çalışmak ile cümle

çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Andrea ise bir elini iplerden kurtarmış, diğer elini de kurtarmaya çalışmaktadır.Marie le soutient d'une main et le retient de l'autre main.
Aynı zamanda, 2000 Yılından bu yana Seslendirme Sanatçısı olarak çalışmaktadır.Elle travaille comme chanteuse de studio à partir de 2000.
Acil kısmı da 7/24 çalışmaktadır.C'est la seule ligne qui fonctionne 24/24h, 7/7.
Çalışmak için sürekli diğer köylere ve şehirlere gitmeye başlar.Il commence à parcourir villes et villages pour évangéliser les populations.
21. yüzyılda, Habima Tiyatrosu'nda 80 aktör ve 120 diğer personel çalışmaktadır.Aux côtés d'une troupe de 80 acteurs, 120 personnes travaillent pour le complexe théâtral.
Savunma Bakanlığı'na bağlı çalışmaktadır.Il dépend du ministère de la Défense.
Anneannesi 25 yıldır UNICEF için çalışmaktadır.Elle a travaillé dans la fonction publique dans l'Illinois pendant vingt-cinq années.
Çalışmak için sabırsızlanıyorum.Je suis prêt à travailler.
Şirket telekomünikasyon ve yüksek teknolojiler alanında çalışmaktadır.Elle travaille dans le secteur des télécommunications et des technologies de l'information.
Armani 1961'den 1970'e kadar tanınmış moda evi Nino Cerruti için çalıştı ve serbest çalışmak için bıraktı.De 1961 à 1970, Armani travaille comme styliste pour Nino Cerruti qu'il quitte pour se mettre à son compte.
Çok az da olsa dış yardımlarla ayakta durmaya çalışmaktadır.Il reçoit peu de soutien externe.
Ayrıca Macar kilisesinde de çalışmaktadır.Il travaille aussi pour la cathédrale.
Bu eserler halâ ayakta durmaya çalışmaktadır.Celui-ci, tenta de se maintenir debout.
Öte yandan ailesi ve arkadaşları çaresizce onu bulmaya çalışmaktadır.Voici, ton père et moi, nous te cherchions avec angoisse.
Köy, eski örf ve adetleri sürdürmeye çalışmaktadır.Le maire souhaite détruire les vieux remparts.
Jet yakıtı ile çalışmaktadır.Il fonctionne par emprunt des gaz.
Şu anda Rádio e Televisão de Portugal (RTP) kurumunda çalışmaktadır.Il travaille collabore actuellement à la Radio Télévision Suisse (RTS).
İki kurum 2004'ten beri ortak çalışmaktadır.Les deux sont compagnons depuis 2011.
CTU (Counter Terrorist Unit; Antiterörist Birimi) adlı bir biriminde operasyon ajanı olarak çalışmaktadır.Les enquêteurs travaillent dans une agence fictive : la Counter Terrorist Unit (cellule anti-terroriste).
FCW'ya antreman ve çalışmak için döndü ancak orada hiçbir maça çıkmadı.Il fut ensuite transféré au Genoa CFC, mais ne joua aucun match.
O tarihten beri burada astronom olarak çalışmaktadır.Elle y travaille comme astronome.
İnternet ve İntranet bu ağ omurgası üzerinden çalışmaktadır.L'air et l'humidité peuvent circuler dans ce réseau.
Michael orada Laurie'yi öldürmeye çalışmaktadır.Myers essaye d'étrangler Laurie.
Dana ayrıca insan hakları organizasyonunda da çalışmaktadır.Dini travailla aussi pour la société 3DO.
Benzin istasyonunda çalışmaktadır.Il travaille dans l'industrie du pétrole.
Onunla çalışmaktan onur duyarız.Il se dit privilégié de pouvoir travailler avec eux.
1979'da Randy Ozzy Osbourne ile çalışmak üzere gruptan ayrılır.Il quitte ensuite le groupe en 2010 pour rejoindre Ozzy Osbourne.
Nijerya'dan da çok sayıda işçi ülkede çalışmaktadır.Par ailleurs, un grand nombre de ressortissants de ces pays vivent au Nigeria.
Bu iki modelde TLS ve SSL, bölütleri şifreli verileri iletmekte olan taşıma katmanı adına çalışmaktadır.Les deux systèmes, TSL et TSV suivent les mêmes règles pour déterminer la teinte.
21 yıldır şehir tiyatrolarında çalışmaktadır.Elle fait office de théâtre municipal pendant 13 ans.
Otelde çalışmaktadır.Il vit dans l'hôtel.
Günümüzde BBC yayın kuruluşunda gazeteci olarak çalışmaktadır.Elle travaille désormais comme commentatrice pour la BBC.
Öğrenciyken babasını kaybetti, hayatını devam ettirebilmek için çalışmak zorunda kaldı.À la mort de son père, il dut interrompre ses études pour subvenir à la survie de sa famille.
Fakirdir ancak pis işlere el atmamakta ve hayatını iyi sürdürmeye çalışmaktadır.Je veux que vous viviez vos vies misérables sans déranger.
Ama orada bir sörf öğretmeni olarak çalışmak zorunda kalıyor.Il est surpris d'y voir un professeur sourd.
Fabrikada 85 idari görevli ve 110 işçi çalışmaktadır.Elle emploie aujourd’hui 558 salariés dont 80 % travaillent pour des missions sociales.
Bu iş yerlerinde yaklaşık 90 işçi çalışmaktadır.Elle y emploie environ 90 personnes.
Grup üyeleri sık sık birlikte çalışmakta ve birbirlerinin solo projelerinde yer almaktadırlar.Néanmoins, les membres de cette famille ont souvent travaillé ensemble sur une seule composition.
Anlamaya çalışmak insanın kendinden başlar.Savoir où aller commence par la connaissance de soi.
Aygıt Nokia'nın Symbian işletim sistemi sürüm 9.3 S60 taşınabilir cep sürümüyle çalışmaktadır.Système d'exploitation Symbian OS 9.3 S60 rel.
Kuaför ve makyöz olarak çalışmaktadır.Il travaille alors comme styliste et maquilleur,.
Bu ikili aynı şirkette çalışmaktadırlar.Ils ont travaillé ensemble dans la même usine.
Hâlen Massachusetts General Hospital'da çalışmaktadır.Il travaille ensuite un an au Massachusetts General Hospital à Boston.
Gedevanişvili Moskova'da Elena Buianova ve Tatiana Tarasova ile birlikte çalışmaktaydı.Par le passé, Gedevanishvili s'est entraînée au CSKA Moscow avec Elena Buianova et Tatiana Tarasova.
Bence onun yaptığı en akıllıca şey daha önceden yaptığı şeylere benzemeye çalışmak yerine yol almaktır."Elle passe plus de temps à penser à ce qu’elle fait qu’à réfléchir à ce qu’elle est».
Din İşleri Dairesi Müslümanların dinî ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışmaktadır.Ils vont chercher les voix des musulmans du département.
Şu an WWE ile çalışmaktadır.Elle travaille actuellement pour ONTV.
Sarar, üretimlerinde pamuk hammadde üzerine çalışmaktadır.Des filatures se maintiennent toutefois en travaillant du coton importé.
Oyun Adobe Flash Player ile çalışmaktaydı.Le jeu en lui-même est affiché sur le navigateur avec Adobe Flash Player.
Her şeyi kontrol etmeye çalışmaktan vazgeç.Il s'agit de tout régler, tout vérifier.
Yeryüzü Doktorları, 15 yıldır birçok Afrika ülkesinde aktif olarak çalışmaktadır.Elle s'est spécialisée depuis 10 ans sur le continent Africain.
Araç, hibrid teknolojisi ile çalışmaktadır.Il utilise la technologie hybride-essence.
Yaklaşık 250 bilim adamı bu merkezde çalışmaktadır.Environ 250 ingénieurs ont participé au projet.
İdol Sacchan´ın performansından etkilenen Hikari idol olmaya çalışmaktadır.L'activité principale de Sakura consiste à essayer de rencontrer son idole.
Annesi Anneliese Kaplan Avusturyalı olup terzi olarak çalışmaktadır.Sa mère, Katja Proxauf, est autrichienne et est actrice et agent d'artiste.
Sektörde 200 bin kişi çalışmaktadır.260 entreprises sont actives dans ce secteur.
Arda'nın babası Karabasan'a çalışmaktadır.Son père Branko Karabatić est originaire de Trogir en Dalmatie.
Bunun üzerine Sonia, çalışmak için Cleveland'a taşındı.Audrey déménage à Lyon pour travailler.
Bunlardan birincisi, Kore'yi birleştirmek için bir yol bulmaya çalışmaktı.Il tente d'abord de s'assurer une route aisée en passant par la Corée.
Direkteki biri kırmızı renkli türbanı sallayayarak tek başına yüzen kişiye gayret vermeye çalışmaktadır.Les habitants essaient, en vain, d'alerter la Croix-Rouge.

İlgili Sayfalar