Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Si nous voulons traverser cette période turbulente, nous devons pouvoir nous adapter et changer.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Wenn wir durch diese turbulenten Zeiten wollen, müssen wir fähig sein uns an Veränderungen anzupassen.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Ако искаме да преживеем тези бурни времена, трябва да можем да се адаптираме към промените.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.Если мы хотим достойно пройти эти нестабильные времена, необходимо адаптироваться к переменам.
Eğer bu çalkantılı dönemden sağ salim çıkmak istiyorsak,... ...kesinlikle değişime uyum sağlamalıyız.إن أردنا أن نجتاز هذه الأوقات الصعبة علينا أن نكون قادرين على التأقلم مع التغيير.
Kutsal ÇalkantıBendita Inquietud
Kutsal ÇalkantıBenis soient les rebelles
Kutsal ÇalkantıBlessed Unrest avagy hogyan született a legnagyobb mozgalom, és miért nem látta senki előre a születését?
Kutsal ÇalkantıGesegnete Unruhe
Kutsal ÇalkantıKegelisahan yang Diberkati
Kutsal Çalkantı행복한 걱정
Kutsal ÇalkantıVälsignad oro
Kutsal ÇalkantıБлаженное волнение
Kutsal Çalkantıחוסר מנוחה מבורך
Şimdi bu plakda yırtılma var. Çok büyüdü. Belki çalkantılı kan akışı bunu teşvik etti filan.Fatemi disegnare il sangue...
Şimdi bu plakda yırtılma var. Çok büyüdü. Belki çalkantılı kan akışı bunu teşvik etti filan.자 이제 이 플라그는 파열된 것입니다. 매우 크게요. 아마 이 소용돌이치는 혈액이 이 파열된 플라그를 자극하는 것을 도왔을 것입니다.
Şimdi bu plakda yırtılma var. Çok büyüdü. Belki çalkantılı kan akışı bunu teşvik etti filan.עכשיו הפלאק הזה קרוע. הוא גדל כל כך. יתכן שהמערבולת של זרם הדם עזרה לעורר את זה, או בגלל סיבה אחרת
Şimdi bu plakda yırtılma var. Çok büyüdü. Belki çalkantılı kan akışı bunu teşvik etti filan.حسناً، لقد انفجرت هذه اللويحة. فأصبحت كبيرة جداً. ربما أدى تدفق الدم القوي إلى انفجارها أو شيء آخر.
Şimdi bu plakda yırtılma var. Çok büyüdü. Belki çalkantılı kan akışı bunu teşvik etti filan.理由がどうであれ破綻している
"Son Posta", Çin ile Doğu Hindistan Şirketi arasındaki çalkantılı afyon ticareti ilişkilerini yansıtıyor."The Last Post"는 중국과 동인도 회사간의 아편을 둘러싼 식민지 무역 협상 당시를 왔다 갔다 해요.
Sonuçta notlarda sürekli bir çalkantı olur.그러므로 결과는 성적에 지속적으로 반영되겠죠
Sonuçta notlarda sürekli bir çalkantı olur.והתוצאה תהיה עליה מתמדת