çamaşır ile cümle
çamaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Hava güneşliyken çamaşır yıkamak zorundayım.I have to do laundry while it's still sunny.
Kirli çamaşırlarını ortaya dökme.Don't wash your dirty linen in public.
Yağmur yağmadan önce çamaşırı içeri alacağım.I'll take in the washing before it rains.
O yağmur yağmaya başladığında çamaşırları yıkadı.She took in the washing when it started to rain.
Yağmur yağmaya başladığında, o, oğlunun çamaşırı içeriye almasını söyledi.When it began to rain, she told her son to take in the washing.
Ben yeni çamaşırlar almak zorundayım.I have to get some new clothes.
Çamaşırhane nerede?Where is the laundry?
Bu çamaşırlarda deterjan var mı?Are there any detergents in the laundry?
Bütün çamaşırımı bir defada yıkayabilir miyim?May I wash all my laundry at once?
Çamaşır makinesi biraz bozuk.The washing machine is somewhat out of order.
Çamaşır makinesi bozuk.The washing machine is out of order.
Çamaşır makinenizi nasıl buluyorsunuz?How do you find your washing machine?
Valiz kirli çamaşırlardan başka bir şey içermiyordu.The suitcase contained nothing but dirty clothes.
Bu çamaşır makinesini kullanamazsın.You can't use this washing machine.
Bu çamaşır makinesinde bir sorun var.Something is wrong with this washing machine.
Bu çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı bana söyler misin?Could you tell me how to use this washing machine?
Çamaşır yıkama servisiniz var mı?Do you have laundry service?
" Çamaşır makineni nasıl buluyorsun?" " O kadar kötü değil.""How do you find your washing-machine?" "Not so bad."
Çamaşırımı nereye koymalıyım?Where should I put my laundry?
Her gün çamaşır yıkarım.I wash clothes every day.
Bir kadın çamaşırı ipe asıyordu.A woman was hanging the washing on the line.
Çamaşır yıkamak benim işimdir.Washing clothes is my work.
Bana çamaşır makinesinin nasıl kullanıldığını söyle.Tell me how to use the washing machine.
Çamaşır makinesinde bir sorun var.Something is wrong with the washing machine.
Çamaşır makinesi harika bir icattır.The washing machine is a wonderful invention.
Çamaşır makinası muhteşem bir icat.The washing machine is a wonderful invention.
Çamaşırhane bodrumdadır.The laundry room is in the basement.
Benim çamaşır hazır mı?Is my laundry ready?
Çamaşırım hazır mı?Is my laundry ready?
Benim çamaşırım hazır mı?Is my laundry ready?
Lütfen çamaşır getirin.Please bring in the washing.
Çamaşırı içeri getir.Bring the laundry in.
Kirli çamaşırı içeri getir.Bring the laundry in.
Hava çok iyi, kuruması için çamaşırlarımı dışarıya asmayı düşünüyorum.The weather's so good I think I'll hang the laundry out to dry.
Pazar günleri çamaşır yıkarım.I do the laundry on Sundays.
O, masa örtülerini çamaşırhaneye götürdü.She took the tablecloths to the laundry.
Kirli çamaşırları yıkamak istedi.She wanted to wash the dirty clothes.
Onun bir otomatik çamaşır makinesi var.She has an automatic washing machine.
Çamaşırları ipe serdi.She hung the washing on the line.
Çamaşırları ipe astı.She hung the washing on the line.
Tek kanıt, iç çamaşırına yapışmış sperm iziydi.The only evidence was the traces of semen stuck to the underwear.
Annem her gün çamaşır yıkar.My mother washes clothes every day.
Japonya'da neredeyse her ailenin bir çamaşır makinesi var.In Japan, practically every family has a washing machine.
Elbiselerinin geriye kalanını çamaşırhaneye koydum.I put the rest of your clothes in the laundry.
Çamaşırhane paspası nerede?Where is the laundry mat?
İç çamaşırı bölümünüz nerede?Where is your underwear section?
Büyük bir çanta içine çamaşırlarını doldurdu.He stuffed his laundry into a large bag.
Evde bir çamaşır makinesi var mı ?Is there a washing machine in the house?
Tek kanıt iç çamaşıra yapışmış meni kalıntılarıydı.The only proof was the remains of the semen which had stuck to the underwear.
Çamaşır yıkarken oğlunun pantolonunun arka cebinde bir prezervatif buldu.While doing the wash she found a condom in the back pocket of her son's pants.
Çamaşır makinesini onarmak mümkün müdür?Is it possible to repair the washing machine?
Çamaşır yıkarken bir sorunum yok ama giysileri katlamaktan nefret ediyorum.I don't have a problem doing the laundry, but I hate folding the clothes.
Çamaşır yıkamayı neredeyse bitirmek üzereyim.I'm just about finished doing the laundry.
Pantalonunu çamaşır makinesine atarsan onları senin için yıkarım.If you throw your jeans in the washing machine, I'll wash them for you.
Bir dakika bekle, benim çamaşır tamam, çamaşırı asmaya gideceğim.Wait a minute. The wash is done. I'm going to hang out the laundry to dry.
İç çamaşırım ıslak.My underpants are wet.
Tom en azından haftada bir kez çamaşırları yıkar.Tom washes clothes at least once a week.
Tom çamaşır ipine üç çift ıslak kot astı.Tom hung the three pairs of wet jeans on the clothesline.
Tom çamaşır ipi olarak kullanmak için biraz ip aldı.Tom bought some rope to use as a clothesline.
Tom çamaşır makinesini nasıl kullanacağını Mary'ye gösterdi.Tom showed Mary how to use the washing machine.