çalışmak ile cümle
çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
On dört yıla yakın bir süredir vejetaryendir ve vegan olmaya çalışmaktadır.I've been vegetarian for about 15 years and vegan for about four.
Özellikle vasıfsız Abu Dabi işçileri en kötü koşullarda en düşük ücretlere çalışmaktaydı.Many worked for low wages in the harshest conditions.
Bireysel gelişim için sürekli çalışmaktır.Карьера — это постоянное развитие личности.
Nüfusun önemli bir kısmı Avrupa ülkelerinde çalışmaktadırlar.Most of the men are gone to work in other European Union countries.
Yine de mimikleri konusunda çalışmak zorunda."We have to look at what this is doing to our children."
Bu yüzden, gürültüyü azaltmaya çalışmak sıklıkla bir titreşimi azaltma problemidir.Hence, attempts to reduce noise are often related to issues of vibration.
Endüstriyel alanda çalışanların %82'si de ağır sayaniyde çalışmaktaydı.82% of all migrant workers were employed in the private sector.
VLT, görünür ışık ve infrared dalgaboylarında çalışmaktadır.The VLT operates at visible and infrared wavelengths.
Asal sayılarla çalışmak, matematik ve özellikle sayılar teorisi için önemlidir.The prime numbers are widely used in mathematics and specifically in number theory.
Kaiser Chiefs yeni albüm kayıtları için Stephen Street ile çalışmak istemiştir.It was Kaiser Chiefs themselves that chose to work with producer Stephen Street.
Ayrıca Ouille Production adlı bir prodüksiyon şirketinde çalışmaktadır.He also runs a production company, Ouille Production.
Kerester de Guşto’yu parası için elde etmeye çalışmaktadır.Pedro bribed du Guesclin to obtain escape.
Fakat 2003 yılında kadın hakları konusunda çalışmak üzere Afganistan’a geri döndü.She retired in 2003 and has continued to speak at women's rights events.
Hobileri arasında matematik çalışmak ve Latin müziği dinlemek bulunmaktadır. ^Meanwhile, they will study Latin and Music.
Günümüzde WWE'de efsane kontratı altında çalışmaktadır.He is currently signed to WWE under a Legends contract.
Aynı zamanda bir fabrikada çalışmaktadır.He also briefly worked in a factory.
Ailenin babası olarak Springfield Nükleer Santrali'nde çalışmaktadır.As the family's provider, he works at the Springfield Nuclear Power Plant as safety inspector.
1946'da bilim üzerine çalışmak için University College Dublin'e girdi.He entered University College Dublin in 1946, initially to study science.
İnsanlarının çoğu eğitimli olarak değişik il ve ülkelerde çalışmakatadır.The villagers are mostly educated and trained in different jobs.
Ubuntu tasarısı, paketlerle ilgili bazı konularda Debian ile ortak çalışmaktadır.Debian authbind packages Ubuntu authbind packages
Çünkü çipler çok yüksek saat hızlarında(oranlarında) çalışmaktadır.The twigs harden into sharp-tipped thorns as they age.
Babası New Jersey "Chilton Memorial Hastanesi"nde pediyatrist doktor olarak çalışmaktaydı.Her father is a pediatrician at Chilton Memorial Hospital (since retired).
Kimileri de batıya gidip çalışmakla geçimini sağlar.Some people get up to go to work.
Portekiz'de çalışmakta ve yaşamaktadır.Working and Living in Ireland.
Ofisin temel amacı salgın hastalıkları kontrol ve etmek ve yayılmalarını önlemek için çalışmaktır.The main objective of the OIE is to control epizootic diseases and thus to prevent their spread.
2001 yılından itibaren Moskova’da yaşamakta ve çalışmaktadır.She has lived and worked in Moscow since 2001.
Başka bir deyişle kendimize ve başkalarına sorduğumuz sorulara cevap verebilmeye çalışmaktır.They provided simple answers to problems people face in themselves and others.
Mobilya atölyesinde çalışmaktadır.He worked in the furniture industry.
Sadece kendisi için çalışmaktadır.That he must do for himself.
1488 yılında, Giovanni Santi ile birlikte Piandimeleto'da çalışmaktaydı.In 1488, he was working along with Giovanni Santi, the father of Raphael, in Piandimeleto.
Ancak yine hava ile çalışmaktadır.Again the weather worked against the flight.
Ayrıca Macar kilisesinde de çalışmaktadır.He was also employed in local churches.
Cep telefonları çalışmaktadır.Telephones begin operating.
Şu an ise bağımsız editör olarak çalışmaktadır.Currently he works as a freelance editor.
Wankel motoru dört zaman ilkesine göre çalışmaktadır.So engines ran tender first for half the time.
Pek çok çocuk sokaklarda çalışmaktadır çünkü ailelerinin kazançlarına ihtiyaçları vardır.Many children are not able to attend if their families need to have them work.
Rose-Hulman Teknoloji Enstitüsü'nde çalışmaktadır.Rose-Hulman Institute of Technology.
Şu anda koç olarak çalışmaktadır.He currently works as a courier.
Bu projede 60 kişi gönüllü olarak çalışmaktadır.On the day of the festival, 60 volunteers help with activities.
Ayrıca Farsça kaar (çalışmak) ve bolo (daha yüksek) kelimelerinden türediğine inananlar da vardır. ^Those who believed it recited and retained it.
Teleskoplar Mart 2013'ten bu yana tam operasyonel olarak çalışmaktadırlar.The array has been fully operational since March 2013.
Ama orada bir sörf öğretmeni olarak çalışmak zorunda kalıyor.He served as a schools superintendent.
Apache ve LightTPD web servisleri ile çalışmaktadır.Web server with Apache and PHP 5.
2004 yılından bu yana profesyonel oyuncu olarak çalışmaktadır.She has been a professional since 2004.
Ama günümüz öğrencileri genellikle iş bulmak ve çalışmak için çaba sarf ediyor.Nevertheless, even the academic graduates often experience trouble finding a job.
Biozentrum'da 430 personel çalışmaktadır.There are approximately 430 Oceanography officers.
Yaklaşık olarak 50 kişi yurt dışında çalışmaktadır.About half the class comes from abroad.
Şu anda WWE için çalışmakta ve RAW brandında güreşmektedir.They are currently signed to WWE, performing on the Raw brand.
Hâlen Massachusetts General Hospital'da çalışmaktadır.Additionally, he was employed by the Massachusetts General Hospital.
Ayrıca New Japan Pro-Wrestling'de (NJPW) çalışmaktadır.He would also tour in New Japan Pro Wrestling (NJPW).
Peki yazarlarımız "çokluk" kavramı ile ne yapmaya çalışmaktadır?What do you think “our set” are trying to do?
Önceden oftalmolojist olarak çalışmaktaydı.He was formerly a meteorologist.
Kanade´ye karşı propaganda yapmaktadır ve kendini kral yapmaya çalışmaktadır.It is in negotiation with the government of Canada to obtain its self-governance.
Kloosterboer çoğunlukla Farm Fries ürünleri üzerinde çalışmaktadır.Kloosterboer stores mostly chips from the nearby Farm Frites company.
Aynı anda çalışmak ve okumak zorunda olduğunu düşünüyordu.She would always find it difficult to work and write at the same time.
Acil kısmı da 7/24 çalışmaktadır.The business center is at 24/7 service.
FLNC Korsika'da yaşayan Fransızlara ait ne varsa hepsini kundaklamaya çalışmaktadır.The FLNC has continued its attacks against the properties of French mainlanders living on Corsica.
Çok az da olsa dış yardımlarla ayakta durmaya çalışmaktadır.He now desperately looked for outside help.
İspanya içinde Galiçya bölgesinin ulusal olarak tanınması için çalışmaktadır.This was a debate over whether the Spanish region of Galicia should be admitted.
Bu fabrikada 20 idari personel ve 79 işçi çalışmaktadır.The secondary sector employs 79 people and there were 20 businesses in this sector.