çalışmak ile cümle

çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çalışmak ya da üniversiteye gitmek arasında karar veremiyorum.Non riesco a scegliere tra lavorare o andare all'università.
Geç saatlere kadar çalışmak zorunda olduğum için randevumu erteledim.Siccome dovevo lavorare fino a tardi, ho posticipato il mio appuntamento.
Bir hastanede çalışmak istemezdim.Non vorrei lavorare in un ospedale.
Tom bir süper markette yarı zamanlı çalışmaktadır.Tom è impiegato part-time in un supermercato.
Aylardır üzerinde çalışmaktaydım ve şu an bitmiş olduğuna güçlü bir şekilde inanıyorum.Ci ho lavorato su per mesi, e sento fortemente che ora è completo.
Şu an ise bağımsız editör olarak çalışmaktadır.Attualmente lavora come editore indipendente.
Johnny : Johnny, otelin resepsiyonunda çalışmaktadır.Johnny: Lavora alla reception dell'albergo.
Her piyano ayarlayıcısı, günde sekiz saat, haftada beş gün ve yılda 50 hafta çalışmaktadırlar.Ogni accordatore di pianoforti lavora otto ore al giorno, cinque giorni a settimana e 50 settimane l'anno.
Ölümünden önce, altıncı stüdyo albümü From a Basement on the Hill üzerinde çalışmaktaydı.Poco prima di morire stava lavorando al suo sesto e ultimo album From a Basement on the Hill.
Amerikan Girişim Enstitüsü ("American Enterprise Institute") adlı kuruluşta çalışmaktadır.Lavora nel centro di studi American Enterprise Institute.
Garret’in ataları 17. yüzyılın başlarından beri Doğu Suffolk’ta demir işçileri olarak çalışmaktaydılar.Gli antenati Garrett erano stati operai siderurgici a East Suffolk sin dagli inizi del XVII secolo.
Çift 1999'dan bu yana birlikte çalışmaktadır.Gemelli, lavorano insieme dal 1999.
Şu anda Rede Globo'da yorumcu olarak çalışmaktadır.Attualmente è opinionista presso l'emittente Rede Globo.
Gedevanişvili Moskova'da Elena Buianova ve Tatiana Tarasova ile birlikte çalışmaktaydı.Vive e si allena a Mosca con Elena Buianova e Tatiana Tarasova.
Diğer takvim uygulamalarıyla birlikte çalışmak için iCal standardını kullanıyor.Utilizza lo standard iCal per interagire con altre applicazioni di calendario.
Zonguldak'ta çalışmak zorunda kaldı.Si trova nella provincia di Zonguldak.
Bu enstrümanların pek çoğu halen çalışmaktadır ve bu müzik aletleriyle müzik yapılabilir durumdadır.La maggior parte degli strumenti è ancora in funzione e dunque può ancora suonare la sua musica.
Ailesi maddi olarak çok zayıftı ve bütün gün çalışmak zorunda kaldı.La famiglia era molto povera e la ragazza era costretta a lavorare ogni giorno.
1914'te Broadheath sanayi bölgesinde 14 tane şirkette binlerce işçi çalışmakta idi.Nel 1914 a Broadheath c'erano 14 aziende, che impiegavano migliaia di lavoratori.
1898'de, Sankt Petersburg'da, yeni bir tablosu üzerinde çalışmaktayken aniden öldü.Morì a San Pietroburgo nel 1898 mentre stava lavorando al suo ultimo dipinto.
Aynı zamanda yeni mahkûm , David "Tweener" Apolskis uyum sağlamaya çalışmaktadır.Inoltre utilizzerà il detenuto David "Tweener" Apolskis per spiare le mosse di Scofield e del suo gruppo.
Haftanın 3 akşamı, anatomi ve fizyolojiyi çalışmak için bir öğretmen buldu.Assunse poi un tutor personale per studiare, tre sere a settimana, anatomia e medicina.
Bir mikrodalga radyometresi, mikrodalga dalga boylarında çalışmaktadır.Ad esempio un radiometro a microonde lavora nel campo delle microonde.
Chomet, 1988 yılında Richard Purdum stüdyosunda animatör olarak çalışmak üzere Londra'ya taşındı.Nel 1988 si trasferisce a Londra e incomincia a lavorare come animatore per la Richard Purdum studio.
Fabrikada altı idari görevli ve 15 işçi çalışmaktadır.Sei operai si occupano della manutenzione dello stabilimento e 5 impiegati dell'amministrazione.
1997'den bu yana Howard Hughes Medical Institute'te araştırmacı olarak çalışmaktadır.Dal 1994 è anche un ricercatore presso l'Howard Hughes Medical Institute.
Speer resmi olarak Himmler'in altında çalışmak istemiyordu.Speer rifiutò, non volendo essere formalmente subordinato ad Himmler.
Halen ESPN ve ABC Sports'ta bir analist olarak çalışmaktadır.Divenne in seguito un commentatore sportivo per ABC ed ESPN.
Bu işlemciden daha sonra işlemci pazarına giren Intel Pentium işlemcisi ise 66 MHz de çalışmaktaydı.Per confronto, quando venne presentato il processore Intel aveva in commercio il Pentium a 66 MHz.
1982'de Cornell ve Princeton üniversitelerinde çalışmak için Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınmıştır.Nel 1982 si è trasferito negli Stati Uniti per lavorare alla Cornell University e all'Università di Princeton.
IPSF aynı zamanda Uluslararası Eczacılık Federasyonu (FIP) ile yakın işbirliği içinde çalışmaktadır.L'ICCF coopera molto strettamente con la FIDE.
Anneannesi 25 yıldır UNICEF için çalışmaktadır.Lavora all'Unicef come volontario per oltre vent'anni.
Nijerya'dan da çok sayıda işçi ülkede çalışmaktadır.Molte migliaia abbandoneranno la Nigeria.
Hükümet rüzgâr ve güneş enerjisi gibi alternatif enerji kaynakları üzerine yatırım yapmaya çalışmaktadır.Il tour propone fonti di energia alternative come l'energia geotermica e solare.
Mekanik mekanizmalı saat halen çalışmaktadır.Tuttora la torre rimasta funziona da orologio.
Zaten ben Dollhouse dizisinde çalışmaktayım şu anda ama bu demek değil ki Ripper'da da çalışamam" demiştir.Senza la Red Bull probabilmente sarei rimasto a casa a studiare"..
Savunma Bakanlığı'na bağlı çalışmaktadır.Dipendono dal Ministero della difesa.
Bugün şirkette 80.000 kişi çalışmaktadır.Nel gruppo lavorano attualmente 20 000 persone.
Ara sürücüler, çalışmak için en düşük seviyedeki sürücülerden yararlanmaktadır.I driver intermedi si appoggiano sui driver di livello più basso.
Jade bir dövüş sanatçısıdır ve bir direniş örgütü için çalışmaktadır.Neige è una giornalista umana che lavora nel campo della resistenza.
1985 yılından beri UCLA Tıp Fakültesi'nde farmakoloji profesörü olarak çalışmaktadır.Dal 1985 è professore di Fisica presso l'UCLA.
Aykol, Berlin ve İstanbul'da yaşamakta ve çalışmaktadır.Esmahan Aykol vive e lavora tra Istanbul e Berlino.
Ali plajda çalışmaktadır ve her yaz aşık olduğu kızın gelmesini beklemektedir.Parla dell'amore del cantante per la spiaggia e del desiderio di ritornare là ogni anno per le vacanze estive.
Bu oranlara rağmen hâlâ daha nüfusun dörtte biri tarım sektöründe çalışmaktadır.Circa un quarto della popolazione lavora nel settore dell'agricoltura.
Okumayanlar da dışarıda çalışmaktadır.Asino chi non legge.
Halen yazarlığın yanı sıra profesyonel konferans tercümanı olarak çalışmaktadır.Parallelamente all'attività di scrittore, svolge il lavoro di traduttore.
İstanbul merkez ofisinde 370 kişi çalışmaktadır.Presso la sede centrale di Berlino lavorano oltre 130 persone.
Halen Lig TV'de futbol yorumcusu olarak çalışmaktadır.Lavora come commentatore calcistico per la televisione svedese.
Trenler, her gün 06.15 ile 23.00 arasında çalışmaktadır.La metropolitana è in servizio tutti i giorni dalle ore 6.15 alle 23.00.
Eylül 2002'den beri, Yahoo'da Altyapı Mimarisi Mühendisi olarak çalışmaktadır.Inc., dove lavora dal settembre 2002 al 6 novembre 2009 in qualità di Infrastructure Architecture Engineer.
Warner International'da çalışmaktadır.Lavora in ambito artistico internazionale.
PB-2000C 3 adet CR-2032 pil ile çalışmaktadır.L'alimentazione avviene tramite una batteria CR-2032.
Duog Carlin ATF teşkilatında çalışmaktadır.Inch lavora per l'agenzia Finkerton Detective.
Babası giyim dükkanında çalışmaktaydı.Lavora in un negozio di abbigliamento.
15 yaşındayken, Bakalorya'da çalışmak için Paris'te bir liseye gönderildi.A quindici anni è andato a vivere a Palma per studiare in seminario.
Power Struggle'da her takım, rakip takımın karargahını yıkmaya çalışmaktadır.Power Struggle: modalità a squadre, dove una squadra deve distruggere il quartier generale dell'altra.
2007 yılı itibarıyla dünya çapında tüm ofislerinde yaklaşık 60.000 kişi çalışmaktadır.Al 2007, più di 90 destinazioni sono disponibili in tutto il mondo.
W3C ve WHATWG, şu an HTML5’in geliştirilmesi üzerinde beraber çalışmaktadır.Il W3C e il WHATWG sono attualmente nel processo di sviluppo della definizione di API per i web worker.
Ali babası Raif ve arkadaşı Kısmet ile birlikte tersanede çalışmaktadır.Forte legame con sua sorella e partner sul campo.
Vatandaşların üçte ikisi geçim sıkıntısı nedeni ile yurt dışı ya da il dışında çalışmaktadırlar.Il 42% della popolazione è straniero, qui presente per lavoro o studio.

İlgili Sayfalar