çalışmak ile cümle

çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu yazılımın nasıl çalıştığını anlamaya çalışmak sıkıcı.Trying to figure out how this software works is a pain in the neck.
Geç saatlere kadar çalışmak istemedim ama patron bana çalışmak zorunda olduğumu söyledi.I didn't want to work late, but the boss told me that I had to.
Dün gece yine geç vakte kadar çalışmak zorunda kaldığını görüyorum.I see you had to work late again last night.
Tüm akşamı anahtarlarımı bulmaya çalışmakla geçirdim.I spent the whole evening trying to find my keys.
Mümkün olduğunca uzun bir süre senin için çalışmak isterim.I'd like to work for you as long as possible.
Tom'un çalışmak zorunda olması ve bizimle kampa gelememesi bir utanç.It's a shame Tom had to work and couldn't go camping with us.
O tek başına çalışmak zorunda.He has to work on his own.
Çalışmaktan bıktım.I am so sick of working.
Biz birlikte çalışmak zorunda kalacağız.We're going to have to work together.
Ben Tom'un çalıştığı aynı Fransızca öğretmeniyle çalışmak istiyorum.I want to study with the same French teacher that Tom is studying with.
Tom'la çalışmak istiyorum.I'd like to work with Tom.
Tom'un çalışmak isteyeceğini düşünmüştüm.I thought Tom would want the work.
Bütün gün çalışmak zorunda olduğun için yarın Tom'a yardım edemezsin.You can't help Tom tomorrow because you have to work all day.
Siz ikinizin birlikte çalışmak istediğinizi düşündüm.I thought you two wanted to work together.
Tom için çalışmaktan vazgeçeceğini düşündüm.I thought you were going to quit working for Tom.
Daha hızlı çalışmak zorundayız.We must work faster.
Tom yıllardır aynı web sitesi tasarım şirketi için çalışmaktadır.Tom has been working for the same website design company for years.
Burada çalışmaktan zevk alıyorsun, değil mi?You enjoy working here, don't you?
Ben çalışmak istiyorum.I want to work.
Tom çalışmak istiyor.Tom wants to work.
Burada çalışmak istiyorum.I want to work here.
Tom'la çalışmak ister misin?Do you want to work with Tom?
Boston'da çalışmak istemiyorum.I don't want a job in Boston.
Neden burada çalışmak istiyorsun?Why do you want to work here?
Tom burada çalışmak istemiyor.Tom doesn't want to work here.
Cuma gecesi kim çalışmak ister?Who wants to work on a Friday night?
Neden Tom Mary için çalışmak istiyor?Why would Tom want to work for Mary?
Çalışmak için sessiz bir yer bulmak istiyorum.I want to find someplace quiet to study.
Neden bizim şirket için çalışmak istiyorsun?Why do you want to work for our company?
Tom artık burada çalışmak istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want to work here anymore.
Tom, Mary için çalışmak istiyor.Tom wants to work for Mary.
Senin için çalışmak istemiyorum.I don't want to work for you.
Sizin için çalışmak istemiyorum.I don't want to work for you.
Neden sen bile burada çalışmak istiyorsun?Why would you even want to work here?
Tom bana seninle çalışmak istemediğini söyledi.Tom told me he doesn't want to work with you.
Benim evimde ders çalışmak istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to study at my house?
Hayatım boyunca bir süpermarkette çalışmak istemiyorum.I don't want to work at a supermarket all my life.
Bunu tekrar yapmaya çalışmak için zamanımı harcamak istemiyorum.I don't want to waste my time trying to do this again.
Ben müşterek çalışmaktan mutluyum.I'm happy to cooperate.
Seninle çalışmaktan mutluluk duyarım.I'd be happy to work with you.
Tom çalışmakla meşguldü.Tom was busy working.
Tom çalışmakla meşgul.Tom has been busy working.
Biz bütün gece çalışmakla meşguldük.We were busy working all night.
Tom'a, yarı zamanlı çalışmak isteyip istemediğini sor.Ask Tom if he's willing to work part-time.
Tom'a, yarı zamanlı çalışmak isteyip istemediğini sorun.Ask Tom if he's willing to work part-time.
Birçok yabancı, çalışmak için Japonya'ya geliyor.Many foreigners come to Japan to work.
Bugün çalışmak zorundayım.Today I have to study.
Getir götür işi için haftada dört gün çalışmak harikadır.Working four days a week is great for errands.
Yarın çalışmak zorundayım.I have to work tomorrow.
Ne çalışmak istiyorsun?What do you want to study?
Kelime çalışmaktansa güzel bir roman okumayı tercih ederim.I would rather read a nice novel than study vocabulary.
Çalışmak zorunda.It must work.
O, aşırı çalışmaktan dolayı yorgun ve gergindi.He was tired and nervous from overwork.
Konuyu iyice çalışmak gerekliydi.It was necessary to study the matter thoroughly.
Çok sıkı çalışmak zorunda değildim.I didn't have to try very hard.
Benim için çalışmak istediğini bilmiyordum.I didn't know you wanted to work for me.
Burada çalışmaktan zevk alıyorum.I enjoy working here.
Geçen hafta sonu çalışmak zorundaydım.I had to work last weekend.
Çalışmak zorundaydım.I had to work.
Liseden beri burada çalışmaktayım.I've been working here since high school.

İlgili Sayfalar