çalışmak ile cümle

çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bugün çalışmak zorundayım.Hoy tengo que trabajar.
Birkaç aydır İtalyanca çalışmaktayım.Llevo unos meses estudiando italiano.
Fransızca çalışmak istiyorum ama zamanım yok.Quiero estudiar francés, pero no tengo tiempo.
Tom'la çalışmak için buraya geldim.He venido aquí a trabajar con Tom.
Yarın çalışmak zorundayım.Tengo que trabajar mañana.
Ben bir hastanede çalışmak istiyorum.Quiero trabajar en un hospital.
Pazar çalışmak zorunda mısın?¿Tienes que trabajar el domingo?
Arkadaşım çalışmak için kütüphaneye geldi.Mi amiga vino a la biblioteca a estudiar.
Tom Boston'da çalışmak istemedi.Tom no quería trabajar en Boston.
Bir hastanede çalışmak istemezdim.No querría trabajar en un hospital.
Burada çalışmak ister misin?¿Quieres trabajar aquí?
Çok çalışmak için söz veriyorum.Prometo trabajar duro.
Kimse seninle çalışmak istemiyor.Nadie quiere trabajar contigo.
Neden burada çalışmak istiyorsun?¿Por qué quieres trabajar aquí?
Uykum var çünkü tüm gece sınava çalışmak için ayaktaydım.Tengo sueño porque estuve levantado toda la noche estudiando para un examen.
Her şeyden önemlisi, şu an çalışmak lazım.Sobre todo, hay que trabajar ahora mismo.
Merdiven ile çalışmak daha güvenli.Es más seguro trabajar con escalera.
Kimse pazarları çalışmak istemez.Nadie quiere trabajar los domingos.
Daha sonra "Uluslararası Haber" ile çalışmak için Dubai'ye taşındı.Luego se mudó a Dubái para trabajar con "Noticias Internacionales".
Raber şu anda Viyana’da besteci ve prodüktör olarak çalışmaktadır.En la actualidad, Raber trabaja como compositor y productor en Vienna.
Fraport, Varna merkezli BM Star şirketi ile ortak olarak çalışmaktadır.Fraport se aliará con la compañía de Varna, BM Star.
Birçok geliştirici Transport Tycoonu geliştirmek için çalışmaktadır .Varios equipos de desarrollo trabajan actualmente para mejorar Transport Tycoon.
Daha sonra Danimarka siyasetini Birleşmiş Milletler'de çalışmak üzere terk etti.Hartling entonces dejó la política danesa para trabajar en la ONU.
Chomet, 1988 yılında Richard Purdum stüdyosunda animatör olarak çalışmak üzere Londra'ya taşındı.Chomet se muda a Londres en 1988 para trabajar como animador en el estudio de Richard Purdum.
Sözleri aşık olmak ve bir kadını etkilemeye çalışmak hakkındadır.Las letras pertenecen a estar enamorado e intentar ganar el afecto de una mujer.
1914'te Broadheath sanayi bölgesinde 14 tane şirkette binlerce işçi çalışmakta idi.En 1914, 14 empresas operaban en Broadheath, empleando a miles de trabajadores.
Mammed Said, erken yaşlarında babasını kaybetti ve bir tekstil fabrikasında çalışmak zorunda kaldı.Ordubadi perdió a su padre a temprana edad y se vio obligado a trabajar en una fábrica textil.
Yükleme için 5 kişilik mürettebatın tamamı da çalışmak zorundaydı.Incluso así, la tripulación completa de cinco hombres tenía que ayudar con el cargamento.
Şu anda Rede Globo'da yorumcu olarak çalışmaktadır.Nuevamente trabajaría para Rede Globo.
Pek çok yönetmen onunla çalışmak istedi.Muchos artistas pedían ya trabajar con él.
Okumayanlar da dışarıda çalışmaktadır.¿Qué leen los que no leen?
Sonradan Icogno şirketinde çalısmak için Birleşik Krallık’a geri dönmüştür.Sin embargo volvió al Reino Unido para trabajar con la empresa Icogno.
Her piyano ayarlayıcısı, günde sekiz saat, haftada beş gün ve yılda 50 hafta çalışmaktadırlar.Cada afinador trabaja 8 horas por día, 5 días a la semana y 50 semanas en un año.
Diğer bütün site çalışanları gibi Assange da site için ücretsiz ve gönüllü olarak çalışmaktadır.Como todos los integrantes del sitio, Assange trabaja como voluntario.
Bunun üzerine Sonia, çalışmak için Cleveland'a taşındı.En busca de empleo, Sonia se mudó a Cleveland.
Nickelodeon'da animatör olarak çalışmak için Kaliforniya'ya taşındı.Cambió de ciudad a California para trabajar como animador para Nickelodeon.
1946'da bilim üzerine çalışmak için University College Dublin'e girdi.Ingresó en el University College Dublin en 1946, en principio para estudiar ciencias.
Hâlen Massachusetts General Hospital'da çalışmaktadır.Comenzó a trabajar en el Hospital General de Massachusetts.
Mimarlık eğitimi gördü ve 25 yaşında moda tasarımcılığı alanında çalışmak üzere Milano’ya taşındı.Estudió arquitectura antes de mudarse a Milán a los 26 años para trabajar en el diseño de moda.
Bu İHA'ların tümü Linux üzerinde çalışmaktadır.Todos los firmwares están basados en Linux.
Bugün şirkette 80.000 kişi çalışmaktadır.En esta factoría trabajan unas 80.000 personas.
Köy nüfusunun önemli bir bölümü ise dışarıda çalışmaktadır.Una parte importante de la población activa trabaja fuera de la localidad.
Barney 1998 yılında, üniversiteden mezun olduktan sonra kız arkadaşı Shannon ile bir kafede çalışmaktadır.Barney luego revela que una vez trabajó en una cafetería con su novia Shannon.
Etnik Arapların dışında çoğu vatandaş çeşitli ülkelerden petrol sektöründe çalışmak için gelmiştir.Además de los árabes nativos, hay muchos extranjeros que trabajan en la industria petrolera del país.
Otelde çalışmaktadır.En el hotel.
Şu anda Microsoft'da çalışmaktadır ve C# programlama dili mimarisinin öncüsüdür.Actualmente trabaja para Microsoft, donde es el arquitecto jefe del lenguaje de programación C#.
Önceden oftalmolojist olarak çalışmaktaydı.Antes, había trabajó como geólogo.
Ayrıca gençlerin çoğu da gurbette çalışmaktadır.También, la mayoría de ellos comienzan a masturbarse.
Sucre ise Maricruz’la bağlantıya geçmeye çalışmaktadır.Sucre planea encontrarse con Maricruz después de escapar.
Büyük bir insan etkisi olduğu yerde gelecek senaryoları tahmin etmeye çalışmak anlamsızdır.La inutilidad de intentar predecir escenarios futuros cuando hay grandes influencias humanas es evidente.
Her futbolcuya Fatih Hoca'yla çalışmak nasip olmaz.Cada jugador de fútbol Fatih Hoca'yla a menudo no funciona.
İlk profesyonel seçmesine ulusal bir radyoda çalışmak için girdi.Su primera prueba y trabajo profesionales llegaron para una emisora de radio nacional.
Günümüzde kendisi, ünlü bir mücevher üreticisi Türk firmasının baş tasarımcısı olarak çalışmaktadır.Actualmente, trabaja como diseñador jefa en una reconocida casa de fabricación de joyas turcas.
Şu anda Rádio e Televisão de Portugal (RTP) kurumunda çalışmaktadır.Radio y Televisión de Portugal (RTP).
1979'da bu tezin üzerinde çalışmak için Auburn üniversitesi'nden maddi olarak destek aldı.En 1979, recibió una beca de la Universidad de Auburn para estudiar el problema.
Spor giyim üzerine çalışmaktadır.Viste con ropa deportiva.
Asıl amaçları General Mordeni yakalama ve bir darbe girişimi önlemeye çalışmaktadırlar.Su misión es atrapar al General Morden y evitar sus intentos de otro golpe de estado contra el gobierno.
Yazar hala Houston, Texas'da avukat olarak çalışmaktadır.Thomas continuó ejerciendo de abogado en Boston.
İki kurum 2004'ten beri ortak çalışmaktadır.En realidad, había estado haciendo los dos trabajos desde octubre de ese año.
Tom ailenin geçimini sağlamak için mecburen bir ayakkabı fabrikasında çalışmaktadır.Comenzó a trabajar en una fábrica de ropa para mantener a su familia.

İlgili Sayfalar