çalışmak ile cümle
çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Budapeşte Metrosu sabah 4.30'dan akşam 11.10'a kadar çalışmaktadır.Tramwaje w Budapeszcie kursują w godzinach 4.30–23.00.
Gönül Bünyatzade şu anda aynı Enstitü’de kıdemli araştırmacı olarak çalışmaktadır.Obecnie zatrudniony w Centrum w niepełnym wymiarze godzin jako „starszy specjalista”.
Cep telefonları çalışmaktadır.Klawiatura telefonu jest funkcjonalna.
Sadece kendisi için çalışmaktadır.Praca nad samym sobą.
Şimdiyse birileri bu balonu delmeye çalışmaktadır.Tak jakby ktoś przekłuł balon.
İstanbul’da yaşamakta ve çalışmaktadır.Mieszka i pracuje w Stambule.
Pek çok çocuk sokaklarda çalışmaktadır çünkü ailelerinin kazançlarına ihtiyaçları vardır.Wiele dzieci pracowało w domu, aby pomóc rodzicom w prowadzeniu gospodarstwa.
Doğduğunda halkın önemli bir bölümü tarım kölesi olarak çalışmaktaydı.W przejściu do gospodarki rolniczej dużą rolę odegrała podbita ludność słowiańska.
Halen AKP'ye karşı gerçek alternatif olabilecek solun birliği için çalışmaktadır.Partia uczestniczy w działaniu ugrupowania Alternatywna Lewica.
2001'den beri Hollanda'da ikamet etmekte ve çalışmaktadır.Od 1996 roku mieszka i pracuje w Holandii.
Çoğu kablosuz klavye bugün işe 2.4 GHz radyo frekansında çalışmaktadır.Standard korzysta z fal radiowych w paśmie częstotliwości ISM 2,4 GHz.
Bu tesisde 10 kişi çalışmaktadır.W tej praktyce może brać udział do dziesięciu osób.
Otuz yılı aşkım bir süredir de National Geographic dergisi için çalışmaktadır.Valli jest zawodowym fotografikiem, przez wiele lat pracował dla National Geographic i innych czasopism.
İnsanın en önemli görevlerinden biri, olaylardaki bu anlamları anlamaya çalışmaktır.Człowiek bardzo często wykonuje jakieś zadanie, tylko po to, żeby dowiedzieć się jakie będą tego konsekwencje.
Bu arada Elisabeth de karting pistinin kantininde çalışmaktadır.Elizabeth z kolei mieszka w hotelowym penthausie.
Bir grup sörfçü hem çalışmak hem de sörf yapmak için Gün Batımı Plajına gelirler.Czworo nastolatków wybiera się na odludną, nadmorską plażę, by tam spędzić dzień na zabawie i surfowaniu.
Köyün 2/3'si Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan fabrikalarda çalışmaktadır.Stanowiło to 2/3 zatrudnionych w całym przemyśle maszynowym w Krakowie.
Daha sonra "Uluslararası Haber" ile çalışmak için Dubai'ye taşındı.Następnie przeniósł się do Poznania i nawiązał współpracę z „Kurierem Poznańskim”.
Radyasyon Laboratuvarında çalışmış olan iki kişi daha onunla beraber çalışmak için gelmişlerdi.Po zmianie formuły programu trafił do radiowej Dwójki, gdzie pracował do śmierci.
Bryce CIA'de çalışmaktadır ve gizli devlet sırlarını ele geçirir.Mason ucieka z pokoju przesłuchań w CIA i odkrywa prawdę.
Halen ESPN ve ABC Sports'ta bir analist olarak çalışmaktadır.Jako komentatorka sportowa pracowała dla NBC Sports, ESPN oraz ABC Sports.
2010 yılından itibaren Girne Amerikan Üniversitesi'nde çalışmaktadır .Uniwersytet Trzeciego Wieku, działa od 2010 r.
Televizyon alanında BBM, Amerikan şirketi Nielsen Media Research ile ortaklaşa çalışmaktadır.Przeważnie podaje się ratingi ze Stanów Zjednoczonych, za które odpowiada firma Media Nielsen Research.
FOMA grubu ile de çalışmaktadır.Współpracował także z grupą Vincent.
İki kurum 2004'ten beri ortak çalışmaktadır.Od roku 2004 są to dwie drużyny.
Kendilerine, ikili ajan olarak çalışmak seçeneği verilmiştir.Dwukrotnie wybrany do pełnienia tej funkcji jednogłośnie.
Jericho şu anda dördüncü kitabı hakkında çalışmaktadır.Ingemarsson zadebiutowała książką På det fjärde ska det ske.
National Geographic'de 1997'den beri çalışmaktadır.Od 1997 członek National Geographic Society.
2002'den beri Universal Music Group'a bağlı olan şirket, bağımsız bir birim olarak çalışmaktadır.Od 2002 roku Spinefarm jest częścią Universal Music Group, ale działa jako podmiot niezależny.
Halen bu hastanede çalışmaktadır.Pracuje również w szpitalu.
Şu an ise bağımsız editör olarak çalışmaktadır.Obecnie pracuje jako niezależny konsultant.
Hollywood'da film yıldızı olarak çalışmaktadır.W Hollywood został scenarzystą filmowym.
O günlerde pek çok Avrupalı sanatçı çalışmak için bu şehre taşınıyordu.Wtedy to wielu amerykańskich pisarzy wyjechało do Europy.
Blum Blum Shub algoritmasının güçlü bir koşullu güvenlik kanıtı vardır ancak yavaş çalışmaktadır.Inaczej niż Blum Blum Shub algorytm w swej podstawowej postaci nie nadaje się do kryptografii.
Mahmud Ahmedinejad iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesi için çalışmaktadır.Ch'ŏnchaek przystępuje do wyjaśnienia relacji pomiędzy tymi dwoma tradycjami.
Sue hastanede bebek doğurmaya çalışmaktadır.W szpitalu Marta rodzi dziecko.
Nüfusun %14’ü sanayide çalışmaktadır.14% ludności zawodowo czynnej.
Şu an WWE isimli şirkette çalışmaktadır.Obecnie sklep pod nazwą „Ewa”.
The Daily Planet adlı gazetede muhabir olarak çalışmaktadır.Na co dzień pracuje jako nieśmiały reporter dla gazety Daily Planet.
IPSF aynı zamanda Uluslararası Eczacılık Federasyonu (FIP) ile yakın işbirliği içinde çalışmaktadır.WIPO ściśle współpracuje ze Światową Organizacją Handlu (WTO).
Işın Karaca kendi ağzından bu hikâyeyi şöyle anlatır: Hayallerimde hep Onno Tunç ile çalışmak vardı.Maluję to czego zawsze mi brakowało, poprzez moje obrazy spełniam swoje marzenia.
1981'den beri Finlandiya'da yaşamakta ve çalışmaktadır.Od 1981 roku mieszka i pracuje w Nowym Jorku.
Sayılar kuramı üzerine çalışmaktadır.W nawiasach podane są numery nadań.
Üyelerine fotoğraflarını en iyi şekilde yüklemelerini sağlamaya çalışmaktadır.Próbuje on stworzyć jak najlepsze warunki dla swoich dzieci.
Bu ikili aynı şirkette çalışmaktadırlar.Następnie obaj idą do agencji w której pracują.
Del Rey konuyla ilgili; "David demoyu dinledikten bir gün sonra benimle çalışmak istediğini söyledi.Lana oświadczyła: "David zapytał czy zechciałabym z nim pracować dzień po otrzymaniu ode mnie wersji demo.
Babası, blok yapım makineleri üzerinde çalışmaktaydı.Ojciec był właścicielem produkcji elementów meblowych.
İspanya içinde Galiçya bölgesinin ulusal olarak tanınması için çalışmaktadır.Jednakże muszę uznać działalność Cezara w Galii za korzystną dla państwa.
Belediye otobüsü çalışmaktadır.Działa miejska komunikacja autobusowa.
Savaş sonrası ilk projesi Roberto Rosselini'nin filmi Paisà'nın senaryosunda çalışmaktı.Wkrótce rozpoczęły się prace nad scenariuszem filmu Paisà – arcydzieła Rosseliniego.
Şimdi Bayern Münih'in scout ekibinde çalışmaktadır.Obecnie pracuje w Bayernie Monachium w charakterze scouta.
Babası marangoz olarak çalışmaktaydı.Pracował jako kelner.
Mahallenin %90'ı kamu,kurum ve kuruluşlarda çalışmaktadır.60% gminy stanowią lasy państwowe, gminne i serwitutowe.
Grup şu anda 3. albümü üzerinde çalışmaktadır.Obecnie zespół po dłuższej przerwie pracuje nad trzecim albumem.
Amerikan Girişim Enstitüsü ("American Enterprise Institute") adlı kuruluşta çalışmaktadır.Obecnie wykłada na American Enterprise Institute.
Oyun Adobe Flash Player ile çalışmaktaydı.Ma on zastąpić własnościowy Adobe Flash Player.
Çift, aslında, birbirine rakip iki organizasyona tetikçi olarak çalışmaktadır.W rzeczywistości oboje są płatnymi mordercami, którzy pracują dla dwóch konkurencyjnych agencji.
Her üye kendine ayrılmış bulunan tarlada çalışmak zorundaydı.Każdy z nich pracował w oddzielnej celi.
Jet yakıtı ile çalışmaktadır.Silnik pracował na paliwie diesla.
Araba hala çalışmaktadır ve onlar hayatta kaldılar.Grzęzły też wozy i działa.