çalışmak ile cümle

çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra Apartheid'dan geçiş yaparak çalışmak için Güney Afrika'ya gitti.Nel dopoguerra tornò in Sudafrica, dove lottò contro l'Apartheid.
Bilinmeyen bir işte beşinci seviyede çalışmaktadır.Portare uno sconosciuto fuori a cena 50.)
Del Rey konuyla ilgili; "David demoyu dinledikten bir gün sonra benimle çalışmak istediğini söyledi.Del Rey ha spiegato che «David ha chiesto di lavorare con me il giorno dopo aver ricevuto la mia demo.
Köye 1991 yıllından beri şehir içi minibüsleri çalışmaktadır.Dal 2002 è attivo in città un servizio pubblico di autobus.
Mukerji'nin ailesi genellikle sinema sektöründe çalışmaktadır.La famiglia di Montgomery era già in qualche modo coinvolto nel settore del cinema.
Hâlen Intel'de çalışmaktadır.Grove continuò a lavorare in Intel come consulente esperto.
Jet yakıtı ile çalışmaktadır.La stufa funziona con il gas.
Bir bakıma planlama mühendisliği ile beraber çalışmaktadır.Si dedicò soprattutto di ingegneria delle strutture.
O yeni hapishane iş kollarının başkanına çalışmak için ayda 150$ vermişti.I cavalieri ricevevano 25$ a settimana per il loro lavoro.
LİNEAR, Yeni Meksika'da bulunan iki 1 metre ve bir yarım metre çaplı teleskopla çalışmaktadır.LINEAR utilizza due telescopi da un metro di diametro e un telescopio da mezzo metro nel New Mexico.
USM (Ultra Sonic Motor) isimli lensler sesüstü motorlarla çalışmaktadır.USM (UltraSonic Motor): obiettivo dotato di motore ultrasonico.
Sadece kendisi için çalışmaktadır.Ma solo su di lui.
Bugün Puma fabrikasında 3200 işçi çalışmaktadır ve şirket 80'in üstünde ülkede satış yapmaktadır.Ad oggi Mrs. Fields ha circa 390 punti vendita negli Stati Uniti e più di 80 all'estero.
İspanya'ya döndüğünde hukuk fakültesine girdi, ama müzik endüstrisinde çalışmak için derslerini bıraktı.Ritornata in Spagna, abbandona gli studi di diritto per dedicarsi professionalmente alla musica.
Zengindir herkes onun gibi olmaya çalışmaktadır.È molto elegante e tutte aspirano a diventare come lei.
Aynı zamanda bir fabrikada çalışmaktadır.È impiegato in una fabbrica.
Fakat artık manastırdan ayrılıp çalışmak zorundadır.Così aveva deciso di lasciare il convento.
Diğer kısmi karşı tedbir ise veriye bağlı ortaya çıkan güç değişimleri dalgalanmalarını azaltmaya çalışmaktır.La prevenzione secondaria sarà rivolta alla riduzione dei fattori di rischio modificabili.
Ama Angel onu öldürmeye değil kurtarmaya çalışmaktadır ve ondan ümidini kesmeyerek hayatını kurtarır.Roy lo raggiunge e, invece di ucciderlo, lo trae in salvo.
Çalışmak : Darbuotis Dabar negaliu kalbėti - aš darbuojuosi. : Şimdi konuşamam - Yoğun olarak çalışıyorum.Aspetterò – rispose l’innamorato – io la prego di non farlo – rispose ella – sono già impegnata.
Silah kullandıktan sonra silahla davranmaya çalışmaktadır.Per proteggerlo, portava con sé una pistola.
Türker halen "Rumeli" dergisinin yayın koordinatörü olarak çalışmaktadır.Intanto Alexis continua il suo lavoro di direttrice dei "Meade Publications".
Alım gücü olmayan insanların tek çaresi çok ama çok çalışmaktı.Le regole che l'equipaggio doveva rispettare erano poche ma molto dure.
Arda'nın babası Karabasan'a çalışmaktadır.Suo padre è originario dell'Aragona.
Spor giyim üzerine çalışmaktadır.Indossa sempre abiti sportivi.
Michael orada Laurie'yi öldürmeye çalışmaktadır.Nel frattempo Michael Myers si rialza ed attacca Laurie intenzionato ad ucciderla.
Japonca çalışmak zorundayım.Я должен учить японский.
O, fazla çalışmaktan dolayı yorgundur.Он устал от чрезмерного труда.
Tom cuma günü geç saatlere kadar çalışmaktan nefret eder.Том ненавидит поздно работать в пятницу.
Ben, bir polis olarak çalışmaktayım.Я работаю милиционером.
Tom'la çalışmak için buraya geldim.Я пришёл сюда работать с Фомой.
Çalışmak için Amerika'ya gidip gitmemenin benim için iyi olduğu yakında belirlenecek.Время покажет, будет ли для меня лучше отправиться на учёбу в Америку.
Başarılı olmak için, çok çalışmak gerekir.Чтобы преуспеть, надо много работать.
Sessizilikte çalışmaktan hoşlanırım.Мне нравится работать в тишине.
Bu gece üç sınava birden çalışmak zorundayım.Я должен готовиться сразу к трём экзаменам сегодня вечером.
Johnny : Johnny, otelin resepsiyonunda çalışmaktadır.Джонни Работает на стойке регистрации в отеле.
Şu anda All Elite Wrestling'de (AEW) çalışmaktadır.В настоящее время выступает в All Elite Wrestling.
Geceleri uyuyamadığı için çalışmak zorunda kalmaktadır.Ночью он никак не может уснуть.
Ulusal televizyon kanalında konuşan Chavez, Wiesenthal Center'ı Washington ile birlikte çalışmakla suçladı.В речи по телевидению Чавес обвинил Центр Визенталя в работе с Вашингтоном.
2002'den beri Universal Music Group'a bağlı olan şirket, bağımsız bir birim olarak çalışmaktadır.В 2002 году компания вошла в состав Universal Music Group, но работает независимо.
Babası Mike, bir öğretmen, ve annesi, Sandra, bir psikiyatrist olarak çalışmaktadır.Её отец, Майк — школьный учитель, а мать, Сандра — психиатр.
Yaklaşık 250 bilim adamı bu merkezde çalışmaktadır.Около 15 учёных работают в этом центре.
Ders çalışmaktayım.Я хочу учиться.
Otelde çalışmaktadır.Работал в гостинице.
Çalışmak için sabırsızlanıyorum.Жду студийку с нетерпением.
Uluslararası Türk Akademisi bünyesinde Türk Kütüphanesi çalışmaktadır.При Международной Тюркской академии создана тюркская библиотека.
2008 yılı itibarıyla toplam 13.500 kişi çalışmaktadır.На начало 2008 года в центре работает в общей сложности 13500 человек.
Bu büyücüler insanların dünyasını ele geçirmeye çalışmaktadırlar.Колдунья собирается завоевать весь мир.
1982'de Cornell ve Princeton üniversitelerinde çalışmak için Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınmıştır.В 1982 году он переезжает в США, где работает в Корнеллском и Принстонском университетах.
Marie Curie'nin çalışmalarından etkilendiğinden, radyoaktivite üzerine çalışmak istiyordu.В Париже учился в лаборатории Марии Кюри, интересовался радиоактивностью.
Hâlen Intel'de çalışmaktadır.Работал в Intel.
Başka bir deyişle kendimize ve başkalarına sorduğumuz sorulara cevap verebilmeye çalışmaktır.Он собрал в ней ответы на свои вопросы и вопросы других.
Başlangıçta Digital Sin/New Sensations ile sözleşme imzaladı, ama şimdi Adam & Eve Sex Toys ile çalışmakta.Лувана заключила контракт со студией Digital Sin/New Sensations (англ.), а позже с Adam & Eve Pictures.
Yetimhanede çalışmaktadır.Работает в детском саду.
O çok çalışıyor onunla çalışmak gerçekten eğlenceli oldu."Работать с ней было сплошным удовольствием».
Tesislerde toplam 180 işçi çalışmaktadır.Над этим трудится 180 забойщиков.
Ev işlerinde çalışmak için getirilen Ukraynalı genç kız sayısı 15 bin seviyesinde kalmıştır.Общее количество несовершеннолетних украинцев, которые оказывают секс-услуги достигает 15 000 человек.
Ailenin babası olarak Springfield Nükleer Santrali'nde çalışmaktadır.Как кормилец семьи Гомер работает на Спрингфилдской атомной электростанции.
Çoğunlukla Marina Zoueva ile birlikte çalışmaktadır.Здесь она часто работает с Джимми Ву.
Microsoft, Surface Studio ile çalışmak için Surface Fare ve Surface Klavye'sini özel olarak tasarladı.Майкрософт специально разработали Surface Мышь и Surface Клавиатуру для работы с Surface Studio.

İlgili Sayfalar