çamaşır ile cümle

çamaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom çamaşır yıkıyor.Tom is doing the laundry.
Ben iç çamaşırı giymeye son verme kararı aldım.I've decided to stop wearing underwear.
Sen bize bir fincan kahve yaparken ben çabucak çamaşırları asarım.I'll quickly hang the washing out while you make us a cup of coffee.
Tom çamaşırları katlarken oturma odasında oturuyordu.Tom was sitting in the living room folding laundry.
Tom oturma odasında oturmuş, çamaşırları katlıyordu.Tom was sitting in the living room folding laundry.
Annem bana nasıl çamaşır yıkanacağını hiç öğretmedi.My mother never taught me how to do laundry.
Mary'nin çamaşır makinesi, garantinin bitmesinden bir hafta sonra bozuldu.Mary's washing machine broke down a week after the warranty had run out.
Bizim yeni bir çamaşır makinesi satın almamız gerekir.We need to buy a new washing machine.
Tom Mary'nin çamaşırları katlamasına yardım etti.Tom helped Mary fold the laundry.
Ben çamaşırı kurutmak zorundayım.I have to get the laundry dried.
Bu, önden yüklemeli bir çamaşır makinesidir.This is a front-loading washing machine.
Bu, üstten yüklemeli bir çamaşır makinesidir.This is a top-loading washing machine.
Tom iç çamaşırından başka bir şey giymiyordu.Tom was wearing nothing but his underwear.
Bizim apartmanın bodrum katında bir çamaşırhane var.There's a laundromat in the basement of our apartment building.
Çamaşırı asar mısın?Could you hang up the laundry?
Tom Mary'nin giysileri çamaşır ipine asmasına yardım etti.Tom helped Mary hang the clothes on the clothesline.
Affedersiniz, çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı bana gösterir misiniz?Excuse me, would you show me how to use the washing machine?
Affedersiniz, bana çamaşır makinesinin nasıl kullanacağımı gösterir misiniz?Excuse me, could you show me how to use the washing machine?
Günlük olarak iç çamaşırı değiştirin.Change underwear daily.
Her gün iç çamaşırımı değiştiririm.I change my underwear every day.
Bugün çamaşırımı yıkayacağım.I have to do my laundry today.
Bir çamaşır makinesi aldın mı?Did you buy a washing machine?
Çamaşır makinesi bozuldu.The washing machine is broken.
Bu çorapları çamaşır makinesine koy.Put these socks in the washing machine.
Onlar çamaşırları astı.They hung up the laundry.
Sen çamaşırları astın.You have hung up the laundry.
Çamaşır makinesi hâlâ çalışıyor gibi görünmüyor.The washing machine still doesn't seem to be working.
Amonyak ve çamaşır suyunu birlikte karıştırma.Don't mix ammonia and bleach together.
Tom çamaşır asıyor.Tom is hanging up the laundry.
Bu, çamaşır suyu gibi kokuyor.It smells like bleach.
O, çamaşır mandallarını bir kovada tutar.He keeps his clothespins in a bucket.
O, çamaşırları leğenin içine koydu.He put the clothes in the washtub.
Çamaşırları astığımı ona söyle.Tell her I'm hanging up the laundry.
Meryem, Tom'un cep telefonunu kazara çamaşır makinesine atmış.Mary accidentally put Tom's mobile phone through the wash.
Çamaşır bekleyebilir.The laundry can wait.
Sen çamaşırı yıkadın.You have washed the laundry.
Çamaşırları yıkadın mı?Have you done the laundry?
Çamaşır makinesi kapalı.The washing machine is on "stop".
Ben çamaşırlar değiştirdim.I've changed clothes.
Çamaşır yıkamak benim işim.Doing the laundry is my job.
Tom parayı iç çamaşırı çekmecesinde sakladı.Tom hid the money in his underwear drawer.
Bu çamaşır makinesi çok enerji verimlidir.This washing machine is very energy-efficient.
Bu çamaşır makinesi o kadar sessiz ki onu yatak odana koyabilirsin.This washer is so quiet that you could put it in your bedroom.
Tom ve Mary yüksek verimli üstten yüklemeli bir çamaşır makinesi aldı.Tom and Mary bought a high-efficiency top-loading washer.
Tom yüksek verimli önden yüklemeli bir çamaşır makinesi aldı.Tom bought a high-efficiency front-loading washing machine.
Kompakt çamaşır makineleri boyutlarından dolayı pahalıdır.Compact washing machines are expensive for their size.
Mary çamaşırını çamaşır yıkama tahtasında elle yıkar.Mary washes her laundry by hand on a washboard.
Hiç kimse çamaşır yıkamaktan hoşlanmıyor.Nobody likes to do laundry.
Çamaşır günlük ev işidir.Laundry is a chore.
Maria kendine yeni bir çamaşır makinesi almak istiyor.Maria wants to buy herself a new washing machine.
Çamaşır makinem bozuldu.My washing machine broke.
Tom uzun iç çamaşırı giydi.Tom wore long underwear.
Hiç uzun iç çamaşırı giydin mi?Have you ever worn long underwear?
Tom çamaşır kurutma makinesini açtı ve giysilerini çıkardı.Tom opened the clothes dryer and took out his clothes.
Çantayı çamaşır makinesinde yıkamayın.Do not machine wash the bag.
Birisi kurutma makinesinde bıraktıktan sonra çamaşırlarımı çaldı.Someone stole my laundry after I left it in the dryer.
Satıcıya bebek önlüğünün çamaşırla birlikte konulabilip konulamayacağını sormayı unutma.Don't forget to ask the seller if the jumper can be put in with the washing.
Tom'un bazı kirli çamaşırlarını öğrendim.I've got some dirt on Tom.
Hiç kirli çamaşırınız var mı?Do you have any dirty laundry?
Çamaşır makinesinde ne bulduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I have found in the washing machine.

İlgili Sayfalar