çalışmak ile cümle
çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Burada ayrıca Azerbaycan bilim adamları da çalışmaktaydı.Wykładali tam również polscy naukowcy.
Temsili demokraside ise, halkın seçtiği insanlar, halkın iradesini yansıtmaya çalışmaktadır.Model demokratyczny – liczy się wola większości, a władza odwołuje się do opinii ogółu.
Ford'ta 6500 kişi çalışmaktadır.Stan zatrudnienia huty wynosił wówczas 6500 robotników.
Bence onun yaptığı en akıllıca şey daha önceden yaptığı şeylere benzemeye çalışmak yerine yol almaktır."Doprowadziło ją to do rozważań, że gdyby nim się stała, na pewno byłaby lepsza od swojego eks.”
Yaklaşık olarak 50 kişi yurt dışında çalışmaktadır.Za granicą pracuje dorywczo około 200 mieszkańców.
Ama orada bir sörf öğretmeni olarak çalışmak zorunda kalıyor.Ponadto pracuje jako nauczyciel religii.
Dr. Haass, çeşitli üniversite ve kurumlarda aktif olarak çalışmaktadır.Wyróżniony tytułami doctora honoris causa licznych instytucji akademickich i uniwersytetów.
1968 yılında Associated Press'te çalışmak için New York'a gider ve.W 1968 przeniósł się do Nowego Jorku i do 1974 pracował w agencji prasowej Associated Press.
Portekiz'de çalışmakta ve yaşamaktadır.Mieszka i pracuje w Niemczech.
Mahallenin gençleri ticaret veya turizm sektöründe çalışmaktadır.Jednakże są to głównie małe przedsiębiorstwa, zajmujące się handlem lub obsługujące ruch turystyczny.
Şu an WWE'de çalışmaktadır.Obecnie pracuje w lokalu Kevina.
Arabanın alarmı hala çalışmaktadır.Nadwozie auta jest opływowe.
Herkes can havliyle hayatın bir ucundan tutunmaya çalışmaktadır.Wszystkie prowadzą drapieżniczy tryb życia.
Doktor Arzan aynı zamanda Sovyetler Birliği elçiliğinde çalışmakta idi.Ali Sabri kontaktował się natomiast z ambasadą Stanów Zjednoczonych.
Günümüzde Ford ile Shelby firmaları birlikte çalışmaktadırlar.Jest to też rok zerwania współpracy firm Ford i Shelby.
O çalışmak için çok yorgun.Jest zbyt zmęczony, by się uczyć.
2012'den beri Mastackaja Litaratura yayınevinde [1]'da editör olarak çalışmaktadır.Od 2012 roku pracuje jako redaktorka w wydawnictwie Mastackaja Litaratura[1].
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Under denna tid kan det vara svårt för den drabbade att gå eller att arbeta.
Lappessen kayıt stüdyosunda Ralf Kappmeier ve Thomas "Alisson" Lüdke ile çalışmaktadır.Han samarbetar i studion med Ralf Kappmeier och Thomas "Alisson" Lüdke.
Şirkette 7.840 kişi çalışmaktadır.Då arbetar 7800 personer på företaget.
Ölümünden önce, altıncı stüdyo albümü From a Basement on the Hill üzerinde çalışmaktaydı.Smith arbetade på sitt sjätte studioalbum, From a Basement on the Hill, vid tiden för sin död.
Bazı kaynaklara göre gizli poliste çalışmak için fazla elverişsizdi.Enligt vissa källor var han för instabil för att kunna jobba hos säkerhetstjänsten.
Unix benzeri işletim sistemlerinde çalışmaktadır.Unix-liknande operativsystem.
Kasaba halkının tamamı çalışmaktadır.Hela folket i arbete.
Babası ve annesi Gustavo Adolfo del Toro Bermúdez ve Fausta Sánchez Rivera avukatlık işinde çalışmaktaydılar.Hans föräldrar, Gustavo Adolfo del Toro Bermudez och Fausta Sanchez Rivera, var båda advokater.
Göçmen nüfusun büyük çoğunluğu fabrikalarda çalışmaktadır.Majoriteten av befolkningen jobbar i fabriker.
Diğer takvim uygulamalarıyla birlikte çalışmak için iCal standardını kullanıyor.Den använder iCal-standarden för att fungera med andra kalenderprogram.
Çoğunlukla ABD'de çalışmaktadır.Han har mestadels verkat i USA.
Maia Gemide garson olarak çalışmaktadır.Tiina Mölder arbetade ombord som servitris.
İkili, 25 yıldan uzun zamandır moda fotoğrafçılığı alanında çalışmaktadır.Företaget har varit med i bildmodeindustrin i över 25 år.
Her zaman onunla çalışmak istemiştim ama yollarımız hiç kesişmemişti.Jag har alltid velat få chansen att jobba med honom men vi har aldrig haft den möjligheten.
Çift 1999'dan bu yana birlikte çalışmaktadır.Paret har varit tillsammans sedan 2011.
Yat limanı ve balıkçı barınağı olarak çalışmaktadır.Böda hamn används som fiskehamn och gästhamn.
Mekanik mekanizmalı saat halen çalışmaktadır.Den stora klockan fungerar fortfarande.
Enstitüde yaklaşık 540 personel çalışmaktadır.I Utrikespolitiska institutet arbetar cirka fyrtio personer.
Mühendis Şurik evinde bir zaman makinesi yapmaya çalışmaktadır.Uppfinnaren Sjurik bygger en tidsmaskin i sin lägenhet.
Hatta Wine ile Linux'ta oynanan bazı oyunlar Windows'tan daha verimli çalışmaktadır.En del program kan också ha bättre prestanda under Wine än i Windows.
National Geographic'de 1997'den beri çalışmaktadır.Han har varit fotograf för National Geographic sedan 1995.
Bu arada çok sayıda muhalif ülkeden kaçmaya çalışmaktadır.Många rumänientyskar försökte lämna landet.
Diğer Yahudi kaynaklara göre konsolosların amacı Yahudilerin dinlerini değiştirmeye çalışmaktı.Judarna strävar genom sina handlingar till att återbörda gnistorna till Gud.
JC Denton UNATCO için çalışmaktadır.Man antar rollen som JC Denton, agent för antiterroristorganisationen UNATCO.
2003'ten beri Arizona State Üniversitesi'nde çalışmaktadır.Sedan augusti 2008 har han haft en tjänst på Arizona State University.
Tesislerde toplam 180 işçi çalışmaktadır.Företaget har cirka 180 anställda.
İki kurum 2004'ten beri ortak çalışmaktadır.Serien är indelad i två segment sedan 2004.
Halen Lig TV'de futbol yorumcusu olarak çalışmaktadır.Povlsen arbetar idag som fotbollsexpert på TV.
Kasaba sakinlerinin çoğu balıkçı sektöründe çalışmaktadır.Flertalet Skjånesbor arbetar inom fiskerinäringen.
Her şeyi kontrol etmeye çalışmaktan vazgeç.Sluta försöka kontrollera in kvalitet.
Ayrıca nüfusun hatırı sayılacak kadarı da Avrupa'da çalışmaktadır.Partiet vill också att EU-samarbetet tar hänsyn till mångfalden i Europa.
Ofisin temel amacı salgın hastalıkları kontrol ve etmek ve yayılmalarını önlemek için çalışmaktır.Enheten var enligt uppgift aktiv både med att förhindra och utveckla epidemier.
Bu tesisde 10 kişi çalışmaktadır.Därmed är tio stycken i drift.
1982'de Cornell ve Princeton üniversitelerinde çalışmak için Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınmıştır.År 1982 reste han till USA för att arbete vid Cornell University i Ithaca och Princeton University.
Bu hesaplamayı sayısal olarak nispeten çalışmak kolaydır.Detta förenklar beräkningsarbetet väsentligt.
Kadrolarında devamlı memur şeklinde on altı bin kişi (tahmini) çalışmaktadır.Under festen arbetar totalt 12 000 personer.
Tokat'ta nüfusun %5'i endüstri alanında çalışmaktadır.Detta gör att företaget nu är ett av fem i Cementa Byggprodukter.
Yalnızca Windows işletim sistemlerinde çalışmaktadır.De fungerar också bara för Windows.
Babası giyim dükkanında çalışmaktaydı.Hennes mamma arbetade med klädförsäljning.
Portekiz'de çalışmakta ve yaşamaktadır.Hon bor och arbetar i Köpenhamn.
Kurucuları "vahşi kapitalist rejimi" değiştirmeye çalışmaktadırlar.Den reformerar hastigt ett uselt kapitalistsamhälle.”
1970'lerden beri televizyon programlarında çalışmaktadır.Han arbetade med fotografi sedan 1970-talet.
Sistem standart elektrik hatlarıyla çalışmaktadır ve 750 voltla işlemektedir.Linjen är elektrifierad med luftledningar med 750 volts likström.