çalışmak ile cümle

çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Oulu'da yaşmakta ve bir fotoğraf şirketinde çalışmaktadır.Sie lebt heute in Port-Gentil, wo sie in einer Öl-Firma arbeitet.
Sizinle çalışmak büyük bir ayrıcalıktı.Ce fut un grand privilège de travailler avec vous.
Hayalini gerçekleştireceksen, daha fazla çalışmak zorundasın.Si tu comptes réaliser ton rêve, tu dois travailler davantage.
Doroty Paris'te sanat çalışmak zorundaydı.Dorothée devrait étudier l'art à Paris.
O, sabahtan beri piyano çalışmaktadır.Elle pratique le piano depuis ce matin.
Tom pazar günü çalışmak zorunda değil.Tom n'a pas à travailler le lundi.
Tom ders çalışmak dışında her şeyi yapar.Tom fait tout sauf étudier.
Tom bu kadar sıkı çalışmak zorunda değil.Tom ne doit pas travailler aussi péniblement.
Bu, çalışmaktan daha zevkli.C'est plus marrant que d'étudier.
Gerçekten bizimle çalışmak istiyor musunuz?Voulez-vous vraiment travailler avec nous ?
Kimse çalışmak istemiyor.Personne ne veut travailler.
Hiç kimse çalışmak istemiyor.Personne ne veut travailler.
Onun doğacak bebeğinin cinsiyetini tahmin etmeye çalışmak çok hoşuma gidiyor.Je m’amuse à faire des pronostics sur le sexe de son futur bébé.
Ders çalışmaktayım.Je suis en train d’étudier.
Yetimhanede çalışmaktadır.Elle travaille à l'orphelinat.
Kate Corrigan:Paranormal Vaka Araştırma ve Savunma Bürosunda çalışmaktadır.Kate Corrigan : Kate Corrigan travaille pour le Bureau pour la Recherche Paranormale et la Défense.
Barney 1998 yılında, üniversiteden mezun olduktan sonra kız arkadaşı Shannon ile bir kafede çalışmaktadır.En 1998, après ses études, il travaille dans un café avec sa copine Shannon.
Annesi bir kafede işletmecilik yaparken babası BBC Radio'da çalışmaktaydı.Sa mère a travaillé dans un café pendant que son père a obtenu un emploi à la Radio de la BBC.
1980'lerin sonundan beri Balkan Müziği çalışmakta, öğretmekte ve söylemektedir.Depuis la fin des années 1980 elle travaille, enseigne et chante la musique des Balkans.
Bu takımları New York'a geri getirmeyi çalışmak için bir komisyon düzenledi.Il organisa donc une commission pour voir si ces équipes pourraient revenir à New York.
Şu an ise bağımsız editör olarak çalışmaktadır.Actuellement il travaille comme éditeur indépendant.
Raber şu anda Viyana’da besteci ve prodüktör olarak çalışmaktadır.Aujourd'hui, Thomas Raber travaille comme compositeur et producteur à Vienne.
Yaklaşık olarak 50 kişi yurt dışında çalışmaktadır.Il a près de 50 collaborateurs à l'étranger.
Ulusal televizyon kanalında konuşan Chavez, Wiesenthal Center'ı Washington ile birlikte çalışmakla suçladı.Dans un discours national télévisé, Chávez accusa le Centre Simon-Wiesenthal de travailler avec Washington.
Şu anda ise Pennsylvania'da çalışmaktadır.Il vit actuellement en Pennsylvanie.
Kendisi doğmadan önce ebeveynleri, çalışmak ve eğitimlerini tamamlamak için Londra'ya gelmişlerdi.Avant sa naissance, ses parents ont emménagé à Londres pour travailler et finir leurs études.
Birliğin üyeleri gönüllü olarak çalışmaktadır.Les membres de l’association sont bénévoles.
Başka bir deyişle kendimize ve başkalarına sorduğumuz sorulara cevap verebilmeye çalışmaktır.Pour cela, il peut choisir les questions auxquelles lui-même et le public devront répondre.
Çalışmak için en deli, en hasta, en aksi kişileri arıyorum.Je suis à l'affût des plus folles, des plus malades, des personnes les plus durs-à-cuire pour collaborer avec.
Şu anda All Elite Wrestling'de (AEW) çalışmaktadır.Il travaille actuellement pour All Elite Wrestling.
Hâlen Intel'de çalışmaktadır.Il travaille depuis pour Intel.
Amerika Birleşik Devletleri'nde Auburn Üniversitesi'nde çalışmaktadır.Il a étudié à l'Université d'Auburn aux États-Unis.
Halen Simon Fraser Üniversitesi'nde çalışmaktadır.Il est installé à l'Université Simon Fraser.
Aylardır üzerinde çalışmaktaydım ve şu an bitmiş olduğuna güçlü bir şekilde inanıyorum.J'ai travaillé sur cet ouvrage pendant des mois, et je sens désormais qu'il est terminé.
2003'ten beri Arizona State Üniversitesi'nde çalışmaktadır.Depuis 2003, il enseigne à l'Arizona State University.
Çevrede tanınan dedesi Ştefan Caragiali, Bükreş Adliyesi'nde aşçı olarak çalışmaktaydı.Son grand-père, connu sous le nom de Ștefan Caragiali, était cuisinier à la cour de Bucarest.
Halen yazarlığın yanı sıra profesyonel konferans tercümanı olarak çalışmaktadır.Parallèlement à son travail d'écriture, il exerce le métier de traducteur.
Bunlardan bazılarai hala çalışmaktadır.Quelques-unes sont toujours en activité.
Şu anda Rede Globo'da yorumcu olarak çalışmaktadır.Elle travaille à Rede Globo.
National Geographic'de 1997'den beri çalışmaktadır.L’édition française du National Geographic existe depuis 1999.
Daha sonra bir kibbutzda çalışmak üzere İsrail’e gitti.Il part travailler dans un kibboutz en Israël.
Sistem standart elektrik hatlarıyla çalışmaktadır ve 750 voltla işlemektedir.La ligne est construite à l'écartement normal et est électrifiée en 750 V courant continu.
PlayStation platformunda çalışmaktadır.Il fonctionne sur PlayStation.
Daha sonra topladığı malzeme üzerinde çalışmak için İngiltere'ye döndü.Il semble avoir voyagé dans toute l'Angleterre pour recueillir du matériel pour ses travaux.
Doğduğu yer olan Kirov'u 15 yaşında Alexei Gorshkov'un grubunda çalışmak için bıraktı.Elle a quitté Kirov à l'âge de 15 ans pour s'entraîner avec Alexeï Gorchkov.
Yirmi bir yaşındaydı ama çalışmaktan ziyade yazmak istiyordu.Elle avait vingt ans et commença alors à écrire.
Babası Sihir Bakanlığı'nda çalışmaktadır.Son père travaille au Ministère du Trésor.
2004 itibarıyla yalnızca 6 hat çalışmaktaydı.Précédemment, en 2004, elle en élisait six.
Babası Mike, bir öğretmen, ve annesi, Sandra, bir psikiyatrist olarak çalışmaktadır.Son père Mike est professeur dans un lycée et sa mère, Sandra, est psychiatre.
İstanbul’da yaşamakta ve çalışmaktadır.Elle vit et travaille à Istanbul.
Ayrıca video oyunları için profesyonel dublör olarak çalışmaktadır.Elle participe à des doublages pour des jeux vidéo aussi.
Hafta sonları ise bütün gece çalışmaktadır.Le 30 août, ils dorment toute la journée.
2001'den beri serbest sanatçı olarak çalışmaktadır.Il travaille comme artiste indépendant depuis 2001.
Bir müddet sonra teyzesine çalışmak istediğini söyler.Elle espère qu'un jour, sa tante viendra la chercher.
(18 yaşında) Manhattan Projesi üzerinde çalışmak için işe alındı.Elle a été recrutée pour travailler sur le projet Manhattan.
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve Weizmann Enstitüsü'nde profesör olarak çalışmaktadır.Elle est professeur au MIT et à l'Institut Weizmann.
Bu motor hidrojen ve oksijen karışımı ile çalışmaktaydı.Il travaille sur les combinaisons du silicium avec l'hydrogène et l'oxygène.
Sonradan Icogno şirketinde çalısmak için Birleşik Krallık’a geri dönmüştür.Il a décidé cependant de rentrer en Angleterre pour s’occuper du travail chez l’entreprise Icogno.
Glory madende çalışmaktadır ve Josey'in babası da öyle.Jean Il est le tuteur de Rico et également le frère de José.
Lastik tekerlekleri ile kendisine ayrılan şeritlerde çalışmaktadır.A utiliser sur sa propre roue.

İlgili Sayfalar