çalışmak ile cümle

çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca köy halkının %85'i Gebze-Kocaeli sanayisinde çalışmaktadır.85% van de inwoners woont in een flat van dit woningbouwproject.
Bu sırada Xander orada kalan bütün potansiyelleri dışarı çıkarmaya çalışmaktadır.Hierna verwijdert Sayori alle andere personages uit het spel.
Anelka, futboldan emekli olduktan sonra film endüstrisinde çalışmak istediğini belirtmiştir.Yamada wilde gaan werken in de filmindustrie na haar opleiding.
Sihir Bakanlığı'nda Sihirbaz Bürosunda çalışmaktadır.Hij werkt op het Departement van Toezicht op Magische Wezens op het Ministerie van Toverkunst.
Anneannesi 25 yıldır UNICEF için çalışmaktadır.Tjeerdsma werkte eenentwintig jaar bij het CNV.
1979'da Randy Ozzy Osbourne ile çalışmak üzere gruptan ayrılır.In 1979 verliet Randy Rhoads de band en werd gitarist bij Ozzy Osbourne.
2011 yılından beri K. Lierse SK takımında kaleci antrenörü olarak çalışmaktadır.Sinds 2013 is hij assistent-coach bij Lierse SK.
Ayrıca gönüllü bir ekipte bu konuda çalışmaktadır.Daarnaast is er een ook een grote groep vrijwilligers actief.
Mobilya atölyesinde çalışmaktadır.Hij werkt in een motorwinkel.
2001'den beri Hollanda'da ikamet etmekte ve çalışmaktadır.Sinds 2010 zingt en schrijft hij in het Nederlands.
Dan artık gerçek hayatı anlamaya çalışmaktadır.Karen wil echter nog steeds dat de waarheid aan het licht komt.
Alfredo kendisine ait olan bir benzin istasyonunda çalışmaktadır.Derochette was een pompbediende die in een benzinestation te Elsene werkte.
İki arkadaş aynı iş yerinde çalışmaktadır.Alle drie de organisaties werken in hetzelfde gebouw.
Liman yıl boyunca günün 24 saati aralıksız çalışmaktadır.De spoorlijn wordt het hele jaar door 24 uur per dag gebruikt zonder onderbrekingen.
2004 yılından beri aktif olarak çalışmakta ve hala geliştirilmektedir.Deze bestaat al sinds 1999 en wordt nog steeds geüpdatet.
Senarist olarak çalışmak istedi ise de, o iş olmadı.Hij wil er gaan werken als scenarioschrijver, maar van dat plan komt niet veel terecht.
Mete Bey son olarak John Smith ile çalışmaktadır.Braid eindigde op de tweede plaats samen met John Henry Taylor.
Fazlaca mevzuata tabi çalışmaktadır.Het met de hand zomen is veel werk.
CTU (Counter Terrorist Unit; Antiterörist Birimi) adlı bir biriminde operasyon ajanı olarak çalışmaktadır.Hij was de baas van de Counter Terrorist Unit (CTU).
Yirmi bir yaşındaydı ama çalışmaktan ziyade yazmak istiyordu.Op de leeftijd van 20 jaar besloot hij om te leren lezen en schrijven.
Üyelerine fotoğraflarını en iyi şekilde yüklemelerini sağlamaya çalışmaktadır.Leden worden aangemoedigd hun beste werk te uploaden.
Frank ve Stella'nın arasını yapmaya çalışmaktadır.Keuze bestaat tussen Mac en Stella.
Doğal olarak, yukarıda bahsedilen algoritmadan daha verimli ve hızlı çalışmaktadırlar.Dynamisch is meer flexibel en veilig als hieronder wordt beschreven.
1977'den günümüze BBC'de çalışmaktadır.Daarna werkte hij tot 1976 bij de BBC.
Unix benzeri işletim sistemlerinde çalışmaktadır.IRC werkt op dezelfde manier.
Bu arada HAL onu vazgeçirmeye çalışmaktadır.Maar iemand probeert haar te dwarsbomen...
Çok çalışmak zorundasın.Je moet hard werken.
Çalışmak insanı yüceltir.Arbeid adelt.
O, bütün gün boyunca çalışmaktaydı.Hij heeft de hele dag lang gewerkt.
Sizinle beraber çalışmaktan çok mutluyum.Ik ben zo blij om met jullie samen te werken.
Başlangıçta Unix işletim sistemi için geliştirilen bu araç, şimdi 15 farklı platformda çalışmaktadır.Początkowo stworzony dla systemu operacyjnego UNIX, aktualnie uruchamia się na piętnastu różnych platformach.
Charlie Baileygates (Jim Carrey) 17 senedir Rhode Island polis kuvvetlerinde çalışmaktadır.Charlie Baileygates z Rhode Island od siedemnastu lat służy w policji.
W3C ve WHATWG, şu an HTML5’in geliştirilmesi üzerinde beraber çalışmaktadır.W3C oraz WHATWG obecnie pracują wspólnie nad rozwojem HTML5.
Dupin'e göre gazeteler, gerçeği bulmaya çalışmak yerine bir sansasyon yaratmayı tercih etmektedir.Dupin podkreśla, że gazety kreują raczej sensację, niż dociekają prawdy.
Çalışmak için en deli, en hasta, en aksi kişileri arıyorum.Szukam najbardziej szalonych, chorych, popieprzonych ludzi, z którymi mogę współpracować.
Diğer takvim uygulamalarıyla birlikte çalışmak için iCal standardını kullanıyor.Wykorzystuje ona standard iCal do pracy z innymi aplikacjami kalendarzy.
Kendisini banyoya kilitler (o sırada eşi ve misafirleri kapıyı açmaya çalışmaktadır).Podczas przyjęcia zamyka się w łazience (goście i jego żona dobijają się do drzwi) i wyskakuje przez okno.
Her zaman onunla çalışmak istemiştim ama yollarımız hiç kesişmemişti.Wiedział o mnie, ale nasze drogi nigdy się nie skrzyżowały.
Birliğin üyeleri gönüllü olarak çalışmaktadır.Członkowie oddziału byli ochotnikami.
Annesi bir kafede işletmecilik yaparken babası BBC Radio'da çalışmaktaydı.Jego matka pracowała w kawiarni, a ojciec – w BBC Radio.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.W tym okresie spacerowanie lub praca mogą sprawiać problemy.
Ailenin babası olarak Springfield Nükleer Santrali'nde çalışmaktadır.Jako żywiciel rodziny Homer pracuje w Elektrowni Atomowej w Springfield.
Halen Simon Fraser Üniversitesi'nde çalışmaktadır.Zawodniczka Simon Fraser University.
Ayrıca New Japan Pro-Wrestling'de (NJPW) çalışmaktadır.Jest również znany z występów w New Japan Pro-Wrestling (NJPW).
Babası Mike, bir öğretmen, ve annesi, Sandra, bir psikiyatrist olarak çalışmaktadır.Jej ojciec, Mike, pracuje jako nauczyciel a matka, Sandra, jest szeryfem policyjnym.
Bunu da geometri kullanarak kanıtlamaya çalışmaktadır.Pojęcie to jest wykorzystywane także w geometrii.
Şirket şubeleriyle lojistik alanında dünya çapında çalışmaktadır.SOM współpracuje na polu misyjnym z Rodziną Salezjańską na całym świecie.
Yetimhanede çalışmaktadır.Mieszka w sierocińcu.
Bununla beraber, Sakura’nın, Syaoran’a açılmak için doğru anı bulmaya çalışmaktan daha büyük sorunları vardır.Jednakże, Sakura ma wiele innych pilnych zajęć oprócz znalezienia chwilki czasu, by wyznać uczucia Syaoranowi.
Şu anda Microsoft'da çalışmaktadır ve C# programlama dili mimarisinin öncüsüdür.Obecnie pracuje dla firmy Microsoft, gdzie jest głównym architektem języka C#.
Birleşmiş Milletler'de Rusça çevirmeni olarak çalışmaktadır.Pracuje jako tłumaczka w ONZ.
Şu anda koç olarak çalışmaktadır.A na razie pracuje jako taksówkarz.
Anneannesi 25 yıldır UNICEF için çalışmaktadır.Synagoga służyła gminie przez 25 lat.
Vatandaşların üçte ikisi geçim sıkıntısı nedeni ile yurt dışı ya da il dışında çalışmaktadırlar.Około dwie trzecie z nich umiera bezpośrednio lub pośrednio w wyniku starzenia się.
Nüfusun %70'i hizmet sektöründe, %25'i sanayi sektöründe ve %5'i tarım sektöründe çalışmaktadır.70% mieszkańców trudni się rolnictwem, 25% pracuje w sektorze hodowlanym, natomiast 5% w usługach.
Maia Gemide garson olarak çalışmaktadır.Sam zatrudniona jest tam jako kelnerka.
Kimileri de batıya gidip çalışmakla geçimini sağlar.Chcą polecieć na zachód oszczędzając czas.
Enstitüde yaklaşık 540 personel çalışmaktadır.W instytucie pracuje około 500 osób.
Bir bakıma planlama mühendisliği ile beraber çalışmaktadır.Specjalizuje się w teorii konstrukcji inżynierskich.
Ayrıca gönüllü bir ekipte bu konuda çalışmaktadır.Przy fundacji działa również spora grupa wolontariuszy.

İlgili Sayfalar