çalışmak ile cümle
çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Koyu görünmesinin nedeni... ...orada çalışmaktan sıkıldığın içindir.It probably Iooked murky cuz you were bored working out there.
Bize organizasyonlarımızda büyük veriyle çalışmak nasıldır bilen insanlar lazım.We need people in our organizations who know what it's like to work with big data.
Bu hepimizin her gün verdiği bir savaş. Spora gitmeye çalışmak gibi.This is a battle we all fight every day, along with trying to get to the gym.
Görevimiz üzerinde çalışmaktan zevk alacağımız... ...bir iş fikri bulmaktı.We were given an assignment to come up with an idea of something you'd like to work on.
Onun emrinde çalışmak bir onurdur !It is a honour to work under his command!
Meydan okumayı severim ve dünyayı kurtarmaya çalışmak buna iyi bir örnek.I love a challenge, and saving the Earth is probably a good one.
Ve burada bazı yükler üzerinde çalışmak için ilk girişimimiz.And here's the first attempt to have it work on some load.
Onlarla çalışmak istediğimde çekebilirim.And I can pull them off when I want to work with them.
Yani piyasayı gezerek, yeni iş yerleri ile çalışmak üzere anlaşma yapıyorlar.And so they go out and acquire different retailers.
Peki, eğer çalışmak için ekstra bir zamana sahipseniz.So, if there was any extra time that you had to practise,
Ve finans okurken de önem verdiğim şeylerden bir tanesi finans ile alakalı yerlerde çalışmaktı.And one of the major things I cared about was to work in finance related jobs while studying.
Yves Behar'la çalışmak gerçekten muhteşemdi.It was wonderful working with Yves Behar.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor. Vücut dilin bana ne anlatıyor?When we think about communication, we think about interactions.
Ve baska tur konularda calismak istedim.And I wanted to deal with other subjects.
Yani burada doğa bir çok düzeyde çalışmaktadır.So nature works on many levels here.
Hayatım çalışmakla geçti ve buna müteşekkirim.My life has been full of hard work, and I am grateful.
(Hayatım)Ekmek ve tereyağı için yorulmadan çalışmakla başladı ve bilim aşkıyla sona erdi.It began as toil for bread and butter and ended in a love for science.
Ve bu el yazması üzerine çalışmak için bir araya geldiler.And they got together to work on this manuscript.
Çılgın fikrimiz, bu günkü teknolojinin elverdiği kadarı ile bir dinazoru klonlamaya çalışmaktı.The crazy idea is we're going to try to clone a dinosaur as much as we can with today's technology.
- Abin çalışmak zorunda yakında mezun olacak.- Hyung has to study, he's a senior.
O kadar kolay değil ve insanlarla çalışmak zorundasınız.It's not that simple, and you have to work with the people.
Denediğimiz şey bir çöp adama nasıl yürüyeceğini öğretmeye çalışmaktı.What we tried to do was teach a stick figure how to walk.
Aslında, bir kızı anlamaya çalışmak bir ömür sürer.Actually, it takes a lifetime to understand just one girl.
Imperia Online daha büyük bir projeyi gerçekleştirmek için çalışmakta -IO Team proceeds with the development of even a larger project -
Şu anda neredeyse tüm programcılarımız yeni versiyon üzerinde çalışmakta.At the moment we have dedicated almost the entire
Ben o sıralarda çalışmakla meşgulken -- bu çarpışan dünyalar üzerinde çalışıyordum.And while I was busy working -- I was working on these colliding worlds, in the day.
AMBE'den sonra Shehu yüksek enerji fiziği üzerinde çalışmak istedi, ve Cambridge geldi.And after AlMS, Shehu wanted to do high-energy physics, and he came to Cambridge.
"Doğanın çalışma prensiplerini anlamaya çalışmak""Listening to nature's operating instructions."
"Çalışmak insanın doğasına aykırı."Work is against human nature.
Çalışmak doğamızda olsa niye bizi yorsun?Why would work tire us if it's in our nature?
Mutlu olmaya çalışmak en acınası şeydir.[M.]
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini arttırmaya çalışmakla aynı şey.That's like trying to improve the food in a restaurant that stinks.
Ve ilk şey bölgesel besinler hakkındaydı - bizim bölgemizden olan besinleri yemeye çalışmak.And the very first thing was about regional food -- trying to eat food from within our region.
Çinli öğrencilerle çalışmak için Japon öğrencilerimi getirdim.I brought my Japanese students to work with the Chinese students.
Ve insanoglunun bu caglari halen daha calismakta.And these ages of man are still at work today.
Calismak istiyorlar. devasa bir birikim var insanlar islerini istiyorlar.They want to work. There's a massive backlog of people wanting their jobs.
Ve Tevrat'ı çalışmak istiyordu.And she wanted to study the Talmud.
Yüksek lisans öğrencisi iken çalışmak istediğim şeydi.So that's what I wanted to study when I was a graduate student.
Olduğu gibi tutmaya çalışmak beyhude.The concept of preservation is futile.
Korumaya çalışmak daha zor, ama bunu belki yapabiliriz.Conservation's tougher, but we can probably get there.
Şey , ders çalışmak ve...Well, to study and...
Oh... o zaman annenle mi çalışmak istiyorsun?Well, then do you want to do business with your mom?
Orada çalışmakla ilgili bir planım yok.I don't have any plans of working there.
Bütün gün dinleniyorum... ...ve eve çalışmak için geldiğimde bir de bununla mı uğraşacağım?I rest all day and come home to work with her here like this.
Biz uluslararası olmak istiyoruz, Bütün dillerle çalışmak istiyoruzUS-centric or an English-centric company.
Ben 15 yıldır sizin için çalışmak ve bu ödemek nasıl?I work for you for over 15 years and this is how you repay?
"Sen o Miss Singer tanıdığı olduğunu bilmeden yaptığı bu yüzden çalışmak istiyorum Onu biliyorum."You want to work it so that he makes Miss Singer's acquaintance without knowing that you know her.
Seninle çalışmak isteyen hiç klip yönetmeni yok. Tamam mı?There's not one MV director that wants to work with you, okay?
Senin işin ders çalışmak.Your job is to study.
Sizinle çalışmak istiyoruız."We want to work with you."
Barsak içinde çalışmak çok zor.It's very difficult to work in the intestine.
Bundan sonra da bozukluğa değil, bozukluğun engellenmesine çalışmak istedim.And from then I wanted to look not at impairment, but at prevention of impairment.
Ortadan kaldırmaya çalışmak yerine kontrol etmeye çalışsak daha iyi olmaz mı?Shouldn't we think about manipulation, rather than elimination?
Bu yüzden buradayım; yapılabilecek en iyi şekilde yapmaya çalışmak için.That's why I am here, to try to do it the best possible.
Ve aslında bunu bu şekilde yapmaya çalışmak muhtemelen doğru seçimdi.And it actually was the right choice, probably, to try to make it out this way.
Şimdi çalışmak mı istiyorsun?You wanna work now?
Rupert Murdoch bana, "Olay çok çalışmak" demişti.Rupert Murdoch said to me, "It's all hard work.
-Böyle güzel bir günde kimse çalışmak istemez. -Haklısın.It's too nice a day for work
Artık çalışmak için bir sebebim var, Monika.Now I've got something to work for, Monika
Diğer ülkelerle birlikte çalışmak, kendi çıkarımızadır.It is enlightened self-interest for us to work with other countries.