çalışmak ile cümle

çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sadece kendisi için çalışmaktadır.Sám jej totiž používá.
Çünkü Naruto kaçmak yerine bu belgedeki teknikleri öğrenmeye çalışmaktadır.Olmi zde rezignoval na trikovou techniku a místo ní využívá elementárních divadelních znaků.
Sihir Bakanlığı'nda Sihirbaz Bürosunda çalışmaktadır.Pracoval na odboru pro uplatňování kouzelnických zákonů.
Onunla çalışmak gerçekten muhteşem bir şey...Pracovat s ním – to byl skutečně nesmírně nádherný zážitek.
Lappessen kayıt stüdyosunda Ralf Kappmeier ve Thomas "Alisson" Lüdke ile çalışmaktadır.Dalšími členy jsou Ralf Kappmeier a Thomas „Alisson“ Ludke.
Çoğu kablosuz klavye bugün işe 2.4 GHz radyo frekansında çalışmaktadır.Protokol pracuje v bezlicenčním pásmu ISM na frekvencích 2.402-2.480 GHz.
Bu gruplar birbirleriyle sürekli çatışma halindedirler ve şehrin kontrolünü ele geçirmeye çalışmaktadırlar.Bojují mezi sebou a snaží se dostat pod kontrolu stádo.
2004 yılından bu yana profesyonel oyuncu olarak çalışmaktadır.Profesionálním hráčem je od roku 2004.
Köy nüfusunun önemli bir bölümü ise dışarıda çalışmaktadır.Významná část obyvatelstva vesnice dojíždí za prací mimo obec.
Günümüzde BBC yayın kuruluşunda gazeteci olarak çalışmaktadır.V současné době se živí jako novinář v týdeníku Instinkt.
Hafta içi 5.30'dan 23.50'ye kadar çalışmaktadır.Ráno vstávají kolem 5.30 až 6.00 hodin.
Kasaba halkının tamamı çalışmaktadır.Všichni obyvatelé z města se tam chodí vyřádit.
1992 yılından beri Urla’da tek başına çalışmaktadır.Od roku 1992 působí sólově.
Bu algoritmalar basit bir oylama mantığıyla çalışmaktadır.Algoritmus pracuje pouze s jedním kandidátním řešením.
FIBA'ya bağlı olarak çalışmaktadır.Působil také v řídících orgánech FIBA.
Bunu da geometri kullanarak kanıtlamaya çalışmaktadır.Geometrický důkaz je takový důkaz, který využívá metod geometrie.
Öğrenirken hatasız ve yavaş çalışmak esastır(değişmez kuraldır).Ten sotva slyšitelným a sípavým hlasem odpověděl: „Ano“ a vzápětí ztratil vědomí.
Speer resmi olarak Himmler'in altında çalışmak istemiyordu.Speer to odmítl. neboť si nepřál být, byť jen formálně, Himmlerovi podřízen.
Bilinmeyen bir işte beşinci seviyede çalışmaktadır.Umístil se na pátém nepostupovém místě.
Concurrent yaklaşımda garbage collection ile ilgili uygulama eşzamanlı olarak çalışmaktadır.Velmi vážně je brána probíhá soutěž o Čestný sběrový odznak.
Kutsal yazılar üzerinde çalışmak için ormana çekilir.Na svatou Dorotu rádo teče do botů.
Aslında hızlı çalışmak zorundaydık ve ilerlemek zorunda olduğumuz birçok zaman vardı.Zásahů ale bylo potřeba mnoho a práce se protahovaly.
Birliğin üyeleri gönüllü olarak çalışmaktadır.Činnost ve spolku je dobrovolná.
Michael orada Laurie'yi öldürmeye çalışmaktadır.Michael ale nic nevzdal a Laurie se pokusil zabít znovu.
Her piyano ayarlayıcısı, günde sekiz saat, haftada beş gün ve yılda 50 hafta çalışmaktadırlar.Osoba na plném pracovním úvazku tak pracuje 5 dní v týdnu, 8 hodiny denně, tedy 40 hodin týdně.
Bazıları da semt projelerinde ve gençlik merkezlerinde çalışmaktadır.Pracoval v hotelových zařízení a v mládežnických organizacích.
Vakıf tamamen gönüllülük esasına göre çalışmaktadır.Celý festival funguje na principu dobrovolnosti.
Halen, senarist olarak çalışmaktadır.Jakoby šlo stále ještě o scénář.
Yalnızca Windows işletim sistemlerinde çalışmaktadır.Navíc funguje pouze na operačním systému Windows.
Ancak son 10 yılda genç nüfus çalışmak üzere yurt dışında çalışarak gelirlerini sağlamaktadır.V posledních letech se ovšem potýká s odchodem mladých lidí do zahraničí.
Şirket 5000'den fazla tedarikçi firma ile çalışmaktadır.Korporátní skupina zaměstnává více než 5 000 lidí.
15 yaşındayken, Bakalorya'da çalışmak için Paris'te bir liseye gönderildi.Během studia v pátém ročníku požádala o stipendium v Panamě.
Yetimhanede çalışmaktadır.Skončil v sirotčinci.
2001'den beri serbest sanatçı olarak çalışmaktadır.Od 1991 působí jako svobodný umělec.
Unix benzeri işletim sistemlerinde çalışmaktadır.AFC funguje podle stejného systému.
Göçmen nüfusun büyük çoğunluğu fabrikalarda çalışmaktadır.Převážná část populace pracuje v rodinných plantážích.
Günümüzde Warner Music Group'un bir alt şirketi olarak çalışmaktadır.Jedná se o dceřinou společnost vydavatelství Warner Music Group.
On dört yıla yakın bir süredir vejetaryendir ve vegan olmaya çalışmaktadır.Již od svojích šestnácti let je vegetariánkou, v posledních letech již vegankou.
2004 yılından beri aktif olarak çalışmakta ve hala geliştirilmektedir.Od roku 2004 je v soukromých rukou, a je postupně opravován.
Endüstriyel alanda çalışanların %82'si de ağır sayaniyde çalışmaktaydı.22 % kanceláří v obchodní čtvrti bylo zničeno také.
İkisi de farklı yerlerde çalışmaktadırlar.Oba měli svá sídla jinde.
Teleskoplar Mart 2013'ten bu yana tam operasyonel olarak çalışmaktadırlar.Administrátorem excurrendo je od března 2013 R.
Bir Dilek Tut Derneği, amacı doğrultusunda çocukların isteklerini gerçekleştirmeye çalışmaktadır.Dítě chce plnit to, co od něj očekávají blízcí.
Sayılar kuramı üzerine çalışmaktadır.Listy působí projímavě.
Gazete kapatılınca, özel okullarda çalışmak zorunda kaldı.Do doby, než byla školní budova vystavěna, probíhalo vyučování v soukromých domech.
Aslında hızlı çalışmak zorundaydık ve ilerlemek zorunda olduğumuz birçok zaman vardı.De fapt, chiar am lucrat repede, și de multe ori trebuia să mergem mai departe.
Bir hayalet, bir vampir ve bir kurt adam olmalarına rağmen, normal bir hayat sürmeye çalışmaktadırlar.O fantomă, un vârcolac și un vampir încearcă să trăiască o viață socială normală.
Aylardır üzerinde çalışmaktaydım ve şu an bitmiş olduğuna güçlü bir şekilde inanıyorum.Am lucrat la el luni întregi, și cred cu tărie că este terminat chiar acum.
Ailesi maddi olarak çok zayıftı ve bütün gün çalışmak zorunda kaldı.Familia ei a era foarte săracă astfel încât ea a trebuit să lucreze toată ziua.
W3C ve WHATWG, şu an HTML5’in geliştirilmesi üzerinde beraber çalışmaktadır.W3C și WHATWG lucrează în prezent împreună pentru dezvoltarea HTML5.
Çalışmamak, çalışmaktan daha tatmin edici bir durum olarak kabul edilir.A nu munci este considerat drept o stare de lucruri mai satisfăcătoare decât a munci.
Günümüzde WWE'de efsane kontratı altında çalışmaktadır.În prezent activează în WWE sub un contract de Legende.
1982'de Cornell ve Princeton üniversitelerinde çalışmak için Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınmıştır.El s-a mutat în 1982 în Statele Unite ale Americii pentru a lucra la Universitatea Cornell și Princeton.
21. yüzyılda, Habima Tiyatrosu'nda 80 aktör ve 120 diğer personel çalışmaktadır.În secolul al XXI-lea ansamblul teatrului cuprinde 80 actori, precum și încă 120 angajați.
Babası giyim dükkanında çalışmaktaydı.Mama lui a lucrat în comerțul cu îmbrăcăminte.
Goddard Yüksek Çözünürlük Tayfölçeri (GHRS), ultraviyole ışığında çalışmak üzere tasarlanmış bir tayfölçerdi.Spectrograful de înaltă rezoluție Goddard a fost un spectrograf menit să opereze în domeniul ultraviolet.
Sektörde tekrar aktif olarak çalışmaktadır.Ea interceptează din nou activul.
Çift 1999'dan bu yana birlikte çalışmaktadır.Cei doi sunt împreună din anul 1999.
Bunun sonucu olarak Avrupa Birliği var olan enerji kaynaklarını ve rotalarını çeşitlendirmeye çalışmaktadır.Uniunea încearcă să își diversifice sursele de energie.
Portekiz'de çalışmakta ve yaşamaktadır.Locuiește și lucrează în Germania.

İlgili Sayfalar