.
Çamaşır makinesini bozdun.You broke the washing machine.
Mary'nin çamaşır yıkamak için vakti yok.Mary doesn't have time to do the laundry.
Yağmur yağarsa, çamaşırı içeri getir.If it rains, bring the washing in.
Bu gömlek çamaşırhaneye gitmeli.This shirt must go to the laundry.
Çamaşır makinesini onarıyorum.I am repairing the washing machine.
Hiç iç çamaşırı giymiyorum.I am not wearing any underwear.
Mary çamaşır asıyor.Mary is hanging up washing.
Çamaşır makinesini tamir ediyorum.I am fixing the washing machine.
Şimdiye kadar ilk kez balkonda çamaşır astım.This is the first time I've ever hung out washing in the balcony.
Şu ana kadar ilk kez çamaşırımı astım.This is the first time I've ever hung up my washing.
Yarın çamaşır günü.Tomorrow's laundry day.
İç çamaşırlarıyla geziniyor.He's walking around in his underwear.
O çamaşır makinesini monte ediyor.He assembles washing machines.
Yeni bir çamaşır makinesi aldık.We bought a new washing machine.
Hiç çamaşır astın mı?Have you ever hung up washing?
Çamaşır makinası bir evin olmazsa olmazıdır.A washing machine is a must for a house.
Çamaşır makinası bir ev için gerekliliktir.A washing machine is a must for a house.
Çamaşırı mandallayarak asmak zorundayım.I have to peg up the washing.
Çamaşır makinesini tamir etmek zorundayım.I have to fix the washing machine.
İç çamaşırı hariç hiçbir şey giymiyordu.He was wearing nothing but his underwear.
O, iç çamaşırından başka bir şey giymiyordu.She was wearing nothing but her underwear.
"İç çamaşırın ne renk?" "Ben hiç giymiyorum.""What color is your underwear?" "I'm not wearing any."
Tom iç çamaşırıylaydı.Tom was in his underwear.
Tom Mary'ye çamaşırda yardım etti.Tom helped Mary with the laundry.
Tom gömleğini çıkarıp çamaşır makinesine attı.Tom took off his shirt and threw it into the washing machine.
Mary çamaşırı asıyor.Mary is hanging up the washing.
İstediğim tek şey bir çamaşır makinesi.All I want is a washing machine.
Bir çamaşır makinesi satın almak istiyorum.I'd like to buy a washing machine.
Çamaşırı yıkamana yardım etmemi istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want me to help you do the laundry?
Onun evinde bir çamaşır makinesi var mı?Is there a washing machine in her house?
Bugün çamaşır günü.It's laundry day.
Ben eski çamaşırlarımı attım.I gave my old clothes away.
Çamaşırları çamaşır makinesinden çıkardın mı?Did you take the clothes out of the washing machine?
Çamaşırları almam lâzım.I need to pick up the laundry.
Hâlâ çamaşır makinesini onarmak zorundayım.I still have to fix the washing machine.
Tom yataktan çarşafları çekti ve onları çamaşır makinesine koydu.Tom took the sheets off the bed and put them into the washing machine.
Birisi çamaşır makinesinin fişini çekti.Someone has unplugged the washing machine.
Ben çamaşırımı yıkıyorum.I'm doing my laundry.
Ben odaya girdiğimde Tom iç çamaşırı ile TV izliyordu.Tom was watching TV in his underwear when I entered the room.
Tom ve ben birbirimizin çamaşırlarını giydik.Tom and I wore each other's clothes.
Tom senin için çamaşırlarını yıkadı.Tom did your laundry for you.
Çamaşır makinesi tuhaf bir ses çıkartıyor.The washing machine is making a strange sound.
Çamaşırlarımı yıkıyorum.I wash my clothes.
Tom elbiselerini çıkardı ve onları çamaşır makinesine koydu.Tom took his clothes off and put them into the washing machine.
Tom çamaşır makinesinin nasıl kullanılacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to use the washing machine.
O çamaşırhaneye gitti ve henüz dönmedi.She went to the laundry and has not returned yet.
Bu iç çamaşırı yıkanmalı.This underwear needs to be washed.
Kirli çamaşırlarını herkesin önünde havalandırma.Don't air your dirty laundry in public.
Bir çamaşır sepetine ihtiyacın var mıydı?Did you need a laundry basket?
Tom Mary'nin bir kutu çamaşır deterjanı almasını istedi.Tom asked Mary to buy a box of laundry detergent.
Tom çamaşırlarını katlıyor.Tom is folding his laundry.
Tom kirli elbiselerini çıkardı ve onları doğrudan çamaşır makinesine koydu.Tom took off his dirty clothes and put them directly into the washing machine.
Tom bir kucak dolusu çamaşırla odaya gitti.Tom walked into the room with an armful of laundry.