Ana içeriğe geç
Sözlük

çalkantı ile cümle

çalkantı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Kişiler arası iletişimleri çalkantılıdır.プライベートで交流が深い。
Olaylar bu dönemde ülkedeki siyasi çalkantıyı ortaya koymaktadır.היסטוריונים מתווכחים מה בדיוק המצב הפוליטי בזמן זה.
Bu çalkantı sezonun devamında da devam etti.הקו הזה נמשך גם בעונות הבאות.
Aralarında çalkantılı bir ilişki yaşanır.בינה לבין נדב יחסים מתוחים.
Bu çalkantı sezonun devamında da devam etti.Развитието на колата продължи през целия сезон.
II. Dünya Savaşı'nın çalkantıları, uluslararası tüm spor faaliyetlerini durdurarak kötü etkilemişti.Međutim, 2. svjetski rat je prekinuo sva sportska događanja.
Aralarında çalkantılı bir ilişki yaşanır.Medzi nimi sa vyvinie zvláštny vzťah.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Aber, obwohl sie viele militärische Siege verzeichneten gab es viel Unruhe.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Ale, aj napriek tomu. že zvíťazili vo vojnách, prevládal tu nepokoj.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Ale i když vyhrávali ve válkách, v zemi byl stále velký neklid.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Jednak pomimo że mieli już militarne zwycięstwa, w dalszym ciągu było jeszcze wiele niepokoju.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.그러나 그들이 심지어 군사적인 승리를 거뒀더라도 여전히 불안이 존재했습니다
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Ma, anche se avevano le vittorie militari, c'era ancora molto disordine.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Mais, malgré leurs victoires militaires, il y avait encore beaucoup d'agitation.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Mas, apesar de terem conseguido as vitórias militares, ainda havia muita agitação.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Pero aunque tuviesen sus victorias militares, aun había mucho malestar.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Но макар да бележат военни победи, все още има доста вълнения.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Но, несмотря на военные победы, было еще много волнений.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.وبالرغم من انتصاراتهم العسكرية، إلا أنه كان هناك الكثير من الاضطرابات.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.興奮はおさまっていなかったんだ。 外国には、まだ国王がいる。
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.Aber sie wissen, wenn es politische Umwälzungen der Gesellschaft gibt, wird eine Menge Energie entfesselt.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.Ale przemiany polityczne uwalniają mnóstwo energii.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.Como sabemos, cuando la sociedad se agita políticamente, se libera mucha energía.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.De tudják, amikor a társadalom forrong, az rengeteg energiát szabadít fel.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.Když to ve společnosti politicky vře, uvolňuje se spousta energie.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.하지만 알다시피, 사회가 정치적으로 들끓을 때, 수 많은 에너지를 방출합니다.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.Maar als de maatschappij een sterke politieke beroering kent, maakt dat een hoop energie vrij.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.Mais vous savez, lorsque la société est confrontée à l'agitation politique, cela créé beaucoup d'énergie.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.Ma sapete, quando ci sono agitazioni nella società si crea una grande quantità di energia.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.Mas, quando há agitação política na sociedade, liberta-se muita energia.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.Når der er en politisk ændring i samfundet, Det frigør en masse energi
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.Nhưng các bạn biết đấy, khi có một xáo trộn về chính trị trong xã hội, nó phát ra rất nhiều năng lượng.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.Veď to poznáte, keď dochádza k politickému prevratu spoločnosti, uvoľňuje sa veľa energie.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.Αλλά ξέρετε, όταν υπάρχει ένας πολιτικός αναβρασμός της κοινωνίας, αυτός ελευθερώνει πολλή ενέργεια.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.Вы знаете, когда в обществе существуют политические волнения, это высвобождает много энергии.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.Както знаете, общественото недовоство от властта освобождава много енергия.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.Проте, той політичний неспокій, який панує в суспільстві, вивільняє багато енергії.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.אבל כידוע, כאשר יש תסיסה פוליטית בחברה, זה משחרר המון אנרגיה.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.لكن تعلمون، حين يحدث حراك سياسي في المجتمع، فإنه يطلق الكثير من الطاقة.
Ama bildiğiniz gibi, bir toplumdaki politik çalkantı... bol miktarda enerjiyi açığa çıkarır.膨大なエネルギーが放出されるものです このインドの国家運動が
Belki çalkantılı kan akışı bunu teşvik etti filan.Er ist so groß geworden.
Belki çalkantılı kan akışı bunu teşvik etti filan.Misschien droeg de turbulente stroming hier ook toe bij en wie weet wat nog meer.
Belki çalkantılı kan akışı bunu teşvik etti filan.Może te turbulencje, przepływającej krwi pomogły mu w tym, może jeszcze coś innego.
Belki çalkantılı kan akışı bunu teşvik etti filan.Por cualquier razón, la placa está rota.
Bu çalkantılı yükseliş sırasında pek çok kez sokaktaki rakamlar yüz binlere ulaştıPlusieurs fois durant ce printemps tumultueux Le nombre de gens dans la rue dépassera les cent milles
Bu çalkantılı yükseliş sırasında pek çok kez sokaktaki rakamlar yüz binlere ulaştıUseita kertoja kevään aikana kaduilla oli yli satatuhatta mielenosoittajaa.
Bu çalkantılı yükseliş sırasında pek çok kez sokaktaki rakamlar yüz binlere ulaştıНесколько раз во время этой беспокойной весны цифры на улицах достигнут более сотни тысяч
Çok büyüdü. Belki çalkantılı kan akışı bunu teşvik etti filan.Có thể dòng chảy của máu bị xáo trộn khiến kích thích điều này hoặc điều gì khác.
Çok büyüdü. Belki çalkantılı kan akışı bunu teşvik etti filan.Peut-être que le flux turbulent a aidé à la stimuler, d'autres choses aussi.
Çok büyüdü. Belki çalkantılı kan akışı bunu teşvik etti filan.Talvez o fluxo turbulento tenha ajudado a ela se soltar.
Çok büyüdü. Belki çalkantılı kan akışı bunu teşvik etti filan.Може и турбулентната кръв да е помогнала да се стигне дотук.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Als we door deze turbulente tijden willen komen moeten we in staat zijn ons aan te passen aan veranderingen.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Če želimo prebroditi to nemirno obdobje, se moramo znati prilagoditi spremembam.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Chceme-li přestát tuto turbulentní dobu musíme být schopní se přizpůsobit změně.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Dacă vrem să putem trece prin aceste vremuri turbulente trebuie să fim capabili să ne adaptăm la schimbare.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Ha át akarjuk vészelni ezt a viharos időszakot, képesnek kell lennünk alkalmazkodni a változásokhoz.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Jeśli chcemy przetrwać te niespokojne czasy musimy być w stanie dostosować się do nadchodzących zmian.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Jos haluamme selvitä näistä levottomista ajoista, meidän täytyy kyetä sopeutumaan muutokseen.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Om vi vill klara oss genom dessa turbulenta tider måste vi kunna anpassa oss till förändringar.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Se vogliamo superare questi tempi turbolenti dobbiamo essere capaci di adattarci a cambiare.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod