çalışmak ile cümle

çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aylardır üzerinde çalışmaktaydım ve şu an bitmiş olduğuna güçlü bir şekilde inanıyorum."Eu tenho trabalhado nisto há meses, e sinto fortemente que foi concluído agora.
W3C ve WHATWG, şu an HTML5’in geliştirilmesi üzerinde beraber çalışmaktadır.Desta forma o W3C e o WHATWG passaram a trabalhar juntas no desenvolvimento do HTML5.
Babası Mike, bir öğretmen, ve annesi, Sandra, bir psikiyatrist olarak çalışmaktadır.Seu pai, Mike, é um professor, e sua mãe, Sandra, trabalha como psiquiatra.
Polonya’da ambulans ve klinik hizmetlerinde 3.200 kişi çalışmaktadır.Na Polónia 3,200 pessoas estão empregadas nas áreas de emergência e cuidados de saúde.
Chomet, 1988 yılında Richard Purdum stüdyosunda animatör olarak çalışmak üzere Londra'ya taşındı.Chomet se mudou para London em 1988 para trabalhar como animator no estúdio Purdum Richard.
Uzun yıllar boyunca çalışmak ve birbiri ardına albümler yapmak gerçekten zor.É muito difícil quando você trabalha há anos, fazendo um álbum atrás do outro.
1988'den bu yana Luc Bondy festivalin sanat yönetmeni olarak çalışmaktadır.Desde 1988 o diretor artístico do festial é Luc Bondy.
O çok çalışıyor onunla çalışmak gerçekten eğlenceli oldu."É bem divertido trabalhar com ele".
Günümüzde WWE'de efsane kontratı altında çalışmaktadır.Ele atualmente trabalha para a WWE, sob um contrato de Lendas.
Çalışmak için en deli, en hasta, en aksi kişileri arıyorum.Eu estou procurando as pessoas mais loucas, doentes e rudes para trabalhar.
Okumayanlar da dışarıda çalışmaktadır.Os que compram livros também não leem.
Şu an ise bağımsız editör olarak çalışmaktadır.Hoje ela opera como uma emissora independente.
2011'de tahminlere göre 60.000 Bangladeşli, 30.000 Çinli, 30.000 Filipinli Libya'da çalışmaktadır.Em 2011, havia também uma estimativa de 60.000 bengalis, 30.000 chineses e 30.000 filipinos no país.
Ailenin babası olarak Springfield Nükleer Santrali'nde çalışmaktadır.Como o sustentador da família, ele trabalha na Usina Nuclear de Springfield.
Özel ajan Scully FBI ajanı olarak ajan Fox Mulder ile beraber çalışmaktadır.Ele atua como o arqui-inimigo do agente do FBI Fox Mulder.
Ortak bir arkadaşları sayesinde, Tedder kendisiyle çalışmak istediğini söyleyen Timbaland’dan bir davet aldı.Através de um amigo mútuo, Tedder recebeu um telefonema de Timbaland, dizendo que queria trabalhar com ele.
Naipliğin ilk adımları, I. Simeon'un saldırısını savuşturmaya çalışmak olmuştur.Os primeiros paços da regência foram tentar evitar o ataque de Simeão.
Melamilik aramak, sorgulamak, anlamaya çalışmak demektir.A coragem de investigar, experimentar, perguntar.
Şu anda Rede Globo'da yorumcu olarak çalışmaktadır.Atualmente, trabalha como comentarista da Rede Globo.
Bugün anneleri duyarım onlar gey toplumuyla hiçbir şekilde çalışmak istemez.Eu ouço as mães dizerem hoje que não hão de trabalhar com a comunidade gay, essas coisas.
Halen Simon Fraser Üniversitesi'nde çalışmaktadır.É professor da Universidade de Simon Fraser.
Otuz beş yaşına geldiğinde çalışmak için Floransa'ya yerleşmiştir.Aos trinta e cinco anos foi a Florença estudar.
Western Washington University'sinde çalışmaktadır.Trabalha na Universidade de Washington.
Polis de konser sırasında onu durdurmaya çalışmaktadır.Frequentadores do concerto tentaram detê-lo.
Okuldan ayrıldıktan sonra kafelerde çalışmak, kapıdan ürün satışı gibi çeşitli işler yaptı.Após deixar o colégio, teve vários empregos, como trabalhar em cafés e vendendo produtos de porta em porta.
Köy halkı, ihtiyaç fazlası ürünlerini (buğday, arpa, fiğ) satarak geçimini sürdürmeye çalışmaktadır.Na cidade, é realizada a Mostra Guaporé, a fim de expor seus produtos (joias e lingerie).
Sucre ise Maricruz’la bağlantıya geçmeye çalışmaktadır.Sucre vai a procura de Maricruz.
Şu an adı açıklanmayan başka bir proje üzerinde çalışmaktadır.E também que teria outro sobrenome, qual não foi revelado.
Oyuncular kuklalar ile çalışmak zorunda kaldı.Os juízes querem foder com garotinhas.
1898'de, Sankt Petersburg'da, yeni bir tablosu üzerinde çalışmaktayken aniden öldü.Shishkin morreu em 1898, em São Petersburgo, enquanto desenvolvia uma nova pintura.
1966 yılında ABD'de çalışmak için Fulbright Bursu kazandı.Em 1966 obteve uma bolsa Fulbright para estudar nos Estados Unidos.
Hâlen Intel'de çalışmaktadır.Trabalha atualmente na Intel Corporation.
Gençlerin büyük bölümü ise kent merkezinde çalışmakta ve yaşamaktadır.Queremos ver milhões de pessoas vivendo e trabalhando no espaço.
Hafta sonları ise bütün gece çalışmaktadır.O clube funciona durante todas as noites da semana.
Posta dağıtım şirketinde çalışmaktadır.Nos estamos trabalhando na Divisão de Roubos.
Birliğin üyeleri gönüllü olarak çalışmaktadır.Os funcionários da biblioteca são voluntários.
Nüfusun %70'i hizmet sektöründe, %25'i sanayi sektöründe ve %5'i tarım sektöründe çalışmaktadır.70% da população está empregada no sector dos serviços, com 25% no sector da indústria e 5% na agricultura.
Gregson-Williams ayrıca elektronik müzik grubu Hybrid ile de çalışmakta.A trilha sonora é uma colaboração entre Harry Gregson-Williams e o grupo galês de música eletrônica Hybrid.
Argus Filch, Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu'nda hademe olarak çalışmaktadır.Argo Filch (Argus Filch, em inglês) é zelador e funcionário da Escola de Magia e Bruxaria de Hogwarts.
Birlikte ders çalışmaktan hoşlanıyorlar.Gosta de estudar.
1988'de kapatıldığında 1000 yıldan uzun süredir sürekli çalışmakta olan tek maden idi.Exauridas em 1988, mantiveram-se em funcionamento durante mais de 1.000 anos.
Günümüzde BBC yayın kuruluşunda gazeteci olarak çalışmaktadır.Atualmente trabalha como jornalista esportivo da BBC.
Çoğunlukla kardeşi Fred Jerkins III ve söz yazarı LaShawn Daniels ile birlikte çalışmaktadır.Trabalha com o irmão Fred Jerkins III e o compositor LaShawn Daniels auxiliando na criação.
Miyazaki'ye göre Takahata'nın hobileri "müzik ve çalışmak"tır.De acordo com Hayao Miyazaki, "Música e estudo são os seus hobbies".
Geceleri uyuyamadığı için çalışmak zorunda kalmaktadır.Como consequência, da noite para o dia se encontra sem lugar para dormir.
Henüz 11 yaşında iken bir boya fabrikasında çalışmak zorunda kaldı.Aos 11 anos começou a trabalhar numa fábrica.
Bunlardan bazılarai hala çalışmaktadır.Muitas ainda estão na Ativa.
Xenomania, şu anda Pet Shop Boys'un yeni albümü üzerinde çalışmaktadır.Neste momento, começava a tocar o remix dos Pet Shop Boys.
Liman, 24 saat boyunca, haftanın yedi günü, bütün bir yıl boyunca çalışmaktadır.Funciona 24 horas por dia, 7 dias por semana durante todo o evento.
Algoritmaların çoğunluğu, rastgele seçilmiş uzunluktaki girdiler ile çalışmak için tasarlanmıştır.A maior parte dos algoritmos são pensados para trabalhar com entradas (inputs) de tamanho arbitrário.
Buna birde Etibank'a ait bor madenlerinde çalışmak da eklenebilir.Mesmo em nível doméstico, pode-se usar essa propriedade do etileno.
Kardeşlerden Rahmi bir bankada çalışmaktadır ve şarkıcılık yapan bir kadına aşık olmuştur.Agapito insiste, pois está apaixonado por uma das cantoras.
İlk profesyonel seçmesine ulusal bir radyoda çalışmak için girdi.Veio depois sua primeira contratação, pela Rádio Nacional.
Yakın zamana kadar faal olarak çalışmaktadır.É um cara que trabalhou até o último momento.
Ortada Courbet bir manzara resmi üzerine çalışmaktadır.Violet parecia estar encenando um papel.
Şu anda Türkiye millî takımı ve Vakıfbank SK'yi çalışmaktadır.Atualmente defende as cores do time turco VakıfBank SK.
Çoğu kablosuz klavye bugün işe 2.4 GHz radyo frekansında çalışmaktadır.Tem inúmeras aplicações na faixa de freqüência de 2.4 GHz.
Buffy ise Angel'ın geri dönüşünü anlamaya çalışmaktadır.Buddy trabalha para trazer de volta o Espírito de Natal.
Mekanik mekanizmalı saat halen çalışmaktadır.A centenária máquina continua funcionando.
Bunu da geometri kullanarak kanıtlamaya çalışmaktadır.Ele foi também usado para obter medidas geodésicas terrestres.

İlgili Sayfalar