çalışmak ile cümle
çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve Fırat'la Narin'in evliliğini bozmaya çalışmaktadır.Arizona tenta corrigir o seu casamento.
Kasaba halkının tamamı çalışmaktadır.Opera todos os sistemas de segurança da cidade.
Hamburg'da gözlemci olarak çalışmaktadır.Ele trabalhava parcialmente como assistente de comerciante em Hamburgo.
Anneannesi 25 yıldır UNICEF için çalışmaktadır.Ela tem trabalhado no setor de varejo por quinze anos.
Oyun Adobe Flash Player ile çalışmaktaydı.Agora chamado de Adobe Flash Player.
Hala birçoğu dönecekmiş gibi çalışmakta, hala birçoğu kiracı.Um número crescente desses expatriados retornaram, enquanto muitos continuam a viver no exterior.
Şu anda TNA'da sunucu olarak çalışmakta.Atualmente, Hector trabalha na TNA.
Hüsrev, Tizpon'un savunması için destek sağlamaya çalışmak için Susiana dağlarına kaçmıştı.O xá havia fugido para as montanhas de Susiana para tentar reunir apoio para defender sua capital Ctesifonte.
Peki yazarlarımız "çokluk" kavramı ile ne yapmaya çalışmaktadır?Mas quem disse que eles querem ter um bom exemplo de letra?
Herkes ölümsüz olduğunu hissettiği alanda çalışmak ister.Seria o local onde habitariam imortais.
(18 yaşında) Manhattan Projesi üzerinde çalışmak için işe alındı.Foi usada para o Projeto Manhattan.
Bugün şirkette 80.000 kişi çalışmaktadır.Aproximadamente 80.000 pessoas trabalham para esta organização.
Kapalı döngülü yakıt enjeksiyon sistemi sıralı olarak çalışmaktadır.O sistema de injeção voltou a ser carburado.
Hatta işleyen araçlar üçüncü raydan 750 voltluk doğru akım alarak çalışmaktadır.Como o restante do sistema, opera com alimentação por terceiro trilho em 750V.
Bu tesisde 10 kişi çalışmaktadır.Em cada uma delas, participaram dez pessoas.
Tom ailenin geçimini sağlamak için mecburen bir ayakkabı fabrikasında çalışmaktadır.Ela trabalha longas horas na fábrica para sustentar a família.
Tomaszewski, günümüzde bir spor yorumcusu ve gazetecisi olarak çalışmaktadır.Atualmente, Palmieri exerce os cargos de jornalista esportivo e treinador.
Şu anda koç olarak çalışmaktadır.Atualmente trabalha como treinador.
Bu otobüsler belediyelerin olup sadece şehir içi çalışmaktadır.Esses ônibus ligam Seul e cidades em toda a Coreia.
Bir kısmı da kamu ve özel sektörde yöneticilik ve ara eleman olarak çalışmaktadır.Torna-se agente do governo em missões especiais e secretas.
Teknik dediğiniz şey, basitlik, şeffaflık ve istekli çalışmaktan başka bir şey değildir.”A técnica é acerca de transparência, simplicidade e fazer uma séria tentativa".
İlçe sanayisi de; potansiyelimiz olan Tarım ürünlerimize dayalı olarak çalışmaktadır.Cultura: continuamos a exploração iniciada por nossos ancestrais.
Gregor da, bu hayali gerçekleştirmek için çalışmaktaydı ve Noel arifesinde bunu açıklayacaktı.Ronson, então, comprometeu-se em elaborar algo àquela noite e mostrar-lhe o resultado no dia seguinte.
Aramak, bulmaya çalışmak : Ieškoti Ko ieškai, berniuk? : Ne arıyorsun oğlum?Kion vi faris, vi knabo: O que você fez, você garoto.
Şu anda Brüksel’de yaşamakta ve çalışmaktadır.Atualmente, mora e trabalha em Berlim.
Din Bölümü Profesörü olarak çalışmaktadır.Teria de encontrar trabalho como professor particular.
Bryce CIA'de çalışmaktadır ve gizli devlet sırlarını ele geçirir.Braden disse que a CIA mantinha essas atividades secretas do Congresso.
Babası giyim dükkanında çalışmaktaydı.Trabalhou com seu tio em uma sapataria.
İnsanlar köylerden kentlere, çeşitli fabrikalarda çalışmak için göç etti.Muitos dos camponeses dirigiram-se para as cidades para trabalhar nas novas fabricas.
Aynı zamanda Anka Ajansında çalışmaktaydı.Na época ainda trabalhava na Apple Corps.
Şu anda Rádio e Televisão de Portugal (RTP) kurumunda çalışmaktadır.Rádio e Televisão de Portugal (RTP).
Halkının çoğu yurtdışında çalışmaktadır.Mas, grande parte de seu trabalho foi desenvolvido no estrangeiro.
Amerikan Girişim Enstitüsü ("American Enterprise Institute") adlı kuruluşta çalışmaktadır.Foi titular da cadeira do Conselho Acadêmico da American Enterprise Institute.
Burada onunla birlikte çalışmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyuyorum.Sinto uma grande alegria de ter feito esse trabalho com o grupo.
Ders çalışmaktayım.Estudar Fora.
1981'den beri Finlandiya'da yaşamakta ve çalışmaktadır.Vive e trabalha em Lisboa desde 1984.
İşletim sistemleri bu engelleme üzerine çalışmaktadır.O esquema de proteção vai além disto.
Bireysel gelişim için sürekli çalışmaktır.O grupo estimula o desenvolvimento individual.
Ömer Uçar, bir tamirhanede çırak olarak çalışmakta ve ailesiyle birlikte mütevazi bir hayat sürdürmektedir.Nessa atividade trabalha a vida toda, tendo uma modesta vida pública.
Bu yüzden, gürültüyü azaltmaya çalışmak sıklıkla bir titreşimi azaltma problemidir.Desta forma normalmente é desejável utilizar algum método para redução de ruído.
Toplam işgücünün % 33.4’ü sanayi alanında çalışmaktadır.Apenas 30,4% do total de trabalhadoras/es domésticas/os contribuem para o instituto da previdência social."
Asansör zemin katla 8. kat arasında çalışmaktadır.Era um complemento da linha 8 do metro.
Aykol, Berlin ve İstanbul'da yaşamakta ve çalışmaktadır.Starling vive e trabalha em Copenhague e Berlim.
Öğrenci, haftalık ünitelerini istediği yerde çalışmaktadır.Aonde os universitários escolhem pessoalmente os cursos que desejam realizar durante o semestre.
Şu an (12.12.2010 tarihi itibarıyla) 30 hane aile Antalyada sera tarımında çalışmaktadır.Há atualmente (2008) 210 funcionários trabalhando no Escritório da Igreja.
Picnik uygulamasına benzer şekilde Facebook, Flickr, Picasa ve Photobucket gibi sitelerde çalışmaktadır.O site também permitia a integração com outros serviços como o Flickr, o Twitter e o Picasa.
Çalışmak zorundayım.Eu tenho que estudar.
Yaptığım tek şey çalışmak.A unica coisa que eu faço é trabalhar.
Baloya gitmek isterdim, ama almanca çalışmak zorundayım.Eu gostaria de ir ao baile, mas tenho de estudar alemão.
Derslere çalışmak gerekiyor.É preciso estudar as lições.
Günboyu çok çalışmaksızın, kimse geceden gündüze meşhur olmuyor.Ninguém fica famoso da noite para o dia sem ter trabalhado muito durante o dia.
Yabancı dillere çalışmak bana kendi ana dilimi daha iyi kullanmama yardımcı oluyor.O estudo de idiomas estrangeiros ajuda-me a melhor usar minha própria língua.
Yetimhanede çalışmaktadır.Werkt in het weeshuis.
Halen Simon Fraser Üniversitesi'nde çalışmaktadır.Ze studeerde aan de Simon Fraser University.
Babası Mike, bir öğretmen, ve annesi, Sandra, bir psikiyatrist olarak çalışmaktadır.Haar vader, Mike, is een leraar en haar moeder, Sandra, werkt bij een psychiater.
Garret’in ataları 17. yüzyılın başlarından beri Doğu Suffolk’ta demir işçileri olarak çalışmaktaydılar.Garrett's voorouders waren ijzerwerkers in Suffolk sinds de vroege zeventiende eeuw.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Gedurende deze tijd kan het moeilijk zijn om te lopen of te werken.
Annesi Anneliese Kaplan Avusturyalı olup terzi olarak çalışmaktadır.Zijn moeder Anneliese Kaplan is Oostenrijkse en kleermaakster.
2006 yılı sonundan beri Black Dog Films şirketine bağlı olarak çalışmaktadır.Ze werkt sinds 2006 bij Black Dog Films.
Şu anda Rede Globo'da yorumcu olarak çalışmaktadır.Tegenwoordig werkt hij bij de televisiezender Rede Globo.