çalışmak ile cümle
çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çeşitli elektrikli tamir işlerinde ve günde 2 dolara hendek kazıcı olarak çalışmak zorunda kaldı.اضطر تسلا للعمل في عدد من وظائف الصيانة الكهربائية وكحفّار للخنادق مقابل دولارين في اليوم.
Onunla çalışmaktan onur duyarız.إنه لشرفٌ العمل معك.
100 kişilik akademik kadrosunun yanı sıra, kolejde diğer personel de çalışmaktadır.بالإضافة إلى أكثر من 100 موظف أكاديمي ، تدعم الكلية عدد مماثل من الموظفين الآخرين.
Emine Şenlikoğlu, 1985 yılından beri Genel Yayın Yönetmeni olarak Mektup dergisinde çalışmaktadır.تعمل أمينة شينليك أوغلو في مجلة " الخطاب " كمديرة للنشر العام منذ عام 1985.
Mezuniyetten sonra gazeteci olarak Soviet Steppe gazetesinde çalışmak üzere Kazakistan'a gitti.وبعد تخرجها مباشرة ذهبت إلى كازاخستان للعمل كصحفية في إحدى الجرائد السوفيتية.
Trenler sabah 6.00'dan gece 1.00'e kadar çalışmaktadır.القطارات تشغل من 6:00 صباحا إلى منتصف الليل.
Jo Palma tarafından tasarlanan 250.000 m²'lik komplekste 3.800 kişi çalışmaktadır.وقد تم تصميم مجمع بمساحة تبلغ 250,000 متر مربع بواسطة جو بالما يتسع إلى 3800 فرد.
Ölümünden önce, altıncı stüdyo albümü From a Basement on the Hill üzerinde çalışmaktaydı.في وقت وفاته ، عمل سميث على ألبومه السادس From a Basement on the Hill الذي كان أصدر بعد وفاته في عام 2004.
Daha sonra "Uluslararası Haber" ile çalışmak için Dubai'ye taşındı.وبعد ذلك، ذُكر أنها حتى انتقلت إلى دبي لتكون معه.
Ailenin babası Homer, Springfiel Nükleer Santrali'nde çalışmaktadır, dikkatsiz, şaklaban bir kişiliği vardır.يعمل هومر رب الأسره في محطه للطاقه النوويه في سبرينغفليد، وهو شخصيه مهمله ومهرجه.
Yine günümüzde Written Entertainment adını verdiği kendi dağıtım şirketinde çalışmaktadır.وحاليا تعمل على إنشاء شركتها الخاصة للنشر التي تحمل اسم "الترفيه المكتوب" Written Entertainment.
Sürekli kahramanlarımızın sırrını öğrenmeye çalışmaktadır.وهي دائما على بينة من خطط اخويها.
Senarist olarak çalışmak istedi ise de, o iş olmadı.واعتقدت أن هذه هى نهايتها ككاتبة ،لكن ليس الامر كذلك.
Babası New Jersey "Chilton Memorial Hastanesi"nde pediyatrist doktor olarak çalışmaktaydı.والدها يعمل كطبيب للأطفال في مستشفى تشلتون ميموريال هوسبيتال Chilton Memorial Hospital.
İnsanlar köylerden kentlere, çeşitli fabrikalarda çalışmak için göç etti.وبدأ سكان الريف في التدفق نحو المدن للعمل في المصانع.
Fakat bunu kendilerine antrenman gibi görüp daha da çok çalışmaktadırlar.وما أصبحوا يتتظرون أعظم مما جهلوا معرفته، ثم أهلكهم الله بترحتين.
Bu yüzden, gürültüyü azaltmaya çalışmak sıklıkla bir titreşimi azaltma problemidir.لاحظ, عن محاولة تقليل الضوضاء نحاول أن نقلل الاهتزاز.
Oyunculuğun yanında yapımcı ve yönetmen olarak da 1997'den bu yana çalışmaktadır.وقد كان مشاركا نشطا في المسار والميدان للمحترفين منذ عام 1997.
Sayılar kuramı üzerine çalışmaktadır.الأرقام لها حواف مقعرة.
Faal olarak çalışmakta olan kaynakçılar için sertifikaların geçerlilik süresi 2 yıldır.حيث يجب حفظ سجلات اختبارات قياس السمع للعاملين لمدة عامين.
Temsili demokraside ise, halkın seçtiği insanlar, halkın iradesini yansıtmaya çalışmaktadır.وسائل الإعلام تبث فقط ما توافق عليه الحكومة لتعريف الناس.
Noel Gecesi (24 Aralık) öğleden sonra 3'e kadar çalışmaktadır.(على سبيل المثال: تعمل كريستين من الساعة السابعة صباحًا حتى الساعة الثالثة مساءً من الاثنين إلى الجمعة.
Ancak, bilimsel ana kolun dışındaki bazı araştırmacılar hala bu teorilerin sonuçlarını çözmeye çalışmaktadır.على الرغم من أن بعض الباحثين من خارج التيار العلمي ما زالوا يحاولون جعل هذه النظريات عاملة تحت بعض الظروف.
Halen Simon Fraser Üniversitesi'nde çalışmaktadır.تعلمت في جامعة سايمون فريزر.
Nick bir yazılım firmasında pazarlamacı olarak çalışmaktadır.يقوم ادوارد بتوظيفها كموظفة ملفات في شركته الخاصة به.
Şu anda koç olarak çalışmaktadır.يعمل حالياً كمدرب.
Eski Tunguz-Mançu dilinde bu kök çalışmak anlamı taşır ve yine bu dillerde şaman manası ile bağlantılıdır.لذا فإن التباسا كبيراً سيحدث في الماندرينية الحديثة المنطوقة إذا استمرت كل هذه الكلمات مع نفس النطق.
Şu an Jack Lenz, Mona'nın Rüyası isimli bir film üzerinde çalışmaktadır.انهم يعملون حاليا على فيلم يسمى موتو الجنون.
Ailenin babası olarak Springfield Nükleer Santrali'nde çalışmaktadır.يعمل هومر في محطة سبرينجفيلد للطاقة النووية.
Ayrıca Macar kilisesinde de çalışmaktadır.كما تصبح ضيفًا في تشرتشل.
Halen FK filmde yönetmen ve yapımcı olarak çalışmaktadır.تعمل حالياً بمجموعة إم بي سي كمنتجة ومقدمة برامج.
Mahallenin çoğunluğu İstanbul ilinde çalışmaktadır.حيث أن معظم أعماله توجد بشكل رئيسي في منطقة اسطنبول الحديثة.
Öldüğü sırada iki proje üzerinde çalışmaktaydı.صاغ قانونين اتحاديين قبل وفاته.
Bugün şirkette 80.000 kişi çalışmaktadır.وفي هذا الوقت بالتحديد، كان يعمل في شركته 380,000 شخص.
Onun için çalışmak isterim.لكي يسمح لأداءالأشغال عليه.
1477 yılında İmola'ya giden çift daha sonra Papa'nın hizmetinde çalışmak için Roma'ya gider.وذهب بعد ذلك إلى روما في عام 1477 للعمل من اجل خدمة البابا بعد مساعدته في الذهاب إلى ايمولا .
Genç nüfus çalışmak için büyük şehirlere gitmiştir.وتحولت البلدات الصغيرة إلى مدن واسعة هاجر إليها الناس للبحث عن فرص العمل.
Daha sonra topladığı malzeme üzerinde çalışmak için İngiltere'ye döndü.ذهب إلى إيطاليا لفترة قصيرة لجمع المواد اللازمة لعمله.
Çin'de hükümet dini grupları kontrol etmeye çalışmaktadır.مع الحكومة الصينية لمراقبة نتائج البحث.
Öte yandan ailesi ve arkadaşları çaresizce onu bulmaya çalışmaktadır.كما يمكن البحث عن أقربائه وأصدقائه ليُساعدوا على تهدئته.
Şu an ise bağımsız editör olarak çalışmaktadır.وعمل بعد ذلك كفنان مستقل.
Toplam 165 işçi bu firmalarda çalışmaktadır.يعمل في الشركة 65 شخص.
Kasaba sakinlerinin çoğu balıkçı sektöründe çalışmaktadır.حيث يعمل معظم السكان في هذه المناطق في مجال الصيد البحري.
Basel problemi doğal sayıların karelerinin çarpmaya göre terslerinin kesin toplamını bulmaya çalışmaktadır.معضلة بازل تطرح السؤال عما يساوي مجموع مقلوبات مربعات الأعداد الطبيعية.
Göçmen nüfusun büyük çoğunluğu fabrikalarda çalışmaktadır.ويعمل غالبية اللاجئين الذين يقطنون في المخيم في مصانع سبينة.
Endüstriyel alanda çalışanların %82'si de ağır sayaniyde çalışmaktaydı.ما يقدر ب 22 ٪ من العبيد حتى الآن ينشطون في صناعة الجنس.
Spor giyim üzerine çalışmaktadır.تعمل في مجال تصميم الملابس.
29 yaşındaki oduncu Meng Zhaoguo bir gün tarlasında çalışmaktadır.رهام الفرا، 29 عاما أردنية تعمل في UNOHCI.
Bu ticaretin zirve noktasında, pek çok adanın erkek nüfusunun yarısından fazlası adalar dışında çalışmaktaydı.وفي أقصى تقديراته، وصل هذا التعاقد إلى أكثر من نصف البالغين من الذكور من سكان بعض الجزر.
Bu gruplar birbirleriyle sürekli çatışma halindedirler ve şehrin kontrolünü ele geçirmeye çalışmaktadırlar.وبعد ذلك بوقت قصير، بدأ المتمردون يحاربون بعضهم بعضا على السيطرة على المدينة.
W3C ve WHATWG, şu an HTML5’in geliştirilmesi üzerinde beraber çalışmaktadır.ان النمو P & WMT في المستقبل تعتمد على الإبداع.
Ali plajda çalışmaktadır ve her yaz aşık olduğu kızın gelmesini beklemektedir.هرع إلى الشرفة كي يراه ثم راح ينتظره يمر كل مساء يعزف تحت شباك فتاة في الحي يحبها.
Anneannesi 25 yıldır UNICEF için çalışmaktadır.عملت في الحقل التربويّ لأكثر من خمس وعشرين سنة.
Tom'un şu an çalışmak istediğini düşünmüyorum.لا أظن أن توم بمزاج العمل حاليا.
Johnny : Johnny, otelin resepsiyonunda çalışmaktadır."Johnny:" Ele trabalha na recepção do hotel.
Aslında hızlı çalışmak zorundaydık ve ilerlemek zorunda olduğumuz birçok zaman vardı.Nós tivemos que trabalhar rapidamente, e houve muitas vezes em que tivemos de seguir em frente.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Nesse estágio a pessoa poderá apresentar dificuldades para caminhar e trabalhar.
Ailesi maddi olarak çok zayıftı ve bütün gün çalışmak zorunda kaldı.Sua família era muito pobre, e ela tinha que trabalhar o dia todo.
Şu anda All Elite Wrestling'de (AEW) çalışmaktadır.Atualmente trabalha para a All Elite Wrestling (AEW).
Kendisini banyoya kilitler (o sırada eşi ve misafirleri kapıyı açmaya çalışmaktadır).Ele tranca si mesmo no banheiro (sua esposa e vários convidados do jantar batendo na porta).