çalışmak ile cümle

çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şirkette çalışmak eğlenceli mi?Is it fun working at the company?
Babanın işyerinde yarı zamanlı olarak çalışmak için izin aldım.I got the approval to work part time at your father's company.
Bu program yaklaşık 1,5 yıldır çalışmakta.It's been running for about a year and a half.
Onlar için sosyalleştirmek ve birlikte çalışmak daha da zor bir hal aldı.It became much harder for them to socialize, much harder for them to cooperate.
Bunlar benim çalışmak istediğim boyutlar.These are the dimensions that I like to work with.
Akıcı konuşabilene kadar... ...onun üzerinde çalışmak gerekir.It needs to worked on until it can speak fluently.
Anlamaya çalışmak için... ...küçük bir ev stüdyosu yapıp oranın içine giriyor.And using only what's present, he goes in and makes a little abode studio to work out of.
Evrendeki işleyişi anlamaya çalışmak bizim işimizdir.It's our attempt as humans to build an understanding of the universe, the world around us.
Bu şekilde direkt çalışmak insanı özgürleştiriyor.It's very freeing to work so directly.
Açıkçası çalışmak için bir laboratuvara ihtiyacım vardı çünkü okuduğum okulda yeterli ekipman yoktu.Well obviously I had to find a lab to work at because I didn't have the equipment in my school.
Gerçek bir laboratuvarda çalışmak harika bir imkandı, nihayet projeme başlayabilmiştim.However, it was a great opportunity to work in a real lab -- so I could finally start my project.
İnsanları kendilerine çalışmak için kölelikten kurtadığınız zaman motivasyon bulacaklar mı?When you let people out of slavery to work for themselves, are they motivated?
Sıvı metal batarya yüksek sıcaklıklarda çalışmak üzere tasarlandı, en az ayarlama ile.Liquid metal battery is designed to operate at elevated temperature with minimum regulation.
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.I arrived in Afghanistan in 1990 to work in a hospital for war victims.
Ben de evsizler için çalışmak üzere görevlendirildim, yerinden edilmiş insanlar.I was assigned to work for the homeless, for the internally displaced people.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Behind him there was a child, his son, red in the face in an effort to push the father.
Patent almaya çalışmak mantıksız gözüküyor-- (Alkışlar)It just seems wrong to try and patent -- (Applause)
Biosavunmada pandemik üzerine çalışmak için 200 milyon dolarlık bir sermaye biriktirdik.We raised 200 million dollars in a specialty fund to work on a pandemic in biodefense.
Yamana çok talepkardı, onun için çalışmak zordu.Yamana was very demanding, working for him was hard.
Dokunma sanatına öncülük etmede seninle çalışmak istiyorum.I want to work with you to pioneer the art of touching.
Kaçmaya çalışmaktan vazgeçtim.I've given up trying to escape.
Bu yüzden çalışmak için ayarlanmış, ve çok yakında pasta işini bitirdi. >So she set to work, and very soon finished off the cake. >
Süper bir adarm, onun altına çalışmak istersiniz, hatta onunla balığa çıkmak istersiniz.He's a great guy. You want to work for him. You want to spend the day fishing with him.
Ben bu alışkanlıktan gösterilmemiş bir şey varsa bir kitap Dükkanı, çalışmak için kullanılan,I used to work in a book shop, so I have this habbit, if I see something that's misfiled,
Çalışmak mı istiyorsunuz?You want to work?
Gerçekten çok çok çok sıkı mı çalışmak istiyorsunuz?You want to work really, really, really hard?
Seninle çalışmak isteyen hiç klip yönetmeni yok.That. There's not one MV director that wants to work with you, okay?
Eh, üzerinde biraz daha çalışmak lazım sanki.OK
O gün öğrendiğim ilk şey bir daha asla bu kadar sıkı çalışmak istemediğimdi.The first thing I learned that day was that I never ever wanted to work that hard again.
Büyümeyi tetikleyecek en iyi yollardan biri, enerji sektöründe üzerinde çalışmaktır.One of the best ways to encourage growth is through our energy industry.
Birçok sayıda büyük yemek firmaları ile çalışmaktayım.like we are. So I've been working with a lot of the big food companies.
Bir şeye karşı dua etmenin etkisini karşılaştırmalı çalışmak isteyeniniz var mı?Anyone want to run a comparative effectiveness study on prayer against something?
Sevgi ve saygıyı aramak ve dünyadaki yerini bulmaya çalışmak hakkındaki kısım.The finding love and respect, the part about trying to find your place in the world.
Bu şekilde geri döndük. ve artık daha sıkı çalışmaktayız.So, we went back, and we've been working harder yet.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.It's like trying to run into a brick wall.
27 yaşındayım, Fransa'nın Clichy şehrinde yaşıyorum. Serbest grafik tasarımcı olarak çalışmaktayım.I'm 27, and I live in Clichy, France, and I'm a freelance graphic designer.
Hepsinden iyisi, eğer canım çalışmak istemezse, onu saklayabilirim.And, you know what? The best of all is that if I don't want to practice, (Whispering) I can hide it.
Genç insanlar görüyorum ve onlar çalışmak istiyorlar, fakat bu içine kısıldıkları yerdeler --I see young people and they want to work, but they're in this thing where they're caught up --
Maersk'in yaptığı yavaşlamak için çalışmak oldu.What Maersk did is they worked ways to slow down.
Onlara "Bu aptalca; çünkü beş saat çalışmak zorundasınız.I'm like, "That's stupid because you have to work for five hours.
Çalışma kitaplarından çalışmak zorundaydık.We had to study from study books.
Şehirde çalışmak zorundayım.I'll have to work in the city
Senin görevin çok çalışmak.Your duty is to study hard
Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, anlamaya çalışmakta biraz takıntılıyız.And unlike all of the other animals, we are obsessed with trying to figure it out.
Hayır, görebildiğiniz ve test edilebilen temeller üzerine oturan gerçeği bulmaya çalışmak hakkında.No, it's about trying to find the truth based on what you can see and what can be tested.
Çünkü buradaki çocuk mirası alırsa çalışmak için hiçbir arzusu olmayacak.Can go against the ideas of meritocracy.
Bitkilerle çalışmak hayvanlarla çalışmaktan çok daha kolaydır.It's much more easy to work with plants than with animals.
Sonu tam karşımızda duruyor bu yüzden bütün gece çalışmak zorunda kalacağım.The end is right in front of us so I think I'll have to pull an all-nighter.
Bu yorumları temizlemeye çalışmak yerine gittiler ve blog yazarlarına ulaştılar.Instead of trying to purge these comments, they instead went and reached out to the bloggers.
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.living here, working here, having leisure here.
Bizim taşınabilirlik görüşümüz, bütün sistemler arasında bağlantılar kurmaya çalışmaktır.Our idea of mobility is trying to make the connections between all the systems.
9 -5 çalışmaktan ve iki yakayı bir araya getirememekten bıktınız mı?Are you sick of the 9-5 job and struggling to make ends meet?
Hiçkimse olmaya çalışmak mı, ya da hiçkimse olduğunu hatırlamak mı?Which is easier?
Hatta tek tek şirketle çalışmak da büyük ihtimalle işimize yaramayacak.Even working with individual companies is not probably going to get us there.
Yani, kazanmaya çalışmak daha mantıklıdır.So, it makes more sense to focus on winning.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.If you're going to study dragonflies, you want to study those really bright beautiful ones,
Bu nedenle babam 14 yaşında çalışmak zorunda kaldı.So at the age of 14 my father had to work.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.But some were for working, some were for playing, some were for guys to collect their things.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.They're trying to achieve difference in their lives.
Aşk hayatım hakkında endişelenmek yerine,... ...zamanımı çalışmak için kullanabiliyorum.Instead of worrying over my love Iife, I can use the time to work.

İlgili Sayfalar